GURBETTEN DÜNYA MARKASINA: CORENDON ŞİMDİ DE AMERİKA VE ALMANYA’DA BÜYÜYOR
Paylaş:
Bir zamanlar Hollanda’ya çalışmak için gelen Türk işçilerinin çocukları bugün Amerika’da otel satın alıyor, Karayipler’de binlerce kişiye iş veriyor ve Avrupa’nın önemli turizm markalarından birini yönetiyor. Corendon’un yeni yatırımları, yarım asırlık gurbet hikâyesinin ulaştığı noktayı gözler önüne seriyor.
Miami’de iki otel satın alan Corendon, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk doğrudan yatırımını gerçekleştirirken, gözünü küresel turizm pazarının en büyük merkezlerinden birine çevirdi.
Haarlem’deki mütevazı başlangıçtan Curaçao’daki dev yatırımlara uzanan yolculuk, şimdi Miami ve Almanya hamleleriyle yeni bir aşamaya giriyor.
Atilay Uslu, Yıldıray Karaer ve ortaklarının yıllar içinde kurduğu yapı, bugün yalnızca bir havayolu veya tur operatörü değil, uluslararası ölçekte faaliyet gösteren bir turizm grubuna dönüşmüş durumda.
Düsseldorf’tan Curaçao’ya yeni uçuşlar, Karayipler’deki büyüyen otel yatırımları ve Miami açılımı, Corendon’un hikâyesinde henüz son sayfanın yazılmadığını gösteriyor.
(Haberin Hollandacası en altta.
De Nederlandse versie staat onderaan)
İlhan KARAÇAY yazdı:
Bir zamanlar Haarlem’de küçük bir döner dükkânında başlayan yolculuk, bugün dünyanın farklı noktalarına uzanan dev bir turizm hikâyesine dönüştü.
Atilay Uslu, Yıldıray Karaer, Günay Uslu ve Atacan Uslu’nun öncülüğünde büyüyen Corendon Grubu, artık yalnızca Hollanda ve Türkiye’de değil, Karayipler’den Amerika’ya, Almanya’dan Avrupa’nın farklı ülkelerine kadar uzanan geniş bir yatırım ağına sahip.
Corendon’un başarı hikâyesini yıllardır yazıyorum.
Hollanda’daki havacılık yatırımları.
Tur operatörlüğündeki büyüme.
Amsterdam’daki oteller.
Türkiye’deki tatil tesisleri.
Karayipler’deki girişimler.
Bunların her biri ayrı bir başarı öyküsüydü.
Şimdi bu hikâyeye yeni sayfalar ekleniyor.
Son açıklanan yatırımlar, Corendon’un artık uluslararası bir turizm markası olmanın ötesine geçtiğini ve küresel bir oyuncu hâline geldiğini gösteriyor.
HEDEF ARTIK AMERİKA PAZARI
Corendon’un kurucusu Atilay Uslu, De Telegraaf gazetesine verdiği röportajda, grubun Miami’de iki otel yatırımı gerçekleştirdiğini açıkladı.
Bu yatırım sıradan bir otel satın alması değil.
Çünkü Corendon ilk kez Amerika Birleşik Devletleri’nde doğrudan turizm yatırımı yapıyor.
Miami South Beach bölgesinde satın alınan iki otel, grubun Amerika pazarına açılan kapısı olacak.
Atilay Uslu’nun ifadesiyle bu yatırım bir gecede alınmış bir karar değil.
Yıllardır Amerika pazarını inceleyen Corendon yönetimi, özellikle Avrupa ile Amerika arasındaki fiyat farklılıklarını ve büyüme potansiyelini değerlendirerek bu kararı aldı.
Miami’deki iki otel aslında buzdağının görünen kısmı. Çünkü Atilay Uslu’nun açıklamalarına göre Corendon bu yıl toplam 100 milyon euroyu bulan gayrimenkul yatırımlarına hazırlanıyor. Bu rakam, grubun son yıllardaki büyüme hızını göstermesi bakımından da dikkat çekiyor.
“İSMİMİZ AMERİKA’DA DA YAŞAMALI”
Atilay Uslu’nun röportajdaki en dikkat çekici sözü şu oldu: “Adımız Amerika’da da yaşamalı.” Aslında bu cümle, Corendon’un gelecek vizyonunu özetliyor. Şirket artık yalnızca turist taşıyan bir kuruluş olmak istemiyor. Gittiği ülkelerde otel yatırımı yapan, havayolu işleten, tur operatörlüğü yapan ve destinasyon geliştiren çok yönlü bir turizm grubuna dönüşüyor. Miami yatırımı da bu stratejinin yeni halkası olarak görülüyor.
BEN BU HİKÂYEYİ BAŞINDAN BERİ İZLİYORUM
Corendon’un bugün ulaştığı noktayı gören gençler, bunun hep böyle olduğunu sanabilir.
Oysa ben bu hikâyeyi neredeyse başından beri izleyen gazetecilerden biriyim.
Hollanda’da Türk girişimcilerin büyük mücadeleler verdiği yılları da gördüm.
Bankaların kredi vermediği dönemleri de gördüm.
Türk şirketlerinin ciddiye alınmadığı günleri de gördüm.
İşte bu nedenle Corendon’un bugün Amerika’da otel satın alması bana yalnızca bir ticari yatırım gibi görünmüyor.
Bu, yarım asırlık bir gurbet mücadelesinin yeni bir kilometre taşı gibi görünüyor.
BU BAŞARI BİR GÜNDE ORTAYA ÇIKMADI
Bugün Miami’de otel satın alan, Curaçao’da yüzlerce kişiye iş veren ve Almanya’dan Karayipler’e uçuş başlatan Corendon’un hikâyesi, aslında Hollanda’daki Türk göç tarihinin de bir parçasıdır.
Birinci kuşak Türk işçileri fabrikalarda çalışırken, ikinci kuşak çocukları kendi işlerini kurmaya başladı.
Kimi market açtı.
Kimi restoran kurdu.
Kimi taşımacılığa girdi.
Ancak çok az kişi uluslararası ölçekte bir marka yaratabildi.
Corendon işte bu nedenle farklı bir yerde duruyor.
Çünkü şirket yalnızca büyümedi.
Aynı zamanda Hollanda’nın en tanınmış turizm markalarından biri hâline geldi.
Bugün Corendon adı, Hollandalılar için de yabancı bir isim değil.
Tam tersine, milyonlarca insanın tatil planlarında yer alan bir marka durumunda.
HOLLANDA’DA BAŞLAYAN YOLCULUK DÜNYAYA AÇILDI
Corendon’un gelişimi incelendiğinde dikkat çeken bir başka unsur da büyümenin adım adım gerçekleşmiş olmasıdır.
Önce tur operatörlüğü.
Ardından havayolu.
Daha sonra otelcilik.
Sonrasında uluslararası yatırımlar.
Şirket hiçbir dönemde kontrolsüz büyüme yoluna gitmedi.
Her adım bir sonraki yatırımın temelini oluşturdu.
Bugün Miami’deki yatırımlar da tesadüfen ortaya çıkmış girişimler değil.
Yıllardır süren bir stratejinin sonucu olarak görülüyor.
ORTAKLIK KÜLTÜRÜNÜN BAŞARI HİKÂYESİ
Corendon’un başarısı anlatılırken gözden kaçırılmaması gereken bir başka gerçek daha var. Bu başarı yalnızca bir kişinin hikâyesi değildir. Yıllardır aynı hedef doğrultusunda çalışan bir ekip çalışmasının ürünüdür.
Atilay Uslu’nun vizyonu ile Yıldıray Karaer’in yönetim anlayışı, Corendon’un büyümesinde önemli rol oynadı. Daha sonra aile bireylerinin ve profesyonel kadroların da katılımıyla şirket her geçen yıl daha kurumsal bir yapıya kavuştu.
İş dünyasında ortaklıkların uzun ömürlü olması kolay değildir. Ancak Corendon’un başarısında, yıllardır süren güvene dayalı ortaklık kültürünün de önemli payı bulunuyor.
Corendon’un başarısı yalnızca sahiplerini ilgilendiren ticari bir hikâye değil. Bu başarı, Hollanda’da yaşayan yüz binlerce Türk için de sembolik bir anlam taşıyor.
Çünkü yıllarca Hollanda’daki Türkler daha çok işçi, esnaf veya küçük girişimci kimliğiyle tanındı. Bugün ise Türk kökenli girişimciler uluslararası şirketler yönetiyor, havayolları işletiyor, otel zincirleri kuruyor ve milyonlarca euroluk yatırımlara imza atıyor. Corendon da bu değişimin en görünür örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
HOLLANDA’DAKİ TÜRKLER ARTIK SADECE ÇALIŞMIYOR, YATIRIM DA YAPIYOR
Bir zamanlar Hollanda’ya gelen Türkler fabrikalarda çalışıyordu. Daha sonra kendi işyerlerini açtılar. Kimi bakkal oldu, kimi kasap, kimi lokanta sahibi. Ardından işveren oldular. Bugün ise bazı Türk kökenli girişimciler uluslararası yatırımcı kimliğiyle dünya pazarlarında yer alıyor.
Bu değişim yalnızca Corendon’un hikâyesi değildir. Aynı zamanda Hollanda Türk toplumunun son yarım yüzyılda geçirdiği ekonomik dönüşümün de hikâyesidir.
Bir zamanlar işçi olarak gelen insanların çocukları bugün havayolu şirketleri yönetiyor, otel zincirleri kuruyor ve Amerika’da yatırım yapıyor. Corendon’un Miami hamlesi bu nedenle yalnızca bir şirket yatırımı olarak görülmemelidir. Bu yatırım, Hollanda’daki Türk girişimciliğinin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da ayrı bir önem taşımaktadır.
ŞİMDİ GÖZLER YENİ YATIRIMLARDA
Atilay Uslu’nun açıklamalarına bakılırsa Miami yatırımı son durak değil.
Almanya pazarındaki büyüme planları.
Curaçao’daki yeni oteller.
Avrupa dışındaki fırsatlar.
Bunların tamamı Corendon’un önümüzdeki yıllarda da büyümeyi sürdüreceğini gösteriyor.
Bu nedenle bugün sorulan soru artık “Corendon büyüyecek mi?” değil. “Asıl sıradaki yatırım hangi ülkede olacak?” sorusu hâline gelmiş durumda.
YARIM ASIR ÖNCE KİMSE BUNU HAYAL BİLE EDEMEZDİ
1960’lı ve 1970’li yıllarda Hollanda’ya gelen ilk Türk işçilerine biri çıkıp da: “Bir gün Türk kökenli girişimciler Amerika’da oteller satın alacak.”
“Karayipler’de binlerce kişiye iş verecek.”
“Avrupa’nın önemli havayolu şirketlerinden birini yönetecek.” deseydi, büyük ihtimalle buna inanmak zor olurdu.
Bugün ise o hayal gerçeğe dönüşmüş durumda.
Corendon’un hikâyesi biraz da bunun hikâyesidir.
Gurbetten doğan bir girişimin, dünya markasına dönüşmesinin hikâyesi…
CURAÇAO’DA BÜYÜME SÜRÜYOR
Amerika yatırımı yapılırken, Corendon’un Karayipler’deki büyümesi de hız kesmiyor.
Atilay Uslu’nun yaşadığı Curaçao adasında Corendon bugün adanın en büyük turizm yatırımcılarından biri hâline gelmiş durumda.
Grubun adada beş oteli bulunuyor.
Altıncı otelin inşası ise sürüyor.
Corendon ayrıca Willemstad’ın tarihi merkezinde yeni bir genel merkez binası kuruyor.
Bir zamanlar birkaç çalışanla başlayan operasyon, bugün yaklaşık 1200 kişiye istihdam sağlayan büyük bir yapıya dönüşmüş durumda.
DÜSSELDORF’TAN CURAÇAO’YA DİREKT UÇUŞ
Corendon’un dikkat çeken yeni hamlelerinden biri de Almanya pazarı oldu.
Şirket, 14 Aralık 2026 tarihinden itibaren Düsseldorf ile Curaçao arasında direkt uçuş başlatacağını duyurdu.
Haftada üç kez gerçekleştirilecek uçuşlarla Almanya pazarı ilk kez doğrudan Karayipler’e bağlanacak.
Bu kararın arkasında önemli bir strateji bulunuyor.
Corendon yöneticileri, Düsseldorf çevresinde yaklaşık 18,5 milyon kişinin yaşadığını ve bölgenin Hollanda sınırına da çok yakın olduğunu belirtiyor.
Bu nedenle hem Alman hem de Hollandalı turistlerin hedeflenmesi planlanıyor.
Corendon’un Almanya ilgisi yalnızca uçuşlarla sınırlı değil.
Atilay Uslu, Alman pazarında büyümeyi hedeflediklerini ve bu nedenle Almanya’ya yönelik yatırımların artırılacağını açıkladı.
Şirketin odağında özellikle Almanya’nın büyük turizm merkezleri bulunuyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde Corendon adını Almanya’daki yeni turizm projelerinde de görmek sürpriz olmayacak.
FUTBOLU TURİZMİN HİZMETİNE SUNDU
Corendon’un son yıllardaki en dikkat çekici projelerinden biri ise Curaçao Milli Futbol Takımı’na verdiği destek oldu.
Atilay Uslu, yıllardır adanın dünya tarafından yeterince tanınmadığını söylüyordu.
New York’ta ya da Miami’de insanlara Curaçao’yu anlattığında çoğu kişinin adayı bilmediğini ifade ediyordu.
Bu sorunun çözümünü futbolda gördü.
Corendon’un desteği, Hollandalı teknik adam Dick Advocaat’ın göreve getirilmesi ve milli takımın profesyonel yapıya kavuşmasıyla Curaçao tarihî bir başarı elde ederek Dünya Kupası’na katılma hakkı kazandı.
TURİZM İLE SPOR EL ELE
Curaçao’nun Dünya Kupası’na katılması yalnızca sportif bir başarı olmadı.
Ada ekonomisine ve turizmine de büyük katkı sağladı.
Uluslararası basında yer alan değerlendirmelere göre Dünya Kupası sayesinde Curaçao’nun dünya çapındaki bilinirliği önemli ölçüde arttı.
İnternette yapılan aramalarda büyük artış yaşandı.
Turizm talebi yükseldi.
Corendon da bu gelişmenin en önemli destekçilerinden biri olarak öne çıktı.
AMSTERDAM’DAN KARAYİPLER’E, ORADAN AMERİKA’YA
Bugün tabloya bakıldığında Corendon’un ulaştığı nokta gerçekten dikkat çekici.
Amsterdam’da oteller.
Schiphol çevresinde yeni yatırımlar.
Türkiye’de büyük tatil tesisleri.
Curaçao’da dev turizm projeleri.
Almanya’dan Karayipler’e uzanan yeni hava köprüleri.
Şimdi de Miami’deki oteller.
Bütün bunlar, yıllar önce birkaç girişimcinin kurduğu şirketin artık uluslararası ölçekte söz sahibi bir turizm grubuna dönüştüğünü gösteriyor.
GURBETTEN DOĞAN BİR DÜNYA MARKASI
Hollanda’daki Türk girişimcilerin başarı hikâyeleri arasında Corendon’un özel bir yeri var.
Çünkü bu başarı yalnızca ticari rakamlarla ölçülemiyor.
Bir zamanlar işçi göçüyle başlayan hikâyenin çocukları, bugün milyonlarca yolcu taşıyan uçaklar işletiyor.
Binlerce kişiye iş veriyor.
Karayipler’de ekonomiye yön veriyor.
Amerika’da yatırım yapıyor.
Almanya’da yeni pazarlara açılıyor.
DÖNER DÜKKÂNINDAN AMERİKA’YA
Hollanda’daki ilk yıllarda birçok Türk ailesi gibi onlar da hayata küçük adımlarla başladı.
Bugün ise Corendon’un adı Amsterdam’dan Antalya’ya, Curaçao’dan Miami’ye kadar uzanıyor.
Bu nedenle Miami’de satın alınan iki otel, yalnızca bir şirketin büyümesi değildir.
Aynı zamanda Hollanda’daki Türk girişimciliğinin geldiği noktanın da sembolüdür.
Ve galiba hikâye henüz bitmedi.
Çünkü Atilay Uslu’nun söylediği gibi, Corendon’un adı artık Amerika’da da yaşamaya başladı.
Ve görünen o ki, Corendon’un başarı hikâyesinde henüz son sayfa yazılmış değil.
******************
VAN GASTARBEIDERS TOT WERELDMERK: CORENDON GROEIT NU OOK VERDER IN AMERIKA EN DUITSLAND
De kinderen van Turkse gastarbeiders die ooit naar Nederland kwamen om te werken, kopen vandaag hotels in Amerika, bieden werk aan duizenden mensen in het Caribisch gebied en leiden een van de belangrijkste toeristische merken van Europa. De nieuwe investeringen van Corendon laten zien hoe ver een halve eeuw migratiegeschiedenis en ondernemerschap hebben geleid.
Met de aankoop van twee hotels in Miami heeft Corendon zijn eerste directe investering in de Verenigde Staten gerealiseerd. Daarmee richt het bedrijf zich op een van de grootste en meest concurrerende toeristische markten ter wereld.
De reis die ooit begon met een bescheiden onderneming in Haarlem en zich vervolgens uitstrekte naar grote investeringen op Curaçao, gaat nu een nieuwe fase in met stappen richting Miami en Duitsland.
Wat Atilay Uslu, Yıldıray Karaer en hun partners in de loop der jaren hebben opgebouwd, is vandaag de dag veel meer dan een luchtvaartmaatschappij of een touroperator. Het is uitgegroeid tot een internationaal actieve toeristische groep met wereldwijde ambities.
Nieuwe vluchten van Düsseldorf naar Curaçao, groeiende hotelinvesteringen in het Caribisch gebied en de uitbreiding naar Miami tonen aan dat het laatste hoofdstuk van het Corendon-verhaal nog lang niet is geschreven.
Geschreven door İlhan KARAÇAY
Wat ooit begon met een kleine dönerzaak in Haarlem, is vandaag uitgegroeid tot een indrukwekkend toeristisch succesverhaal dat zich uitstrekt over verschillende delen van de wereld.
Onder leiding van Atilay Uslu, Yıldıray Karaer, Günay Uslu en Atacan Uslu beschikt de Corendon Groep inmiddels over een uitgebreid investeringsnetwerk dat niet alleen Nederland en Turkije omvat, maar zich uitstrekt van het Caribisch gebied tot Amerika, van Duitsland tot andere Europese landen.
Ik schrijf al jarenlang over het succesverhaal van Corendon.
De investeringen in de luchtvaart in Nederland.
De groei als touroperator.
De hotels in Amsterdam.
De vakantieaccommodaties in Turkije.
De ondernemingen in het Caribisch gebied.
Elk van deze ontwikkelingen vormde op zichzelf een bijzonder succesverhaal.
Nu worden er opnieuw nieuwe hoofdstukken aan dat verhaal toegevoegd.
De recent aangekondigde investeringen laten zien dat Corendon inmiddels veel meer is geworden dan een internationaal toeristisch merk. Het bedrijf ontwikkelt zich steeds nadrukkelijker tot een wereldspeler in de toeristische sector.
HET DOEL IS NU DE AMERIKAANSE MARKT
In een interview met De Telegraaf maakte Corendon-oprichter Atilay Uslu bekend dat de groep twee hotels in Miami heeft aangekocht. Dit is geen gewone hotelovername. Voor het eerst investeert Corendon rechtstreeks in de toeristische sector van de Verenigde Staten. De twee hotels in de wijk Miami South Beach moeten de toegangspoort vormen tot de Amerikaanse markt. Volgens Atilay Uslu is deze investering niet van de ene op de andere dag tot stand gekomen. Het management van Corendon bestudeert de Amerikaanse markt al jarenlang en nam deze beslissing na een grondige analyse van de prijsverschillen tussen Europa en Amerika en van het groeipotentieel van die markt.
De twee hotels in Miami vormen bovendien slechts het zichtbare deel van een veel groter investeringsprogramma. Volgens Atilay Uslu bereidt Corendon zich dit jaar voor op vastgoedinvesteringen ter waarde van ongeveer 100 miljoen euro. Dat bedrag onderstreept dat de groep inmiddels veel meer is geworden dan een touroperator of luchtvaartmaatschappij. Corendon ontwikkelt zich steeds nadrukkelijker tot een internationale investeerder binnen de toeristische sector.
“ONZE NAAM MOET OOK IN AMERIKA VOORTLEVEN”
De meest opvallende uitspraak van Atilay Uslu in het interview was: “Onze naam moet ook in Amerika voortleven.” Die ene zin vat eigenlijk perfect de toekomstvisie van Corendon samen. Het bedrijf wil niet langer uitsluitend een organisatie zijn die toeristen vervoert. Het ontwikkelt zich tot een veelzijdige toeristische groep die investeert in hotels, luchtvaartmaatschappijen exploiteert, reizen organiseert en nieuwe bestemmingen ontwikkelt. De investering in Miami wordt dan ook gezien als de nieuwste schakel in die strategie.
IK VOLG DIT VERHAAL AL VANAF HET BEGIN
Jongere generaties zouden kunnen denken dat Corendon altijd al zo groot is geweest. Maar ik behoor tot de journalisten die dit verhaal bijna vanaf het allereerste begin hebben gevolgd. Ik heb de jaren meegemaakt waarin Turkse ondernemers in Nederland grote uitdagingen moesten overwinnen.
Ik heb gezien hoe banken terughoudend waren met kredietverlening. Ik heb ook meegemaakt dat Turkse bedrijven niet altijd serieus werden genomen. Daarom zie ik de aankoop van hotels in Amerika niet als zomaar een zakelijke investering. Voor mij voelt het als een nieuwe mijlpaal in een halve eeuw ondernemerschap en doorzettingsvermogen van de Turkse gemeenschap in Nederland.
DIT SUCCES ONDSTOND NIET VAN DE ENE DAG OP DE ANDERE
Het verhaal van Corendon, dat vandaag hotels koopt in Miami, honderden mensen werk biedt op Curaçao en vluchten uitvoert tussen Duitsland en het Caribisch gebied, maakt in feite deel uit van de geschiedenis van de Turkse migratie in Nederland. Terwijl de eerste generatie Turkse gastarbeiders in fabrieken werkte, begon de tweede generatie eigen ondernemingen op te bouwen.
Sommigen openden een supermarkt, anderen een restaurant of een transportbedrijf. Slechts weinigen slaagden er echter in om een merk van internationale omvang op te bouwen.
Juist daarom neemt Corendon een bijzondere plaats in. Het bedrijf groeide niet alleen uit tot een succesvolle onderneming, maar werd ook een van de bekendste toeristische merken van Nederland. De naam Corendon is voor Nederlanders allang geen onbekende meer. Integendeel, voor miljoenen mensen maakt het merk inmiddels deel uit van hun vakantieplannen.
DE REIS DIE IN NEDERLAND BEGON, VEROVERT NU DE WERELD
Wanneer men de ontwikkeling van Corendon bekijkt, valt vooral op dat de groei stap voor stap tot stand is gekomen. Eerst kwam de touroperating. Daarna volgde de luchtvaart. Vervolgens de hotelsector. En daarna de internationale investeringen.
Het bedrijf heeft zich nooit laten verleiden tot een ongecontroleerde expansie. Elke stap vormde de basis voor de volgende. Ook de investeringen in Miami zijn niet toevallig ontstaan. Zij worden gezien als het resultaat van een strategie die al jarenlang consequent wordt gevolgd.
OOK HET VERHAAL VAN EEN DUURZAME PARTNERSCHAPSCULTUUR
Er is nog een belangrijk aspect dat niet over het hoofd mag worden gezien wanneer het succes van Corendon wordt besproken. Dit succes is niet het verhaal van één persoon. Het is het resultaat van jarenlang teamwork, waarbij verschillende mensen gezamenlijk aan hetzelfde doel hebben gewerkt.
De visie van Atilay Uslu en de managementkwaliteiten van Yıldıray Karaer hebben een belangrijke rol gespeeld in de groei van Corendon. Later sloten ook familieleden en professionele managers zich aan, waardoor het bedrijf zich steeds verder ontwikkelde tot een sterke en professionele organisatie.
In de zakenwereld is het niet vanzelfsprekend dat samenwerkingsverbanden tientallen jaren standhouden. Juist daarom verdient het vermelding dat de groei van Corendon mede mogelijk werd gemaakt door een partnerschap dat gebaseerd is op vertrouwen, loyaliteit en een gezamenlijke langetermijnvisie.
Het succes van Corendon is niet alleen een zakelijk verhaal dat de eigenaars aangaat. Voor honderdduizenden Nederlanders van Turkse afkomst heeft het ook een symbolische betekenis.
Jarenlang werden Turken in Nederland vooral gezien als arbeiders, kleine zelfstandigen of lokale ondernemers. Vandaag de dag leiden ondernemers van Turkse afkomst internationale bedrijven, exploiteren zij luchtvaartmaatschappijen, beheren zij hotelketens en realiseren zij investeringen ter waarde van miljoenen euro’s. Corendon wordt daarbij vaak genoemd als een van de meest zichtbare voorbeelden van deze ontwikkeling.
NEDERLANDSE TURKEN WERKEN NIET MEER ALLEEN, ZE INVESTEREN OOK
De eerste Turken die naar Nederland kwamen, werkten vooral in fabrieken. Later begonnen zij hun eigen ondernemingen. Sommigen werden kruidenier, anderen slager of restauranteigenaar. Daarna groeiden velen door tot werkgevers. Tegenwoordig zijn er ondernemers van Turkse afkomst die als internationale investeerders actief zijn op de wereldmarkt.
Deze ontwikkeling is niet alleen het verhaal van Corendon. Het is tegelijkertijd het verhaal van de economische transformatie die de Turks-Nederlandse gemeenschap in de afgelopen halve eeuw heeft doorgemaakt.
De kinderen van mensen die ooit als arbeider naar Nederland kwamen, leiden vandaag luchtvaartmaatschappijen, bouwen hotelketens op en investeren in Amerika. De stap van Corendon naar Miami moet daarom niet uitsluitend worden gezien als een bedrijfsinvestering. Zij symboliseert ook het niveau dat Turks ondernemerschap in Nederland inmiddels heeft bereikt.
DE BLIK IS NU GERICHT OP NIEUWE INVESTERINGEN
Afgaande op de uitspraken van Atilay Uslu is de investering in Miami zeker niet het eindpunt.
De groeiplannen in Duitsland.
Nieuwe hotels op Curaçao.
Kansen buiten Europa.
Al deze ontwikkelingen wijzen erop dat Corendon ook in de komende jaren zal blijven groeien.
Daarom luidt de vraag vandaag niet langer: “Zal Corendon verder groeien?” De vraag die steeds vaker wordt gesteld, is: “In welk land zal de volgende grote investering plaatsvinden?”
EEN HALVE EEUW GELEDEN HAD NIEMAND DIT KUNNEN DROMEN
Als iemand in de jaren zestig of zeventig tegen de eerste Turkse gastarbeiders in Nederland had gezegd: “Op een dag zullen ondernemers van Turkse afkomst hotels kopen in Amerika.” “Zij zullen duizenden mensen werk bieden in het Caribisch gebied.” “Zij zullen leidinggeven aan een van de belangrijkste luchtvaart- en toerismebedrijven van Europa.” dan zouden maar weinig mensen dat hebben geloofd.
Vandaag is die droom werkelijkheid geworden.
Het verhaal van Corendon is in zekere zin ook het verhaal van die ontwikkeling.
Het is het verhaal van een onderneming die uit de migratiegeschiedenis is voortgekomen en is uitgegroeid tot een internationaal merk van wereldformaat.
DE GROEI OP CURAÇAO ZET DOOR
Terwijl Corendon investeert in Amerika, blijft ook de groei in het Caribisch gebied onverminderd doorgaan. Op Curaçao, waar Atilay Uslu woont, is Corendon inmiddels uitgegroeid tot een van de grootste toeristische investeerders van het eiland. De groep beschikt er momenteel over vijf hotels. De bouw van een zesde hotel is inmiddels in volle gang.
Daarnaast bouwt Corendon een nieuw hoofdkantoor in het historische centrum van Willemstad.
Wat ooit begon als een onderneming met slechts enkele medewerkers, is uitgegroeid tot een organisatie die vandaag de dag werk biedt aan ongeveer 1.200 mensen.
RECHTSTREEKSE VLUCHTEN VAN DÜSSELDORF NAAR CURAÇAO
Een van de meest opvallende nieuwe stappen van Corendon betreft de Duitse markt.
Het bedrijf heeft aangekondigd dat vanaf 14 december 2026 rechtstreekse vluchten zullen worden uitgevoerd tussen Düsseldorf en Curaçao.
Met drie vluchten per week wordt de Duitse markt voor het eerst rechtstreeks verbonden met het Caribisch gebied.
Achter deze beslissing schuilt een duidelijke strategie.
Volgens Corendon wonen er binnen het verzorgingsgebied van Düsseldorf ongeveer 18,5 miljoen mensen. Bovendien ligt de regio vlak bij de Nederlandse grens.
Daardoor richt het bedrijf zich tegelijkertijd op Duitse én Nederlandse vakantiegangers.
De belangstelling van Corendon voor Duitsland beperkt zich niet tot de luchtvaart.
Atilay Uslu heeft aangegeven dat het bedrijf verdere groei op de Duitse markt nastreeft en daarom de investeringen in Duitsland wil uitbreiden.
De aandacht richt zich daarbij vooral op de belangrijkste toeristische centra van het land.
Het zou dan ook niet verrassend zijn als de naam Corendon de komende jaren steeds vaker opduikt bij nieuwe toeristische projecten in Duitsland.
VOETBAL IN DIENST VAN HET TOERISME
Een van de meest opvallende projecten van Corendon in de afgelopen jaren was de steun aan het nationale voetbalelftal van Curaçao.
Atilay Uslu benadrukte jarenlang dat het eiland internationaal nog onvoldoende bekendheid genoot.
Wanneer hij in steden als New York of Miami over Curaçao sprak, bleek vaak dat veel mensen nauwelijks wisten waar het eiland lag.
Hij zag in voetbal een middel om daar verandering in te brengen.
Met steun van Corendon, de komst van de Nederlandse toptrainer Dick Advocaat en de verdere professionalisering van het nationale elftal behaalde Curaçao een historische prestatie door zich te plaatsen voor het Wereldkampioenschap.
TOERISME EN SPORT HAND IN HAND
De deelname van Curaçao aan het Wereldkampioenschap was niet alleen een sportief succes. Het leverde ook een belangrijke bijdrage aan de economie en het toerisme van het eiland. Volgens internationale media heeft het Wereldkampioenschap de naamsbekendheid van Curaçao wereldwijd aanzienlijk vergroot. Het aantal zoekopdrachten op internet nam sterk toe. De belangstelling van toeristen groeide. Corendon speelde daarbij een belangrijke ondersteunende rol en werd een van de drijvende krachten achter deze ontwikkeling.
VAN AMSTERDAM NAAR HET CARIBISCH GEBIED EN VANDAAR NAAR AMERIKA
Wanneer men kijkt naar waar Corendon vandaag staat, is dat zonder meer indrukwekkend. Hotels in Amsterdam. Nieuwe investeringen rond Schiphol. Grote vakantieaccommodaties in Turkije. Omvangrijke toeristische projecten op Curaçao. Nieuwe luchtverbindingen tussen Duitsland en het Caribisch gebied. En nu ook hotels in Miami. Samen laten deze ontwikkelingen zien dat een onderneming die ooit door enkele ondernemers werd opgericht, is uitgegroeid tot een toeristische groep die internationaal meetelt.
EEN WERELDMERK GEBOREN UIT DE MIGRATIEGESCHIEDENIS
Onder de succesverhalen van Turkse ondernemers in Nederland neemt Corendon een bijzondere plaats in. Dat komt omdat dit succes niet alleen in cijfers kan worden uitgedrukt. De kinderen van mensen die ooit als gastarbeider naar Nederland kwamen, exploiteren vandaag luchtvaartmaatschappijen die miljoenen passagiers vervoeren. Zij bieden werk aan duizenden mensen. Zij spelen een belangrijke rol in de economie van het Caribisch gebied. Zij investeren in Amerika en breiden hun activiteiten uit naar Duitsland.
VAN EEN DÖNERZAAK NAAR AMERIKA
Zoals veel Turkse families in Nederland begon ook dit verhaal met bescheiden stappen. Vandaag reikt de naam Corendon van Amsterdam tot Antalya, van Curaçao tot Miami.
Daarom betekent de aankoop van twee hotels in Miami meer dan alleen de groei van een bedrijf. Het symboliseert ook hoe ver Turks ondernemerschap in Nederland zich heeft ontwikkeld.
En waarschijnlijk is dit verhaal nog lang niet ten einde.
Zoals Atilay Uslu zelf zegt, leeft de naam Corendon inmiddels ook in Amerika voort.
En alles wijst erop dat het laatste hoofdstuk van dit succesverhaal nog niet is geschreven.
Bir yanıt yazın