Ülkede yaşayan 16 ile 21 yaş arasındaki gençler mikrofon başına geçerek iki dillilik deneyimlerini Türkçe podcastlerle anlatacak.
“İki Dünya Arasında” temasıyla düzenlenen yarışma, gençlerin hem Türkçeyle bağlarını güçlendirmeyi hem de iki dil arasında büyüyen kuşağın hikâyelerini ortaya çıkarmayı amaçlıyor.
Eğitimci Canan Gönençay, gençlerin Türkçeyle bağlarını canlı tutmak ve iki dilliliğin, aslında büyük bir kültürel zenginlik olduğunu hatırlatmak istiyor.
(Haberin Hollandacası en altta.
De Nederlandse versie staat onderaan)
Haber: İlhan KARAÇAY
Hollanda’da büyüyen Türk kökenli gençler çoğu zaman iki dil, iki kültür ve iki dünya arasında yaşıyor. Evde Türkçe konuşuluyor. Okulda ve sosyal hayatta Hollandaca kullanılıyor. İşte bu iki dillilik deneyimini, gençlerin kendi sözleriyle anlatmalarını sağlamak amacıyla, Hollanda’da dikkat çekici bir yarışma başlatıldı.
Hollanda’nın köklü dil eğitim kuruluşlarından Levende Talen’in Türkçe Bölümü, 16 ile 21 yaş arasındaki gençlere yönelik ödüllü bir ‘Türkçe Podcast Yarışması’ düzenliyor. “İki Dünya Arasında: İki Dil, İki Ayrı Dünya” temasıyla gerçekleştirilen yarışma, gençlerin hem Türkçe ifade becerilerini hem de kültürel kimliklerini yaratıcı bir biçimde ortaya koymalarını hedefliyor.
Yarışma, Levende Talen Türkçe Bölümü Başkan Yardımcısı Canan Gönençay tarafından duyuruldu. Amaç oldukça açık. Hollanda’da büyüyen gençlerin Türkçeyle bağlarını canlı tutmak ve iki dilliliğin, aslında büyük bir kültürel zenginlik olduğunu hatırlatmak.
Gençlerden hazırlayacakları podcastlerde kendi hayatlarından yola çıkarak şu sorulara cevap aramaları isteniyor:
Evde Türkçe mi konuşuyorsun?
Dışarıda Hollandaca mı düşünüyorsun?
Rüyalarını hangi dilde görüyorsun?
İki dillilik senin hayatında ne ifade ediyor?
Bu sorular Hollanda’da büyüyen binlerce Türk gencinin aslında her gün yaşadığı gerçekliği ortaya koyuyor.
Bir yanda aileden gelen dil ve kültür. Diğer yanda yaşanılan ülkenin dili ve sosyal hayatı. Gençler hazırlayacakları podcastlerle tam da bu iki dünya arasındaki dengeyi anlatacaklar.
Yarışmaya 16 ile 21 yaş arasındaki gençler bireysel olarak katılabilecek.
Katılımcıların hazırlayacağı podcastlerin süresi 5 ile 8 dakika arasında olacak.
Podcastler Türkçe hazırlanacak ve MP3 ya da WAV formatında gönderilecek.
Ayrıca, içerik tamamen özgün olmak zorunda.
Yarışmada dereceye giren gençleri ise oldukça cazip ödüller bekliyor.
Birincilik ödülü, Türk Hava Yolları tarafından verilen bir kişilik gidiş dönüş uçak bileti.
İkincilik ödülü, Apple AirPods Pro.
Üçüncülük ödülü ise, JBL Flip Bluetooth hoparlör.
Podcastlerin son teslim tarihi 31 Mayıs 2026 olarak açıklandı.
Eserler 2 Haziran 2026 tarihinde seçici kurula gönderilecek.
Yarışma sonuçlarının 15 Haziran 2026 tarihinde açıklanması planlanıyor.
Ödül töreni ise 20 Haziran 2026 günü yapılacak.
Yarışmanın jüri kadrosunda Türkçe eğitimi alanında tanınmış isimler yer alıyor.
Jüride CITO Türkçe Bölüm Başkanı Şükran Ulubaş, CVTE Türkçe Bölüm Başkanı Kadir Türkmen ve Levende Talen Türkçe Bölümü Başkanı Mehmet Uz bulunuyor. Değerlendirmede konuya uygunluk, yaratıcılık, Türkçe ifade gücü ve ses kalitesi gibi ölçütler dikkate alınacak.
Başvurular Levende Talen Türkçe Bölümü’nün internet sitesi üzerinden yapılabiliyor.
Katılımcılar başvuru formunu doldurduktan sonra podcast dosyalarını e posta yoluyla gönderebiliyorlar.
Ayrıntılı bilgilere Levende Talen Türkçe Bölümü’nün internet sayfasından ulaşmak mümkün.
100 YILI AŞAN DİL EĞİTİMİ GELENEĞİ
Yarışmayı düzenleyen Levende Talen, Hollanda’da dil eğitimi alanında faaliyet gösteren en köklü kuruluşlardan biri olarak biliniyor. 1911 yılında kurulan Levende Talen, modern dillerin öğretimini geliştirmek ve dil öğretmenlerini desteklemek amacıyla oluşturulmuş bir meslek örgütü.
Bugün kuruluş bünyesinde Arapça, Çince, Almanca, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Rusça, İspanyolca ve Türkçe gibi birçok dil için ayrı bölümler bulunuyor. Kuruluş Hollanda’daki tüm eğitim sektörlerinden dil öğretmenlerini bir araya getiriyor.
Levende Talen yalnızca bir meslek örgütü değil aynı zamanda dil eğitiminin gelişmesi için çalışan bir düşünce ve proje merkezi niteliği taşıyor. Kuruluş, düzenlediği konferanslar, eğitim günleri ve bilimsel toplantılarla dil öğretmenlerini sürekli olarak bilgilendiriyor.
Ayrıca Levende Talen Magazine ve Levende Talen Tijdschrift adlı yayınlarla, dil eğitimi alanındaki gelişmeleri üyelerine duyuruyor. Merkezi Utrecht kentinde bulunan kuruluş, Hollanda’daki eğitim dünyasında saygın bir konuma sahip.
Levende Talen, aynı zamanda Avrupa Konseyi’ne bağlı, Avrupa Modern Diller Merkezi ve uluslararası dil öğretmenleri federasyonu FIPLV ile de iş birliği içinde çalışıyor. Bu sayede Hollanda’daki dil öğretmenleri Avrupa ve dünya çapındaki gelişmeleri yakından takip edebiliyor.
TÜRKÇE BÖLÜMÜ GENÇLER İÇİN ÇALIŞIYOR
Levende Talen bünyesinde faaliyet gösteren Türkçe Bölümü ise Hollanda’daki Türkçe öğretmenlerini bir araya getirerek, Türkçe ve Türk kültürünün eğitim alanındaki yerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Türkçe öğretmenlerinin mesleki gelişimini destekleyen bölüm, aynı zamanda genç kuşakların, ana dilleriyle bağlarını koruyabilmeleri için projeler geliştiriyor.
Gençlere yönelik düzenlenen Türkçe Podcast Yarışması da, bu çalışmaların son örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Hollanda’da doğup büyüyen gençler için iki dillilik bazen bir zorluk gibi görünse de uzmanlara göre aslında büyük bir kültürel avantaj. İki dili bir arada kullanabilmek hem düşünce dünyasını zenginleştiriyor hem de farklı kültürleri daha iyi anlamayı sağlıyor.
Bu yarışma gençlerin kendi hikâyelerini anlatmalarına fırsat veriyor.
Evde Türkçe konuşan, dışarıda Hollandaca yaşayan gençlerin sesi bu kez podcast aracılığıyla duyulacak. İki dil, iki kültür ve iki dünya arasında büyüyen gençler, kendi hikâyelerini bu yarışmada anlatacak.
GENÇLER TÜRK EDEBİYATIYLA SINAVDA TANIŞIYOR
Hollanda’da lise son sınıf öğrencileri final sınavlarının son aşamasına gelirken, bu kez karşılarına Türkçe okuma becerisi sınavı çıktı. Hollanda’da doğup büyüyen bu gençler, sınav vesilesiyle ilk kez Türk edebiyatının önemli isimleriyle tanışıyor.
Levende Talen Türkçe Bölümü Başkan Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni Canan Gönençay’ın dikkat çektiği bu süreç, yalnızca bir sınavdan ibaret değil. Aynı zamanda gençlerin kendi kültürel kökleriyle bağ kurduğu önemli bir deneyim olarak öne çıkıyor.
Gönençay’ın aktardığına göre, öğrenciler Sabahattin Ali ve Zülfü Livaneli gibi yazarların eserleriyle çoğu zaman ilk kez karşılaşıyor. Başlangıçta zorunluluk olarak görülen bu okuma süreci, zamanla ilgiye ve meraka dönüşüyor. Gençler yalnızca metinleri anlamakla kalmıyor, aynı zamanda kendi kültürel geçmişlerinin izlerini de keşfediyor.
Bu deneyimin en dikkat çekici yönü ise dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını ortaya koyması. Gönençay, dilin aynı zamanda kültürün taşıyıcısı olduğunu vurguluyor. Öğrenciler okudukça hem Türkçeyi daha iyi kavrıyor hem de kimliklerinin önemli bir parçasını yeniden tanıyor.
Hollanda’daki çeşitli okullarda uygulanan bu sınav süreci, çok dilliliğin ve ana dil eğitiminin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Cartesius Amsterdam, Esprit Okulları, Deltion College, Ashram College, Don Bosco High School, Bonhoeffer College, Laar & Berg ve Marcanti College gibi eğitim kurumlarında öğrenciler bu deneyimi yaşıyor.
Uzmanlara göre, ana dilde okuma ve edebiyatla tanışma, gençlerin hem akademik gelişimine hem de kimlik inşasına önemli katkı sağlıyor. Bu nedenle Türkçe eğitiminin yalnızca bir ders olarak değil, kültürel bir köprü olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Bu gelişme, Hollanda’da Türk gençlerine yönelik başlatılan “İki Dil, İki Dünya” podcast yarışmasıyla da aynı noktada buluşuyor. Hem sınavlar hem de projeler, gençlerin Türkçeyle bağlarını güçlendirmeyi ve iki dilliliği bir zenginlik olarak görmelerini amaçlıyor.
*****************
OPROEP AAN TURKSE JONGEREN IN NEDERLAND
PODCASTWEDSTRIJD “TWEE TALEN, TWEE WERELDEN” VAN START
Jongeren tussen 16 en 21 jaar die in Nederland wonen, nemen plaats achter de microfoon om hun ervaringen met tweetaligheid te vertellen in Turkstalige podcasts.
De wedstrijd met als thema “Tussen Twee Werelden” heeft als doel om de band van jongeren met het Turks te versterken en tegelijkertijd de verhalen zichtbaar te maken van een generatie die tussen twee talen opgroeit.
Onderwijsdeskundige Canan Gönençay wil jongeren helpen hun band met het Turks levend te houden en benadrukken dat tweetaligheid in werkelijkheid een grote culturele rijkdom is.
Nieuws: İlhan KARAÇAY
Turkse jongeren die in Nederland opgroeien leven vaak tussen twee talen, twee culturen en twee werelden. Thuis wordt Turks gesproken. Op school en in het sociale leven gebruiken zij Nederlands. Om deze tweetalige ervaring door jongeren zelf te laten vertellen, is in Nederland een opvallende wedstrijd gestart.
De Turkse afdeling van Levende Talen, een van de meest gevestigde taalonderwijsorganisaties in Nederland, organiseert een Turkstalige podcastwedstrijd met prijzen voor jongeren tussen 16 en 21 jaar. De wedstrijd met als thema “Tussen Twee Werelden: Twee Talen, Twee Werelden” heeft als doel jongeren op een creatieve manier hun taalvaardigheid in het Turks en hun culturele identiteit te laten uitdrukken.
De wedstrijd werd aangekondigd door Canan Gönençay, vicevoorzitter van de Turkse afdeling van Levende Talen. Het doel is duidelijk: de band van jongeren die in Nederland opgroeien met het Turks levend houden en laten zien dat tweetaligheid een grote culturele rijkdom is.
Van de jongeren wordt verwacht dat zij in hun podcasts, vanuit hun eigen leven, antwoorden zoeken op vragen zoals:
Spreek je thuis Turks?
Denk je buiten in het Nederlands?
In welke taal droom je?
Wat betekent tweetaligheid in jouw leven?
Deze vragen weerspiegelen de realiteit die duizenden Turkse jongeren in Nederland dagelijks ervaren. Aan de ene kant de taal en cultuur vanuit het gezin. Aan de andere kant de taal en het sociale leven van het land waarin zij wonen. Met hun podcasts zullen jongeren precies deze balans tussen twee werelden beschrijven.
De wedstrijd staat open voor individuele deelnemers tussen 16 en 21 jaar. De podcasts moeten een duur hebben van 5 tot 8 minuten. Ze moeten in het Turks worden opgenomen en ingezonden worden in MP3 of WAV-formaat. De inhoud moet volledig origineel zijn.
Voor de winnaars zijn aantrekkelijke prijzen voorzien. De eerste prijs is een retourvliegticket voor één persoon, aangeboden door Turkish Airlines. De tweede prijs is Apple AirPods Pro. De derde prijs is een JBL Flip Bluetooth-speaker.
De uiterste inzenddatum voor de podcasts is vastgesteld op 31 mei 2026. De inzendingen worden op 2 juni 2026 doorgestuurd naar de jury. De resultaten van de wedstrijd worden naar verwachting bekendgemaakt op 15 juni 2026. De prijsuitreiking vindt plaats op 20 juni 2026.
De jury bestaat uit bekende namen op het gebied van Turkstalig onderwijs. In de jury zitten Şükran Ulubaş, hoofd van de Turkse afdeling van CITO, Kadir Türkmen, hoofd van de Turkse afdeling van CVTE, en Mehmet Uz, voorzitter van de Turkse afdeling van Levende Talen. De beoordeling zal plaatsvinden op basis van criteria zoals relevantie voor het thema, creativiteit, taalvaardigheid en geluidskwaliteit.
Aanmelden kan via de website van de Turkse afdeling van Levende Talen. Na het invullen van het aanmeldformulier kunnen deelnemers hun podcast per e-mail opsturen. Gedetailleerde informatie is te vinden op de website van de organisatie.
MEER DAN 100 JAAR TRADITIE IN TAALONDERWIJS
Levende Talen, de organisator van de wedstrijd, staat bekend als een van de oudste organisaties op het gebied van taalonderwijs in Nederland. De organisatie werd opgericht in 1911 en heeft als doel het bevorderen van het onderwijs in moderne talen en het ondersteunen van taaldocenten.
Binnen de organisatie bestaan afdelingen voor onder meer Arabisch, Chinees, Duits, Engels, Frans, Italiaans, Russisch, Spaans en Turks. Levende Talen brengt taaldocenten uit alle onderwijssectoren in Nederland samen.
De organisatie is niet alleen een beroepsvereniging, maar ook een kennis en projectcentrum dat zich inzet voor de ontwikkeling van taalonderwijs. Via conferenties, studiedagen en wetenschappelijke bijeenkomsten worden docenten voortdurend geïnformeerd.
Daarnaast informeert Levende Talen haar leden over ontwikkelingen in het taalonderwijs via publicaties zoals Levende Talen Magazine en Levende Talen Tijdschrift. Het hoofdkantoor is gevestigd in Utrecht en de organisatie heeft een gerespecteerde positie binnen het Nederlandse onderwijsveld.
Levende Talen werkt ook samen met het Europees Centrum voor Moderne Talen van de Raad van Europa en met de internationale federatie van taaldocenten FIPLV. Hierdoor kunnen taaldocenten in Nederland de ontwikkelingen op Europees en wereldwijd niveau op de voet volgen.
DE TURKSE AFDELING ZET ZICH IN VOOR JONGEREN
De Turkse afdeling van Levende Talen brengt Turkse taaldocenten in Nederland samen en heeft als doel de positie van de Turkse taal en cultuur binnen het onderwijs te versterken. De afdeling ondersteunt de professionele ontwikkeling van docenten en ontwikkelt projecten om jongeren hun band met hun moedertaal te laten behouden.
De Turkse podcastwedstrijd voor jongeren is een van de meest recente voorbeelden van deze inspanningen.
Hoewel tweetaligheid voor jongeren die in Nederland geboren en opgegroeid zijn soms als een uitdaging kan worden gezien, benadrukken experts dat het in werkelijkheid een groot cultureel voordeel is. Het gebruik van twee talen verrijkt het denkvermogen en bevordert het begrip van verschillende culturen. Deze wedstrijd biedt jongeren de kans om hun eigen verhalen te vertellen.
Jongeren die thuis Turks spreken en buiten Nederlands leven, laten deze keer hun stem horen via podcasts. Jongeren die opgroeien tussen twee talen, twee culturen en twee werelden zullen in deze wedstrijd hun eigen verhalen delen.
JONGEREN MAKEN KENNIS MET TURKSE LITERATUUR VIA EXAMENS
Terwijl eindexamenleerlingen in Nederland de laatste fase van hun examens ingaan, worden zij dit keer geconfronteerd met een leesvaardigheidstoets in het Turks. Voor veel jongeren die in Nederland zijn geboren en opgegroeid, betekent dit een eerste kennismaking met belangrijke namen uit de Turkse literatuur.
Volgens Canan Gönençay is dit proces meer dan alleen een examen. Het vormt ook een belangrijke ervaring waarin jongeren een band opbouwen met hun culturele wortels.
Leerlingen maken vaak voor het eerst kennis met auteurs zoals Sabahattin Ali en Zülfü Livaneli. Wat in eerste instantie als een verplichting wordt gezien, verandert geleidelijk in interesse en nieuwsgierigheid. Jongeren begrijpen niet alleen de teksten, maar ontdekken ook sporen van hun eigen culturele achtergrond.
Het meest opvallende aspect van deze ervaring is dat taal niet alleen een communicatiemiddel is. Gönençay benadrukt dat taal ook een drager van cultuur is. Naarmate leerlingen lezen, begrijpen zij het Turks beter en herontdekken zij een belangrijk deel van hun identiteit.
Dit examenproces, dat wordt toegepast op verschillende scholen in Nederland zoals Cartesius Amsterdam, Esprit Scholen, Deltion College, Ashram College, Don Bosco High School, Bonhoeffer College, Laar & Berg en Marcanti College, onderstreept opnieuw het belang van meertaligheid en moedertaalonderwijs.
Volgens deskundigen levert lezen en kennismaken met literatuur in de moedertaal een belangrijke bijdrage aan zowel de academische ontwikkeling als de identiteitsvorming van jongeren. Daarom wordt benadrukt dat Turks onderwijs niet alleen als vak moet worden gezien, maar ook als een culturele brug.
Deze ontwikkeling sluit aan bij de podcastwedstrijd “Twee Talen, Twee Werelden”, die in Nederland voor Turkse jongeren is gestart. Zowel examens als projecten hebben als doel de band van jongeren met het Turks te versterken en tweetaligheid als een rijkdom te zien.