DÜNYA YÜKSEK SOSYETESİNİN İZLEDİĞİ DÜĞÜN SEVİNCİNİN ARDINDAN SOKAKTA DEHŞET: OLCAY GÜLŞEN’E SALDIRIP SAATİNİ ÇALDILAR…
Paylaş:
11 Eylül’de resmî nikâh kıyıldıktan sonra, 17 Eylül’de dünya yüksek sosyetesinin izlediği, Fransa’nın Akdeniz kıyısında büyük düğünden sonra Olcay Gülşen, Amsterdam’da şiddet kullanılarak saatinin çalınmasıyla sarsıldı.
Hollanda Kraliyet Ailesi’nden Prenses Laurentien, yakın dostu Olcay ile Eelko van Kooten’in düğün törenini yönetti. Akdeniz manzarası önündeki romantik kutlamanın ardından yaşanan sokak saldırısı, mutluluk dolu günlere korkunun gölgesini düşürdü.
De Telegraaf gazetesi, Olcay’ın yaşadıklarını Johan Cruyff’ın yeğeni ve Ruud Gullit ile evliliğinden de tanınan Estelle Cruyff’ın 2018’de uğradığı saldırıyla birlikte ele aldı. Estelle, yıllar sonra bile scooter sesi duyduğunda korktuğunu ve kapısına kadar bırakılmak istediğini anlattı.
Olcay’ın mutluluk görüntülerinin ardından gelen saldırı haberi, evlilik sevincine korkuyu da ekledi.
İki saldırının ortak noktası, farklı yıllarda yaşanan şiddetin, iki kadının güven duygusunda bıraktığı iz.
(Haberin Hollandacası, Türkçe haberin hemen altında.
De Nederlandse versie van het artikel staat direct onder de Turkse tekst.)
İlhan KARAÇAY yazdı:
Değerli Okurlarım,
Olcay Gülşen’in evlilik hazırlıklarını daha önce sizlere anlatmıştım.
O günlerde konuşulan, resmî nikâhın ardından, Güney Fransa’da yapılacak büyük kutlamaydı.
Şimdi karşımızda çok farklı bir haber var: Amsterdam’da uğradığı saldırı, çalınan saati ve kendi anlatımıyla sarsılan güven duygusu.
Önce merak edilen noktayı açıklayayım.
Büyük düğün yapıldı. Düğün, Fransa’nın Saint-Jean-Cap-Ferrat yerleşimindeki Four Seasons Grand-Hôtel du Cap-Ferrat’ta gerçekleşti. 17 Eylül’deki kutlamadan birkaç gün sonra, Olcay bu kez bir sokak saldırısının mağduru oldu.
11 EYLÜL’DE NİKÂH 17 EYLÜL’DE BÜYÜK KUTLAMA
Akdeniz manzarası, beyaz çiçekler ve sevdiklerinin şahitliğinde bir mutluluk günü… Olcay Gülşen ile Eelko van Kooten’in 17 Eylül 2026’da Saint-Jean-Cap-Ferrat’ta gerçekleşen düğününden üç kare. Olcay’ın gösterişli gelinliği ve uzun duvağı, denize bakan tören alanında dikkat çekiyor. Bu mutlu görüntülerden yalnızca iki hafta sonra, Olcay Amsterdam’da uğradığı saldırıyla sarsılacaktı.
Olcay Gülşen ile müzik dünyasının tanınmış isimlerinden Eelko van Kooten, 11 Eylül 2026’da resmî nikâhla evlenmişlerdi. Büyük düğün kutlaması ise 17 Eylül’de Côte d’Azur’da düzenlendi.
Düğünün dikkat çeken isimlerinden biri de Hollanda Kraliyet Ailesi’nden Prenses Laurentien van Oranje oldu. Kral Willem-Alexander’ın kardeşi Prens Constantijn’in eşi Laurentien, Olcay ile arasındaki kişisel dostluk nedeniyle çiftin düğün törenini yönetti. Böylece Akdeniz manzarası önünde gerçekleşen kutlamada, gelin ve damadın mutluluğuna Hollanda Kraliyet Ailesi’nden tanıdık bir isim de eşlik etti.
Olcay Gülşen’in, Eelko van Kooten ile Güney Fransa’da gerçekleşen düğünü için hazırlattığı uzun beyaz duvak, romantik tasarımı ve kişisel ayrıntılarıyla dikkat çekiyor. Gelinlik tasarımcısı Edwin Oudshoorn’un özel olarak hazırladığı metrelerce uzunluktaki duvağın kenarlarını dantel süslüyor. Üzerindeki büyük işlemeli monogram ise Olcay ile Eelko’nun isimlerini bir araya getiriyor. Düğünden önce paylaşılan bu görüntü, Olcay’ın o günlerde henüz gizli tuttuğu gelinliğinin klasik ve romantik tarzına ilişkin ilk ipuçlarından biriydi.
Olcay Gülşen, düğün kutlamasının yapıldığı Grand-Hôtel du Cap-Ferrat’ın bahçesinde ve merdivenlerinde, iki farklı beyaz tasarımla objektife yansıyor. Solda ve ortada çiçek biçimindeki kabartmalı süslemeleriyle dikkat çeken kısa elbisesi, sağda ise uzun kuyruklu, vücudu saran zarif kıyafeti görülüyor. Güney Fransa’nın yeşillikleri ve otelin görkemli mimarisi, düğün günlerinden bu karelere eşlik ediyor.
Olcay’ın gelinliği Edwin Oudshoorn imzasını taşıyordu. Deniz manzaralı kutlamaya ilişkin görüntüler, dünya yüksek sosyetesinin dikkatini çekti. Daha önce geleceğe dönük olarak anlattığım evlilik planı böylece gerçeğe dönüştü.
Olcay Gülşen’in düğün günlerinden üç farklı kare: Tekne üzerinde deniz manzarası eşliğinde, hazırlık sırasında ve gösterişli gelinliğiyle… Dantel işlemeler, zarif ayrıntılar ve geniş etekli tasarım, bu özel günlerin romantik havasını tamamlıyor. Fotoğraflar, Olcay’ın evlilik mutluluğundan ve hazırlık heyecanından hatıraları bir araya getiriyor.
Düğünle ilgili gösterişli ayrıntılar magazin sayfalarında yer buldu. Fakat bu yeni haberin merkezinde kutlamanın maliyeti veya eşinin serveti bulunmuyor. Bir kadının işyerinin yakınında uğradığı şiddet ve bunun ardından kendisini nasıl hissettiği bulunuyor.
Bir yanda piyano üzerinde neşeli ve zarif bir poz, diğer yanda Akdeniz’e karşı sevdiği insanla paylaşılan romantik bir an… Olcay Gülşen ile Eelko van Kooten’in düğün albümünden bu iki kare, kutlamanın hem eğlenceli hem de duygusal yanını yansıtıyor. Beyaz çiçeklerin arasında birbirlerine yönelen çift için, o günün en güzel manzarası belki de deniz değil, birbirlerinin gözleriydi.
AMSTERDAM’DA ARACINA BİNERKEN SALDIRI
TV ve gazetelerin haberlerinde aktarılan polis bilgilerine göre olay, yaklaşık saat 18.50’de Sarphatikade caddesinde meydana geldi. Olcay aracına binmek üzereyken bir şüpheli yaklaştı. Aralarında boğuşma yaşandı ve mağdurun kolundaki astronomik fiyatta olduğu iddia edilen saat, şiddet kullanılarak alındı. Haberde birden fazla yaralanma olduğu belirtildi.
Shownieuws, Olcay’ın iş gününün ardından saldırıya uğradığını ve polise şikâyette bulunduğunu aktardı. Yaralanmaların ağırlığına ilişkin kesin bir bilgi verilmedi.
AT5 Televizyonunun o tarihteki haberine göre saldırgan, başka bir kişinin kullandığı motorlu scooter’ın arkasına binerek Oosteinde yönüne kaçtı.
SAATİN BEDELİNDEN DAHA AĞIR BİR KAYIP
Olcay, sosyal medyadaki açıklamasında, başlangıçta olayın duyulmasını istemediğini anlattı. Party’nin aktarımına göre, kendisini zaten güvensiz hissederken şikâyetinin ayrıntılarının basına yansıması, Olcay’ı rahatsız etmişti.
Aynı açıklamada Olcay, saatin 80 bin avro değerinde olduğu iddiasını reddetti. Saatin gerçek bedelini açıklamak yerine, kendi emeğiyle satın aldığı ve zor bir dönemin kapanışını simgeleyen eşyanın manevi anlamı üzerinde durdu.
Olcay’a göre, saatin değeri ne olursa olsun, bir insana saldırılması ve eşyasının zorla alınması ciddiyetle ele alınmalıdır. Düğün mutluluğu, böyle bir olayın korkusunu kendiliğinden silmez.
DE TELEGRAAF İKİ KADININ YAŞADIĞI KORKUYU BİRLEŞTİRDİ
De Telegraaf gazetesi, Privé ilavesinde, Matthijs Albers imzalı haberinde, Olcay’ın son saldırısını Estelle Cruyff’ın 2018’deki deneyimiyle birlikte ele aldı.
De Telegraaf’ın 7 Ekim tarihli Privé sayfasındaki haberin başlığı, ünlü futbolcu Johan Cruyff’ın yeğeni ve Ruud Gullit ile evliliğinden de tanınan Estelle’nin sözleriyle karanlıkta kapıdan dışarı çıkmaya bile cesaret edemediğini anlatıyor. Gazete, yeni saldırıya uğrayan Olcay ile yıllar önce benzer şiddet yaşayan Estelle’nin deneyimlerini yan yana getiriyor.
Burada tarih ayrımı önemli: Estelle’nin saldırısı bugün yaşanmış değil. Haber, 2018’deki olayın etkilerinin hâlâ sürdüğünü aktarıyor. İki olay arasında failler bakımından bağlantı kurulmuyor.
ESTELLE CRUYFF SEKİZ YIL SONRA BİLE TETİKTE
Ünlü futbolcu Johan Cruyff’ın yeğeni ve Ruud Gullit ile evliliğinden de tanınan Estelle Cruyff.
Haberde aktarıldığına göre Estelle, 2018’de Amsterdam’da evinin yakınında, gece saatlerinde üç kişinin saldırısına uğradı, dövüldü ve tekmelendi. Olayın ardından akşamları evine kapandığını, karanlıkta dışarı çıkmakta zorlandığını anlattı. Daha sonra kendisini, her seferinde bir sokak lambası daha ileri yürümeye zorladığını belirtti.
Aradan yaklaşık sekiz yıl geçmesine rağmen, scooter sesi duyduğunda hâlâ korktuğunu söylüyor.
O günkü saldırganların scooter kullanmış olması, bu sesi O’nun için sıradan bir trafik gürültüsünün ötesine taşıyor. EMDR terapisi aldığını, etkilerin hafiflediğini ama bütünüyle kaybolmadığını da anlatıyor.
HOLLANDA’DA GÜVENLİK YOK SÖZÜ KİMİN GÖRÜŞÜ
Estelle, haberde Hollanda’daki güvenliğe ilişkin çok sert bir değerlendirme de yapıyor. Güvenliğin artık gerçek olmadığı, yalnızca öyle göründüğü yönündeki görüşünü dile getiriyor. Bu, saldırı yaşamış bir kişinin kendi deneyiminden hareketle ifade ettiği kanaattir. Ülkenin tamamının güvenlik durumunu ölçen istatistiksel bir bulgu değildir.
Aynı gazete haberi, Olcay’ın bu görüşü paylaşıp paylaşmadığının bilinmediğini özellikle belirtiyor. Dolayısıyla Estelle’nin sözlerini Olcay söylemiş gibi aktaramayız. İkisinin yaşadığı korkuyu anlatabiliriz; ikisi adına ortak bir siyasi hüküm kuramayız.
MAGAZİNİN ARKASINDAKİ İNSAN HİKÂYESİ
Olcay’ın düğün fotoğrafıyla Estelle’nin yıllardır süren korkusunu aynı dosyada görmek, ilk bakışta magazinin iki ayrı yüzü gibi durabilir. Oysa aradaki bağ çok somut: İnsanlar toplum önünde tanınabilir, iş hayatında başarılı olabilir ve mutlu bir evlilik kurabilir. Bunların hiçbiri, uğradıkları saldırının yarattığı korkuyu önemsiz hâle getirmez.
Saldırının ardından bir insanın yeniden gündelik hayatına dönebilmesi de önemlidir. Olcay’ın kendi işine ve yaşamına devam etme isteği, Estelle’nin yıllar boyunca kendisini yeniden sokağa çıkmaya alıştırmasıyla birlikte düşünüldüğünde, haberin insanî boyutu daha açık görülüyor.
Olcay’ın yaşadığı saldırının soruşturulması ve Estelle’nin anlattığı korkunun ciddiye alınması, ünlü olmalarından bağımsız olarak önemlidir. Çünkü bir insanın sokakta kendisini güvende hissetme isteği, lüks hayatın ayrıcalığı değil, herkesin beklentisidir.
******************
NEDERLANDSE VERSIE
NA DE BRUILOFTSVREUGDE DIE DE INTERNATIONALE JETSET VOLGDE TERREUR OP STRAAT: OLCAY GULSEN AANGEVALLEN EN VAN HAAR HORLOGE BEROOFD…
Na het burgerlijk huwelijk op 11 september en de grote huwelijksviering op 17 september aan de Franse Middellandse Zeekust, die de internationale jetset volgde, werd Olcay Gulsen in Amsterdam opgeschrikt door een gewelddadige beroving van haar horloge.
Prinses Laurentien van het Nederlandse Koninklijk Huis leidde de huwelijksceremonie van haar goede vriendin Olcay en Eelko van Kooten. De straatroof na de romantische viering met uitzicht op de Middellandse Zee wierp een schaduw van angst over hun gelukkige dagen.
De Telegraaf belichtte wat Olcay overkwam naast de aanval die Estelle Cruyff, de nicht van Johan Cruyff en ook bekend door haar huwelijk met Ruud Gullit, in 2018 meemaakte. Estelle vertelde dat ze zelfs jaren later nog schrikt van het geluid van een scooter en tot aan haar voordeur wil worden gebracht.
Het nieuws over de aanval na de gelukkige beelden van Olcay voegde angst toe aan haar huwelijksvreugde.
De overeenkomst tussen de twee aanvallen is het spoor dat het geweld, gepleegd in verschillende jaren, in het veiligheidsgevoel van beide vrouwen heeft achtergelaten.
İlhan KARAÇAY schreef:
Beste lezers,
Eerder vertelde ik u over de huwelijksvoorbereidingen van Olcay Gulsen. Destijds ging het over de grote viering in Zuid-Frankrijk die op het burgerlijk huwelijk zou volgen. Nu hebben we een heel ander verhaal voor ons: de aanval in Amsterdam, haar gestolen horloge en het veiligheidsgevoel dat volgens haar eigen woorden is aangetast.
Laat ik eerst de vraag beantwoorden die bij velen leeft. De grote bruiloft heeft plaatsgevonden. De viering werd gehouden in het Four Seasons Grand-Hôtel du Cap-Ferrat in het Franse Saint-Jean-Cap-Ferrat. Twee weken na de viering op 17 september werd Olcay het slachtoffer van een straatroof.
BURGERLIJK HUWELIJK OP 11 SEPTEMBER GROTE VIERING OP 17 SEPTEMBER
Uitzicht op de Middellandse Zee, witte bloemen en een gelukkige dag in het bijzijn van hun dierbaren… Drie beelden van de bruiloft van Olcay Gulsen en Eelko van Kooten op 17 september 2026 in Saint-Jean-Cap-Ferrat. Olcays uitbundige bruidsjurk en lange sluier trekken de aandacht op de ceremonielocatie met uitzicht op zee. Slechts twee weken na deze gelukkige beelden zou Olcay worden opgeschrikt door een aanval in Amsterdam.
Olcay Gulsen en Eelko van Kooten, een bekende naam in de muziekwereld, waren op 11 september 2026 voor de wet getrouwd. De grote huwelijksviering vond op 17 september plaats aan de Côte d’Azur. Een van de opvallende aanwezigen was prinses Laurentien van Oranje, lid van het Nederlandse Koninklijk Huis. Laurentien, de echtgenote van prins Constantijn, de broer van koning Willem-Alexander, leidde de huwelijksceremonie vanwege haar persoonlijke vriendschap met Olcay. Zo deelde een vertrouwd gezicht uit het Koninklijk Huis in het geluk van het bruidspaar tijdens de viering met uitzicht op de Middellandse Zee.
De lange witte sluier die Olcay Gulsen liet maken voor haar bruiloft met Eelko van Kooten in Zuid-Frankrijk valt op door het romantische ontwerp en de persoonlijke details. De meterslange sluier, speciaal vervaardigd door bruidsontwerper Edwin Oudshoorn, heeft een kanten rand. Het grote geborduurde monogram brengt de namen van Olcay en Eelko samen. Dit beeld, dat vóór de bruiloft werd gedeeld, gaf een eerste indruk van de klassieke en romantische stijl van de bruidsjurk die Olcay destijds nog geheimhield.
Olcay Gulsen poseert in twee verschillende witte creaties in de tuin en op de trappen van het Grand-Hôtel du Cap-Ferrat, waar haar huwelijksviering plaatsvond. Links en in het midden draagt ze een korte jurk met opvallende driedimensionale bloemversieringen; rechts een elegante, aansluitende jurk met een lange sleep. Het Zuid-Franse groen en de statige architectuur van het hotel vormen het decor van deze beelden uit haar huwelijksdagen.
Olcays bruidsjurk droeg de signatuur van Edwin Oudshoorn. De beelden van de viering met uitzicht op zee trokken de aandacht van de internationale jetset. Het huwelijksplan dat ik eerder als een toekomstige gebeurtenis beschreef, was daarmee werkelijkheid geworden.
Drie verschillende momenten uit de huwelijksdagen van Olcay Gulsen: aan boord van een boot, tijdens de voorbereidingen en in haar uitbundige bruidsjurk… Kantwerk, verfijnde details en een ontwerp met een wijde rok benadrukken de romantische sfeer van deze bijzondere dagen. De foto’s brengen herinneringen aan haar huwelijksgeluk en de feestelijke voorbereidingen samen.
De uitbundige details van de bruiloft kregen een plaats in de entertainmentrubrieken. Maar in dit nieuwe verhaal staan de kosten van de viering of het vermogen van haar echtgenoot niet centraal. Het gaat om het geweld dat een vrouw vlak bij haar werkplek onderging en om hoe zij zich daarna voelt.
Een speelse, elegante pose op een vleugel en een romantisch moment met haar geliefde, met de Middellandse Zee op de achtergrond… Deze twee beelden uit het trouwalbum van Olcay Gulsen en Eelko van Kooten laten zowel de vrolijke als de ontroerende kant van hun huwelijksviering zien. Omringd door witte bloemen hadden ze misschien wel het mooiste uitzicht van die dag: niet op zee, maar in elkaars ogen.
AANGEVALLEN BIJ HET INSTAPPEN IN HAAR AUTO IN AMSTERDAM
Volgens de politiegegevens die televisie en kranten doorgaven, vond het incident rond 18.50 uur plaats op de Sarphatikade. Toen Olcay in haar auto wilde stappen, kwam een verdachte op haar af. Er ontstond een worsteling en het horloge aan haar pols, waarvan werd beweerd dat het een astronomische waarde had, werd met geweld afgenomen. Volgens de berichtgeving liep zij meerdere verwondingen op.
Shownieuws meldde dat Olcay na haar werkdag werd aangevallen en aangifte deed bij de politie. Over de ernst van de verwondingen werd geen definitieve informatie gegeven.
Volgens de toenmalige berichtgeving van AT5 vluchtte de aanvaller door achterop een motorscooter te springen die door iemand anders werd bestuurd. Ze reden weg in de richting van het Oosteinde.
EEN VERLIES DAT ZWAARDER WEEGT DAN DE PRIJS VAN HET HORLOGE
In haar verklaring op sociale media vertelde Olcay dat ze aanvankelijk niet wilde dat het incident openbaar werd. Volgens Party stoorde het haar dat details van haar aangifte in de pers verschenen terwijl ze zich toch al onveilig voelde.
In dezelfde verklaring ontkende Olcay dat het horloge 80.000 euro waard was. In plaats van de werkelijke prijs te noemen, benadrukte ze de emotionele betekenis van het voorwerp: ze had het met haar eigen verdiensten gekocht en het symboliseerde de afsluiting van een moeilijke periode.
Volgens Olcay moet het aanvallen van een mens en het met geweld afnemen van diens bezittingen serieus worden genomen, ongeacht de waarde van het horloge. Huwelijksgeluk neemt de angst na zo’n gebeurtenis niet vanzelf weg.
DE TELEGRAAF BRACHT DE ANGST VAN TWEE VROUWEN SAMEN
De Telegraaf belichtte in de Privé-bijlage, in een artikel van Matthijs Albers, de recente aanval op Olcay naast de ervaring van Estelle Cruyff uit 2018.
De kop van het artikel op de Privé-pagina van De Telegraaf van 7 oktober verwoordt hoe Estelle, de nicht van de beroemde voetballer Johan Cruyff en ook bekend door haar huwelijk met Ruud Gullit, zelfs niet in het donker de deur uit durft. De krant zet de ervaringen van de onlangs aangevallen Olcay naast die van Estelle, die jaren eerder vergelijkbaar geweld onderging.
Het onderscheid in tijd is hier belangrijk: de aanval op Estelle vond niet nu plaats. Het artikel beschrijft dat de gevolgen van het incident uit 2018 nog altijd voortduren. Er wordt geen verband gelegd tussen de daders van de twee gebeurtenissen.
ESTELLE CRUYFF ACHT JAAR LATER NOG STEEDS OP HAAR HOEDE
Estelle Cruyff, de nicht van de beroemde voetballer Johan Cruyff en ook bekend door haar huwelijk met Ruud Gullit.
Volgens het artikel werd Estelle in 2018 ’s nachts vlak bij haar woning in Amsterdam aangevallen door drie personen, geslagen en geschopt. Ze vertelde dat ze daarna ’s avonds thuisbleef en moeite had om in het donker naar buiten te gaan. Later dwong ze zichzelf om telkens één lantaarnpaal verder te lopen.
Hoewel er ongeveer acht jaar zijn verstreken, zegt ze nog steeds bang te worden wanneer ze een scooter hoort. Omdat de aanvallers destijds een scooter gebruikten, is dat geluid voor haar meer dan alledaags verkeerslawaai. Ze vertelt ook dat ze EMDR-therapie kreeg en dat de gevolgen daardoor afnamen, maar niet volledig verdwenen.
VAN WIE IS DE UITSPRAAK DAT NEDERLAND NIET MEER VEILIG IS
Estelle geeft in het artikel ook een zeer scherpe beoordeling van de veiligheid in Nederland. Ze spreekt de opvatting uit dat veiligheid niet meer werkelijk bestaat, maar alleen zo lijkt. Dat is de persoonlijke mening van iemand die geweld heeft meegemaakt, gebaseerd op haar eigen ervaring. Het is geen statistische bevinding die de veiligheidssituatie van het hele land meet.
Hetzelfde krantenartikel vermeldt uitdrukkelijk dat niet bekend is of Olcay deze opvatting deelt. We kunnen Estelles woorden dus niet weergeven alsof Olcay ze heeft uitgesproken. We kunnen de angst van beiden beschrijven, maar namens hen geen gezamenlijk politiek oordeel formuleren.
HET MENSELIJKE VERHAAL ACHTER HET SHOWBIZZNIEUWS
Olcays trouwfoto’s en Estelles jarenlange angst in één dossier zien, kan op het eerste gezicht lijken op twee verschillende kanten van het showbizznieuws. Toch is het verband heel concreet: mensen kunnen bekend zijn, succesvol in hun werk en gelukkig getrouwd. Geen van die omstandigheden maakt de angst na een aanval minder belangrijk.
Ook het hervatten van het dagelijkse leven na een aanval is van belang. Wanneer we Olcays wens om door te gaan met haar werk en haar leven naast Estelles jarenlange pogingen leggen om zichzelf weer aan het buiten lopen te laten wennen, wordt de menselijke kant van het verhaal duidelijker.
Het onderzoek naar de aanval op Olcay en het serieus nemen van de angst die Estelle beschrijft, zijn belangrijk ongeacht hun bekendheid. Want je veilig willen voelen op straat is geen voorrecht van een luxeleven, maar een verwachting die iedereen mag hebben.
Bir yanıt yazın