44 yaşındaki eski milli futbolcu için bu değişim sıradan bir kariyer dönüşümü değil. Disiplin, takım ruhu ve hedefe odaklanma gibi futbolun temel değerlerini bu kez askeri hayatın içine taşıdı.

Futbolda yaşadığı zorluklara rağmen pes etmeyen, kendine yeni bir yol çizen Sonkaya, bugün hem genç futbolculara örnek oluyor hem de hayatın ikinci perdesinde güçlü bir duruş sergiliyor.

(Haberin Hollandacası en altta.
De Nederlandse versie staat onderaan)


Haber: İlhan KARAÇAY

Bir dönem Avrupa sahalarında sertliği, disiplini ve liderliğiyle tanınan Fatih Sonkaya, savunmada adeta bir komutan gibi oynayan futbolculardandı.
Roda JC’den Beşiktaş’a, FC Porto’dan Türkiye Milli Takımı’na uzanan kariyerinde, sahada sadece topa değil oyunun gidişatına da hükmeden bir isimdi.
Bugün ise o mücadele ruhunu bambaşka bir alana taşıdı. Futbolu bıraktıktan sonra sessiz bir hayatı tercih etmek yerine, Hollanda kara kuvvetlerinde yedek subay olarak görev almayı seçti.

44 yaşındaki eski milli futbolcu için bu değişim sıradan bir kariyer dönüşümü değil. Disiplin, takım ruhu ve hedefe odaklanma gibi futbolun temel değerlerini bu kez askeri hayatın içine taşıyan Sonkaya, sahadaki kimliğini adeta üniformanın içinde yeniden kurdu. Bir zamanlar binlerce taraftarın önünde mücadele eden Sonkaya, bugün gerektiğinde göreve çağrılan bir asker olarak farklı bir sorumluluğun içinde yer alıyor.

Üstelik bu hikâye sadece bir meslek değişikliği değil.
Sonkaya’nın kariyeri inişleri ve çıkışlarıyla, haksızlığa karşı verdiği mücadelelerle ve yeniden ayağa kalkma iradesiyle dikkat çekiyor.
Futbolda yaşadığı zorluklara rağmen pes etmeyen, kendine yeni bir yol çizen Sonkaya, bugün hem genç futbolculara örnek oluyor hem de hayatın ikinci perdesinde güçlü bir duruş sergiliyor.

Savunmada komutanlık yapan bir futbolcudan, gerçek bir askeri disiplinin parçası olan bir yedek subaya dönüşen bu hikâye, Hollanda’da da dikkat çekti ve geniş şekilde yer buldu.
Bakınız Sonkaya’nın hikâyesi Hollanda medyasına nasıl yansıdı.

                                       
Haberin orijinalini okumak istiyorsanız üstteki kupürü büyütebilirsiniz. Bizim tercümemiz Türkçe’den çevrilmiştir.

FATİH SONKAYA YENİDEN HEDEFİ BULUYOR

Eski Türk milli futbolcu, kara kuvvetlerinde yedek subay

Her futbolcu ya da antrenör için futbol dünyasında tüm hayatı boyunca aktif kalmak mümkün değildir. Bazen spot ışıklarının dışında bir hayat cazip hale gelir ya da göz önünde olmadan geçimini sağlamak gerekir. Bu köşede eski futbolcuların ve antrenörlerin ikinci kariyerlerine yakından bakıyoruz. Bugün: Roda JC, VVV-Venlo, Beşiktaş, FC Porto, Coimbra, Khazar Lankaran, Erciyesspor ve GAU Çetinkaya’nın eski oyuncusu Fatih Sonkaya.

Wilber Hack

Birinin kara kuvvetlerinde yedek subay olmaya karar vermesi çok da özel değildir. Ancak söz konusu kişi, daha önce Kraliçe Máxima’nın da yaptığı gibi, Hollanda ordusuna katılan ve kısa süre önce göreve başlayan eski Türk millî futbolcusu Fatih Sonkaya (44) ise, durum farklıdır.

Sonkaya, Hollanda Futbol Federasyonu KNVB tarafından verilen ömür boyu men cezasına karşı başarılı bir mücadele verdi ve bunun yanında Fortuna Sittard’da altyapı antrenörü olarak çalışıyor. Bu, rehabilitasyon sürecinde kendisine yardımcı olan kişiye bir jesttir. Türk kökenli Limburg’lu futbolcu daha önce Roda JC ve VVV’de forma giydi.

Kara kuvvetlerine nasıl katıldınız?
“Bir grup içinde disiplinli şekilde belirli bir hedefe doğru çalışmak beni her zaman cezbetmiştir. Futbolda da böyleydi ve savunmada da farklı değil. Aralık ayında Harskamp’ta eğitimimi tamamladım. Şu anda hazır bekliyorum. Bir şey olursa eğitimli ve hazır durumdayım. Aktif bir yaşamı seviyorum.”

Futbolcu olarak Türkiye’yi seçtiniz?
“Ben Türk terbiyesiyle yetiştim. Babam işçi olarak Hollanda’ya geldi. Bu nedenle Türkiye bana daha yakın geldi. Zeist’te Sayın Van Gaal’in yanına da gittim.”

Bu da çok şeyi açıklar?
(Gülerek) “Van Gaal çok nazikti. Türkiye’yi neden seçtiğimi anlattım. O da bunu anladı.”

Türkiye için altı kez oynadınız?
“Bu Şenol Güneş dönemindeydi. Beni 2003 yılında Fransa’daki Konfederasyon Kupası için seçti. Bu benim için bir zirveydi, tüm yıldızlar oradaydı. Daha sonra Güneş ayrıldı. Yerine gelen Fatih Terim artık beni kullanmadı. Her milli takım hocasının kendi oyuncuları vardır.”

Bundan önce de önemli zorluklar yaşadınız?
“Vicente del Bosque beni Beşiktaş’a getirdi ve onun döneminde oynadım. Daha sonra sakatlandım ve tribüne düştüm. Daha önce Roda JC’de oynamış, Ajax’ın arkasında ikinci olmuş ve Avrupa’da mücadele etmiştim. AC Milan’a karşı da oynadım. Ama orada da sonradan ilk on birdeki yerimi kaybettim.”
FC Porto’da sana inanan Co Adriaanse vardı?
“Orada Şampiyonlar Ligi’nde bir maç oynadım. Dünya çapında bir yıldız değilseniz, bir teknik direktör sizi var da eder yok da eder. Eğer işler farklı gelişseydi, belki kırk milli maç oynardım. Daha sonra Azerbaycan’a ve GAU’ya gittim. Bunlar tercihlerdi.”

Sonra Hollanda’ya döndünüz?
“Ailem hep Hollanda’daydı. O yüzden seçim zor değildi. Heerlen’de yaşamaktan mutluyum.”

Bir dönem sandviç dükkânınız da vardı
“O dükkân kardeşim Özcan’ındı. O da futbol oynamıştı. Ben perde arkasında bazı işler yaptım ama hiçbir zaman sandviç hazırlamadım. O iş artık yok. Tüm proje başarısız oldu. Heerlen’de Maankwartier’deydik. Jumbo ve Action oradan ayrıldı. Kardeşim Maastricht’e gitti. Yazık oldu, çünkü güzel bir projeydi.”

Bu durum, KNVB’nin size verdiği ömür boyu men cezasıyla bağlantılı mıydı?
“Hayır. Neyse ki tamamen aklandım. Olay, Kerkrade’de Keelkampers maçındaki bir kavgayla ilgiliydi. Bu, yan hakem Richard Nieuwenhuizen’in tekmelenerek öldürülmesinden iki hafta sonraydı. Tanınmış bir futbolcuya ceza vererek örnek göstermek istediler. Ama doğru dürüst bir soruşturma bile yapılmadı.”

“Bu süreci akışına mı bıraktınız?”
“Kemal Burak Çalık beni arayana kadar ne yapacağımı bilmiyordum. Kendisi Fortuna Sittard altyapısında çalışıyordu. Bana bunun kabul edilemez olduğunu ve böyle ağır bir cezanın olamayacağını söyledi. KNVB’ye karşı dava açmamı önerdi ve avukat Trieneke Bos ile bağlantı kurdu. O avukat daha önce futbolcular için bazı davalar kazanmıştı. İki hafta sonra KNVB’den dosyanın kapatıldığı haberini aldık. Beraat ettim. Bütün bu olay gereksiz yere büyütülmüştü.”

“Bu nedenle mi şimdi Fortuna’da çalışıyorsunuz?”
“Kemal’e çok şey borçluyum. O telefonundan önce onu tanımıyordum ama futbola geri dönmemi o sağladı. Fortuna’nın altyapısında bir pozisyon vardı. Ben de bunu kabul ettim.”

“Geçmişte Galatasaray’dan sözleşme alamamıştınız. Bir taraftar size yeni bir gelecek kurmanızda yardımcı oldu.”
“Hayat bazen böyle ilerliyor. Ama Roda JC ile bağım da hâlâ sürüyor. Hem futbolcu hem de antrenör olarak orada başladım.”

“Antrenör olarak hedefleriniz neler?”
“Pro lisans almak istiyorum. Geçen yaz beni isteyen bir Türk kulübü vardı ama o iş gerçekleşmedi. Şimdilik yardımcı antrenör olarak deneyim kazanmak istiyorum. Belki ileride bir takımın başına geçerim. Neresi olduğu önemli değil. Bu işin görevleri her yerde aynı.”

“Oyuncularınıza ne öğretmek istersiniz?”
“Mümkün olduğu sürece askerlik ile futbolu birlikte yürütmeye devam edeceğim.”

                                               ****************

FATİH SONKAYA WAS EEN COMMANDANT IN HET VOETBAL EN IS NU OOK COMMANDANT IN HET NEDERLANDSE LEGER

Voor de 44-jarige voormalige international is deze verandering geen gewone carrièreswitch. De basiswaarden van het voetbal zoals discipline, teamgeest en focus op het doel heeft hij nu meegenomen naar het militaire leven.

Ondanks de moeilijkheden die hij in het voetbal heeft meegemaakt, gaf Sonkaya niet op en koos hij een nieuwe weg. Vandaag is hij zowel een voorbeeld voor jonge voetballers als iemand die in de tweede fase van zijn leven een sterke houding laat zien.


Haber: İlhan KARAÇAY

Fatih Sonkaya, die ooit op de Europese velden bekend stond om zijn hardheid, discipline en leiderschap, was een verdediger die als een commandant speelde. In zijn carrière die zich uitstrekte van Roda JC naar Beşiktaş en van FC Porto tot het Turks nationaal elftal, beheerste hij niet alleen de bal maar ook het verloop van de wedstrijd.
Vandaag heeft hij die strijdlust naar een heel ander terrein gebracht. In plaats van na zijn voetbalcarrière voor een rustig leven te kiezen, besloot hij reserveofficier te worden bij de Nederlandse landmacht.

Voor de 44-jarige oud-international is dit geen gewone carrièreswitch. Hij heeft de kernwaarden van het voetbal zoals discipline, teamgeest en doelgerichtheid meegenomen naar het militaire leven en zijn identiteit van het veld als het ware opnieuw opgebouwd in uniform. Waar hij vroeger voor duizenden supporters speelde, staat hij nu paraat als militair die opgeroepen kan worden wanneer dat nodig is.

Bovendien is dit verhaal niet alleen een verandering van beroep. De carrière van Sonkaya valt op door pieken en dalen, door zijn strijd tegen onrecht en door zijn wil om opnieuw op te staan. Ondanks de moeilijkheden die hij in het voetbal heeft ervaren, gaf hij niet op en vond hij een nieuwe weg. Vandaag is hij een voorbeeld voor jonge voetballers en toont hij een sterke houding in de tweede fase van zijn leven.

Het verhaal van een verdediger die als commandant speelde en veranderde in een reserveofficier binnen een echte militaire discipline heeft ook in Nederland veel aandacht gekregen. Hieronder leest u hoe het verhaal van Sonkaya in de Nederlandse media naar voren kwam.

                                   
(Als u het originele nieuws wilt lezen, vergroot dan de foto. Het Nederlandstalige nieuws is een vertaling uit het Turks.)

FATİH SONKAYA SCHHIET OPNIEUW MET SCHERP

Voormalig Turks international wordt reserveofficier bij de landmacht

Voor iedere voetballer of trainer is het niet mogelijk om het hele leven actief te blijven in de voetbalwereld. Soms wordt een leven buiten de schijnwerpers aantrekkelijk of is het nodig om buiten de aandacht in het levensonderhoud te voorzien. In deze rubriek kijken we naar de tweede carrières van oud-voetballers en trainers. Vandaag: Fatih Sonkaya, voormalig speler van Roda JC, VVV Venlo, Beşiktaş, FC Porto, Coimbra, Khazar Lankaran, Erciyesspor en GAU Çetinkaya.

Wilber Hack

Het is op zich niet bijzonder dat iemand reserveofficier wordt bij de landmacht. Maar in het geval van Fatih Sonkaya ligt dat toch anders. De 44-jarige oud-international speelde ooit tijdens het huwelijk van Máxima en is onlangs begonnen binnen Defensie.

Sonkaya voerde een succesvolle strijd tegen een levenslange schorsing van de KNVB en werkt daarnaast als jeugdtrainer bij Fortuna Sittard. Dit is een gebaar naar de persoon die hem hielp tijdens zijn revalidatieproces. De van oorsprong Turkse Limburger speelde eerder voor Roda JC en VVV.

Hoe bent u bij de landmacht terechtgekomen?
“Het werken binnen een groep met discipline en gericht op een duidelijk doel heeft mij altijd aangetrokken. In het voetbal was dat zo en in de verdediging is dat niet anders. In december heb ik mijn opleiding in Harskamp afgerond. Nu sta ik paraat. Als er iets gebeurt ben ik getraind en klaar. Ik houd van een actief leven.”

U koos als voetballer voor Turkije?
“Ik ben opgegroeid met Turkse normen en waarden. Mijn vader kwam als arbeider naar Nederland. Daarom voelde Turkije dichterbij voor mij. Ik ben ook naar Zeist gegaan en heb met meneer Van Gaal gesproken.”

Dat verklaart veel?
(lachend) “Van Gaal was heel vriendelijk. Ik heb hem uitgelegd waarom ik voor Turkije koos en hij begreep dat.”

U speelde zes interlands voor Turkije?
“Dat was in de periode van Şenol Güneş. Hij selecteerde mij in 2003 voor de Confederations Cup in Frankrijk. Dat was een hoogtepunt voor mij, alle sterren waren daar. Daarna vertrok Güneş en zijn opvolger Fatih Terim gebruikte mij niet meer. Iedere bondscoach heeft zijn eigen spelers.”

U had daarvoor ook moeilijke momenten?
“Vicente del Bosque haalde mij naar Beşiktaş en onder hem speelde ik. Daarna raakte ik geblesseerd en belandde ik op de tribune. Ik had eerder bij Roda JC gespeeld, was tweede geworden achter Ajax en had Europees gespeeld. Ik speelde ook tegen AC Milan. Maar ook daar verloor ik later mijn basisplaats.”

Bij FC Porto was Co Adriaanse iemand die in u geloofde?
“Ik speelde daar één wedstrijd in de Champions League. Als je geen wereldster bent kan een trainer je maken of breken. Als het anders was gelopen had ik misschien veertig interlands gespeeld. Daarna ging ik naar Azerbeidzjan en GAU. Dat waren keuzes.”

Daarna keerde u terug naar Nederland?
“Mijn familie was altijd in Nederland. De keuze was dus niet moeilijk. Ik woon met plezier in Heerlen.”

U had ook een tijd een broodjeszaak?
“Die zaak was van mijn broer Özcan. Hij had ook gevoetbald. Ik deed achter de schermen wat dingen maar ik heb nooit broodjes gemaakt. Die zaak bestaat niet meer. Het hele project is mislukt. We zaten in Maankwartier in Heerlen. Jumbo en Action vertrokken daar. Mijn broer ging naar Maastricht. Jammer, want het was een mooi project.”

Had dat te maken met de levenslange schorsing van de KNVB?
“Nee. Gelukkig ben ik volledig vrijgesproken. Het ging om een vechtpartij bij de wedstrijd Keelkampers in Kerkrade. Dat was twee weken na het incident waarbij grensrechter Richard Nieuwenhuizen werd doodgeschopt. Ze wilden een voorbeeld stellen door een bekende voetballer te straffen. Maar er werd niet eens goed onderzoek gedaan.”

Heeft u het toen maar laten gebeuren?
“Ik wist niet wat ik moest doen tot Kemal Burak Çalık mij belde. Hij werkte bij de jeugd van Fortuna Sittard. Hij zei dat dit onacceptabel was en dat zo’n zware straf niet kon. Hij stelde voor om een zaak tegen de KNVB te beginnen en bracht mij in contact met advocaat Trieneke Bos. Zij had eerder zaken voor voetballers gewonnen. Twee weken later kregen we bericht dat de zaak was gesloten. Ik werd vrijgesproken. Alles was onnodig opgeblazen.”

Is dat de reden dat u nu bij Fortuna werkt?
“Ik ben Kemal veel verschuldigd. Voor dat telefoontje kende ik hem niet maar hij zorgde ervoor dat ik terugkeerde in het voetbal. Er was een functie bij de jeugd van Fortuna en die heb ik aangenomen.”

U kreeg ooit geen contract bij Galatasaray. Een supporter hielp u later aan een nieuwe toekomst?
“Zo gaat het leven soms. Maar mijn band met Roda JC is er nog steeds. Daar ben ik begonnen als speler en als trainer.”

Wat zijn uw doelen als trainer?
“Ik wil mijn Pro licentie halen. Vorige zomer was er een Turkse club die mij wilde maar dat ging niet door. Voor nu wil ik ervaring opdoen als assistent trainer. Misschien sta ik later aan het hoofd van een team. Waar dat is maakt niet uit. De taken zijn overal hetzelfde.”

Wat wilt u uw spelers meegeven?
“Zolang het mogelijk is wil ik mijn militaire taken en het voetbal blijven combineren.”