Müzisyen ve öykü anlatıcısı Hüsnü Uysal, Lale’yi Hollanda’ya gönderen Busbecq haberini okuyunca ortaokul yıllarını hatırladı.

Yıllar önce, ‘Hollanda’da Hüsnü Uysal ününe ün katıyor…’ başlıklı haber ile tanıtmıştım. Şimdi, 60 yıl önceki lâle soğanı taşıyan posta arabası görgü şahitliği ile haber oluyor.

İlhan KARAÇAY

Geçtiğimiz ocak ayı içinde yayınlamış olduğum ‘ Türkiye’ye Övgü Yağdıran ve Laleyi Hollanda’ya kazandıran Adam: Busbecq’ başlıklı haberimi okuyan eski dost Hüsnü Uysal bana gönderdiği bir mesajında çok ilginç bir şahitliği dile getirdi.
Ortaokul öğrencisi iken, 30 Mart 1960 günü, Hollanda’ya sembolik olarak gönderilen, lâle soğanı yüklü bir at arabasının yola çıkışına şahit olduğunu belirten Uysal şunları yamış:

İlhan Bey,
Sizin 13 Ocak 2021 tarihinde kaleme alıp bizlere gönderdiğiniz ‘Türkiye’ye Övgü Yağdıran ve Laleyi Hollanda’ya kazandıran Adam: Busbecq’ başlıklı yazınızı büyük bir ilgiyle okudum.
Yazınınızın hemen hemen en son kısmında; ‘Posta arabası 30 Mart 1960 günü İstanbul’dan büyük törenlerle ayrıldıktan sonra, 400 yıl önceki rotayı takip etti. Selanik, Belgrat, Graz, Salzburg, Münih, Frankfurt, Bon ve Lahey şehirlerinden geçtikten sonra 38 günde Rotterdam’a ulaştı ve büyük bir törenle karşılandı.’ cümlesini okuyunca, tam 60 yıl öncesini hatırladım.
O yıllarda biz Londra Asfaltı Caddesi yanındaki Topkapı Mahallesi’nde ikamet ediyorduk. Ben ise Şehremini Ortaokulu’nda okuyordum. O yılki eğitim döneminde öğlenden sonra serbesttik.


‘Bu anımın geçtiği yer olan Londra Asfaltı Caddesi’nin internetten bulduğum o zamanlara ait iki fotoğrafı ekliyorum. Olay soldaki resmin sol tarafında oluşmuştu.

Londra Asfaltı Caddesi ise daha yeni tamamlanmış, İstanbul’un en modern asfalt yoluydu. Orta kısımda bazen çiçeklerle süslenir bazen de beyaz çakıllarla kaplı bu kısmı özel bekçiler tarafında gözlenir ve bizleri buraya pek yaklaştırmazlardı. Londra Asfaltı Caddesi o kadar tenhaydı ki bunu bugünkü trafikle kıyaslayamayız. Topkapı’dan Bakırköy istikametine doğru yolun iki tarafı küçük tepecikler, yemyeşil çayırlarla kaplı bomboş araziydi.

Evet 30 Mart 1960 günü okuldan çıktıktan sonra arkadaşlarımla Londra Asfaltı Caddesi yanında günümüzü geçiriyor beraber oynuyorduk. Topkapı Surları dışındaki benzin istasyonu yakınında küçük bir topluluk görünce ben ve arkadaşlarım ‘Ne oluyor burada?’ diye büyük bir merakla hemen yanlarına koşuştuk.

Orada gördüklerim; bir fayton, ama nasıl bir fayton? İkiden fazla at koşulmuştu önüne. Etrafında ise tarihsel giysileri ile dolaşan iri yarı bir bey ile bir hanım dikkatimi çekti. Bu beyin başındaki beresi, kısa tulum pantolonu ve altında uzun çorapları, hanımın ise üzerindeki kadife gibi kumaştan giysisi gözlerimden halen silinmiyor. Bir de üç ayak üstünde çekime hazır bir film kamerası. Herhalde tarihi bir film çekimi yapılıyor diye düşündüm. Ayrıca yarış bisikletleri ile yarışçılar, sanki bir tura hazırlanıyorlardı. Yarışçılardan birinin o güler yüzünü ise hiç unutamıyorum. Bu iki etkinliğin bir arada oluşunu halen çözümlemiş değilim.

Merakımı yenemedim. Bizim gibi olayı gözleyenlerden birine ‘Amca kim bunlar? Ne yapıyorlar burada?’ diye sorunca, bu kişi bana, Lâlenin Hollanda’ya gidişinin 400’üncü anma töreni yapıldığını anlattı. Bu iri cüsseli bey ile hanımın Hollandalı olduklarını, bu fayton ile uzun bir yolculuk yapacaklarını sözlerine eklemişti. Evet 30 Mart 1960 günü şahit olduğum bu olay hiçbir zaman gözlerimden ve hafızamdan silinmedi.

O zamanki Hollanda üzerinde bildiklerim ise Coğrafya derslerindeki yarım sayfaya sıkıştırılmış bilgilerdi.
Benim bu anımı, yazınızı okuduktan sonra sizinle paylaşmak istedim.
Saygılarımla,
Hüsnü Uysal

Hüsnü Uysal’ın şahit olduğu posta arabasının kısaca öyküsü şöyle:
Lâle’nin Hollanda’ya kazandırılmış olmasının 400’üncü yılında, Holland ave İstanbul’da şenlikler yapılır. Hollanda’daki şenlikler ülke çapında gerçekleşir. Lâle soğanlarının Hollanda’ya gönderilişi sembolik olarak tekrarlanır.

Atlı bir arabaya doldurulan lâle soğanları, İstanbul’dan yola çıkar ve yukarıda bahsedildiği gibi Hollanda’ya doğru yola çıkar. Rotterdam’da karşılanan araba onbinlerce kişi tarafından karşılanır.

Hüsnü Uysal’ın bu hoş anısından sonra, isterseniz size kendi yeteneklerine ait eski haberini de okutayım:

 

Hollanda’da Hüsnü Uysal ününe ün katıyor…

Hollanda’da müzik çalışmalarının yanı sıra, son üç yıldır öykü, hikaye, masal anlatıcısı (verhalen verteller) olarak ün yapan Hüsnü Uysal, son olarak yayınlanan bir kitapta, Nasreddin Hoca’yı tasvir etti.
Geçenlerde Hollanda SBS6 televizyon kanalında ‘Ikinci Kariyer’ (Een Tweede
Carriere)
filminde bir öyküsü yayınlanan Uysal, bu filmin müzık fonunu da düzenledi.

Bu yıl  Appelmoes adlı yayın organının çıkardığı Eveline van de Putte ve
Veronica Nahmias’ın çalışması olan ‘De Hemelvrouw Wereldsprookjes voor
groot en klein’
kıtabında, Nasrettin Hoca’nın ‘Bir Bilginle Buluşma’
fikrasını da anlatan Uysal, Hollanda’da son günlerin en çok aranan ismi oluyor.

Hüsnü Uysal’ı tanıyalım:
İstanbul’da doğan Hüsnü Uysal, genç yaşlarda gitar çalarak müziğe atildi. Pop ve rock müziğine kalbini vererek çesitli profesyonel gruplar ile çalıştı.

Türkiye’nin en tanınmış gruplarından biri olan ve jazz-rock stilinde müzik yapan yedi kişilik Kombo Orkestrası’nda gitarist-şarkıcı olarak sahne aldı. Chicago ve Bloot Sweat and Tears etkisinde kalan Kombo Band, ayrıca birçok tanınmış sanatçılarına da eşlik etti. Hüsnü Uysal’ın Türkiye’de Kombo Orkestrası ve diğer gruplara eşlik ettiği sanatçılar; Fatih Erkoç, Edip Akbayram, Nükhet Duru, Selda, Metin Ersoy, Tanju Okan, Esin Afşar, ve Seyyal Taner’dir.

1974 yılında Hollanda’ya gelen Kombo Band, şansını Avrupa’da, Batı müziği çalarak denemek istedi. Hollanda’nın tanınmış sahnelerinde, örneğin; Rollings Stones’un sahne aldığı Scheveningen Kurhaus’da, Rotterdam De Doelen’da konserler veren bu grup, yine o sıralar Hollanda’ya gelen Erol Büyükburç, Semiha Yankı, Erkin Koray ve Barış Manço’ya eşlik etti.

80’li yıllarda, Hollanda’da ilk kez Türk pop müzigi yapan, Dostlar Grubu’nun kurulmasında Hüsnü Uysal’ın katkısı oldukça büyüktür. Türk ve Batı müziği ögelerini kullanarak repertuarını geliştiren Dostlar, Hollanda toplumuna açılıp isim yapan ilk gruplardan biri oldu. Bu grup, Dünya Festivali’nin öncüsü olan Poetry Park’ta ve Hollanda’nın çesitli podyumlarında, örneğin; Herman Brood ve Fatal Flowers’un önünde sahne aldı.

Hüsnü Uysal ayrıca, ünlü Hollanda müzik gruplarıyla da çalışmalar yaptı. Yapmış olduğu aranjmanlar ve film müziklerinin yanı sıra 1999 yılında Türkiye’ye yönelik bir albümün yapımında, gitarist ve süpervizör olarak katkıda bulunmuştur.

Hüsnü Uysal, Rotterdam Konservatuarı’nın gitar bölümünde iki yıllık bir eğitim görmüştür. 2000 yılından itibaren Rotterdam’ın tanınmış müzik okulu SKVR’de, Türk pop müziği bölümünü başlatarak, bu çerçevede seminerler, grup ve gitar dersleri veren Hüsnü Uysal, Hollanda’da ilk kez Türk Pop müziği hocası ünvanını da taşımaktadır.

Hüsnü Uysal son yıllarda çalışmalarını, Türk pop ve rock müziği stilindeki bestelerine yöneltmiştir. Bunları gitarının eşliğinde, profesyonel bir anlamda sunmaktadır. Rotterdam Rijnmond televizyonu ve radyosu yayınlarında da izlenen Hüsnü Uysal’ın eserlerindeki duygusallık, onun etkili ve vurucu sahne performansı ile birleşerek izleyicileri etki altında bırakmaktadır. Ayrıca, Hollanda’da yayınlanan Vara Radyosu’nun “Spijkers met Koppen” adlı söyleşi programına katılan Hüsnü Uysal, Güney Hollanda’nın 2005 yılı Pop Müzigi Besteci-Şarkıcı Yarışması’nda, ikincilik ödülünü almıştır.

Hüsnü Uysal, son üç yıldır, müzık çalışmalarının yanında öykücülüğe de başlamıştır.

                                                         Hüsnü Uysal ikincilik ödülünü alırken

                 Guitarist, singer & songwriter

                                 Hüsnü Uysal

Hüsnü Uysal is geboren in Istanbul. Hij speelt al vanaf zijn zestiende gitaar. Zijn hart heeft hij verpand aan pop & melodieuze rockmuziek.

In Turkije genoot hij vooral bekendheid als de gitarist van de bekende jazzrock formatie de Kombo Band , die zowel in Turkije als in Nederland populaire Turkse artiesten begeleidde.

De Kombo Band trad onder meer op in het Circus Theater en het Kurhaus.
Door Turkse- en Westerse muziekelementen samen te voegen, gaf Hüsnü Uysal zijn muzikale carrière een andere wending.

In 1982 richtte hij de Popgroep Dostlar op als één van de eerste Turkse Popgroepen in Nederland. Deze band trok langs het podiumcircuit, onder andere als voorprogramma van Herman Brood en Fatal Flowers.

Hüsnü Uysal is een veelzijdig mens. Hij speelde in verschillende Nederlandse groepen en coachte Turkse groepen. Twee jaar studeerde hij gitaar op het Rotterdamse Conservatorium en had jarenlang een muziekcolumn in het Turkse tijdschrift Ekin.
Sinds 2000 is hij popdocent bij de SKVR (Stichting Kunstzinnige Vorming Rotterdam) en is medeoprichter van de nieuwe studierichting Turkse popmuziek. Als eerste in Nederland is hij in 2002 benoemd tot Turkse Popmuziekdocent.

De laatste jaren zingt en speelt hij als solist eigen nummers. Zijn Turkse teksten over de ziele roerselen van de mens worden met zijn aparte stemgeluid en begeleiding op akoestische gitaar tot prachtige, dynamische liedjes.

Hij was diverse malen te horen op Radio en TV Rijnmond. Ook zong hij op diverse podia. Niet voor niets trad hij in 2003 op bij TV Rijnmond ‘Dak van Rijnmond’ en bij Radio Rijnmond bij Loes Luca en DJ Rene Broeder. En ook in de jaren daarvoor was hij te zien en te horen bij onder meer: The Little Cave Jongeren Centrum; Zomerpodium Rozentuin; Bibliotheektheater; Open Podium Schouwburgplein, Delfshaven en de Cultuurparade Noordplein.
In 2005 heeft hij opgetreden in het VARA radioprogramma ‘Spijkers met Koppen’ en de tweede prijs van de “Grote Prijs van Zuid-Holland”, in de categorie singer/songwriter heeft gewonnen.

Kortom, Hüsnü Uysal is een veelzijdige, kundige en enthousiaste muzikant, van veel markten thuis en altijd met groot enthousiasme. Een muzikant in hart en nieren.

“Professionaliteit en plezier spatten af van de Turkse pop van Hüsnü Uysal.”

 

Sohbeti başlat
1
Yardımcı olabilir miyim?
Merhaba, yardımcı olabilir miyim?