“TÜRK” SOYADININ DÜNYA TURU: 120’DEN FAZLA ÜLKEYE NASIL YAYILDI? DİJİTAL SAHNEDE TÜRKÇE: YÜKSELİŞTE DÜNYA DÖRDÜNCÜSÜ

“TÜRK” SOYADININ DÜNYA TURU: 120’DEN FAZLA ÜLKEYE NASIL YAYILDI? DİJİTAL SAHNEDE TÜRKÇE: YÜKSELİŞTE DÜNYA DÖRDÜNCÜSÜ

Hollanda’dan Amerika’ya, ‘Türk’ soyadının merak uyandıran yolculuğu…

Açık kaynaklı yazılım dalında Türkçenin dünyada yükselişi…

(Araştırmanın Hollandacasını en altta bulacaksınız.
U vindt de Nederlandstalige versie van het onderzoek onderaan.)

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
İlhan KARAÇAY araştırdı ve yazdı:

Değerli Okurlarım,

Bugün sizlere, iki önemli araştırmayı ayrı ayrı sunacağım.
Bunlardan biri, “Hollanda’dan Amerika’ya, ‘Türk’ soyadının merak uyandıran yolculuğu”, diğeri de, “Açık kaynaklı yazılım dalında Türkçenin dünyada yükselişi.”
Uzun olacak ama, bir dosya olarak saklanacak bir eser olacağından eminim.

TÜRK KELİMESİNİN ÖNEMİ

Bazen tek bir kelime, iki ayrı dünyayı aynı anda anlatır.
“Türk” kelimesi, bir yanda nüfus kâğıtlarında bir soyad olarak karşımıza çıkar ve Hollanda’dan Amerika’ya, farklı diller konuşan insanların kimliğinde beklenmedik bir iz bırakır.
Diğer yanda ise ekranların içinde, açık kaynaklı yazılım ve yapay zekâ modellerinin hızla büyüyen evreninde, “Türkçenin” üretken bir dil olarak öne çıktığını gösterir.

Bu dosyada iki ayrı haber, aynı merkeze işaret ediyor: “Türkçe” ve “Türk” adı, artık sadece bir coğrafyanın, sadece bir geçmişin, sadece bir etiketin konusu değil. Kimi yerde tarihî temasların ve göç yollarının sessiz hatırası, kimi yerde yeni çağın dijital üretim dili.

Şimdi, ilk önce “Türk” soyadının şaşırtan yolculuğunu, hemen ardından da, açık kaynaklı dünyada Türkçenin yükselişini okuyacaksınız.
İki araştırma ayrı kulvarlarda ilerliyor ama ikisi de aynı soruyu fısıldıyor: Dünyaya bırakılan iz, bazen bir soyadda kalır, bazen de kod satırlarında büyür.

HOLLANDA’DAN AMERİKA’YA, “TÜRK” SOYADININ MERAK UYANDIRAN YOLCULUĞU

Afbeelding met windmolen, buitenshuis, hemel, gras Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
İlhan KARAÇAY araştırdı ve yazdı:

Türkiye’nin kültürel mozaiğinde Türk soyadları halkın kimliğinde çok özel bir yer tutar.
Bu soyadları sadece tarihimizin değil, aynı zamanda farklı bölgelerin karakterini, dayanıklılığını ve ruhunu da yansıtır.

Benim bu konudaki ilgim, yıllar önce Hollanda’ya yerleştiğimde başladı. Dikkatimi çeken şey, yalnızca Türkiye kökenli kişilerin değil, bambaşka milletlerden insanların da “Türk” soyadını taşıyor olmasıydı. Kimi “van Turk”, kimi “Turksema”, kimi de “De Turk” soyadını kullanıyordu. Kiminin hikâyesini röportajlarla dinledim, kimisinin öyküsü ise bir tarihî iz gibi hafızamda yer etti.

Zamanla fark ettim ki “Türk” soyadı sadece bir milletin değil, aynı zamanda bir hayranlığın, bir geçmiş bağının ve bir kimlik sembolünün adı olmuş.

DÜNYADA “TÜRK” SOYADININ YOLCULUĞU

Bugün soyadları artık doğduğu toprakların çok ötesine taşmış durumda. Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde başlayan göçler, ticaret yolları ve kültürel temaslar, Türk adını dünyanın dört bir yanına ulaştırmış. “Türk” soyadı da bu yolculuğun en dikkat çekici örneklerinden biri.

Amerika Birleşik Devletleri’nden Hindistan’a, Hollanda’dan Mısır’a kadar 120’den fazla ülkede “Türk” soyadını taşıyan insanlar yaşıyor. Kimi yerlerde bu sayı binleri aşıyor. Bu durum, “Türk” soyadının sadece etnik bir kimlik değil, bazen bir kahramanlık unvanı, bazen de Doğu’ya duyulan bir saygı ifadesi olarak benimsendiğini gösteriyor.

HOLLANDA’DAKİ “TÜRK” SOYADLILAR: BİR MERAKIN İZİNDE

Hollanda’daki “Türk” soyadları özellikle dikkat çekici. “De Turk”, “Turksema” veya “van Turk” gibi isimler, her ne kadar günümüz Türkleriyle doğrudan bağ taşımıyor gibi görünse de, tarihî olarak göçlerin, savaşların ve kültürel temasların kalıcı izlerini barındırıyor.

17. yüzyılda Osmanlılarla Avrupa arasında yaşanan temaslar sırasında, bazı Avrupalı askerler ve şövalyeler, “Turk” ünvanını bir onur simgesi olarak almış. Bu ünvan zamanla aile adı hâline gelmiş. Hollanda’da yaşayan bazı ailelerde hâlâ bu köken anlatılıyor.

Rotterdam’da Willem de Turk, üniversite yıllarında soyadının anlamını araştırmaya başladığını anlatıyor.
Utrecht’te Marieke van Turk, “Bizim ailede ‘van Turk’ soyadı, eskiden gururla taşınan bir unvanmış” diyor. Den Haag’da Jasper Turksema ise, “Türklerle karşılaştığımda soyadım sayesinde hemen bir sıcaklık oluşuyor” diye ekliyor. Bu ifadeler, “Türk” adının farklı halklar için bile tarihî bir sembol değerine ulaştığını gösteriyor.

BİR ARAŞTIRMACININ HAYATI: PROF. DR. TONI RICHARD TURC

Bu ilgi yalnızca Avrupa’da değil, Amerika’da da dikkat çekiyor. ABD’nin Utah eyaletinde yaşayan Prof. Dr. Toni Richard Turc, tam 30 yılını “Turc” soyadının kökenini araştırmaya adamış. Kütüphanelerden arşivlere, genetik testlerden tarih kayıtlarına kadar yaptığı çalışmalar sonucunda, dünyanın dört bir yanından 22 bin kişiyle bağlantı kurmuş.

Bu araştırmalar sırasında, “Turc”, “le Turc”, “Del Turco”, “Turck” ve “Turek” gibi varyantların Avrupa’da yüzyıllar boyunca kullanıldığını belirlemiş. Hatta bazı soylu ailelerin, Osmanlı İmparatorluğu ile ticari veya askerî ilişkileri nedeniyle bu soyadını gururla taşıdıkları da ortaya çıkmış.

Prof. Turc, “Bu sadece bir soyadı değil, tarih boyunca birçok insanın Türklerle kurduğu bağın sessiz bir hatırası” diyor.

SOYADINDAN KİMLİĞE UZANAN BİR HİKÂYE

Bugün “Türk” soyadını taşıyanlar dünyanın birçok ülkesinde farklı diller konuşuyor, farklı yaşamlar sürdürüyor ama soyadları onları tek bir ortak hikâyede buluşturuyor. Bazıları için bu bir kökenin işareti, bazıları içinse bir kültüre duyulan sevginin sembolü.

Bu isim, yüzyıllar öncesinden bugüne taşınan bir köprüdür. Hollanda’dan Amerika’ya, İran’dan Kanada’ya uzanan bu yolculuk, bir milletin adının dünyaya nasıl yayıldığını gösteriyor.

Ve belki de en güzeli şu: “Türk” soyadı, sadece bir kimliği değil, aynı zamanda saygı, dostluk ve hayranlık duygularını da yaşatı

TÜRK SOYADLARININ KÖKENİ VE EVRİMİ

Türklerde soyad sistemi, 1934 yılında çıkarılan Soyadı Kanunu ile resmi olarak başladı. O tarihe kadar kullanılan unvanlar ve lakaplar, yerini mesleki, fiziksel ya da karaktere dayalı soyadlara bıraktı. “Yılmaz”, “Demir”, “Kaya”, “Doğan” ve “Öztürk” gibi soyadları, bugün hem Türkiye’de hem de yurtdışında taşıyanlarıyla güçlü bir kültürel hafıza oluşturuyor.

Soyadının “-oğlu” ekiyle bitmesi, kişinin babasına ya da atalarına gönderme yaparken; “Demirci”, “Çoban” ve “Terzi” gibi soyadlar ise mesleki kimliğe işaret ediyor.

SOYADLAR, KİMLİK VE KÜLTÜREL MİRAS

“Türk” soyadını taşımak, yalnızca bir etnik kimliği değil; aynı zamanda göçün, dayanıklılığın ve geçmişle bağ kurmanın bir sembolü hâline gelmiş durumda. Bu soyadı, bir zamanlar Avrupa’nın derinliklerine göç eden atalarımızın, yeni topraklarda iz bırakma çabasının bugüne ulaşmış bir simgesi olabilir.

Hollanda’daki örnekler ve diğer ülkelerdeki “Türk” soyadlı kişilerin varlığı, bize şunu gösteriyor: Kimlik sadece bir coğrafyaya değil, aynı zamanda bir hatıraya, bir yolculuğa, bir köke dayanır. Ve bu kök, bazen bir soyadla bize seslenir.

HOLLANDA’DAN “TÜRK” SOYADLILARIN SESSİZ HİKÂYELERİ: ROTTERDAMLI WILLEM DE TURK “BENİM DEDEMİN DEDESİ TÜRK’MÜŞ”

Rotterdam’da yaşayan Willem de Turk, soyadının anlamını 18 yaşına geldiğinde bir öğretmenin uyarısıyla fark ettiğini anlatıyor: “Türk olduğumu düşünmedim hiç. Dedem, büyük dedemin Osmanlılarla bir şekilde bağlantılı olduğunu söylerdi ama hiçbir zaman tam anlatmazdı. Üniversitede tarih hocam ismimi duyunca sordu: ‘Senin soyadın ciddi bir şey anlatıyor olabilir.’
O gün bugündür araştırıyorum.”

MARIEKE VAN TURK (Utrecht): “Van Turk soyadını taşımak bir zamanlar statü göstergesiydi”.
Utrecht’te yaşayan 78 yaşındaki Marieke van Turk, ailesinin 17. yüzyılda Fransa’dan Hollanda’ya göç ettiğini söylüyor.
“Bizim soyadımız aslında onurlu bir unvandı. ‘Doğudan gelen’ anlamında kullanılıyordu. Dedemin dedesi askermiş, Osmanlılarla savaşmış. Sonra ‘van Turk’ denmiş ona. Belki de birine hayran kalmışlar…”

JASPER TURKSEMA (Den Haag): “Bir Türk müyüm bilmiyorum ama bağ kuruyorum”.

Bir belediye çalışanı olan Jasper, Hollanda’nın kuzeyinden geliyor. Ailesinin Groningen kökenli olduğunu söylüyor: “Bazen Türk müşterilerim soyadımı görünce tebessüm ediyor. ‘Siz de bizden misiniz?’ diye soruyorlar. Gülüyorum. Aslında bilmiyorum ama hikâyem hoşuma gidiyor.”

TÜRK SOYADLARININ KÖKENİ

Türk soyadları, Türk kültürü ve tarihinin benzersiz ve büyüleyici bir yönüdür. Eskiden Türk soyadları, aile bağlarını belirtmek ve bir kişinin kökenini göstermek için kullanılırdı. Bu blog yazısında, Türk soyadlarının tarihine ve anlamına daha derinlemesine bakacağız.

TARİHİ TÜRK SOYADLARI

Osmanlı İmparatorluğu döneminde (1299–1922) çoğu Türk’ün soyadı yoktu. Bunun yerine, babalarının adlarını bir tür aile ismi olarak kullanırlardı. 1922’de Osmanlı İmparatorluğu’nun sona ermesinden sonra, Türk vatandaşlarının soyadı seçmeleri zorunlu hale geldi. Birçok kişi meslekleri, kökenleri ya da kişilikleriyle ilgili soyadları seçti. Soybilimi (genealoji) açısından Türkiye’nin bazı ilginç özellikleri vardır. Soyadları, Türkiye’de ilk kez Mustafa Kemal Atatürk tarafından, yeni Türk devleti ve cumhuriyetinin kurucusu olarak, 21 Haziran 1934’te çıkarılan bir yasayla getirildi. Bu yasa ile Türklerin Avrupa modeli bir soyadı kullanmaları zorunlu kılındı.

Cumhuriyet öncesi dönemde bireyler, soyadları yerine dini, sosyal, ailevi ya da mesleki unvanlar taşırdı. Örneğin: “Ahmet Paşa”, “Ahmet Hoca” veya “Vezir-i Azam” (Sadrazam) gibi. Ya da gayriresmî statülerine göre “Ahmet Bey”, “Aysel Hanım” veya “Mehmet Efendi” olarak anılırlardı.

Bu unvanlar medeni yaşamda da kullanılırdı. Örneğin bir “Paşa”, Osmanlı’daki en yüksek memur ve askerî rütbe unvanı olup, sivil hayatında asla “Bey” olarak hitap edilmezdi. Bu durum, toplumda ayrışmalara yol açıyor ve askerlik hizmeti ya da nüfus kayıtlarında resmî işlemler sırasında karışıklık yaratıyordu.

TÜRK MİRASI VE GELENEĞİ

Türk soyadları, Türk mirası ve geleneğinin korunmasında önemli bir rol oynar. İnsanlar soyadları aracılığıyla aile bağlarını ve kökenlerini ifade edebilir, bu da kültürel geçmişleriyle ilgili bir aidiyet ve gurur duygusu kazandırır.

Ayrıca, Türk soyadları bireyin kimliğinin önemli bir parçasıdır. Sadece aile bağlarını ifade etmekle kalmaz, aynı zamanda kişinin karakteri ya da kişiliği hakkında da ipuçları verebilir.

Türk soyadları, Türk kültürünün ve tarihinin eşsiz ve büyüleyici bir yönüdür. Geleneksel olarak Türk soyadları aile bağlarını belirtmek ve birinin kökenini belirtmek için kullanılmıştır. Bu blogda Türk soyadlarının tarihine ve anlamlarına daha yakından bakacağız.

TARİHSEL TÜRK SOYADLARI

Osmanlı İmparatorluğu döneminde (1299-1922) Türklerin çoğunun soyadı yoktu. Bunun yerine babalarının adını bir tür aile adı olarak kullandılar. 1922’de Osmanlı İmparatorluğu’nun sona ermesinden sonra Türk vatandaşlarının soyadı seçmesi zorunlu hale getirildi. Birçok kişi mesleği, kökeni veya kişiliğiyle ilgili soyadlarını seçti. Şecere açısından bakıldığında Türkiye’nin bazı ilginç özellikleri var. Soyadı, Türkiye’de ilk kez , yeni Türk devletinin ve cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından, 21 Haziran 1934’te, Türklerin Avrupa modelini takip ederek soyadlarını benimsemelerini zorunlu kılan yeni bir kanunla tanıtıldı.

TÜRK SOYADLARININ ANLAMI

Pek çok Türk soyadının belirli bir anlamı vardır veya belirli kelimelerden türetilmiştir. Örneğin Osmanlı döneminde “-oğlu” ile biten soyadları “soyundan gelen” anlamına geliyor ve aile bağlarını belirtmek için kullanılıyordu.

Ayrıca bazı Türk soyadları kişinin kökeni veya mesleği hakkında ipuçları vermektedir. Örneğin “Demirci” soyadı “demirci” anlamına gelir ve kişinin atasının demirci olduğunu gösterir.

DÜNYADA EN ÇOK TÜRK SOYADLI OLAN ILK 10 ÜLKE

 Amerika Birleşik Devletleri (14103)
 Mısır (8858)
 İran (6898)

 Ürdün (5369)
 Slovenya (3724)
 Pakistan (2281)
 İngiltere (1465)
 Hırvatistan (1428)
 Hollanda (1179)
 Kanada (1024)

Üstteki liste 100’den fazla ülkeye uzanıyor. Aralarında Fransa, Almanya, Rusya, Hindistan, Arjantin, İsrail, Güney Afrika, hatta Japonya ve İzlanda bile var.
Bu tablo, “Türk” soyadının yalnızca Anadolu’da değil, dünyanın dört bir yanında yaşadığını gösteriyor.

SOYADLAR, KİMLİK VE KÜLTÜREL MİRAS

Soyadları, sadece nüfus kâğıtlarında yer alan kelimeler değildir. Onlar aynı zamanda hafıza, aidiyet ve gurur taşır. “Türk” soyadını taşımak, yalnızca bir kimliği değil; göçü, dayanıklılığı, tarihsel bağları ve hatıraları temsil eder.

Kimi zaman bir kahramanlık nişanı, kimi zaman bir hayranlık ifadesi, kimi zaman da bir göç yolculuğunun hatırası olan bu soyad, bugün dünyanın dört bir yanında yaşayan insanların kimliğinde yankı buluyor.

Bugün Hollanda’daki örnekler ve diğer ülkelerdeki “Türk” soyadlı kişiler, bize şunu gösteriyor:
Kimlik, yalnızca bir coğrafyaya değil; bir hatıraya, bir köke ve bir yolculuğa dayanır.
Ve o kök, bazen bir soyadla bize seslenir.

                         **************

AÇIK KAYNAKLI YAZILIM DALINDA TÜRKÇE’NİN DÜNYADA YÜKSELİŞİ:

Afbeelding met buitenshuis, hemel, water, gebouw Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
İlhan KARAÇAY araştırdı ve yazdı:

Dijital dünyada büyük bir değişim yaşanıyor. Uzun yıllar boyunca yalnızca birkaç güçlü dilin egemen olduğu açık kaynaklı yazılım ve model ortamı, artık çok daha geniş bir dil yelpazesine açılıyor. Bu değişimin en dikkat çekici sonuçlarından biri ise Türkçenin hızlı yükselişi.

Bu gelişmelerin en net şekilde izlendiği platformlardan biri Hugging Face.
Son veriler, 2024 ile 2025 yılları arasında bu platformda yayımlanan açık kaynaklı modellerde dil çeşitliliğinin belirgin biçimde arttığını ortaya koyuyor.

‘HUGGING FACE’ NE DEMEK?

Hugging Face, kısaca anlatmak gerekirse, dünyanın dört bir yanındaki yazılımcıların, araştırmacıların ve kurumların ürettiği, açık kaynaklı dijital modelleri ve veri setlerini paylaştığı büyük bir ortak havuzdur. Bir nevi “küresel dijital kütüphane” olarak da tanımlanabilir.
Burada herkes, kendi geliştirdiği modeli yayımlayabiliyor, başkalarının çalışmalarını inceleyebiliyor, geliştirebiliyor ve yeniden kullanabiliyor. Bu nedenle Hugging Face’teki hareketlilik, hangi dillerde daha fazla üretim yapıldığını ve hangi ülkelerin dijital alanda hız kazandığını açıkça gösteriyor.

İNGİLİZCE HÂLÂ ÖNDE, AMA DENGE DEĞİŞİYOR

Toplam sayı açısından bakıldığında, İngilizce hâlâ en yaygın kullanılan dil konumunda. Onu Çince, Fransızca, İspanyolca ve Almanca takip ediyor. Ancak asıl dikkat çekici olan, son iki yıldaki büyüme hızları.
Veriler, yıllık artış oranı en yüksek dillerin Ukraynaca, İsveççe, Arapça, Türkçe ve Çince olduğunu gösteriyor. Bu tablo, daha önce geri planda kalan dillerin, artık hızla öne çıktığını ortaya koyuyor.

TÜRKÇE NEDEN BU KADAR HIZLI YÜKSELİYOR?

Türkçedeki bu yükseliş tesadüf değil. Son dönemde Türkiye merkezli çalışmaların artması, Türkçe içerik üretiminin çoğalması ve yurt dışındaki Türk topluluklarının katkıları bu ivmeyi güçlendiriyor.

Özellikle son iki yılda Türkçe odaklı yeni modellerin yayımlanması, mevcut çalışmaların güncellenmesi ve Türkçeye özel düzenlemelerin yapılması dikkat çekiyor. Yani mesele sadece “sayının artması” değil, Türkçenin daha görünür ve daha güçlü hale gelmesi.

Bu durum, Türkçenin dijital dünyada yalnızca kullanılan bir dil değil, aynı zamanda üreten ve yön veren bir dil olma yolunda ilerlediğini gösteriyor.

GÖRSEL VERİLER NE SÖYLÜYOR?

Afbeelding met tekst, schermopname, Kleurrijkheid, lijn Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Hugging Face üzerinde paylaşılan görsel analizler, yıllık büyümenin en yoğun olduğu diller arasında Türkçenin açıkça yer aldığını gösteriyor. Yeni yayımlanan ve güncellenen çalışmaların oranı bakımından Türkçe, birçok Avrupa dilini geride bırakmış durumda.

Bu da Türkiye’nin ve Türkçe içerik üreten çevrelerin, açık kaynak dünyasında daha aktif hale geldiğinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

SADECE SAYI DEĞİL, AĞIRLIK DA ARTIYOR

Uzmanlar, bu tür platformlardaki artışların yalnızca “kaç tane çalışma var” sorusuyla değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Aynı başlık altında yapılan çok sayıda güncelleme, yeniden düzenleme ve uyarlama, o dildeki üretim kültürünün güçlendiğini gösteriyor.

Türkçe için de tablo böyle. Son dönemde yapılan çalışmalar, Türkçenin dijital alandaki ağırlığını artırıyor ve bu dilin uluslararası açık kaynak ortamında daha ciddiye alınmasını sağlıyor.

TÜRKÇE SAHNEDE, TÜRKİYE TAKİPTE

Ortaya çıkan tablo net: Açık kaynak dünyası artık tek bir dilin etrafında dönmüyor. Daha önce kenarda kalan diller hızla merkeze yaklaşıyor ve Türkçe bu dillerin başında geliyor.

Bu yükseliş, Türkiye açısından yalnızca teknik bir gelişme değil. Aynı zamanda kültürel görünürlük, dijital üretkenlik ve uluslararası alanda söz sahibi olma anlamına geliyor.

Önümüzdeki dönemde Türkçenin bu alandaki yerinin daha da güçlenmesi bekleniyor. Veriler, Türkiye’nin dijital dünyada artık sadece izleyen değil, giderek daha fazla üreten ve yön veren bir konuma doğru ilerlediğini açıkça ortaya koyuyor.

TÜRKİYE VE AVRUPA KARŞI KARŞIYA: DİJİTAL ÜRETİMDE DİLLERİN YARIŞI

Avrupa uzun yıllar boyunca dijital üretimde doğal bir üstünlüğe sahipti. Fransızca, Almanca, İspanyolca ve İtalyanca gibi diller, hem nüfus hem de kurumsal altyapı gücü sayesinde açık kaynak ortamlarında ağırlıklı olarak yer aldı. Ancak son yıllarda bu tablo dikkat çekici biçimde değişmeye başladı.

Bugün Avrupa’nın köklü dilleri hâlâ sayısal olarak önde olsa da, büyüme hızları belirgin şekilde yavaşlamış durumda. Buna karşılık Türkiye ve Türkçe, daha kısa sürede daha hızlı yol alan ülkeler ve diller arasında öne çıkıyor.

AVRUPA DOYGUNLUĞA ULAŞTI, TÜRKİYE HAREKETE GEÇTİ

Avrupa ülkelerinde uzun süredir devam eden dijital üretim, artık belli bir doygunluk noktasına ulaşmış görünüyor. Aynı başlıklar etrafında yapılan sınırlı güncellemeler, büyüme hızının düşmesine yol açıyor.

Türkiye’de ise tablo farklı. Daha geç başlanan ama daha iştahlı ilerleyen bir üretim süreci söz konusu. Son iki yılda Türkçe içeriklerin artışı, Avrupa’daki birçok dili geride bırakan bir ivmeye ulaşmış durumda. Bu fark, özellikle uluslararası açık paylaşım platformlarında net biçimde görülüyor.

Bu karşılaştırma, “kim daha büyük” sorusundan çok, “kim daha hızlı ilerliyor” sorusunu öne çıkarıyor. Ve bu sorunun cevabı giderek daha fazla Türkiye’yi işaret ediyor.

AVRUPA’DA ÇEŞİTLİLİK VAR, TÜRKİYE’DE YOĞUNLAŞMA

Avrupa’da üretim çok sayıda dile yayılmış durumda. Bu durum zenginlik gibi görünse de, her dil için yeterli derinlik oluşmasını zorlaştırıyor. Küçük ülkelerin dilleri, çoğu zaman sınırlı sayıda çalışmayla temsil ediliyor.

Türkiye’de ise üretim büyük ölçüde Türkçe etrafında yoğunlaşıyor. Bu da ortaya çıkan çalışmaların daha görünür, daha takip edilir ve daha etkili olmasını sağlıyor. Aynı dilde yapılan çok sayıda güncelleme ve geliştirme, Türkçenin dijital alandaki ağırlığını artırıyor.

AVRUPA KURALLI, TÜRKİYE DAHA ESNEK

Avrupa ülkelerinde kurumsal yapı güçlü, fakat aynı zamanda yavaş. Bürokrasi, fon süreçleri ve uzun onay mekanizmaları, dijital üretimin hızını düşürebiliyor.

Türkiye’de ise daha esnek ve daha hızlı hareket edebilen bir yapı dikkat çekiyor. Üniversiteler, özel girişimler ve bireysel üreticiler daha kısa sürede sonuç alabiliyor. Bu da Türkçenin son dönemde neden bu kadar hızlı yükseldiğini açıklayan önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

AVRUPA GEÇMİŞE, TÜRKİYE GELECEĞE BAKIYOR

Avrupa’nın dijital gücü büyük ölçüde geçmiş birikime dayanıyor. Türkiye ise hâlâ yükselen bir eğri üzerinde ilerliyor. Bu fark, önümüzdeki yıllarda daha belirgin hale gelmesi beklenen bir tabloya işaret ediyor.

Uluslararası açık kaynak ortamlarında paylaşılan veriler, Türkiye’nin bu alanda yalnızca takip eden değil, giderek daha fazla yön belirleyen ülkeler arasına girdiğini gösteriyor. Türkçe, Avrupa’nın yerleşik dilleriyle artık aynı cümlede anılıyor.

AVRUPA ÖNDE AMA TÜRKİYE GELİYOR

Bugün için Avrupa hâlâ toplam hacimde önde olabilir. Ancak hız, enerji ve yön değişimi Türkiye lehine ilerliyor. Türkçe, kısa sürede kat ettiği mesafeyle Avrupa’daki birçok dili geride bırakmış durumda.

Bu karşılaştırma şunu açıkça ortaya koyuyor:
Avrupa uzun süredir sahnede, Türkiye ise hızla sahneye çıkıyor.
Ve bu çıkış, yalnızca geçici bir hareket değil, kalıcı bir yükselişin işareti olarak okunuyor.

İNSAN GÜCÜ DE TÜRKİYE’DEN: ASML FİRMASINDA 2000’İ AŞKIN TÜRK

Bu tabloyu tamamlayan bir başka önemli gelişme de Hollanda’dan geliyor. Hollanda merkezli çip üreticisi ASML, son dönemde Türkiye’den iki bini aşkın uzmanı Hollanda’ya getirdi. Bu isimlerin büyük bölümünü yazılım, kodlama ve dijital sistemler alanında yetişmiş genç Türkler oluşturuyor.

Avrupa’nın en stratejik teknoloji firmalarından birinin, ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü Türkiye’den karşılaması dikkat çekici. Bu durum, Türk gençlerinin yalnızca kendi dillerinde üretim yapmakla kalmadığını, aynı zamanda Avrupa’nın en ileri teknoloji alanlarında da tercih edilir hale geldiğini gösteriyor.

Bir yanda açık kaynak dünyasında Türkçenin hızla yükselmesi, diğer yanda Türk gençlerinin Avrupa’nın kilit firmalarında görev alması, aynı gerçeğe işaret ediyor:
Türkiye artık dijital dünyada sadece izleyen değil, insan kaynağıyla da sahaya çıkan bir ülke konumunda.

Bu nedenle Türkçedeki yükseliş, tek başına bir dil meselesi değil. Bu yükseliş, arkasında güçlü bir birikim, eğitim ve emek olan geniş bir dönüşümün parçası olarak okunmalı.

BU BİR “BEYİN GÖÇÜ” DEĞİL, BEYİN AVCILIĞI

Ortaya çıkan tablo açık. Türkiye’den giden gençler kaçmıyor, çağrılıyor. Yaşanan süreç klasik anlamda bir beyin göçünden çok, yetişmiş insan gücünün küresel ölçekte talep görmesi olarak okunmalı.

DİL SADECE TEKNİK DEĞİL, GÜÇ MESELESİDİR

Türkçenin açık kaynak dünyasında yükselişi yalnızca teknik bir gelişme olarak görülmemeli. Bir dilin dijital ortamda görünür hale gelmesi, aynı zamanda o toplumun dünyaya nasıl seslendiğiyle de doğrudan ilgilidir.

Bugün dijital dünyada güçlü olan diller yalnızca yazılım üretmiyor. Aynı zamanda kavram üretiyor, sorun tanımlıyor ve çözüm dili oluşturuyor. Türkçenin bu alandaki yükselişi, Türkiye’nin kendi hikayesini başkalarının diliyle değil, kendi diliyle anlatmaya başladığını gösteriyor.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, basit bir istatistik artışından ibaret değil. Bu tablo, Türkçenin dijital dünyada edilgen bir araç olmaktan çıkıp, yön veren bir dile dönüşme sürecinin güçlü bir işareti olarak okunmalı.

ALMANYA: SANAYİ VE YAZILIM TÜRKLERLE AYAKTA

Hollanda’dan sonra en yoğun yönelimin olduğu ülkelerin başında Almanya geliyor. Almanya’daki otomotiv, savunma ve endüstriyel yazılım firmaları, uzun süredir Türk yazılımcıları kadrolarına katıyor.

Almanya’daki Türk kökenli nüfusun varlığı, bu süreci daha da hızlandırıyor. Türk gençleri, hem dili ve kültürü daha hızlı öğreniyor hem de teknik alanlarda kısa sürede sorumluluk alabiliyor. Bu nedenle Alman firmaları, Türkiye’deki üniversiteler ve yazılım çevreleriyle doğrudan temas kuruyor.

İNGİLTERE: FİNANS VE DİJİTAL SİSTEMLER

İngiltere’de özellikle finans teknolojileri ve büyük veri alanlarında Türk yazılımcılara yoğun ilgi var. Londra merkezli firmalar, Türkiye’den gelen gençlerin matematik altyapısını ve pratik problem çözme yeteneklerini öne çıkarıyor.

Birçok Türk yazılımcı, kısa sürede ekip liderliği gibi pozisyonlara yükseliyor. Bu durum, Türk gençlerinin yalnızca “uygulayıcı” değil, aynı zamanda “yöneten” konuma da geldiğini gösteriyor.

İSKANDİNAV ÜLKELERİ: AZ KONUŞUP ÇOK ÜRETENLER

İsveç, Norveç ve Finlandiya gibi ülkelerde Türk yazılımcıların sayısı sessiz ama istikrarlı biçimde artıyor. Bu ülkeler, sakin çalışma ortamları ve yüksek yaşam standartlarıyla Türk gençleri için cazip hale geliyor.

İskandinav firmaları, Türk yazılımcıların uzun soluklu projelere sadık kalmasını ve ayrıntıya verdiği önemi özellikle değerli buluyor.

ABD: ZİRVE AMA SEÇİCİ

Amerika Birleşik Devletleri hâlâ en zor ama en prestijli adreslerden biri. Türkiye’den giden yazılımcılar, genellikle çok güçlü referanslarla ve ciddi bir birikimle bu pazara giriyor.

ABD’de çalışan Türk gençleri, büyük teknoloji şirketlerinde ve start-up dünyasında adından söz ettiriyor. Burada başarıya ulaşanların büyük bölümü, eğitimini Türkiye’de almış isimler.

KÖRFEZ ÜLKELERİ: HIZLI BÜYÜYEN YENİ MERKEZLER

Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkeler de Türk yazılımcıların yeni adresleri arasında. Bu ülkeler, kısa sürede büyük dijital projeler üretmek istiyor ve deneyimli insan gücüne ihtiyaç duyuyor.

Türk gençleri, hem teknik yeterlilikleri hem de farklı kültürlerle çalışma becerileri sayesinde bu bölgede de hızla yer buluyor.

TÜRKİYE İNSANIYLA SAHADA

Türkçenin dijital dünyadaki yükselişi, Türk yazılımcıların Avrupa ve dünyada gördüğü ilgiyle birleştiğinde güçlü bir tablo ortaya çıkıyor. Türkiye, yalnızca izleyen bir ülke değil; insan kaynağıyla sahaya çıkan, katkı sunan ve yön veren bir ülke haline geliyor.

Bu dosya, Türkiye’nin dijital dünyadaki asıl gücünün makinelerde değil, insanlarda olduğunu bir kez daha gösteriyor.

SOYADDAN DİJİTALE: TÜRK ADININ VE TÜRKÇENİN GELECEĞE BIRAKTIĞI İZ

Bugün dünyanın dört bir yanında karşımıza çıkan “Türk” soyadı ile dijital evrende hızla yükselen Türkçe, ilk bakışta iki ayrı hikâye gibi görünebilir. Oysa bu iki alan, aynı büyük gerçeğe işaret ediyor: Bir milletin adı ve dili, artık yalnızca geçmişin mirası değil, geleceğin de belirleyici unsurlarından biridir.

“Türk” soyadının 120’den fazla ülkede yaşaması, tarih boyunca kurulan temasların, göçlerin ve karşılıklı etkileşimin sessiz ama kalıcı bir tanığıdır. Bu soyadı, kimi zaman bir kökeni, kimi zaman bir hayranlığı, kimi zaman da tarihsel bir saygıyı temsil eder. Yüzyıllar önce bırakılmış bu iz, bugün hâlâ kimliklerin içinde yaşamaya devam ediyor.

Türkçenin dijital dünyadaki yükselişi ise bu izlerin artık sadece geçmişten gelmediğini, geleceğe doğru da hızla genişlediğini gösteriyor. Açık kaynaklı yazılım, yapay zekâ ve dijital üretim alanlarında Türkçenin dünya dördüncülüğüne yükselmesi, Türkiye’nin yalnızca tüketen değil, üreten ve yön veren bir ülke olma yolunda ilerlediğinin güçlü bir göstergesidir.

Bir yanda nüfus kâğıtlarında yaşayan “Türk” adı, diğer yanda kod satırlarında büyüyen Türkçe. Biri tarihin sessiz tanığı, diğeri dijital çağın canlı aktörü. İkisi birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo nettir: Türkiye, kimliğini geçmişten koparmadan, dilini geleceğin sahnesine taşıyan bir eşikte durmaktadır.

Önümüzdeki yıllarda bu iki alanın daha da iç içe geçmesi kaçınılmaz görünüyor. Türk adı, dünyada sadece bir soyad olarak değil, bir kültürel referans olarak yaşamayı sürdürecek. Türkçe ise dijital üretimde güçlendikçe, Türkiye’nin uluslararası alandaki söz söyleme kapasitesini daha da artıracak.

Bu dosyada anlatılanlar, bir rastlantının değil, uzun bir birikimin sonucudur. Soyadlarda kalan izler ile dijital dünyada büyüyen dil, aynı hikâyenin iki yüzüdür.
Ve bu hikâye şunu söylüyor: Türkiye, adını geçmişten alıyor ama yönünü geleceğe çeviriyor.

                             *************

DE WERELDREIS VAN DE ACHTERNAAM “TURK”: HOE VERSPREIDDE DIE ZICH OVER MEER DAN 120 LANDEN?

TURKS OP HET DIGITALE PODIUM: STIJGT NAAR DE VIERDE PLAATS IN DE WERELD

Van Nederland tot Amerika, de intrigerende reis van de achternaam ‘Turk’…

De wereldwijde opmars van het Turks binnen de open-sourcesoftware…

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
İlhan KARAÇAY onderzocht en schreef:

Geachte lezers,

Vandaag presenteer ik u twee belangrijke onderzoeken, elk afzonderlijk.
Het eerste draagt de titel: “Van Nederland tot Amerika, de intrigerende reis van de achternaam ‘Turk’” en het tweede: “Turks op het digitale podium: Stijgt naar de vierde plaats in de wereld”
Het wordt een lang verhaal, maar ik ben ervan overtuigd dat het een werk is dat als dossier bewaard zal blijven.

HET BELANG VAN HET WOORD “TURK”

Soms kan één enkel woord twee verschillende werelden tegelijk vertellen.
Het woord “Turk” verschijnt aan de ene kant als een achternaam op identiteitsbewijzen en laat van Nederland tot Amerika een onverwacht spoor na in de identiteit van mensen die verschillende talen spreken.
Aan de andere kant toont het, binnen de schermen van de snelgroeiende wereld van open-sourcesoftware en kunstmatige-intelligentiemodellen, hoe het Turks zich manifesteert als een productieve en krachtige taal.

In dit dossier wijzen twee afzonderlijke reportages naar hetzelfde middelpunt: het Turks en de naam “Turk” zijn niet langer uitsluitend verbonden aan één geografisch gebied, één verleden of één etiket. Soms zijn zij de stille herinnering aan historische contacten en migratieroutes, soms de productietaal van het digitale tijdperk.

U leest eerst de verrassende reis van de achternaam “Turk” en daarna de opmars van het Turks in de open-sourcewereld.
Twee onderzoeken volgen elk hun eigen spoor, maar fluisteren dezelfde vraag: het spoor dat men in de wereld achterlaat, blijft soms in een achternaam bestaan en groeit soms in regels code.

VAN NEDERLAND TOT AMERIKA: DE INTRIGERENDE REIS VAN DE ACHTERNAAM “TURK”

Afbeelding met windmolen, buitenshuis, hemel, gras Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
İlhan KARAÇAY onderzocht en schreef:

Binnen het culturele mozaïek van Turkije nemen Turkse achternamen een zeer bijzondere plaats in binnen de identiteit van het volk.
Deze achternamen weerspiegelen niet alleen onze geschiedenis, maar ook het karakter, de veerkracht en de ziel van verschillende regio’s.

Mijn belangstelling voor dit onderwerp begon jaren geleden, toen ik mij in Nederland vestigde. Wat mij opviel, was dat niet alleen mensen van Turkse afkomst, maar ook personen uit totaal andere volkeren de achternaam “Turk” droegen. Sommigen heetten “van Turk”, anderen “Turksema” en weer anderen “De Turk”. Van sommigen hoorde ik hun verhaal via interviews, andere verhalen nestelden zich als historische sporen in mijn geheugen.

Gaandeweg realiseerde ik mij dat de achternaam “Turk” niet alleen het teken van één natie is geworden, maar ook van bewondering, een band met het verleden en een symbool van identiteit.

DE REIS VAN DE ACHTERNAAM “TURK” IN DE WERELD

Tegenwoordig hebben achternamen zich ver buiten hun geboortegrond verspreid. Migraties, handelsroutes en culturele contacten die begonnen in de Ottomaanse en Seltsjoekse perioden hebben de naam Turk over de hele wereld verspreid. De achternaam “Turk” is een van de meest opvallende voorbeelden van deze reis.

Van de Verenigde Staten tot India en van Nederland tot Egypte leven mensen met de achternaam “Turk” in meer dan 120 landen. In sommige landen loopt dit aantal in de duizenden. Dit toont aan dat “Turk” niet alleen een etnische aanduiding is, maar soms een eretitel, soms een uitdrukking van respect voor het Oosten.

ACHTERNAMEN “TURK” IN NEDERLAND: OP SPOOR VAN EEN NIEUWSGIERIGHEID

De Nederlandse achternamen “De Turk”, “Turksema” en “van Turk” springen bijzonder in het oog. Ook al lijken zij geen directe band te hebben met hedendaagse Turken, historisch dragen zij blijvende sporen van migraties, oorlogen en culturele contacten.

Tijdens de contacten tussen het Ottomaanse Rijk en Europa in de 17e eeuw namen sommige Europese soldaten en ridders de titel “Turk” aan als een ereteken. Deze titel werd later een familienaam. In sommige Nederlandse families wordt deze oorsprong nog steeds doorverteld.

In Rotterdam vertelt Willem de Turk dat hij tijdens zijn studententijd begon te onderzoeken wat zijn achternaam betekende.
In Utrecht zegt Marieke van Turk: “In onze familie was ‘van Turk’ ooit een achternaam die met trots werd gedragen.”
En Jasper Turksema uit Den Haag voegt daaraan toe: “Wanneer ik Turken ontmoet, ontstaat er dankzij mijn achternaam meteen een gevoel van warmte.”
Deze uitspraken tonen aan dat de naam “Turk” zelfs voor andere volkeren een historische symboolwaarde heeft gekregen.

HET LEVEN VAN EEN ONDERZOEKER: PROF. DR. TONI RICHARD TURC

Deze belangstelling beperkt zich niet tot Europa, maar is ook in Amerika zichtbaar. Prof. dr. Toni Richard Turc uit de Amerikaanse staat Utah wijdde maar liefst dertig jaar van zijn leven aan het onderzoek naar de oorsprong van de achternaam “Turc”. Via bibliotheken, archieven, genetische testen en historische registers kwam hij in contact met 22.000 mensen van over de hele wereld.

Tijdens zijn onderzoek stelde hij vast dat varianten zoals “Turc”, “le Turc”, “Del Turco”, “Turck” en “Turek” eeuwenlang in Europa zijn gebruikt. Ook bleek dat sommige adellijke families deze achternaam met trots droegen vanwege hun handels- of militaire banden met het Ottomaanse Rijk.
Volgens prof. Turc is het “niet zomaar een achternaam, maar een stille herinnering aan de band die vele mensen door de geschiedenis heen met Turken hebben gehad”.

EEN VERHAAL VAN ACHTERNAAM NAAR IDENTITEIT

Vandaag spreken dragers van de achternaam “Turk” in vele landen verschillende talen en leiden zij uiteenlopende levens, maar hun achternaam verbindt hen in één gezamenlijk verhaal. Voor sommigen is het een teken van afkomst, voor anderen een symbool van liefde voor een cultuur.

Deze naam vormt een brug die eeuwen overspant. Van Nederland tot Amerika en van Iran tot Canada toont deze reis hoe de naam van een volk zich over de wereld heeft verspreid.

En misschien is dit wel het mooiste: de achternaam “Turk” houdt niet alleen een identiteit levend, maar ook gevoelens van respect, vriendschap en bewondering.

DE OORSPRONG EN EVOLUTIE VAN TURKSE ACHTERNAMEN

Het systeem van achternamen in Turkije begon officieel met de Achternaamwet van 1934. De titels en bijnamen die tot dan toe werden gebruikt, maakten plaats voor achternamen gebaseerd op beroep, fysieke kenmerken of karakter. Achternamen zoals “Yılmaz”, “Demir”, “Kaya”, “Doğan” en “Öztürk” vormen vandaag zowel in Turkije als in het buitenland een sterk cultureel geheugen.

Het achtervoegsel “-oğlu” verwijst naar de vader of voorouders, terwijl namen zoals “Demirci”, “Çoban” en “Terzi” duiden op beroepsidentiteit.

ACHTERNAMEN, IDENTITEIT EN CULTUREEL ERFGOED

Het dragen van de achternaam “Turk” staat niet alleen voor etnische identiteit, maar is ook een symbool geworden van migratie, veerkracht en verbondenheid met het verleden. Deze naam kan worden gezien als een hedendaags teken van de inspanningen van voorouders die ooit naar het hart van Europa migreerden en daar hun sporen nalieten.

De voorbeelden uit Nederland en de aanwezigheid van mensen met de achternaam “Turk” in andere landen laten zien dat identiteit niet alleen op geografie berust, maar ook op herinnering, reis en oorsprong. En soms spreekt die oorsprong tot ons via een achternaam.

DE STILLE VERHALEN ACHTER ACHTERNAMEN MET “TURK” UIT NEDERLAND:
ROTTERDAMMER WILLEM DE TURK: “MIJN BETOVERGROOTVADER WAS EEN TURK”

De in Rotterdam wonende Willem de Turk vertelt dat hij pas op zijn achttiende, na een opmerking van een docent, de betekenis van zijn achternaam begon te beseffen:

“Ik heb mezelf nooit als Turk gezien. Mijn grootvader zei wel eens dat zijn grootvader op de een of andere manier banden had met de Ottomanen, maar hij vertelde het nooit helemaal. Op de universiteit hoorde mijn docent geschiedenis mijn naam en vroeg: ‘Je achternaam zou wel eens iets belangrijks kunnen betekenen.’ Sinds die dag ben ik gaan zoeken.”

MARIEKE VAN TURK (Utrecht): “De achternaam Van Turk was ooit een statussymbool”

De 78-jarige Marieke van Turk uit Utrecht vertelt dat haar familie in de zeventiende eeuw vanuit Frankrijk naar Nederland migreerde.
“Onze achternaam was eigenlijk een eervolle titel. Hij werd gebruikt in de betekenis van ‘afkomstig uit het Oosten’. De overgrootvader van mijn grootvader was soldaat en had gevochten tegen de Ottomanen. Daarna werd hij ‘van Turk’ genoemd. Misschien hadden ze bewondering voor iemand…”

JASPER TURKSEMA (Den Haag): “Ik weet niet of ik een Turk ben, maar ik voel wel een band”
Jasper werkt als gemeentemedewerker en komt uit het noorden van Nederland. Zijn familie heeft wortels in Groningen: “Soms glimlachen Turkse klanten wanneer ze mijn achternaam zien. Dan vragen ze: ‘Hoor jij ook bij ons?’ Ik lach dan. Eigenlijk weet ik het niet, maar ik vind het verhaal mooi.”

DE OORSPRONG VAN TURKSE ACHTERNAMEN

Turkse achternamen vormen een uniek en fascinerend onderdeel van de Turkse cultuur en geschiedenis. Vroeger werden ze gebruikt om familiebanden aan te geven en de afkomst van een persoon te tonen. In deze blog kijken we dieper naar de geschiedenis en betekenis van Turkse achternamen.

HISTORISCHE TURKSE ACHTERNAMEN

Tijdens het Ottomaanse Rijk (1299–1922) hadden de meeste Turken geen achternaam. In plaats daarvan gebruikten zij de naam van hun vader als een soort familienaam. Na het einde van het Ottomaanse Rijk in 1922 werd het verplicht voor Turkse burgers om een achternaam te kiezen. Veel mensen kozen namen die verband hielden met hun beroep, afkomst of karakter.

Vanuit genealogisch perspectief heeft Turkije enkele interessante kenmerken. Achternamen werden in Turkije voor het eerst ingevoerd door Mustafa Kemal Atatürk, de grondlegger van de nieuwe Turkse staat en republiek, via een wet van 21 juni 1934. Deze wet verplichtte Turken om, naar Europees model, vaste achternamen te gebruiken.

In de periode vóór de republiek droegen mensen geen achternamen maar religieuze, sociale, familiale of beroepsmatige titels. Bijvoorbeeld: “Ahmet Paşa”, “Ahmet Hoca” of “Vezir-i Azam” (grootvizier). Of, afhankelijk van hun informele status: “Ahmet Bey”, “Aysel Hanım” of “Mehmet Efendi”.

Deze titels werden ook in het burgerlijk leven gebruikt. Zo was een “Paşa” een van de hoogste civiele en militaire rangen in het Ottomaanse Rijk en werd hij in het dagelijks leven nooit als “Bey” aangesproken. Dit leidde tot sociale verschillen en veroorzaakte verwarring bij officiële procedures zoals militaire dienst en bevolkingsregistraties.

TURKS ERFGOED EN TRADITIE

Turkse achternamen spelen een belangrijke rol bij het behoud van Turks erfgoed en traditie. Via hun achternaam kunnen mensen hun familiebanden en afkomst tot uitdrukking brengen, wat bijdraagt aan een gevoel van identiteit en trots.

Daarnaast vormen achternamen een essentieel onderdeel van de persoonlijke identiteit. Ze tonen niet alleen familiebanden, maar kunnen ook aanwijzingen geven over het karakter of de persoonlijkheid van een individu.

Turkse achternamen zijn een uniek en boeiend aspect van de Turkse cultuur en geschiedenis. Traditioneel werden zij gebruikt om familiebanden en herkomst te benadrukken. In deze blog bekijken we de geschiedenis en betekenissen van Turkse achternamen van dichterbij.

HISTORISCHE TURKSE ACHTERNAMEN
Tijdens het Ottomaanse Rijk (1299–1922) hadden de meeste Turken geen achternaam. In plaats daarvan gebruikten zij de naam van hun vader als een soort familienaam. Na het einde van het Ottomaanse Rijk in 1922 werd het voor Turkse burgers verplicht om een achternaam te kiezen. Veel mensen kozen achternamen die verband hielden met hun beroep, hun afkomst of hun persoonlijkheid. Vanuit genealogisch oogpunt heeft Turkije enkele interessante kenmerken. De achternaam werd in Turkije voor het eerst ingevoerd op 21 juni 1934 door Mustafa Kemal Atatürk, de stichter van de nieuwe Turkse staat en republiek, via een nieuwe wet die Turken verplichtte om, naar Europees model, vaste achternamen aan te nemen.

DE BETEKENIS VAN TURKSE ACHTERNAMEN

Veel Turkse achternamen hebben een specifieke betekenis of zijn afgeleid van bepaalde woorden. In de Ottomaanse periode betekenden achternamen die eindigden op “-oğlu” letterlijk “zoon van” en werden zij gebruikt om afstamming aan te geven.

Andere achternamen geven aanwijzingen over de herkomst of het beroep van een persoon. Zo betekent de achternaam “Demirci” letterlijk “smid” en geeft zij aan dat een voorouder smid was.

TOP 10 LANDEN MET DE MEESTE PERSONEN MET DE ACHTERNAAM “TURK”

 Amerika Birleşik Devletleri (14103)
 Mısır (8858)
 İran (6898)

 Ürdün (5369)
 Slovenya (3724)
 Pakistan (2281)
 İngiltere (1465)
 Hırvatistan (1428)
 Hollanda (1179)
 Kanada (1024)

De lijst strekt zich uit over meer dan honderd landen. Daaronder bevinden zich Frankrijk, Duitsland, Rusland, India, Argentinië, Israël, Zuid-Afrika en zelfs Japan en IJsland.
Dit overzicht laat zien dat de achternaam “Turk” niet alleen in Anatolië leeft, maar wereldwijd voorkomt.

ACHTERNAMEN, IDENTITEIT EN CULTUREEL ERFGOED

Achternamen zijn niet slechts woorden op een identiteitskaart. Ze dragen herinnering, verbondenheid en trots in zich. Het dragen van de achternaam “Turk” vertegenwoordigt niet alleen een identiteit, maar ook migratie, veerkracht, historische banden en herinneringen.

Soms is het een ereteken van heldendom, soms een uiting van bewondering, soms een herinnering aan een migratiereis. Vandaag klinkt deze achternaam door in de identiteit van mensen over de hele wereld.

De voorbeelden uit Nederland en andere landen met mensen die de achternaam “Turk” dragen, laten ons dit zien:

Identiteit is niet alleen verbonden aan een geografische plek, maar ook aan een herinnering, een oorsprong en een reis.
En die oorsprong spreekt soms tot ons via een achternaam.

                          ****************

TURKS OP HET DIGITALE PODIUM: STIJGT NAAR DE VIERDE PLAATS IN DE WERELD

 Afbeelding met buitenshuis, hemel, water, gebouw Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
İlhan KARAÇAY onderzocht en schreef:

In de digitale wereld voltrekt zich een grote verandering. Jarenlang werd het open-source software- en modellenlandschap gedomineerd door slechts enkele sterke talen, maar dat landschap opent zich nu voor een veel bredere waaier aan talen. Een van de meest opvallende resultaten van deze verandering is de snelle opmars van het Turks.

Een van de platforms waarop deze ontwikkelingen het duidelijkst te volgen zijn, is Hugging Face.
De meest recente gegevens tonen aan dat tussen 2024 en 2025 de taaldiversiteit binnen de op dit platform gepubliceerde open-sourcemodellen aanzienlijk is toegenomen.

WAT BETEKENT ‘HUGGING FACE’?

Hugging Face is, kort samengevat, een groot gezamenlijk platform waar programmeurs, onderzoekers en instellingen van over de hele wereld open-source digitale modellen en datasets delen. Het kan worden omschreven als een soort “wereldwijde digitale bibliotheek”.

Iedereen kan hier zijn eigen model publiceren, het werk van anderen bestuderen, verbeteren en opnieuw gebruiken. Daarom laat de dynamiek op Hugging Face duidelijk zien in welke talen het meest wordt geproduceerd en welke landen digitaal aan snelheid winnen.

ENGELS NOG STEEDS VOOROP, MAAR HET EVENWICHT VERANDERT

Kijkend naar de totale aantallen blijft Engels voorlopig de meest gebruikte taal. Daarna volgen Chinees, Frans, Spaans en Duits. Wat echter echt opvalt, zijn de groeisnelheden in de afgelopen twee jaar.
De gegevens laten zien dat Oekraïens, Zweeds, Arabisch, Turks en Chinees de hoogste jaarlijkse groeipercentages kennen. Dit beeld maakt duidelijk dat talen die eerder op de achtergrond stonden, nu snel naar voren komen.

WAAROM GROEIT HET TURKS ZO SNEL?

Deze opmars van het Turks is geen toeval. De toename van initiatieven vanuit Turkije, de groei van Turkstalige content en de bijdragen van Turkse gemeenschappen in het buitenland versterken dit momentum.

Vooral in de afgelopen twee jaar vallen het verschijnen van nieuwe Turkstalige modellen, het actualiseren van bestaande projecten en specifieke aanpassingen voor het Turks op. Het gaat dus niet alleen om een stijging in aantallen, maar om een grotere zichtbaarheid en kracht van het Turks.

Dit laat zien dat het Turks in de digitale wereld niet langer slechts een gebruikte taal is, maar steeds meer een producerende en richtinggevende taal wordt.

WAT ZEGGEN DE VISUELE GEGEVENS?

Afbeelding met tekst, schermopname, Kleurrijkheid, lijn Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

De visuele analyses die op Hugging Face worden gedeeld, tonen duidelijk aan dat het Turks behoort tot de talen met de sterkste jaarlijkse groei. Wat betreft het aandeel nieuw gepubliceerde en bijgewerkte projecten laat het Turks inmiddels veel Europese talen achter zich.

Dit wordt gezien als een concreet bewijs dat Turkije en Turkstalige producenten actiever zijn geworden binnen de open-sourcewereld.

NIET ALLEEN AANTALLEN, MAAR OOK GEWICHT NEEMT TOE

Deskundigen benadrukken dat groei op dit soort platforms niet alleen moet worden beoordeeld op basis van het aantal projecten. Een groot aantal updates, herstructureringen en aanpassingen binnen hetzelfde domein wijst op een versterking van de productie­cultuur in die taal.

Voor het Turks geldt precies dit beeld. Recente ontwikkelingen vergroten het digitale gewicht van het Turks en zorgen ervoor dat deze taal internationaler en serieuzer wordt genomen binnen de open-sourceomgeving.

HET TURKS OP HET PODIUM, TURKIJE IN BEWEGING

Het beeld is helder: de open-sourcewereld draait niet langer rond één enkele taal. Talen die eerder aan de zijlijn stonden, bewegen snel richting het centrum en het Turks staat daarbij voorop.

Voor Turkije betekent deze opmars meer dan een technische ontwikkeling. Het gaat ook om culturele zichtbaarheid, digitale productiviteit en een sterkere stem op internationaal niveau.

De verwachting is dat de positie van het Turks de komende periode verder zal worden versterkt. De cijfers laten zien dat Turkije in de digitale wereld niet langer alleen toekijkt, maar steeds meer produceert en richting geeft.

TURKIJE EN EUROPA TEGENOVER ELKAAR: DE STRIJD VAN TALEN IN DIGITALE PRODUCTIE

Europa had lange tijd een natuurlijke voorsprong in digitale productie. Talen zoals Frans, Duits, Spaans en Italiaans namen dankzij bevolkingsomvang en sterke institutionele infrastructuur een dominante plaats in binnen open-sourceomgevingen. In de afgelopen jaren is dit beeld echter merkbaar aan het verschuiven.

Hoewel de gevestigde Europese talen numeriek nog steeds vooroplopen, is hun groeitempo duidelijk vertraagd. Turkije en het Turks daarentegen behoren tot de landen en talen die in kortere tijd veel sneller vooruitgaan.

EUROPA VERZADIGD, TURKIJE IN BEWEGING

In veel Europese landen lijkt digitale productie een verzadigingspunt te hebben bereikt. Beperkte updates rond dezelfde thema’s drukken het groeitempo.

In Turkije is het beeld anders. Hoewel later begonnen, is het productieproces energieker. De groei van Turkstalige content in de afgelopen twee jaar heeft een tempo bereikt dat veel Europese talen overstijgt. Dit verschil is vooral zichtbaar op internationale open-deelplatforms.

Deze vergelijking verschuift de focus van de vraag “wie is groter” naar “wie gaat sneller vooruit”. En steeds vaker wijst het antwoord naar Turkije.

DIVERSITEIT IN EUROPA, CONCENTRATIE IN TURKIJE

In Europa is digitale productie verspreid over vele talen. Dat oogt rijk, maar maakt het lastig om per taal voldoende diepgang te creëren. Talen van kleinere landen zijn vaak slechts beperkt vertegenwoordigd.

In Turkije concentreert de productie zich grotendeels rond het Turks. Hierdoor zijn projecten zichtbaarder, beter te volgen en invloedrijker. Talrijke updates en verbeteringen binnen dezelfde taal vergroten het digitale gewicht van het Turks.

EUROPA GEREGELD, TURKIJE FLEXIBEL

In Europese landen is de institutionele structuur sterk, maar ook traag. Bureaucratie, subsidieprocedures en langdurige goedkeuringsprocessen kunnen de snelheid van digitale productie beperken.

In Turkije valt juist een flexibelere en snellere aanpak op. Universiteiten, particuliere initiatieven en individuele producenten boeken in kortere tijd resultaat. Dit is een belangrijke verklaring voor de snelle opmars van het Turks.

EUROPA KIJKT TERUG, TURKIJE KIJKT VOORUIT

De digitale kracht van Europa steunt grotendeels op opgebouwde ervaring. Turkije beweegt zich daarentegen nog steeds op een stijgende lijn. Dit verschil wijst op een ontwikkeling die de komende jaren steeds duidelijker zal worden.

Gegevens uit internationale open-sourceomgevingen tonen aan dat Turkije niet langer alleen volgt, maar steeds vaker mede richting bepaalt. Het Turks wordt inmiddels in één adem genoemd met gevestigde Europese talen.

EUROPA VOOROP, MAAR TURKIJE KOMT OP

Op dit moment ligt Europa qua totale omvang nog voor. Maar snelheid, energie en richtingverschuiving werken in het voordeel van Turkije. Het Turks heeft in korte tijd een afstand afgelegd die veel Europese talen achter zich laat.

Deze vergelijking maakt één ding duidelijk:
Europa staat al lange tijd op het podium, Turkije betreedt het podium nu in hoog tempo.
En deze entree wijst niet op een tijdelijke beweging, maar op een blijvende opmars.

MENSELIJK KAPITAAL OOK UIT TURKIJE: MEER DAN 2000 TURKEN BIJ ASML

Een andere ontwikkeling die dit beeld compleet maakt, komt uit Nederland. De in Nederland gevestigde chipfabrikant ASML heeft de afgelopen periode meer dan tweeduizend specialisten uit Turkije naar Nederland gehaald. Het merendeel bestaat uit jonge Turken die zijn opgeleid in software, codering en digitale systemen.

Dat een van Europa’s meest strategische technologiebedrijven zijn gekwalificeerde personeel in Turkije vindt, is veelzeggend. Het laat zien dat Turkse jongeren niet alleen in hun eigen taal produceren, maar ook zeer gewild zijn in de meest geavanceerde technologische sectoren van Europa.

Aan de ene kant de snelle opmars van het Turks in de open-sourcewereld, aan de andere kant Turkse jongeren in sleutelposities binnen Europese topbedrijven. Beide wijzen op dezelfde realiteit:
Turkije is in de digitale wereld niet langer alleen toeschouwer, maar betreedt het speelveld met zijn menselijke kapitaal.

Daarom is de opmars van het Turks geen louter taalkwestie. Zij moet worden gelezen als onderdeel van een bredere transformatie, gedragen door kennis, opleiding en arbeid.

DIT IS GEEN ‘BRAINDRAIN’, MAAR BRAINRECRUITMENT

Het beeld is duidelijk. Jongeren vertrekken niet uit Turkije om te vluchten, maar omdat zij worden gevraagd. Wat gebeurt, lijkt minder op een klassieke braindrain en meer op wereldwijde vraag naar goed opgeleid menselijk kapitaal.

TAAL IS NIET ALLEEN TECHNIEK, MAAR OOK MACHT

De opmars van het Turks in de open-sourcewereld mag niet uitsluitend als een technische ontwikkeling worden gezien. De zichtbaarheid van een taal in de digitale omgeving hangt direct samen met hoe een samenleving haar stem in de wereld laat horen.

Sterke talen in de digitale wereld produceren niet alleen software. Zij creëren begrippen, definiëren problemen en formuleren oplossingen. De opkomst van het Turks toont aan dat Turkije zijn eigen verhaal steeds vaker in zijn eigen taal vertelt.

Het gaat dus niet om een eenvoudige statistische stijging. Dit beeld wijst op een krachtige transformatie waarbij het Turks zich ontwikkelt van een passief instrument tot een richtinggevende taal in de digitale wereld.

DUITSLAND: INDUSTRIE EN SOFTWARE DRAAIEN OP TURKSE KRACHT
Na Nederland behoort Duitsland tot de landen waar de belangstelling het grootst is. Duitse bedrijven in de automobielsector, defensie en industriële software nemen al geruime tijd Turkse softwareontwikkelaars in dienst.
De aanwezigheid van een grote bevolking van Turkse afkomst in Duitsland versnelt dit proces nog verder. Turkse jongeren leren de taal en cultuur sneller en nemen in technische functies in korte tijd verantwoordelijkheid op zich. Daarom onderhouden Duitse bedrijven directe contacten met universiteiten en softwarekringen in Turkije.

VERENIGD KONINKRIJK: FINANCIËN EN DIGITALE SYSTEMEN
In het Verenigd Koninkrijk is er vooral grote belangstelling voor Turkse softwareontwikkelaars op het gebied van fintech en big data. Bedrijven in Londen benadrukken de sterke wiskundige basis en de praktische probleemoplossende vaardigheden van jongeren uit Turkije.
Veel Turkse softwareontwikkelaars groeien in korte tijd door naar functies zoals teamleider. Dit laat zien dat Turkse jongeren niet alleen uitvoerend werken, maar ook leidinggevende rollen op zich nemen.

SCANDINAVISCHE LANDEN: WEINIG WOORDEN EN VEEL PRODUCTIE
In landen zoals Zweden, Noorwegen en Finland neemt het aantal Turkse softwareontwikkelaars stil maar gestaag toe. Deze landen worden aantrekkelijk voor Turkse jongeren dankzij hun rustige werkomgeving en hoge levensstandaard.
Scandinavische bedrijven hechten veel waarde aan de trouw van Turkse softwareontwikkelaars aan langlopende projecten en aan hun oog voor detail.

VERENIGDE STATEN: DE TOP MAAR ZEER SELECTIEF
De Verenigde Staten blijven een van de moeilijkst toegankelijke maar ook meest prestigieuze bestemmingen. Softwareontwikkelaars uit Turkije betreden deze markt meestal met zeer sterke referenties en een stevige professionele achtergrond.
Turkse jongeren die in de VS werken maken naam bij grote technologiebedrijven en in de start-upwereld. Het merendeel van degenen die hier succes boeken heeft zijn opleiding in Turkije gevolgd.

GOLFSTATEN: SNEL GROEIENDE NIEUWE CENTRA
Ook landen zoals de Verenigde Arabische Emiraten en Qatar behoren tot de nieuwe bestemmingen voor Turkse softwareontwikkelaars. Deze landen willen in korte tijd grote digitale projecten realiseren en hebben behoefte aan ervaren menselijk kapitaal.
Dankzij hun technische vaardigheden en hun vermogen om met verschillende culturen samen te werken vinden Turkse jongeren ook in deze regio snel hun plek.

TURKIJE MET ZIJN MENSEN IN HET VELD
Wanneer de opkomst van het Turks in de digitale wereld wordt gecombineerd met de internationale belangstelling voor Turkse softwareontwikkelaars ontstaat een krachtig beeld. Turkije is niet langer alleen een toeschouwer, maar een land dat met zijn menselijk kapitaal actief deelneemt, bijdraagt en richting geeft.
Dit dossier laat opnieuw zien dat de ware kracht van Turkije in de digitale wereld niet in machines ligt, maar in mensen.

VAN ACHTERNAAM TOT DIGITALE WERELD: HET SPOOR DAT DE NAAM “TURK” EN DE TURKSE TAAL NAAR DE TOEKOMST NALATEN

De achternaam “Turk”, die vandaag in alle uithoeken van de wereld opduikt, en de snelle opmars van het Turks in de digitale wereld lijken op het eerste gezicht twee afzonderlijke verhalen. Toch wijzen zij in wezen op dezelfde grote werkelijkheid: de naam en de taal van een volk zijn niet langer uitsluitend een erfenis uit het verleden, maar ook bepalend voor de toekomst.

Dat de achternaam “Turk” in meer dan 120 landen voorkomt, is een stille maar blijvende getuigenis van eeuwenlange contacten, migraties en wederzijdse beïnvloeding. Soms staat deze naam voor afkomst, soms voor bewondering, soms voor historisch respect. Sporen die eeuwen geleden zijn achtergelaten, leven vandaag voort in identiteiten over de hele wereld.

De opmars van het Turks in de digitale wereld laat zien dat deze sporen niet alleen uit het verleden komen, maar zich nu ook krachtig richting de toekomst uitstrekken. Dat het Turks in open-source software, kunstmatige intelligentie en digitale productie is opgeklommen tot de vierde plaats wereldwijd, toont aan dat Turkije zich ontwikkelt van een land dat consumeert tot een land dat produceert en richting geeft.

Aan de ene kant de naam “Turk” die voortleeft op identiteitsbewijzen, aan de andere kant het Turks dat groeit in regels code. De een is de stille getuige van de geschiedenis, de ander een actieve speler van het digitale tijdperk. Samen schetsen zij een helder beeld: Turkije staat op een kruispunt waar het zijn identiteit bewaart en tegelijk zijn taal naar het podium van de toekomst brengt.

In de komende jaren zullen deze twee domeinen steeds sterker met elkaar verweven raken. De naam “Turk” zal wereldwijd blijven bestaan, niet alleen als achternaam maar ook als culturele referentie. Het Turks zal, naarmate het zijn positie in digitale productie versterkt, de internationale zeggingskracht van Turkije verder vergroten.

Wat in dit dossier wordt beschreven, is geen toeval maar het resultaat van een lange opbouw. De sporen die in achternamen zijn achtergebleven en de taal die in de digitale wereld groeit, vormen twee zijden van hetzelfde verhaal.
En dat verhaal zegt het volgende: Turkije ontleent zijn naam aan het verleden, maar richt zijn blik vastberaden op de toekomst.

TÜRK İŞ DÜNYASINDAN ÖNEMLİ HABERLER:

TÜRK İŞ DÜNYASINDAN ÖNEMLİ HABERLER:

İŞ DÜNYASI, DİPLOMASİ VE SOSYAL AĞLARIN AYNI MASADA BULUŞTUĞU DUTCH BUSINESS ASSOCIATION TURKEY DBA 2025 İSTANBUL GALASI

ERCAN TORUNOĞULLARI TÜRKİYE TURİZM TANITIM VE GELİŞTİRME AJANSI (TGA) EGE BÖLGESİ BAŞKANI SEÇİLDİ…

HOLLANDA’DA TÜRK GİRİŞİMCİLER DERNEĞİ (TOV) AMSTERDAM ŞUBESİ İLE SAYISINI YEDİYE YÜKSELTTİ.

NAZİF ERTEKİN TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN KİLİZİ ZEYTİNYAĞINI AVRUPALILARA TANITIYOR

TÜSİAD’DAN BRÜKSEL’DE AB–TÜRKİYE İLİŞKİKLERİ İÇİN NET MESAJ: “TÜRKİYE’SİZ OLMAZ”


Afbeelding met windmolen, buitenshuis, hemel, gras Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
İlhan KARAÇAY derledi:

İSTANBUL,- Hollanda ile Türkiye arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal ilişkilerin en görünür buluşma noktalarından biri haline gelen ‘Dutch Business Association Turkey (DBA)’, geleneksel yıllık organizasyonu olan ‘DBA Gala 2025 Gecesi’ni İstanbul’da gerçekleştirdi. Etkinliğin adresi, Etiler’deki Le Méridien İstanbul Etiler oldu.

                               Afbeelding met persoon, kleding, pak, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Gala, yalnızca bir davet ya da sosyal etkinlik olmanın ötesinde, iki ülke arasındaki iş dünyası ilişkilerinin geldiği noktayı göstermesi açısından dikkat çekti. Bu tabloyu güçlendiren unsur ise, derneğin kendi açıklamasında da vurguladığı gibi, DBA’nın yıllar içinde büyüyen üye yapısı ve oluşan kurumsal aidiyet duygusuydu.

İŞ DÜNYASI VE DİPLOMASİ AYNI ÇATI ALTINDA

DBA Gala 2025’e, Hollanda ve Türkiye’den çok sayıda iş insanı, yatırımcı, hukukçu, danışman ve şirket yöneticisinin yanı sıra Hollanda diplomatik misyonunun üst düzey temsilcileri katıldı. Derneğin kurumsal paylaşımında, bu katılımın iki ülke ilişkileri açısından taşıdığı öneme özellikle işaret edildi.

Afbeelding met kleding, persoon, pak, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Gecede öne çıkan diplomatik ve kurumsal isimler arasında Hollanda’nın Türkiye Büyükelçisi Joep Wijnands, Türkiye’deki Hollanda Başkonsolosu Daan Huisinga, Hollanda Büyükelçiliği Ekonomi İşleri Bakan Müşaviri Niels Veenis ve Başkonsolos Yardımcısı Karin Jones Schaper yer aldı. Aynı listede, ‘Invest in Türkiye’ tarafını temsilen Başkan Yardımcısı Bekir Polat da bulunuyordu.

Bu katılım, gala gecesinin yalnızca bir sivil toplum buluşması olmadığını, aynı zamanda ekonomik diplomasi açısından da işlev gören bir platform niteliği taşıdığını gösterdi. İş dünyasının sahadaki beklentileri ile diplomatik temsilin verdiği mesajlar, aynı salon içinde, aynı masalarda, aynı sohbet başlıklarına dönüşebildi.

DBA TURKEY BİR DERNEKTEN DAHA FAZLASI

Afbeelding met tekst, kleding, pak, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Gecenin açılışında söz alan DBA Turkey Başkanı Ufuk Gedikli, organizasyona katkı verenlere teşekkür ederken, derneğin Hollanda ile Türkiye arasında yıllar içinde kurduğu “iş birliği köprüsünü” vurguladı. Bu vurgu, gecenin genel atmosferiyle de örtüşüyordu. Çünkü DBA Turkey, üyeleri için yalnızca kartvizit değiş tokuş edilen bir networking alanı değil, iki ülke arasında sürdürülebilir ve kurumsal temele oturan ilişkilerin de bir taşıyıcısı olarak konumlanıyor.

Gedikli’nin çizdiği çerçeve, iş dünyasında sık duyulan bir gerçeği hatırlatıyordu. Ticaret ilişkileri sadece rakamlardan ibaret kalmıyor. Güven, süreklilik, düzenli temas ve kurumsal hafıza oluştuğunda kalıcı hale geliyor. Bu nedenle gala gecesi, bir yılın özetini çıkaran bir buluşma olduğu kadar, gelecek yılın ilişki zeminini de kuran bir akşam olarak görüldü.

KONSOLOS DAAN HUISİNGA’NIN İLK MESAJLARI

Afbeelding met tekst, kleding, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Gecede konuşan isimlerden biri de, Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga oldu. Derneğin açıklamasına göre Huisinga, görevine başlamasının ardından topluluktan gördüğü sıcak karşılama için teşekkür etti ve İstanbul ile Türkiye’de geçireceği yıllara yönelik heyecanını dile getirdi.

Bu noktada, salondaki dikkat çekici ayrıntılardan biri şuydu: Yeni dönemde konsolosluk kanadıyla kurulacak temasların, özellikle yatırım, ticaret, vize, şirket ilişkileri ve kurumsal temaslar açısından daha da yoğunlaşacağı beklentisi, sohbet aralarında sıkça dile getirildi.

BÜYÜKELÇİ WİJNANDS’TAN 2025 DEĞERLENDİRMESİ

Afbeelding met pak, Menselijk gezicht, persoon, kleding Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Hollanda’nın Türkiye Büyükelçisi Joep Wijnands’ın konuşması da, gecenin ana duraklarından biri oldu. DBA’nın kurumsal paylaşımında, Wijnands’ın 2025 yılına ilişkin değerlendirme yaptığı ve özellikle Hollanda’dan bu gala için İstanbul’a gelen üyeleri ayrıca selamladığı bilgisi verildi.

Bu vurgu, bir ayrıntı gibi görünse de, aslında iki şeyi aynı anda anlatıyor:
Birincisi, DBA Turkey’nin, İstanbul merkezli yapısının, Hollanda’daki iş çevreleriyle temasının canlı olması.
İkincisi ise, ilişkilerin yalnızca Türkiye’deki Hollandalı şirketler üzerinden değil, Hollanda’dan Türkiye’ye bizzat gelen aktörler üzerinden de gelişmeye devam etmesi.

Diplomatik dil çoğu zaman ölçülü olur. Ancak bu tür galalarda, protokol cümlelerinin yanı sıra “insan teması” kendini daha görünür biçimde hissettirir. Bu da ekonomik ilişkilerin yalnızca resmi toplantılarla değil, güven duygusunu pekiştiren sosyal temaslarla da büyüdüğünü hatırlatır.

INVEST IN TÜRKİYE CEPHESİ VE YATIRIM VURGUSU

Afbeelding met tekst, kleding, microfoon, pak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Gecenin dikkat çeken konuşmalarından biri de, ‘Invest in Türkiye’ Başkan Yardımcısı Bekir Polat’tan geldi. DBA’nın açıklamasına göre Polat, Hollanda’dan Türkiye’ye yönelen yatırımları anarak, iki ülke arasındaki yakın iş birliğinin kritik önemini vurguladı.

Bu mesaj, salondaki yatırım ve danışmanlık çevreleri açısından ayrı bir anlam taşıdı. Çünkü Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişki, sadece ticaretin değil, aynı zamanda üretim, hizmet, lojistik, finans ve teknoloji alanlarında da uzun vadeli yatırımların hikayesini barındırıyor.

KATILIMCILAR, NETWORKING VE KULİS TEMASLARI

Resmi konuşmaların ardından gala, adeta bir networking arenasına dönüştü. İş dünyasından hukukçulara, danışmanlardan yatırımcılara kadar birçok isim, gala yemeği sırasında birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Katılımın niteliği, bu görüşmelerin rastgele sohbetler değil, çoğu zaman planlı temaslar ve takip toplantılarına dönüşen bağlantılar olduğuna işaret ediyordu.

Bu tablo, bazı katılımcı paylaşımlarında da görülüyor. Örneğin etkinliğe katıldığını belirten paylaşımlarda, yılın değerlendirilmesi ve yeni yıla dair beklentiler vurgulanırken, sektörel iş birliklerine dair sohbetlerin de öne çıktığı görülüyor.

Sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarda, davetliler yalnızca resmi pozlarla değil, samimi ve doğal karelerle de gecenin atmosferini yansıttı. Bu yönüyle gala, iş dünyası ciddiyeti ile sosyal hayatın şıklığını aynı potada buluşturdu.

MAGAZİN DEĞİL AMA SOSYAL YANSIMA GÜÇLÜ

Afbeelding met persoon, kleding, Menselijk gezicht, glimlach Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

DBA Gala 2025, klasik anlamda bir magazin gecesi olmasa da, iş dünyasının sosyal vitrini niteliğini taşıdı. Şık davetliler, zarif organizasyon ve uluslararası katılım, gecenin özellikle LinkedIn gibi profesyonel mecralarda görünür olmasını sağladı. Derneğin LinkedIn paylaşımı da bu görünürlüğün kurumsal tarafını temsil eden temel metinlerden biri oldu.

Paylaşımlarda “iyi sohbetler”, “verimli temaslar” ve “iki ülke arasındaki güçlü bağlar” vurgusu öne çıkarken, bu durum etkinliğin katılımcılar açısından yalnızca bir davet değil, itibar ve görünürlük açısından da önemli bir platform olduğunu gösterdi.

GENEL DEĞERLENDİRME

DBA Gala 2025, Hollanda ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yalnızca ticari rakamlardan ibaret olmadığını, insan ilişkileri, güven, süreklilik ve karşılıklı anlayış üzerine kurulu olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

DBA Turkey’nin kendi değerlendirmesinde altını çizdiği, “büyüme” ve vurgusu, gecedeki tabloyla örtüştü. Kurumsal yapı büyüdükçe, bu tür buluşmalar yalnızca bir takvim etkinliği olmaktan çıkıyor ve iki ülke arasındaki ekonomik diplomasinin sosyal zemini haline geliyor.

Gala gecesi, iş dünyası ile diplomasinin aynı masada buluştuğu, resmi mesajların sosyal temaslarla güçlendiği ve geleceğe yönelik iş birliklerinin zemin bulduğu bir organizasyon olarak kayda geçti.

                                                  ******************

HOLLANDA’DA TÜRK GİRİŞİMCİLER DERNEĞİ (TOV) AMSTERDAM ŞUBESİ AÇILDI

Hollanda’daki Türk girişimciler örgütlenmesine bir halka daha eklendi. Leiden, Zoetermeer,
Den Haag, Rotterdam, Utrecht’ten sonra, Amsterdam da Türk girişimcilerin kurumsal çatıları arasına girdi. TOV Amsterdam (Türk Girişimciler Derneği Amsterdam) yasal kuruluşunu tamamlayarak resmen faaliyete geçti.

Afbeelding met kleding, Menselijk gezicht, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Hollanda Türk Girişimci Dernekleri Platformu Başkanı Durmuş Doğan’ın öncülüğünde yürütülen çalışmaların ardından kurulan TOV Amsterdam, Amsterdam ve çevresinde faaliyet gösteren Türk kökenli girişimcileri aynı çatı altında buluşturmayı amaçlıyor.

Yeni derneğin temel hedefleri arasında, Türk girişimciler arasındaki ekonomik işbirliğini güçlendirmek, ortak projeler geliştirmek ve Türk iş dünyasının Hollanda genelindeki görünürlüğünü artırmak yer alıyor.

YÖNETİM KURULU BELLİ OLDU

TOV Amsterdam’ın ilk yönetim kurulu da netleşti. Buna göre;

Başkanlığa Mehmet Cilizoğlu,
Genel Sekreterliğe Mehtap Hahap,
Mali işler ve muhasebeye ise Mustafa Çakır getirildi.

Yeni yönetim, Amsterdam bölgesindeki Türk işletmelerinin gelişimine katkı sunmayı, girişimciler arasındaki dayanışmayı artırmayı ve Hollanda iş dünyasıyla daha güçlü köprüler kurmayı hedefliyor.

“TÜRK TOPLUMU İÇİN ÖNEMLİ BİR KAZANIM”

Derneğin kuruluşunu kamuoyuna duyuran Durmuş Doğan, TOV Amsterdam’ın sadece girişimciler için değil, Hollanda’daki Türk toplumu açısından da önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. Doğan, yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: “TOV Amsterdam, Türk kökenli girişimcilerin ekonomik birlikteliğini güçlendirecek, iş dünyasında daha görünür olmalarını sağlayacak. Hollanda Türk toplumuna hayırlı olsun. Başarılar diliyorum.”

TOV Amsterdam’ın, önümüzdeki dönemde Amsterdam dışındaki diğer kentlerde kurulacak yeni şubelere de örnek teşkil etmesi bekleniyor. Durmuş Doğan’a göre, ocak ayı içinde Eindhoven şubesi açılacak ve daha sonra da Dordrecht kuruluş çalışmaları başlayacak.
Hollanda genelinde Türk girişimcilerin daha örgütlü, daha güçlü ve daha etkili bir yapıya kavuşması yönünde atılan bu adım, iş dünyasında yakından takip ediliyor.

Afbeelding met tekst, logo, Handelsmerk, symbool Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

KOALİSYON KURULMASI İÇİN ÇALIŞAN ARABULUCULARA MEKTUP

Öte yandan, Hollanda’daki koalisyon hükümeti kurulmaya çalışan arabuluculara gönderdikleri mektuplarda, Hollanda Türk Girişimci Dernekleri Koordinatörlüğü olarak mektup gönderdiklerini belirten Başkan Durmuş Doğan, varlıklarını ve amaçlarını bildirdiklerini belirtti.
Hükümet kurma çalışmalarında arabuluculuk yapanlara gönderilen mektubun ilk iki paragrafı şöyle:
Hollanda’daki Türk Girişimciler Dernekleri, birden fazla şehir ve bölgede faaliyet gösteren girişimci kuruluşlardan oluşan, ulusal düzeyde örgütlü bir ağdır. Birlikte, onlarca yıldır istihdama, ekonomik büyümeye ve toplumsal gelişime katkı sunan; farklı sektörlerde faaliyet gösteren, yapısal olarak organize edilmiş ve çeşitliliği yüksek bir girişimci kitlesini temsil etmekteyiz. Yerel ve ulusal kamu kurumlarıyla iş birliği konusundaki deneyimimizle, politika geliştirme ve uygulama süreçlerinde yapıcı bir muhatap olarak konumlanmaktayız. Politika önceliklerinin ve iş birliği yapılarının belirlendiği bu kabine kurma sürecinde, ortak görüşlerimizi ve saha deneyimlerimizi paylaşmayı önemli görüyoruz. Hollanda’nın, ancak politikaların yalnızca sayılar ve yapılar üzerinden değil; toplumsal ve ekonomik potansiyelin tamamını bir araya getirebilme kapasitesi üzerinden güçleneceğine inanıyoruz. Girişimci dernekleri bu bağlamda politika, uygulama ve toplum arasında köprü görevi gören kilit aktörlerdir.

Türk girişimciler adına, kabine kurma sürecinin bu aşamasında sizlere önemli bir mesaj iletmek isteriz. Hollanda’da onlarca yıldır ekonomik faaliyet, istihdam ve yenilikçiliğe katkı sağlayan girişimci dernekleri olarak, artık göz ardı edilemeyecek bazı toplumsal gelişmelere tanıklık etmekteyiz. Söylem düzeyinde Hollanda sıklıkla kapsayıcı bir toplum olarak tanımlansa da, birçok girişimci ve profesyonelin pratikte farklı bir gerçeklikle karşılaştığını görmekteyiz.

                                                 ****************

ERCAN TORUNOĞULLARI TÜRKİYE TURİZM TANITIM VE GELİŞTİRME AJANSI (TGA) EGE BÖLGESİ BAŞKANI SEÇİLDİ…

Afbeelding met person, kleding, pak, Menselijk gezicht Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Türkiye turizminin geleceği açısından son derece önemli bir görev, genç ve vizyoner bir isimle buluştu. Tanınmış iş insanı Turgut Torunoğulları’nın oğlu olan Ercan Torunoğulları, Ege Bölgesi Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Başkanlığı görevine, üyelerin yüzde yetmiş gibi çok güçlü bir desteğiyle seçildi. Bu sonuç, yalnızca bir seçim başarısı değil, aynı zamanda sektörde biriken güvenin ve beklentinin de açık bir göstergesi oldu.

AVRUPA’DAN ALINAN EĞİTİM, TÜRKİYE’DE KAZANILAN TECRÜBE

Hollanda’da üniversite eğitimini tamamladıktan sonra rotasını Türkiye’ye çeviren Ercan Torunoğulları, turizm ve inşaat başta olmak üzere farklı alanlarda önemli yatırımlar yapan Torunoğulları ailesinin yeni kuşak temsilcisi olarak dikkat çekiyor.
Babası Turgut Torunoğulları’nın DEİK Yönetim Kurulu üyeliği ve DTİK Avrupa Temsilciler Kurulu Başkanlığı gibi görevleriyle edindiği uluslararası vizyonu, Ercan Torunoğulları kendi kuşağına özgü dinamizmle bir adım ileri taşıyor.

Avrupa’da aldığı akademik birikimi, Türkiye’de sahada edindiği tecrübeyle birleştiren Torunoğulları, yeni projeler, yeni bakış açıları ve çağın gereklerine uygun tanıtım stratejileriyle turizm sektöründe adından söz ettirmeye devam ediyor.

TGA NEDİR VE NEDEN HAYATİ ÖNEME SAHİPTİR

Afbeelding met Menselijk gezicht, kleding, persoon, Zakenman/-vrouw Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Burada altını özellikle çizmek gerekir. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, Türkiye turizminin tanıtım bütçesinin yönetildiği, uluslararası kampanyaların planlandığı ve ülke turizmine yön veren stratejik kararların alındığı en üst düzey yapıdır. Hangi pazar hedeflenecek, hangi destinasyon öne çıkarılacak, kriz dönemlerinde nasıl bir yol izlenecek sorularının cevabı işte bu masada verilir.

Dolayısıyla Ege Bölgesi’nin bu kurulda güçlü ve etkili biçimde temsil edilmesi, yalnızca bölge turizmi için değil, Türkiye turizminin bütünü için büyük önem taşımaktadır. Ege’nin kültürü, tarihi, doğası ve gastronomisiyle dünya turizminden hak ettiği payı alması, ancak böylesi bir temsil gücüyle mümkündür.

“BU MASADA EGE’Yİ GÜÇLÜ ŞEKİLDE TEMSİL EDECEĞİZ”

Afbeelding met kleding, persoon, glimlach, pak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Orka Otelleri Yönetim Kurulu Üyesi ve TGA Yönetim Kurulu Başkanı olan Orka Otelleri yöneticisi Ercan Torunoğulları, seçimin ardından yaptığı açıklamada bu sorumluluğun bilinciyle hareket edeceğini açıkça ortaya koydu.

Torunoğulları, Ege Bölgesi’ni yönetimiyle birlikte turizmde güçlü bir şekilde temsil etmeye hazır olduklarını vurgularken, bu görevin anlamını da net biçimde ifade etti. TGA masasında yer almanın, bölgesel sorunları doğrudan kaynağında dile getirmek ve çözüm üretmek anlamına geldiğini belirtti. Aynı zamanda Türkiye ve dünya turizminden Ege’nin aldığı payı artırmanın, somut projeler ve doğru tanıtım stratejileriyle mümkün olacağını dile getirdi.

YÜZDE YETMİŞLİK GÜVEN OYU VE SEKTÖRE VERİLEN SÖZ

Yirmi beş yıllık başarılı mesleki birikimini bu görevde seferber edeceğini ifade eden Torunoğulları, turizm işletme belgesi ve basit konaklama belgesi sahibi işletmelerin büyük çoğunluğunun desteğini alarak seçilmesinin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.

Üyeler arasında hiçbir ayrım yapmadan, seçen ya da seçmeyen herkes için çalışacaklarının altını çizen Torunoğulları, “Üyelerimiz bizim üyelerimizdir. Hepsinin başarılı olması için projeler üreteceğiz ve yanlarında olacağız” diyerek kapsayıcı ve birleştirici bir yönetim anlayışının sinyalini verdi.

EGE VE TÜRKİYE TURİZMİ İÇİN GÜÇLÜ BİR KAZANIM

Özetle, Ercan Torunoğulları’nın Ege Bölgesi TGA Başkanlığına seçilmesi, yalnızca bir görev değişimi değildir. Bu sonuç, genç bir kuşağın uluslararası vizyonla, kurumsal tecrübeyi buluşturduğu yeni bir dönemin başlangıcıdır. Ege’nin sesi artık TGA masasında daha gür çıkacak ve bu ses, doğru kullanıldığı takdirde Türkiye turizmine uzun vadeli katkılar sunacaktır.

                            *********************

NAZİF ERTEKİN TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN KİLİZİ ZEYTİNYAĞINI AVRUPALILARA TANITIYOR

Afbeelding met drinken, Glazen fles, wijn, voedsel Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Türkiye’de organik tarımın sessiz ama istikrarlı yükselişine örnek oluşturan KİLİZİ Organik Zeytinyağı, Mezopotamya’nın kadim zeytin kültürünü Avrupa sofralarına taşıyor. Bu yolculuğun Avrupa ayağında ise dikkat çeken bir isim var: Nazif Ertekin.

Afbeelding met tekst, schermopname, buitenshuis Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

KİLİZİ markasının temeli, Türkiye’nin güneyinde, Mezopotamya havzasına uzanan bölgede faaliyet gösteren organik zeytin üreticilerinin bir araya gelmesiyle atıldı. Küçük aile işletmeleri ve yerel çiftçilerden oluşan kooperatif yapısı, kimyasal gübre ve pestisit kullanılmadan üretim yapıyor. Ürünler hem Avrupa Birliği organik sertifikasına hem de ECOCERT denetimine sahip bulunuyor. Soğuk sıkım yöntemiyle elde edilen natürel sızma zeytinyağı, yüksek polifenol değeri ve aromatik yapısıyla öne çıkıyor

Afbeelding met buitenshuis, boom, kleding, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Kooperatifin üretim felsefesinde yalnızca kalite değil, doğaya ve emeğe saygı da temel ilke olarak yer alıyor. Mezopotamya kökenli yerli ve endemik zeytin ağaçlarından elde edilen ürünler, binlerce yıllık bir tarım mirasının günümüz standartlarıyla buluşmasını temsil ediyor. Bu yaklaşım, sürdürülebilir tarımı ve kırsal kalkınmayı merkezine alan bir model sunuyor.

Afbeelding met persoon, kleding, Menselijk gezicht, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Nazif Ertekin, KİLİZİ zeytinyağı serüvenini İlhan Karaçay’a anlattı.

KİLİZİ markasının Avrupa’ya açılan kapısı ise Hollanda merkezli ONENESS BV oldu. Şirketin Avrupa’daki tanıtım, iletişim ve ticari faaliyetlerini yürüten Nazif Ertekin, Türkiye’deki üretici kooperatifi ile Avrupa pazarları arasında köprü görevi üstleniyor. Ertekin’in yürüttüğü çalışmalar sayesinde KİLİZİ, yalnızca bir zeytinyağı markası olarak değil, üretici odaklı ve şeffaf bir tarım modelinin temsilcisi olarak konumlanıyor.

Avrupa’da organik ürün pazarının her geçen gün büyüdüğüne dikkat çeken Ertekin, KİLİZİ’nin bu pazarda farklılaştığını vurguluyor. Bunun temel nedenleri arasında izlenebilir üretim süreci, sertifikalı organik yapı ve kooperatif modeliyle üreticinin emeğini koruyan yaklaşım yer alıyor. Avrupa’daki tüketiciler için KİLİZİ, sadece sağlıklı bir gıda ürünü değil, aynı zamanda etik ve sürdürülebilir bir tercih anlamına geliyor.

Marka adına dair önemli bir ayrıntı da dikkat çekiyor. KİLİZİ isminin, zeytin kültürüyle tarihsel bağları güçlü olan Kilis bölgesine atıf taşıdığı değerlendiriliyor. Mezopotamya vurgusu ve coğrafi aidiyet, bu ismin bilinçli bir tercih olduğuna işaret ediyor.

Afbeelding met alcohol, drank, voedsel, Glazen fles Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Bugün KİLİZİ Organik Zeytinyağı, Türkiye’deki küçük üreticilerin emeğini Avrupa’da görünür kılan örnek projelerden biri olarak öne çıkıyor. Nazif Ertekin’in temsil ettiği bu yapı, yerelden küresele uzanan yolculukta kooperatif gücünün ve sürdürülebilir tarımın somut bir başarısı olarak dikkat çekiyor.

                                            *************************

TÜSİAD’DAN BRÜKSEL’DE AB–TÜRKİYE İLİŞKİKLERİ İÇİN NET MESAJ: “TÜRKİYE’SİZ OLMAZ”

TÜSİAD’ın sınırlı sayıda muhataba gönderdiği, kamuoyuna açık olmayan ve oldukça kapsamlı bir e-mail bana da gönderildi. Bu bültende yer alan değerlendirmeler, AB–Türkiye ilişkilerinin geleceğine dair dikkat çekici mesajlar içeriyor. “Avrupa İş Dünyası Gündemi 2025/12” başlığını taşıyan ve BusinessEurope çerçevesinde hazırlanan bu özel bültende, TÜSİAD’ın Brüksel temasları ve Avrupa Birliği’ne verilen stratejik mesajlar ayrıntılı biçimde aktarılıyor.

Söz konusu e-mail bülteninde yer alan bilgilere göre, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı B. Can Yücaoğlu, 2 ve 3 Aralık tarihlerinde Brüksel’de Avrupa Birliği kurumlarıyla yoğun temaslarda bulundu. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu, AB Konseyi ve üye ülke temsilcileriyle yapılan görüşmelerde, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik ve jeoekonomik dönüşüm sürecinde AB–Türkiye ilişkilerinin stratejik bir kaldıraç olduğu vurgulandı.

“TÜRKİYE AVRUPA’NIN EKONOMİK VE GÜVENLİK YAPISININ PARÇASI”

Özel e-mail bülteninde aktarılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin AB ekonomisi, güvenlik mimarisi ve kurumsal yapısının ayrılmaz bir parçası olduğu özellikle vurgulanıyor. Bültene göre TÜSİAD heyeti, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü artırabilmesi ve istikrar ile etki merkezi olma iddiasını sürdürebilmesi için Türkiye ile daha kapsamlı ve bütünleşik bir iş birliğine ihtiyaç duyduğunu muhataplarına iletti.

Bültende yer alan ifadelerde, Avrupa Birliği’nin ticaret, teknoloji, enerji, güvenlik ve iklim hedeflerine ulaşmasının Türkiye’yi dışlayan bir yaklaşımla mümkün olmayacağına dikkat çekiliyor. Küresel rekabetin giderek sertleştiği bu dönemde, AB ile Türkiye arasındaki ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesinin hem Avrupa hem de Türkiye açısından zorunlu olduğu belirtiliyor.

GÜMRÜK BİRLİĞİ VE AVRUPA SANAYİSİ VURGUSU

E-mail bülteninde yer alan bir diğer önemli başlık ise Gümrük Birliği’nin modernizasyonu. TÜSİAD’ın Brüksel’deki temaslarında, bu sürecin siyasi ön koşullara bağlanmadan bir an önce başlatılması gerektiği mesajının verildiği aktarılıyor. Bültene göre, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, yalnızca Türkiye ekonomisi için değil, Avrupa sanayisinin rekabet gücü açısından da kritik önemde.

Ayrıca Avrupa’da tartışılan “AB ürünlerini tercih etme” yaklaşımına ilişkin uyarılara da bültende geniş yer ayrılıyor. TÜSİAD, Türkiye’nin AB sanayi ve tedarik zincirlerindeki kritik rolünün göz ardı edilmesi halinde, Avrupa’nın stratejik kapasitesinin daralacağı ve ekonomik güvenliğinin zayıflayacağı görüşünü muhataplarıyla paylaştı. Bu nedenle ürün tercihinde kullanılan “Avrupa” tanımının Türkiye’yi de kapsaması gerektiği ifade edildi.

SAVUNMA, GÜVENLİK VE YAPAY ZEKA ALANLARINDA İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI

TÜSİAD’ın özel bülteninde, savunma ve güvenlik alanındaki temaslara da geniş yer veriliyor. Buna göre TÜSİAD heyeti, AB Savunma ve Uzay Politikalarından Sorumlu Komiser Andrius Kubilius ile yaptığı görüşmede, savunma alanında daha yakın AB–Türkiye iş birliğinin inovasyon ve çift kullanımlı teknolojiler açısından önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.

Bültende, Türkiye’nin AB savunma fonu SAFE mekanizmasına sınırsız katılımının sağlanmasının, Avrupa’da dayanışma, caydırıcılık ve savunma sanayisinin rekabet gücü açısından zorunlu olduğu değerlendirmesine yer veriliyor. Ayrıca Ukrayna, Suriye ve Afrika gibi bölgelerde AB ile Türkiye’nin daha koordineli hareket etmesine yönelik ortak çerçeveler oluşturulması gerektiği belirtiliyor.

Yapay zeka, enerji dönüşümü, temiz sanayi ve döngüsel ekonomi gibi alanlarda ise iş birliğinin kısa vadeli kriz yönetimiyle sınırlı kalmaması gerektiği vurgulanıyor. E-mail bülteninde, bu alanlarda stratejik uyuma dayalı uzun vadeli bir ortaklığın gerekliliği öne çıkarılıyor.

BRÜKSEL’DE YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Söz konusu özel e-mail bültenine göre TÜSİAD heyeti, Brüksel ziyareti sırasında Avrupa Parlamentosu üyeleri, AB Komisyonu ve AB Konseyi bünyesindeki üst düzey yetkililerle çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdi. Ayrıca AB nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı ile AB–Türkiye entegrasyonunun geleceği üzerine kapsamlı bir istişare yapıldı.

Bültende yer alan bilgilere göre TÜSİAD heyetinde Orhan Turan ve B. Can Yücaoğlu’nun yanı sıra, TÜSİAD AB ve BusinessEurope Temsilcisi A. Dilek Aydın ile TÜSİAD AB İletişim ve Projeler Direktörü Nur Beler Levi de yer aldı.

ÖZEL BÜLTENDEN YANSIYAN ORTAK MESAJ

Kamuoyuna açık olmayan bu uzun e-mail bülteninde yer alan değerlendirmelerin ortak paydası, Türkiye’nin Avrupa’nın dışında bırakılabilecek bir aktör olmadığı, aksine Avrupa’nın ekonomik, teknolojik ve güvenlik geleceğinde merkezi bir role sahip olduğu yönünde. TÜSİAD’ın Brüksel temaslarına ilişkin bu özel bilgilendirme, AB–Türkiye ilişkilerinde uzun süredir dile getirilen ancak somut adımlara dönüşmeyen başlıkların yeniden güçlü biçimde gündeme taşındığını gösteriyor.

OKURA NOT

Bu haber, bana e-mail yoluyla gönderilen, kamuoyuna açık olmayan ve sınırlı muhataplara iletilmiş kapsamlı bir bilgilendirme bülteninden yapılan alıntılar esas alınarak hazırlandı. Aşağıda yer alan sayfa görüntüleri, söz konusu e-mail bülteninin tamamına aittir. Metin, herhangi bir müdahalede bulunulmadan, ekleme ya da çıkarma yapılmaksızın, okurun doğrudan incelemesi için olduğu gibi paylaşılmaktadır.

Afbeelding met tekst, schermopname, Website Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Afbeelding met tekst, schermopname, document, Lettertype Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Afbeelding met tekst, schermopname, document, Lettertype Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Afbeelding met tekst, schermopname, nummer, Lettertype Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

 

NOEL VE YILBAŞI’NDA ÇAM SÜSLEME MODASI, ESKİ TÜRKLER’İN “HAYAT AĞACI”NDAN KAYNAKLANIYOR.

NOEL VE YILBAŞI’NDA ÇAM SÜSLEME MODASI, ESKİ TÜRKLER’İN “HAYAT AĞACI”NDAN KAYNAKLANIYOR.

Afbeelding met tekst, kerstmis, kerstboom, kerstversiering Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Eski Türklerde yerin göbeğinden göğe kadar bir ağaç tasavvur ediliyor ve buna Hayat Ağacı deniyordu.

Halen Orta Asya’da 22 Aralık’taki gündönümünde, evlerine Akçam Ağacı getirip, dallarına ertesi sene için Tanrı’dan niyaz ettikleri şeyler, adak olarak istedikleri şeyler için kurdele koyuyorlar.

Türklerdeki bu ağaç süslemenin Hıristiyanlıktaki Noel ile bir ilgisi yoktur.

Bu adet, daha sonra Türkler yoluyla Avrupa’ya geçmiş, 16’ncı yüzyılda Almanya’da başlamış ve buradan da dünyaya yayılmıştır.

(Derlemenin Hollandacası en altta.
De Nederlandse versie staat onderaan)

İlhan KARAÇAY derledi:

Değerli Okurlarım,
5 Aralık’ta ilhankaracay.com’da yayımladığım ve Hollanda’da Sint Nicolaas, Noel Baba ve Yılbaşı kavramlarını ele alan derlemem, beklenenin üzerinde ilgi gördü. Özellikle Noel Baba ile Aziz Nicolaas arasındaki farkın açık biçimde anlatılması ve Yılbaşı ile Noel’in birbirine karıştırılmaması, çok sayıda okurdan olumlu geri dönüş aldı.

Bu konuda bir bilgilendirme de Abdullah Gürgün’den geldi. Gürgün’ün gönderdiği uzun ve kapsamlı mesaj, Noel, Yılbaşı ve Orta Asya kökenli Nardugan anlayışı üzerine tarihsel ve kültürel bir çerçeve sunuyordu. Bu yazıyı, hem o mesajda yer alan bilgileri açıklığa kavuşturmak hem de içinde yaşadığımız Noel ve Yılbaşı günlerini, tarihsel arka planıyla birlikte yeniden değerlendirmek amacıyla kaleme aldım.

GÜNDÖNÜMÜ VE YENİDEN DOĞUŞ DÜŞÜNCESİ

Abdullah Görgün’e göre, coğrafi ve astronomik bir gerçek olarak, 21 ve 22 Aralık gecesi yılın en uzun gecesidir. Bu geceden sonra günler uzamaya, geceler kısalmaya başlar. Eski Türk inanç sisteminde bu doğa olayı yalnızca bir takvim bilgisi değil, kutsal bir dönüm noktasıdır. Güneşin karanlığa galip gelmesi olarak yorumlanan bu geceye Nardugan denirdi.

Nardugan sözcüğü, Güneş anlamına gelen Nar ile doğan anlamındaki Tuğan kelimelerinin birleşiminden oluşur. Yani Nardugan, Doğan Güneş demektir. Bu anlayışta yeni bir yıl, karanlığın geride bırakıldığı ve aydınlığın yeniden hâkim olmaya başladığı zaman dilimiyle başlar.

ÇAM AĞACI VE HAYAT AĞACI ANLAYIŞI

C:\Users\ILHAN\Desktop\OCAK BULTENINE GIRECEKLER\nardugan-bayrami-4.jpg Coğrafi bir olgu olarak, 21/22 Aralık gecesi, günler uzamaya, geceler kısalmaya başlar.
Eski Türkler’in inanışlarına göre, Güneş, 21/22 Aralık gecesi, karanlığı yenmekte ve bu güne “NARDUGAN” denmekteydi. Dugan, Tugan= Doğan, Nardugan= Doğan Güneş, anlamına gelir
.

Bugün Noel ve Yılbaşı denince akla gelen çam ağacı süsleme geleneği, çoğu zaman yalnızca Hıristiyanlıkla ilişkilendirilir. Oysa bu adet, çok daha eskiye, Orta Asya Türk kültürüne uzanır.

Eski Türklerde yerin merkezinden göğe kadar uzandığına inanılan kutsal bir ağaç tasavvuru vardır. Bu ağaç, Hayat Ağacı ya da Dünya Ağacı olarak adlandırılır. Yeraltı, yeryüzü ve gökyüzünü birbirine bağlayan bu ağaç, yaşamın sürekliliğini ve bereketi simgeler.

Afbeelding met kerstboom, kerstversiering, boom, Kerstavond Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Orta Asya’da bugün bile, 22 Aralık gündönümünde evlere akçam ağacı getirilir. Ağacın dallarına, gelecek yıl için Tanrı’dan niyaz edilen dilekleri temsil eden bezler ve kurdeleler bağlanır. Bu ritüelin Noel ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Bu, doğanın döngüsüne duyulan saygının ve yeniden doğuşun simgesidir.

Bu anlayış, Türk toplulukları aracılığıyla Avrupa’ya taşınmış, özellikle 16’ncı yüzyılda Almanya’da sistemli bir Noel ağacı geleneğine dönüşmüş ve oradan da tüm dünyaya yayılmıştır.

NARDUGAN, NOEL VE YILBAŞI ORTAK NOKTADA BULUŞUYOR

Abdullah Gürgün’ün mesajında altı çizilen en önemli noktalardan biri şudur: Nardugan, Noel ve Yılbaşı birbirinin kopyası değil, aynı zaman diliminin farklı kültürlerdeki adlarıdır.

İskandinavya’da Noel dönemine Jul ya da Yul denir. İngilizcede Yule olarak geçen bu kelime, yıl anlamına gelir. Türkçedeki yıl sözcüğüyle ses ve anlam benzerliği tesadüf değildir. Kışın ortasında, karanlığın geri çekilmeye başladığı bu dönem, birçok kültürde yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilmiştir.

Bu nedenle yeniden doğuş, bereket, umut ve ışık teması hem Nardugan’da hem Noel’de hem de Yılbaşı kutlamalarında ortak bir zemin oluşturur.

NOEL BABA, AZİZ NİCOLAAS VE MODERN TASVİR

Afbeelding met rendier, zoogdier, winter Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Hollanda’da Sint Nicolaas, Türkiye’de Noel Baba olarak bilinen figür, tarihsel olarak Myra’lı Aziz Nicoolaas’a dayanır. Ancak bugünkü kırmızı kıyafetli, beyaz sakallı ve neşeli Noel Baba imajı, 20’nci yüzyılda ticari bir çizimle şekillenmiştir. 1930’lu yıllarda Coca Cola için yapılan bu çizim, küresel bir ikon yaratmıştır.

Bu durum, Noel Baba figürünün kültürler arasında neden bu kadar farklı biçimlerde benimsendiğini de açıklar. Her toplum, bu figüre kendi tarihinden ve hayal dünyasından bir parça eklemiştir.

ANADOLU’DAN SARAYA UZANAN AĞAÇ GELENEĞİ

Afbeelding met kleding, persoon, bruid, trouwjurk Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Anadolu’da yakın zamana kadar sürdürülen çam kırma geleneği, bu kültürel sürekliliğin canlı bir örneğidir. Düğünlerde süslenen çam dalları, evin en güzel yerine konur, dallarına şekerler ve hediyeler asılırdı. Bu ritüel, bereketi ve yeni başlangıçları simgelerdi.

C:\Users\ILHAN\Desktop\OCAK BULTENINE GIRECEKLER\8A3E49E8-EE56-4F58-9C26-117A76371DCC.jpeg
“Hayat Ağacı” (Sonsuz Hayat) motifi, Hitit, Urartu ve daha sonraki dönemlerde Selçuklular ve Osmanlılar’ da farklılık gösterse de göze çarpar.
Halı ve kilim desenlerinde de, “Hayat Ağacı” motifi sıklıkla görülür.

Osmanlı saray düğünlerinde sokaklarda gezdirilen ve ‘Nahıl’ adı verilen süslü ağaçlar da aynı anlayışın devamıdır. Hayat Ağacı motifi, halılarda, kilimlerde, çeşme ve cami süslemelerinde sıkça karşımıza çıkar.

BUGÜNÜ ANLAMAK İÇİN DÜNÜ BİLMEK

 

Afbeelding met fruit, tekst Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Noel, Yılbaşı ve Nardugan üzerine yapılan tartışmaların çoğu, bu kavramların birbirinden kopuk ele alınmasından kaynaklanıyor. Oysa tarihsel perspektiften bakıldığında, hepsi insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin, karanlıktan aydınlığa geçişin ve yeniden doğuş umudunun farklı adlarla ifade edilmesidir.

Bu nedenle, bugün çam ağacı süsleyen bir aile de, yeni yıla umutla giren bir insan da, farkında olsun ya da olmasın, binlerce yıllık ortak bir kültürel mirasın devamını yaşatmaktadır.

BUGÜN NOEL VE YILBAŞI NEDEN BU KADAR EVRENSEL?

Afbeelding met verven, kunst, tekening, Beeldende kunst Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Modern dünyada Noel ve Yılbaşı kutlamaları, dini sınırları büyük ölçüde aşmış durumdadır. Bugün bu günler, inançtan bağımsız olarak aileyle bir araya gelmenin, paylaşmanın ve yeni bir başlangıca umut bağlamanın simgesi haline gelmiştir. Aslında bu evrensellik, Nardugan’dan Noel’e, Yul’dan Yılbaşı’na uzanan ortak insanlık mirasının doğal sonucudur. İnsanlık, binlerce yıldır aynı anda hem karanlıktan korkmuş hem de ışığın geri dönüşünü kutlamıştır.

Yeni yılınız ve bu yeniden doğuş günleriniz kutlu olsun.

Afbeelding met tekst, kerstmis, kerstboom, kerstversiering Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

DE MODE VAN HET VERSIEREN VAN DENNENBOMEN MET KERST EN NIEUWJAAR VINDT HAAR OORSPRONG BIJ DE “LEVENSGEBOOMTE” VAN DE OUDE TURKEN

Bij de oude Turken bestond het geloof in een boom die zich uitstrekte van het middelpunt van de aarde tot aan de hemel. Deze werd de Levensboom genoemd.

Nog altijd brengen mensen in Centraal Azië op de zonnewende van 22 december een zilverspar in huis. Aan de takken hangen zij linten als offergave, symbolen van wensen en gebeden die zij voor het komende jaar aan God richten.

Deze vorm van boomversiering binnen de Turkse cultuur heeft geen enkele relatie met het christelijke Kerstfeest.

Dit gebruik heeft zich later via Turkse volkeren naar Europa verspreid, kreeg in de 16e eeuw vorm in Duitsland en vond van daaruit zijn weg naar de rest van de wereld.

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Samengesteld door İlhan KARAÇAY

Geachte lezers,

Mijn artikel dat ik op 5 december op ilhankaracay.com publiceerde en waarin ik de begrippen Sinterklaas, Kerstmis en Nieuwjaar in Nederland behandelde, heeft meer belangstelling gekregen dan verwacht. Vooral de duidelijke uitleg over het verschil tussen Kerstman en Sint Nicolaas en het niet verwarren van Kerstmis met Nieuwjaar leverde veel positieve reacties op van lezers.

Een reaktie van Abdullah Gürgün gekomen. Zijn uitgebreide en inhoudelijke boodschap was niet alleen een uiting van waardering, maar bood tevens een historisch en cultureel kader rond Kerstmis, Nieuwjaar en het uit Centraal Azië afkomstige Nardugan-begrip. Dit artikel heb ik geschreven om zowel de informatie uit zijn bericht te verduidelijken als om de Kerst en Nieuwjaarsdagen waarin wij ons bevinden opnieuw te bezien vanuit hun historische achtergrond.

ZONNEWENDE EN HET IDEE VAN WEDERGEBOORTE

Volgens Abdullah Gürgün is de nacht van 21 op 22 december astronomisch gezien de langste nacht van het jaar. Na deze nacht worden de dagen langer en de nachten korter. In het oude Turkse geloofssysteem was dit natuurverschijnsel niet louter kalenderkennis, maar een heilig keerpunt. Deze nacht, waarin de zon de duisternis overwint, werd Nardugan genoemd.

Het woord Nardugan is samengesteld uit Nar, wat zon betekent, en Tuğan, wat geboren betekent. Nardugan staat dus voor de Geboren Zon. In deze opvatting begint het nieuwe jaar op het moment dat de duisternis wordt achtergelaten en het licht opnieuw de overhand krijgt.

DENNENBOOM EN HET CONCEPT VAN DE LEVENSBOOM

C:\Users\ILHAN\Desktop\OCAK BULTENINE GIRECEKLER\nardugan-bayrami-4.jpg
Als natuurkundig gegeven beginnen na de nacht van 21 op 22 december de dagen te lengen en de nachten te verkorten. Volgens het geloof van de oude Turken overwon de zon in deze nacht de duisternis en werd deze dag Nardugan genoemd. Dugan of Tugan betekent geboren, Nardugan betekent Geboren Zon.

De dennenboomversiering die vandaag wordt geassocieerd met Kerstmis en Nieuwjaar, wordt vaak uitsluitend met het christendom in verband gebracht. In werkelijkheid gaat dit gebruik veel verder terug en vindt het zijn oorsprong in de Turkse cultuur van Centraal Azië.

De oude Turken geloofden in een heilige boom die zich uitstrekte van het centrum van de aarde tot aan de hemel. Deze boom, ook wel Levensboom of Wereldboom genoemd, verbond de onderwereld, de aarde en de hemel en symboliseerde continuïteit en overvloed van het leven.

Afbeelding met kerstboom, kerstversiering, boom, Kerstavond Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Tot op de dag van vandaag wordt in Centraal Azië op 22 december een zilverspar in huis gehaald. Aan de takken worden doeken en linten gebonden die wensen voor het komende jaar symboliseren. Dit ritueel heeft geen directe relatie met Kerstmis, maar staat symbool voor respect voor de natuur en het idee van wedergeboorte.

Deze opvatting werd via Turkse gemeenschappen naar Europa overgebracht, kreeg vooral in de 16e eeuw in Duitsland vorm als kerstboomtraditie en verspreidde zich van daaruit over de wereld.

NARDUGAN, KERSTMIS EN NIEUWJAAR KOMEN SAMEN OP ÉÉN PUNT

Een van de belangrijkste punten die Abdullah Gürgün benadrukt, is dat Nardugan, Kerstmis en Nieuwjaar geen kopieën van elkaar zijn, maar verschillende benamingen voor dezelfde tijdsperiode binnen uiteenlopende culturen.

In Scandinavië wordt de kerstperiode Jul of Yul genoemd. In het Engels bestaat het woord Yule, dat jaar betekent. De gelijkenis in klank en betekenis met het Turkse woord yıl is geen toeval. Deze periode, waarin de duisternis zich terugtrekt midden in de winter, werd in veel culturen gezien als het begin van een nieuw jaar.

Daarom vormen wedergeboorte, overvloed, hoop en licht een gemeenschappelijke basis binnen Nardugan, Kerstmis en Nieuwjaarsvieringen.

KERSTMAN, SINT NICOLAAS EN HET MODERNE BEELD

Afbeelding met rendier, zoogdier, winter Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

De figuur die in Nederland bekendstaat als Sint Nicolaas en in Turkije als Kerstman, is historisch gebaseerd op de heilige Nicolaas van Myra. Het huidige beeld van de vrolijke man met rode kleding en witte baard is echter in de 20e eeuw ontstaan door een commerciële illustratie. Deze werd in de jaren dertig ontworpen voor Coca Cola en groeide uit tot een wereldwijd icoon.

Dit verklaart waarom de Kerstman in verschillende culturen op uiteenlopende manieren wordt geïnterpreteerd. Elke samenleving heeft er elementen uit de eigen geschiedenis en verbeelding aan toegevoegd.

DE BOOMTRADITIE VAN ANATOLIË TOT HET PALEIS

Afbeelding met kleding, persoon, bruid, trouwjurk Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

De tot voor kort in Anatolië voortgezette traditie van het versieren van dennentakken is een levend voorbeeld van deze culturele continuïteit. Bij bruiloften werden versierde dennentakken op de mooiste plek in huis gezet en behangen met snoep en cadeaus. Dit ritueel symboliseerde overvloed en nieuwe beginnen.

C:\Users\ILHAN\Desktop\OCAK BULTENINE GIRECEKLER\8A3E49E8-EE56-4F58-9C26-117A76371DCC.jpeg
Het motief van de Levensboom, ook wel Eeuwig Leven genoemd, komt voor bij de Hettieten, Urartiërs en later bij de Seltsjoeken en Ottomanen, telkens in verschillende vormen. Ook in tapijten en kilims is dit motief veelvuldig terug te vinden.

Tijdens Ottomaanse paleisbruiloften werden rijkversierde bomen, Nahıl genoemd, door de straten gedragen. Het Levensboommotief verschijnt eveneens in tapijten, kilims en in de versieringen van fonteinen en moskeeën.

OM HET HEDEN TE BEGRIJPEN MOET MEN HET VERLEDEN KENNEN

Afbeelding met fruit, tekst Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Veel discussies over Kerstmis, Nieuwjaar en Nardugan ontstaan doordat deze begrippen los van elkaar worden bekeken. Historisch gezien zijn zij echter verschillende benamingen voor dezelfde menselijke ervaring: de overgang van duisternis naar licht en de hoop op wedergeboorte.

Daarom zet een gezin dat vandaag een kerstboom versiert of iemand die hoopvol het nieuwe jaar ingaat, bewust of onbewust een eeuwenoude gedeelde culturele traditie voort.

WAAROM ZIJN KERSTMIS EN NIEUWJAAR VANDAAG ZO UNIVERSEEL

Afbeelding met verven, kunst, tekening, Beeldende kunst Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

In de moderne wereld hebben Kerstmis en Nieuwjaar grotendeels hun religieuze grenzen overschreden. Tegenwoordig staan deze dagen symbool voor samenkomen met familie, delen en hoop op een nieuw begin, los van geloof. Deze universaliteit is een natuurlijk gevolg van het gedeelde erfgoed dat loopt van Nardugan tot Kerstmis en van Yul tot Nieuwjaar. De mensheid heeft duizenden jaren tegelijk de duisternis gevreesd en de terugkeer van het licht gevierd.

Moge uw nieuwe jaar en deze dagen van wedergeboorte gezegend zijn.

 

 

 

ALS ER EEN COALITIECRISIS ONTSTAAT EN MEN EEN PREMIER VAN BUITENAF ZOEKT, DAN IS DIE NAAM ZONDER TWIJFEL GÜNAY USLU

ALS ER EEN COALITIECRISIS ONTSTAAT EN MEN EEN PREMIER VAN BUITENAF ZOEKT, DAN IS DIE NAAM ZONDER TWIJFEL GÜNAY USLU

Günay Uslu, die dit jaar werd benoemd tot voorzitter van de Raad van Toezicht van het Nederlands Film Festival en tot vicevoorzitter van de Raad van Toezicht van de Openbare Bibliotheek Amsterdam, is nu ook benoemd tot voorzitter van de Raad van Toezicht van het Nederlands Letterenfonds.

Terwijl Günay Uslu record na record breekt met haar benoemingen en verkiezingen tot voorzitterschappen van invloedrijke organen, werd zij tevens het coveronderwerp van het tijdschrift QUOTE.

Naast haar sociale en culturele successen heeft Günay Uslu ook de top van het bedrijfsleven bereikt. De wind die zij doet waaien, werkt duidelijk aanstekelijk voor haar broer Atilay Uslu en zijn partner Yıldıray Karaer, die hierdoor extra worden aangespoord.

Atilay Uslu: “Tijdens het Wereldkampioenschap zullen wij vluchten uitvoeren tussen Curaçao en Houston, Kansas City en Philadelphia.”

Yıldıray Karaer: “In de Turkse luchtvaartsector, die jaarlijks met negen procent groeit, zal Corendon hetzelfde succes laten zien.”

(De Turkse versie staat onderaan)

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Geschreven door: İlhan KARAÇAY

Na maandenlang met grote waardering over Günay Uslu te hebben geschreven, zult u na het lezen van wat volgt zelf overtuigd raken dat hier geen sprake is van overdrijving. Wat hier wordt verteld, is niet slechts een succesverhaal. Het is het verhaal van een kind met een migratieachtergrond dat in Nederland, met doorzettingsvermogen, kennis en karakter, is doorgedrongen tot de hoogste besluitvormende niveaus van het land.

Van de schoolbanken van de basisschool tot de collegezalen van de universiteit, van de academische wereld naar cultuur en kunst, en vandaar naar het staatsbestuur en de top van het bedrijfsleven. Deze weg is niet geplaveid met toevalligheden, maar met een jarenlange opeenstapeling van ervaring en kennis.

Nederland is vandaag de dag een land van coalities. In een politiek systeem waarin de machtsverhoudingen uiterst kwetsbaar zijn en crises regelmatig voorkomen, duikt met enige regelmaat het idee op van een partij overstijgende premier van buitenaf.
Bijvoorbeeld, de huidige minister-president Dick Schoof is van buitenaf als minister-president aangesteld, omdat er geen steun was voor het premierschap van Wilders. Precies in zo’n situatie zeg ik zonder enige aarzeling het volgende. Mocht Nederland ooit genoodzaakt zijn een premier van buitenaf te zoeken, dan zal die naam Günay Uslu zijn. Zij is namelijk niet slechts een politica. Zij is iemand die de academische wereld kent, cultuur ademt, kunst bestuurt, de staat begrijpt en de economie kan lezen.

Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, kleding, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Günay Uslu, tijdens haar ambtsperiode als minister, zij aan zij met premier Rutte…

Dat Günay Uslu achter elkaar wordt benoemd tot voorzitter van de meest gerespecteerde instellingen van Nederland, is geen toeval. Dat haar naam telkens opnieuw opduikt bij filmfestivals, literaire instellingen, museale raden en academische structuren, is een duidelijk teken van het vertrouwen dat zowel de staat als de samenleving in haar stellen. Haar rustige houding, inclusieve taalgebruik en evenwichtige optreden tijdens crises in haar periode als staatssecretaris van Cultuur en Media worden tot op de dag van vandaag in politieke wandelgangen als voorbeeld genoemd.

Afbeelding met vliegtuig, wolk, hemel, vlak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist. Günay Uslu en Atilay Uslu op de cover van het tijdschrift QUOTE, met het Corendon-vliegtuig onder Curaçaose vlag dat de Curaçao–VS-vluchten zal uitvoeren voor het Wereldkampioenschap Voetbal.

Achter dit succesverhaal schuilt ook een sterke familiestructuur. De ondernemingszin en visie van haar broer Atilay Uslu, gecombineerd met de zakelijke ervaring van zijn partner Yıldıray Karaer, hebben het merk Corendon gemaakt tot meer dan een bedrijf. Het is uitgegroeid tot een succesmodel. Met de intellectuele bagage en het bestuurlijke instinct van Günay Uslu is deze structuur verder versterkt en zijn familiebanden samengebracht met professioneel inzicht. Deze synergie vormt een zeldzame en krachtige eenheid.

Kijkt u eens naar de indrukwekkende weg die Günay Uslu heeft afgelegd van haar verleden tot vandaag. Deze regels vormen niet alleen het curriculum vitae van één persoon. Zij zijn een levend document dat laat zien hoe onzichtbare barrières voor mensen met een migratieachtergrond in de Nederlandse samenleving kunnen worden doorbroken met kennis en inzet. Wat u hieronder leest, verklaart glashelder waarom ik al maandenlang nadrukkelijk en consequent de naam Günay Uslu noem en waarom ik er niet voor terugschrik haar naam te verbinden aan een mogelijke premierschap.

Laten we nu samen zien dat deze stelling en deze accenten geen loze woorden zijn, maar het resultaat van concrete stappen en jarenlange inspanning. Het verhaal van Günay Uslu is niet dat van een plots oplichtende ster. Het is een reis die begint op de basisschool en via academische leerstoelen, bestuursfuncties binnen culturele en artistieke instellingen, leidt naar de hoogste verdiepingen van het staatsbestel. De volgende regels tonen helder de etappes, verantwoordelijkheden en verworvenheden van deze lange tocht.

OPLEIDING

Afbeelding met kleding, schermopname, Menselijk gezicht, vrouw Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Basisschool: Voltooid als kind van een migrantenfamilie in Nederland.
Middelbare school: Voortgezet onderwijs in Nederland en voorbereiding op de universiteit.
1993: Propedeuse lerarenopleiding Geschiedenis aan de Hogeschool van Amsterdam.
1996: Propedeuse Nederlands Recht aan de Universiteit van Amsterdam.
Jaren 2000: Masteropleidingen Cultuurwetenschappen en Europese Cultuurgeschiedenis aan de Universiteit van Amsterdam.
2015: Promotie aan de Universiteit van Amsterdam over cultuurpolitiek in het Ottomaanse Rijk.

Academische functies

  • Onderzoeker cultuur en geschiedenis aan de Universiteit van Amsterdam.

  • Verbonden aan de Leerstoel Tolerantie aan de Universiteit Leiden.

Culturele en kunstinstellingen

  • Voorzitter van de Raad van Toezicht van het EYE Filmmuseum Amsterdam.

  • Lid van de Adviesraad van het Mauritshuis in Den Haag.

  • Lid van de Adviesraad van de Rembrandt Vereniging.

  • Lid van de Adviesraad van Allard Pierson.

  • Lid van het bestuur van de NIOD Stichting.

Bedrıjfsleven

  • Bestuurlijke functies binnen de Corendon Tourism Group in verschillende perioden.

  • Voorzitter van de Corendon Cares Stichting.

  • Sinds 2023 CEO van Corendon.

Politiek

Van 10 januari 2022 tot 1 december 2023 staatssecretaris van Cultuur en Media in de Nederlandse regering.

Culturele functies

  • Voorzitter van de jury van de Boekenbon Literatuurprijs 2025.

  • Sinds 2025 voorzitter van de Raad van Toezicht van het Nederlands Film Festival.

  • Per eind 2025 voorzitter van de Raad van Toezicht van het Nederlands Letterenfonds.

Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, glimlach, boekenkast Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist. Günay Uslu, die vooroploopt in de race om aan het hoofd van diverse organisaties te worden benoemd, kwam op de tweede dag na haar benoeming tot voorzitter van de Raad van Toezicht van het Nederlands Letterenfonds naar de instelling om kennis te maken met de medewerkers.

Vanaf dit punt zijn de woorden niet langer van mij. Het verhaal van Günay Uslu, haar ontwikkeling, ervaring en houding, leest u in alle details op de pagina’s van het tijdschrift QUOTE. Tijdens het lezen zult u zelf vaststellen waarom de hierboven geformuleerde zinnen geen enkele overdrijving bevatten.

Hierbij presenteer ik u allereerst een samenvatting van het artikel over Günay Uslu dat als coververhaal in QUOTE verscheen.

HET MEEST SERIEUZE ZAKENMAGAZINE VAN NEDERLAND QUOTE MAAKT GÜNAY USLU TOT OMSLAGVERHAAL

Afbeelding met kleding, tekst, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Het tijdschrift Quote, dat wordt beschouwd als een van de meest invloedrijke en serieuze publicaties binnen het Nederlandse bedrijfsleven, heeft in zijn nieuwste editie Corendon CEO Günay Uslu tot coveronderwerp gemaakt. Volgens Quote vertegenwoordigt de loopbaan van Uslu een traject dat ver buiten de klassieke kaders van het bedrijfsleven treedt en wordt gekenmerkt door gedurfde overgangen tussen uiteenlopende domeinen.

Volgens Quote begon het Corendon avontuur van Günay Uslu in januari 1997, op de bovenverdieping van een winkelpand in Haarlem. In een tijd waarin vakantiereizen nog via Teletekst werden verkocht, ging Uslu op aansporing van haar broer Atilay Uslu aan de slag. Vanaf de eerste dagen bevond zij zich midden in het groeiproces van het bedrijf. Quote schrijft dat na de eerste boekingen de activiteiten snel toenamen en dat Uslu door mensen uit haar directe omgeving aan te nemen, bijdroeg aan de opbouw van een organisatie die in korte tijd een omzet van miljoenen euro’s realiseerde.

Volgens Quote was deze snelle opmars binnen Corendon voor Uslu echter niet voldoende. Terwijl het bedrijf groeide, maakte zij een bewuste keuze om terug te keren naar de universiteit. Quote vermeldt dat Uslu hierbij expliciet aangaf zichzelf ook op andere terreinen te willen beproeven en zich niet uitsluitend tot het bedrijfsleven te willen beperken. Haar academische loopbaan en promotietraject vormden een belangrijke fase waarin haar intellectuele wereld verder werd verdiept.

Een ander belangrijk keerpunt in de carrière van Uslu was volgens Quote haar toetreding tot de politiek. Als staatssecretaris van Cultuur en Media binnen de Nederlandse regering combineerde zij publieke verantwoordelijkheid met bestuurlijke ervaring. Volgens Quote gaf deze politieke periode haar leiderschapsvisie een nieuw en breder perspectief.

Toen Corendon CEO Steven van der Heijden in 2023 zijn functie neerlegde, werd Günay Uslu gevraagd om de leiding van het bedrijf over te nemen. Volgens Quote speelden daarbij zowel haar grondige kennis van het bedrijf als haar vermogen om met crises om te gaan een doorslaggevende rol. In haar toelichting aan Quote benadrukte Uslu dat familiebanden weliswaar een rol speelden, maar dat het doorslaggevende element het vertrouwen was dat zij deze taak aankon.

Een van de meest opvallende kenmerken die Günay Uslu volgens Quote onderscheidt van andere topbestuurders, is het feit dat zij geen enkel aandeel bezit in Corendon. Ondanks haar rol als medegrondlegger van het bedrijf heeft zij er bewust voor gekozen geen aandeelhouder te zijn. Quote stelt dat Uslu deze keuze verklaart vanuit haar opvatting over vrijheid. Zij geeft aan dat het ontbreken van aandelen haar de ruimte biedt om op elk moment zelfstandig beslissingen te nemen en van koers te veranderen.

Deze keuze roept ook de vraag op of zij op enig moment zou kunnen vertrekken. Volgens Quote geeft Uslu hierop een helder antwoord. Op dit moment denkt zij niet aan vertrek bij Corendon, omdat zij van mening is dat er nog een opdracht moet worden voltooid. Volgens Quote draait deze opdracht niet om winst of het aantal klanten, maar om het toekomstbestendig en solide maken van het bedrijf.

Volgens Quote meet Uslu succes niet aan cijfers, maar aan haar intuïtie. Zij zegt te voelen wanneer een taak is afgerond. Of dit proces twee jaar of vijf jaar zal duren, weet zij niet, maar zij benadrukt dat zij Corendon zal blijven leiden totdat dit doel is bereikt. Quote merkt op dat Uslu zichzelf, ook zonder aandeelhouderschap, ziet als een onlosmakelijk onderdeel van het bedrijf.

Volgens Quote presenteert Günay Uslu zich met haar veelzijdige identiteit, waarin academie, politiek en bedrijfsleven samenkomen, in Nederland niet alleen als een CEO, maar als een leider die haar eigen pad bepaalt.

(Onderaan vindt u zowel de volledige Turkse als de volledige Nederlandse versie van dit artikel.)

CORENDON, DAT ONDER LEIDING VAN ATİLAY USLU OP DE CARIBISCHE EILANDEN UITGROEIDE TOT EEN HOTELKETEN, VERZORGT TIJDENS HET WK VLUCHTEN TUSSEN CURAÇAO EN DE VS

Afbeelding met buitenshuis, Vliegreizen, vlak, Luchtvaartmaatschappij Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist. Dankzij het hoofdsponsorschap van Corendon verkreeg het piepkleine Curaçao het recht om deel te nemen aan het Wereldkampioenschap Voetbal; afgebeeld zijn het nationale elftal van Curaçao en het Corendon-vliegtuig dat tussen Curaçao en de VS zal vliegen.

Corendon, dat met gedurfde stappen in de toerisme- en luchtvaartsector regelmatig de aandacht trekt, richt zijn blik ditmaal op de andere kant van de wereld. Het in Nederland gevestigde bedrijf met Turks kapitaal bereidt zich voor op een historische organisatie in het Caribisch gebied in het kader van het WK Voetbal 2026.

Het project dat Corendon-voorzitter Atilay Uslu aankondigde tijdens een persconferentie in Willemstad, de hoofdstad van Curaçao, wordt niet alleen gezien als een vluchtplanning, maar ook als een strategische wereldwijde merkzet.

SPECIALE WERELDKAMPIOENSCHAPSVLUCHTEN VAN CURAÇAO NAAR DE VS

Tijdens het WK 2026 zal Corendon rechtstreekse vluchten uitvoeren van Curaçao naar de Amerikaanse steden waar het nationale elftal van Curaçao zijn wedstrijden speelt. In dit kader zijn speciale vluchten gepland naar Houston, Kansas City en Philadelphia.

Voor deze vluchten zal een Boeing 737 uit de Corendon-vloot worden voorzien van een speciaal ontwerp met de naam “Blue Wave Livery”, waarin de nationale kleuren van Curaçao en het voetbalthema samenkomen. Vanaf juni 2026 zal het toestel worden ingezet als Curaçao-hub en gedurende het WK fungeren als een echte luchtbrug.

Deze stap toont duidelijk aan dat Corendon ver voorbij het klassieke toeristische bestemmingsconcept gaat en sporttoerisme op wereldschaal omarmt.

MEER DAN ALLEEN EEN VLUCHT, EEN TOTALE BELEVING

Afbeelding met water, buitenshuis, panorama, vakantieoord Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Het plan van Corendon beperkt zich niet tot het vervoeren van supporters naar het stadion. Het bedrijf heeft verschillende pakketten samengesteld voor voetballiefhebbers die van Curaçao naar de VS reizen.

Naast losse vluchten zijn er ook pakketten met vlucht en hotelovernachting, evenals uitgebreide opties die vlucht, hotel en wedstrijdticket combineren. De wedstrijdtickets worden geleverd via het officiële FIFA-systeem en het hele proces verloopt volledig transparant.

Daarnaast is gepland om in de drie Amerikaanse steden op wedstrijddagen speciale fanzone-gebieden op te zetten. Hier kunnen Curaçaose supporters samenkomen, de wedstrijden gezamenlijk volgen en de Caribische sfeer naar Amerika brengen.

MEER DAN 30 HOTELS, INTERNATIONALE SAMENWERKING

In het kader van de WK-organisatie heeft Corendon overeenkomsten gesloten met meer dan 30 hotels in de Verenigde Staten. Een groot deel van deze hotels behoort tot internationale ketens, met name tot de Hilton-groep. Dit onderstreept hoe serieus en professioneel de organisatie is voorbereid.

Op Curaçao werd voor een beperkt aantal pakketten een speciale verkoopactie georganiseerd. De belangstelling was zo groot dat veel pakketten in korte tijd waren uitverkocht. Dit laat zien in welke mate de bevolking van Curaçao en supporters uit de diaspora de WK-koorts omarmen.

CORENDON IS MEER DAN EEN LUCHTVAARTMAATSCHAPPIJ

De verklaringen van Atilay Uslu in Willemstad maakten opnieuw duidelijk dat Corendon zichzelf niet uitsluitend ziet als een luchtvaartmaatschappij. Volgens Uslu is dit project het resultaat van vertrouwen in Curaçao en van een langetermijnsamenwerking.

Als een van de sponsors van het nationale elftal van Curaçao draagt Corendon met deze organisatie direct bij aan de zichtbaarheid van het eiland op het wereldtoneel. In deze reis van een klein Caribisch eiland naar het grootste podium van het wereldvoetbal krijgt de naam Corendon een blijvende plaats.

TURKS KAPITAAL OP HET WERELDTONEEL

Het Corendon-verhaal, dat zich uitstrekt van Europa naar het Middellandse Zeegebied en van Anatolië tot de Caraïben, bewijst opnieuw dat Turks ondernemerschap geen grenzen kent. Vandaag de dag wordt Corendon niet alleen genoemd vanwege vakantievluchten, maar ook vanwege sporttoerisme, internationale organisaties en zijn sterke merkpositie.

Kortom, Corendon groeit ook aan de andere kant van de wereld. En dat niet stilletjes, maar met een krachtige visie en een ambitieuze organisatie.

DE ARCHITECT VAN CORENDONS GROEI TOT EEN GIGANT IN DE LUCHTVAART: YILDIRAY KARAER

Yıldıray Karaer'den önemli açıklamalar - AeroNews24 - Havacılık, Seyahat ve Turizm Haberleri

Naast het feit dat Corendon als touroperator jaarlijks miljoenen toeristen vervoert naar 25 landen, waaronder Turkije, Griekenland, Egypte, Bulgarije, Marokko, Spanje, Portugal en Curaçao, staan ook de successen van het bedrijf in de hotellerie en de luchtvaartsector algemeen bekend.

In de hotellerie dragen Atilay Uslu en zijn zoon Atacan hun handtekening onder het succes van de ketens met drie hotels in Nederland, vijf in Turkije, twee in Spanje en vestigingen op Curaçao.
De handtekening onder het succes van Corendon in de luchtvaartsector behoort toe aan de ervaren bestuurder Yıldıray Karaer.
Zijn grootste steun binnen dit domein is zijn neef Batuğhan Karaer.

Corendon Group’tan Türkiye Havacılık Sektörü Değerlendirmesi: “Yıllık Yüzde 9 Büyüme Orta Vadede Sürecek”

Tijdens de ‘5e Toekomst van de Financiën Top’, een van de toonaangevende bijeenkomsten op het gebied van economie en financiën in Turkije, hield Corendon Group financieel adviseur Batuğhan Karaer een toespraak waarin hij belangrijke evaluaties gaf over de opvallende prestaties van de Turkse luchtvaartsector in de afgelopen jaren. Karaer stelde dat de sector met een gemiddelde jaarlijkse groei van circa 9 procent niet alleen boven het Europese gemiddelde uitkomt, maar ook boven het wereldwijde gemiddelde.

Hij benadrukte dat de strategische ligging van Turkije, de toenemende passagiersvraag en het snelle aanpassingsvermogen van de sector doorslaggevend zijn voor deze sterke prestaties. Volgens Karaer zal de huidige trend zich ook op middellange termijn op stabiele wijze voortzetten.
Daarnaast wees hij erop dat voortgaande investeringen in luchtvaart, uitbreiding van de vloot en de groei van het toerisme tot de belangrijkste factoren behoren die de sectorale groei ondersteunen.

De top, die de bankensector, kapitaalmarkten en de reële economie samenbracht, werd ondersteund door Corendon Airlines als sponsorp partner.
Binnen Corendon hanteert Yıldıray Karaer het principe om ruimte te geven aan gespecialiseerde deskundigen, wat er tevens voor zorgt dat het bedrijf elke opkomende uitdaging met vertrouwen het hoofd kan bieden.

ATİLAY USLU IN DE NEDERLANDSE MEDIA

Afbeelding met bloem, bloemblaadje, Vrouwentulp, tulp Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist. INFO REGIO, dat in Haarlem wordt uitgegeven, hield met Atilay Uslu een interview op een ongebruikelijke manier, niet aan een bureau maar wandelend in de natuur.

Niet aan de vergadertafel, maar tijdens een natuurwandeling: een interview.

𝐖𝐚𝐚𝐫 𝐫𝐞𝐢𝐳𝐞𝐧 𝐛𝐞𝐠𝐢𝐧𝐭: een wandeling met Atilay Uslu van Corendon

In deze nieuwe aflevering van Wandelingen met Impact (Etkisi Olan Yürüyüşler) gaat journalist Désirée op pad met Atilay Uslu, oprichter van Corendon. Geen vergadertafel of kantoor — maar een wandeling door een plek die voor hem vol betekenis is.

Samen praten ze over ondernemerschap, familie, eenvoud en de kracht van verbinding. Over hoe een reisimperium ontstond uit een simpel idee én trouw bleef aan zijn kern.

“Tijdens het wandelen praat je anders. Losser, gezelliger — en het houdt je scherp,” zegt Atilay met een glimlach.

WANDELEN MET ATİLAY USLU:

Afbeelding met kleding, persoon, buitenshuis, boom Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Fotograaf: Robert Joore

In deze interviewserie neemt journalist Désirée je mee op pad met een impactmaker uit de regio. Niet in een vergaderzaal of achter een bureau, maar wandelend door een plek die voor hen een bijzondere betekenis heeft. Een plek vol herinneringen, inspiratie en verhalen. Tijdens deze wandelingen ontdekken we niet alleen de persoonlijke drijfveren van deze ondernemers, leiders en vernieuwers, maar ook hoe zij onze regio op hun eigen manier vormgeven. Wat drijft hen? Welke uitdagingen overwinnen ze? En welke voetsporen willen ze achterlaten?

Voor deze editie wandelt Désirée met Atilay Uslu, oprichter en eigenaar van reisaanbieder Corendon. Door zijn ogen maken we kennis met een plek in de regio die voor hem een bijzondere betekenis heeft. Welke verhalen schuilen achter dit gebied? Stap met ons mee in het verhaal achter de impact. Foto’s: Robert Joore

“Het is een thuiskomen, maar dan als bezoeker. Ik word hier echt met aandacht ontvangen,” zegt Atilay Uslu glimlachend terwijl hij ons ontmoet in de weelderige tuin van het Corendon hotel in Badhoevedorp. Daar waar zijn reisimperium uitgroeide tot ver buiten Europa. “Het was wat lastig afspreken he?” verontschuldigt hij zich. “Ik woon tegenwoordig op Curaçao.”

Van iedereen
Toch voelt deze plek vertrouwd voor hem. We lopen richting de imposante Boeing 747 midden in de tuin. Zijn personal assistant sluit zich bij ons aan. “We bestaan dit jaar 25 jaar. Om dat te vieren zijn we dit toestel aan het tatoeëren. Het wordt een echt kunstwerk! Mijn zus Gunay regelt dit allemaal. Je ziet het meteen: dit gaat over kunst, cultuur en verbinding.”
Hij knikt goedkeurend. “Wat ik mooi vind: iedereen binnen Corendon heeft hieraan meegewerkt. Niet alleen ideeën, maar ook echt betrokkenheid. Het is van ons allemaal.”

“Tot twee jaar geleden werkte ik hier nog,” vertelt Atilay terwijl we langs het paadje lopen dat kronkelt door het groen. “Tussen de middag ging ik dan wandelen, soms met een ijsje erbij.” Hij wijst in de verte. “In dit gebied – wij noemen het de oude A4 – liggen prachtige wandel- en fietsroutes. Die hebben we zelf aangelegd. Straks komen hier huisjes. Echt mooie huisjes (lachend), midden in het groen.”

We zijn nog maar net op weg als Atilay een korte tussenstop inlast. ”Ik heb een afspraak met het cateringbedrijf van de Airlines. Ik wil even iets checken,” zegt hij. We worden opgewacht in een gebouw. Zodra de uitleg begint, onderbreekt Atilay. “Waar hebben we nu precies in geïnvesteerd? Kun je het laten zien?” Een medewerker wijst naar de nieuwe koelcel en vriezer. Atilay knikt goedkeurend. “Ik ben hier niet meer verantwoordelijk voor,” zegt hij ontspannen. ”En dat voelt echt heel fijn.”

10.000 stappen
We wandelen verder over een natuurpad. “Ik voer mijn overleggen het liefst lopend. Ook op Curaçao. Om zes uur in de ochtend heb ik wandelafspraken. Dan is het nog niet te heet. Tijdens het wandelen praat je anders met elkaar. Intiemer, losser, gezelliger. En het is ook goed voor je lichaam. (lacht daarbij) Ik probeer elk dag zo’n 10.000 stappen te zetten.”

Hij vervolgt: “Als ondernemer sta ik altijd aan. Maar soms wil ik even helemaal niks in het weekend. Gewoon rustig opstaan en dan op de bank met Netflix op zondagochtend of op mijn terras met een koffie. Dat zijn mijn oplaadmomenten.”

De zon schijnt uitbundig vandaag waardoor het gebied er nog mooier uitziet. Op de vraag wat hij het meest mist aan Nederland zegt hij zonder aarzelen: “Het Nederlandse weer. Dat zou je misschien niet verwachten. Op Curaçao geeft de zon geen energie. Die neemt alleen. Je zit altijd in de schaduw. Na een half uurtje ben je uitgeput. Vergaderen in korte broek en slippers aan zee klinkt leuk. Maar het is beter voor vakantie dan voor werken.”

Trouw gebleven

“Ik wil bouwen aan een bedrijf. Door de jaren heen is de reisbranche veel veranderd. Toen ik begon, waren er meer dan 150 touroperators in Nederland. Nu zijn er nog drie. We zijn altijd trouw gebleven aan onze eigen kracht en kern. We richten ons op waar we goed in zijn. Dat is het organiseren van betaalbare vakanties voor hardwerkende Nederlanders. Overnames brengen nieuwe bedrijfsculturen met zich mee. Ik zeg altijd: Maak het niet te groot! Houd het eenvoudig en maak het niet onnodig moeilijk. Denk simpel!”

Die nuchtere kijk typeert Atilay’s leiderschap. Maar hij benadrukt ook het belang van waarden die verder gaan dan zakendoen. “Familie is belangrijk– Corendon is ook een familiebedrijf. Maar familie is niet alleen de bloedlijn. Mensen met wie ik al 25 jaar samenwerk, beschouw ik ook als familie. Ik hecht aan duurzame relaties. Ik werk al jaren met dezelfde vertegenwoordigers. Als ik dan hoor dat iemand ziek is, dan raakt me dat echt. Dan leef ik mee en breng ik ook een bezoek in het ziekenhuis.” Hij vervolgt: “Het gaat niet alleen om geld verdienen. Menselijkheid en betrokkenheid zijn minstens zo belangrijk. Dat is onze kracht; het is de harde en de zachte kant van Corendon.”
“Ik zeg altijd: houd het eenvoudig en maak het niet onnodig moeilijk”

Intuïtief
We lopen samen met Atilay langs een rustig pad dat zich een weg slingert door het natuurgebied. Hij wijst naar de horizon. “Alles begint met een gevoel,” zegt hij. Intuïtie is zijn kompas, zowel zakelijk als privé. “Ik geloof echt in intuïtief ondernemen. Je begint gewoon. Onderweg kom je hobbels tegen, die los je op. Het gaat niet alleen om dat eindpunt, maar vooral om de reis ernaartoe.”

Hij lacht als hij terugdenkt aan één van zijn meest markante projecten. “Bij Corendon improviseren we vaak. We zetten door, ook als het tegenzit. ‘Laat maar zitten’ zul je mij nooit horen zeggen. Zoals de Duitsers zeggen: Wir schaffen das!” Even blijft hij staan. “Wist je dat ik vijftig vergunningen nodig had om die 747 in de tuin van ons hotel te krijgen? Ongelofelijk, maar hij staat er!”

Avontuur
Atilay houdt van avontuur. Dit bracht hem ook naar Curaçao. “Iets opbouwen, iets veroveren, dat zit in mij. Nieuwe kansen grijpen. En ik wil dat ook mijn kinderen meegeven: denk buiten de gebaande paden!”
Hij praat met passie over de toekomst daar. “Ik wil over een paar jaar een nieuwe Corendon-community hebben in het Caribisch gebied. Een hoofdkwartier, een warm kloppend hart. De mensen op Curaçao zijn dankbaar dat Corendon er is. Toerisme is daar de helft van de economie. Wij investeren in banen, in mensen, in sociale projecten. We sponsoren zelfs het nationale team. Ik geloof oprecht dat ze het WK gaan halen.”

“Ik leer mijn kinderen om buiten de gebaande paden te denken”

Hij lacht als hij vertelt over het reisbureau op het eiland. “Het is net een familie-uitje. Iedereen komt met de auto langs, even kletsen, boeken, een kop koffie. Echt mooi om te zien.”
Langzaam naderen we het Corendon hotel, waar we begonnen. Atilay loopt richting de 747. “Ik wil graag herinnerd worden als De Vakantieman! Dat mensen een glimlach hebben. En dat ze denken: dankzij Corendon kunnen we lekker op vakantie. Dat is voor mij het mooiste wat er is.”

HET VOLLEDIGE INTERVIEW VAN GÜNAY USLU IN QUOTE

Afbeelding met kleding, tekst, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

        “Soms moet je opstijgen, soms moet je landen

Ze stond aan de wieg van corendon. Na een tussenlanding in de wereld van de universiteit en de politiek is Günay Uslu sinds 2024 weer terug op haar nest. Dit keer als CEO. Mensen vragen haar vaak: “Hoe ziet jouw carrière er e,genlijk uit?”

Ze draagt een lange broek en een jasje met goudkleurige knopen. Met een Boeing 747 die vanaf Schiphol vertrok, is ze naar het hotel in Badhoevedorp gebracht. Haar haar, bijeengehouden met een verstelbare klem van H&M, heeft dezelfde uitstraling als haar Corendon-rode lippenstift. Boven, aan de zijkant van het vliegtuig, staat haar gezicht direct naast dat van haar broer Atılay. Atılay is medeoprichter van Corendon en een van de grootste aandeelhouders.

Vanavond is het personeelsfeest ter gelegenheid van het 25-jarig bestaan van Corendon. De schilderijen van Günay Uslu worden deze avond voor het eerst gepresenteerd. Tijdens de cocktails overheersen beelden van zon en strand. Bezoekers worden geconfronteerd met scènes die associaties oproepen met “reizen” en “vrijheid”. Op basis van deze associaties maakte kunstenaar Lieuwe van Gogh schilderijen en verbeeldde hij het vliegtuig.

“Kunnen we zeggen dat we een echte Van Gogh hebben?” lacht Uslu, die een grote belangstelling heeft voor kunst en cultuur.

QUOTE kan haar deze avond nauwelijks spreken. Haar programma is bijzonder vol. Medewerkers, familieleden en verwanten hebben haar omringd. Er is veel om te vieren.

En dat is ook zo.

2024 is haar eerste jaar als CEO. Het aantal klanten steeg van 645 duizend naar bijna 800 duizend. De omzet kwam boven de 800 miljoen euro uit.

“Ja, voor 2025 mikken we op 1 miljard euro,” zegt ze. “Maar ik praat niet graag over cijfers. Vaak draait niet alles om cijfers.”

tworiverscapital #fcnjewelawards #businessexcellence #ondernemerschap # corendon | Denzell Melles
Vorig jaar werd Corendon bekroond met de FCN Business Excellence Award. Günay Uslu is een charismatische bestuurder, getrouwd, moeder van twee kinderen en dochter van ondernemende Turkse ouders. Ze groeide op zonder dat er buitensporige verwachtingen op haar werden gelegd.

Waarom verandert deze vrouw voortdurend van koers? Wat drijft haar? En waarom bereidt ze zich door aan het hoofd te gaan staan van een reusachtig reisbedrijf als Corendon voor op de komende 25 jaar?

“EEN BEDRIJF OPZETTEN EN SUCCES HEBBEN IS MOOI, MAAR IK VROEG ME AF: WAAR STA IK, WAAR BEN IK GOED IN?”

Tot haar veertiende kon ze niet lezen en schrijven. Maar dat heeft ze nooit als een tekortkoming gezien. “Het was niet beschamend om dat niet te kunnen,” zegt ze. Thuis heerste een mondelinge cultuur; jezelf uitdrukken, vertellen en verhalen bouwen waren belangrijk. Haar zus Meral werd later filmproducent. Haar broer Atılay boekte al op jonge leeftijd succes in het bedrijfsleven.

“De basisbenadering van mijn ouders was altijd: ‘Doe het, maar durf ook te springen. Wees niet bang om het te proberen.’”

Ze groeiden op in een tweetalig gezin. Günay Uslu kwam al op jonge leeftijd in aanraking met persoonlijke ontwikkeling en ontwikkelingspsychologie. Ze leerde snel te schakelen.

“Op school was ik soms het enige meisje met een hoofddoek. Dan word je onvermijdelijk geconfronteerd met de vraag: wie ben ik?”

De vraag waarom vrouwen zo weinig vertegenwoordigd zijn in de politiek, maakte al vroeg deel uit van haar leven. Haar zus Meral ondervond tijdens haar stage belemmeringen vanwege haar hoofddoek. Günay Uslu volgde daarentegen een pad dat liep van gemeenteraadslid tot staatssecretaris.

Op haar eenentwintigste trouwde ze met Mehmet Ayvaz. “Mijn familie was geschokt,” zegt ze. “Ik was erg jong en mijn keuze was traditioneel.”

“MIJN MOEDER TELDE VIERCIJFERIGE GETALLEN UIT HET HOOFD OP. IK GEBRUIK NOG STEEDS EEN REKENMACHINE.”

Günay Uslu werd geboren en groeide op in Haarlem. Haar vader kwam in 1964 vanuit Turkije naar Nederland. Eerst werkte hij in de mijnen in België, daarna stapte hij over naar de bouwsector in Nederland. Haar moeder was huisvrouw.

“Mijn vader viel op door zijn praktische intelligentie,” zegt ze. “Maar mijn moeder was een echte rekenmachine. Ze telde viercijferige getallen in haar hoofd op. Ik gebruik nog steeds een rekenmachine.”

Uslu had altijd een grote belangstelling voor onderwijs en leren. Maar wat haar werkelijk aantrok was niet het diploma, maar het begrijpen. “Ik hou van analyseren. Van het zien van patronen, problemen en tegenstrijdigheden. En daarna stel ik mezelf de vraag: wat kan ik hier doen?”

Deze onderzoekende houding bracht haar naar de universiteit en vervolgens naar de academische wereld. Tegelijkertijd verloor ze de band met het bedrijfsleven niet. De vroege ervaringen die ze bij Corendon opdeed, lieten haar zien hoe theorie en praktijk samenkomen.

“Mensen vragen me vaak: wat ben jij eigenlijk? Ben je academicus, politica of bestuurder?” zegt ze. “Ik sluit mezelf niet op in één identiteit. Mijn leven is niet lineair verlopen.”

Die veelzijdigheid wordt door sommigen gezien als een zwakte. Maar volgens Uslu is het juist een kracht. “Wat mij motiveert is nieuwsgierigheid. Diep in een onderwerp duiken en van daaruit naar iets anders kunnen springen.”

Ze bleef altijd op een zekere afstand van Corendon. Ze kende het bedrijf zowel van binnenuit als van buitenaf. “Soms bestuur je het vliegtuig, soms maak je een landing. Een landing is geen mislukking. Soms is die noodzakelijk.”

“ANALYSEREN, PATRONEN EN PROBLEMEN ZIEN EN DAARNA DE VRAAG STELLEN: WAT KAN IK HIER DOEN?”

Toen ze de politiek instapte, dacht niemand dat het voor haar gemakkelijk zou worden. Vanaf de eerste weken als staatssecretaris stond ze onder grote druk. Dossiers uit het verleden, onafgeronde zaken en hoge verwachtingen vanuit de samenleving lagen voor haar.

“In mijn eerste maand kreeg ik de rekening gepresenteerd van crises die vóór mij hadden plaatsgevonden,” zegt ze. “De media waren hard. Iedereen verwacht onmiddellijk duidelijkheid en meteen oplossingen.”

Deze periode was voor haar een test van veerkracht. Ze moest snel beslissingen nemen en tegelijkertijd ook aan de lange termijn denken. “De politiek is als een etalage die altijd open is. Wat je ook doet, je wordt bekeken.”

Ze trok zich niet terug bij kritiek. “Mijn reflex is niet vluchten,” zegt ze. “Als het moeilijker wordt, word ik juist zorgvuldiger.”

Deze houding bepaalde ook haar leiderschapsstijl. Kalm blijven in crisissituaties en handelen op basis van analyse in plaats van emotie. “Ik vat problemen niet persoonlijk op. Ik zie ze als onderwerpen die opgelost moeten worden.”

Maar dit tempo was niet vol te houden. De intensiteit van de politiek bracht ook andere vragen met zich mee voor haarzelf en haar gezin. “Op een gegeven moment realiseer je je: niet elke landing is een einde. Soms moet je van richting veranderen.”

TERUG NAAR HUIS

In 2022 verliet ze de politiek. Dat was geen breuk, maar een bewuste koerswijziging. In dezelfde periode maakte Corendon een moeilijke fase door. De pandemie had de reisbranche diep geraakt. Vliegtuigen bleven aan de grond en onzekerheid overheerste.

“Er was staatssteun, maar die was niet voldoende,” zegt ze. “We moesten schulden aangaan om overeind te blijven. Dat was geen gemakkelijke beslissing.”

Risico nemen was onvermijdelijk. Toen Uslu terugkeerde naar Corendon, trof ze niet alleen een bedrijf aan, maar ook een zware verantwoordelijkheid. “Dit is voor mij niet zomaar een baan. Mijn verleden, mijn familie en mijn herinneringen zitten hier.”

Na de pandemie werden snelle en duidelijke stappen gezet om het bedrijf weer overeind te krijgen. Vernieuwing van de vloot, herziening van bestemmingen en financiële discipline kregen prioriteit.

“Soms moet je plaatsnemen op de brug,” zegt ze. “Als er storm is, moet je daar staan en richting geven.”

Vandaag ziet het plaatje er anders uit. Corendon is weer op weg naar groei. Voor Uslu heeft deze terugkeer niet alleen een professionele, maar ook een persoonlijke betekenis. “Terugkeren naar huis is geen stap achteruit. Soms is het de enige manier om vooruit te komen.”

De cijfers laten zien dat de terugkeer niet alleen emotioneel was.

CORONDON IN CIJFERS (2024)
Aantal klanten: 800.000
Aantal bestemmingen: 85
Omzet: 839,5 miljoen euro
Winst: 10,5 miljoen euro
Aantal medewerkers: 551

Deze resultaten laten zien dat de stappen die na de pandemie zijn gezet, hun vruchten afwerpen. Maar Günay Uslu meet succes niet uitsluitend aan de balans.

“Als mensen zich verzetten tegen geïmporteerde avocado’s en tegelijkertijd de reisbranche aanvallen, dan is er sprake van het demoniseren van een sector,” zegt ze. “Vliegen kun je niet verbieden. Maar je kunt het wel schoner maken.”

Haar benadering van duurzaamheid is helder. Corendon investeert in nieuwere en zuinigere vliegtuigen. Alternatieve brandstoffen en transparante rapportage maken ook deel uit van dit beleid.

“Wij doen niet aan greenwashing,” zegt ze. “We zeggen wat we kunnen doen. En wat we niet kunnen, zeggen we ook eerlijk.”

Volgens Uslu is reizen een onmisbaar onderdeel van het moderne leven. “Mensen hebben de behoefte om de wereld te zien. Door dat te ontkennen kom je niet verder.”

GEEN AANDEELHOUDER

Günay Uslu heeft geen aandelen in Corendon. Dat is een bewuste keuze. “Het geeft me vrijheid,” zegt ze. “Ik leid het bedrijf, maar ik ben er niet aan vastgeketend.”

Als CEO draagt ze een grote verantwoordelijkheid, maar het ontbreken van aandelen geeft haar afstand en bewegingsruimte. “Het besef dat ik, als het nodig is, mijn koffer kan pakken en kan vertrekken, zorgt ervoor dat ik eerlijkere beslissingen neem.”

Deze benadering maakt deel uit van haar visie op leiderschap. Ze gelooft dat kracht niet voortkomt uit eigendom, maar uit betrouwbaarheid. “Mensen moeten weten waarom je hier staat. Mijn antwoord is helder: omdat ik geloof dat het juist is.”

De plannen voor de toekomst van Corendon zijn ambitieus. Nieuwe bestemmingen, andere bedrijfsmodellen en een duurzamere vloot. Maar voor Uslu is niets daarvan absoluut.

“In het leven is alles tijdelijk,” zegt ze. “Als ik voel dat ik ergens geen bijdrage meer lever, stap ik op. Dat is eerlijk tegenover mezelf en tegenover het bedrijf.”

“IK GENIET VAN WAT IK DOE. HET BEDRIJF IS FANTASTISCH. MAAR ALS HET MOET, PAK IK MIJN KOFFER EN GA IK. IK BEL NIEMAND.”

Voor Günay Uslu is het leven geen rechtlijnig carrièreverhaal. Het lijkt meer op een vlucht met stijgingen en dalingen. Soms moet je omhoog, soms dichter bij de grond komen.

“Soms moet je opstijgen, soms moet je landen,” zegt ze. “Maar het belangrijkste is dat je de controle behoudt en weet waar je naartoe gaat.”

Dat is precies wat haar typeert. Nieuwsgierigheid, analyse, beweging en de moed om van richting te veranderen wanneer dat nodig is. De reis die begon aan de wieg van Corendon, via universiteit en politiek, heeft haar teruggebracht naar huis. Maar dit is geen eindstation.

“Zo is het leven,” zegt ze. “De vlucht gaat verder.”

Corendon-CEO Günay Uslu: ‘Ik heb bewust geen aandelen, ik hou van mijn vrijheid’

Ze stond aan de wieg van Corendon, promoveerde, werd staatssecretaris en zit nu weer op de bok als ceo. Gunay Uslu laat zich door niemand vertellen welke route ze moet vliegen. ‘Ik volg mijn instinct, ik voel het als iets gelukt is.’

Lang voor haar ministerschap, promotie en ceo-titel begon Günay Uslu in januari 1997 boven een Haarlemse winkel aan iets wat later Corendon zou worden. Aangemoedigd door broer Atilay start ze er met het verkopen van vakanties via Teletekst. Vanaf de eerste boeking groeit het bedrijf hard: ‘Ik huurde een vriendin in, een nichtje, een buurvrouw. We breidden uit naar meerdere kantoorkamers, meer verdiepingen, en draaiden miljoenen omzet.’

Dit alles tot grote tevredenheid van Atilay en compagnon Yıldıray Karaer, die aandeelhouders zijn. Toch kiest Uslu er op het hoogtepunt voor om terug te keren naar de universiteit. ‘Het opzetten en runnen van het bedrijf was leuk, maar ik wilde mezelf uitdagen. Ik wilde weten: waar ben ik nog meer goed in?’

CEO zonder aandelen

Wat volgt is een carrière op de universiteit, in de politiek en bij Corendon. Als oud-ceo Steven van der Heijden in 2023 aankondigt te vertrekken, krijgt Uslu de vraag of zij het stokje wil overnemen. ‘Ik wil niet zeggen dat ik de enige was die ceo kon worden,’ zegt ze. ‘Maar men dacht wel: Gunay kan dat. En omdat ik familie ben, dat speelt ook mee.’

Tijdens het 25-jarig bestaan van Corendon staat haar gezicht levensgroot op een Boeing 747, maar in het aandeelhoudersoverzicht schittert ze door afwezigheid. Waar Van der Heijden 5% had en Atilay en Yildiray nog steeds beiden 40% bezitten, houdt Gunay het bewust bij nul. Hoe kan het dat de vrouw die aan de wieg van het bedrijf stond zelf geen stukje ervan bezit? ‘Ik heb bewust geen aandelen, want ik hou erg van mijn vrijheid. Het geeft me de ruimte om te zeggen: ik ga, ik kom.’

Wanneer vertrekt Günay Uslu?

Betekent die hang naar vrijheid dat ze morgen weer weg kan zijn? ‘Ik vind het leuk wat ik doe, het bedrijf is fantastisch en ik moet een klus klaren. Dus nee, ik ben niet weg te bellen.’ De klus draait niet om klantenaantallen, omzet of winst, maar om het bedrijf zo inrichten dat het toekomstbestendig is.

Wanneer weet Uslu dat het gelukt is? ‘Ik volg mijn instinct, voel als het gelukt is. Of dat over twee of vijf jaar is kan ik nu nog niet zeggen. In elk geval blijf ik tot dat moment. Ik mag dan geen grootaandeelhouder zijn, ik ben wel familie.’

                     ****************

HOLLANDA’DA KOALİSYON KRİZİ OLUR VE DIŞARIDAN BİR BAŞBAKAN ARANIRSA, ARANAN KESİNLİKLE GÜNAY USLU OLUR.

Bu yıl içinde, Hollanda Film Festivali Denetim Kurulu Başkanı ve Amsterdam Halk Kütüphanesi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atanan Uslu, şimdi de Hollanda Yazarlar Merkezi’nin “Denetim Kurulu Başkanı” oldu.

Günay Uslu, Yüksek organların başkanlığına atanma ve seçilmesinde rekor kırarken, QUOTE Dergisine kapak konusu oldu.

Sosyal ve kültürel başarılarının yanında, iş dünyasında da zirveye çıkan Günay Uslu’nun estirdiği rüzgâr, ağabeyi Atilay Uslu ve ortakları Yıldıray Karaer’i de kamçılıyor.

Atilay Uslu: “Dünya Şampiyonası sırasında Curaçao ile Houston, Kansas City ve Philadelphia arasında uçuş yapacağız.”

Yıldıray Karaer: “Yıllık %9’luk büyüme oranına sahip Türk havacılığında Corendon da aynı başarıyı gösterecektir.”

(Günay Uslu’nun yanında, Atilay Uslu ve Yıldıray Karaer’in de kamçılanmış başarılarını okuyacaksınız)

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
İlhan KARAÇAY yazdı:

Aylardır kendisinden sitayişle söz etmekte olduğum Günay Uslu için, hiç de abartı yapmadığımın kanıtına, aşağıdakileri okuduktan sonra siz de ikna olacaksınız. Çünkü burada anlatılan, sadece bir başarı öyküsü değil; Hollanda’da göçmen kökenli bir çocuğun, azimle, bilgiyle ve karakterle, ülkenin en üst karar mekanizmalarına kadar nasıl yürüdüğünün hikayesidir.
İlkokul sıralarından üniversite kürsülerine, akademiden kültür ve sanat dünyasına, oradan devlet yönetimine ve iş dünyasının zirvesine uzanan bu yol, tesadüflerle değil, yıllara yayılan birikimle döşenmiştir.

Hollanda bugün bir koalisyonlar ülkesidir. Siyasi dengelerin pamuk ipliğine bağlı olduğu, krizlerin sıkça yaşandığı bu düzende, zaman zaman partiler üstü, dışarıdan bir başbakan arayışı gündeme gelir. Örneğin, bugünkü Başbakan Dick Schoof, Wilders’in Başbakanlığına sıcak bakılmayınca, dışarıdan başbakanlığa getirilmiştir. İşte tam da böyle bir tabloda, ben hiç tereddütsüz söylüyorum: Eğer Hollanda bir gün dışarıdan bir başbakan aramak zorunda kalırsa, aranan isim Günay Uslu olur. Çünkü o, sadece bir siyasetçi değildir. O, akademiyi bilen, kültürü soluyan, sanatı yöneten, devleti tanıyan ve ekonomiyi okuyabilen nadir isimlerden biridir.

Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, kleding, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Günay Uslu, Bakanlığı sırasında Başbakan Rutte ile yan yana…

Günay Uslu’nun Hollanda’nın en saygın kurumlarında üst üste başkanlık görevlerine getirilmesi, rastlantı değildir. Film festivallerinden edebiyat merkezlerine, müze konseylerinden akademik yapılara kadar aynı ismin tekrar tekrar tercih edilmesi, devletin ve toplumun ona duyduğu güvenin açık bir göstergesidir. Kültür ve Medya’dan sorumlu Devlet Bakanlığı yaptığı dönemde sergilediği sakin duruş, kapsayıcı dili ve kriz anlarında gösterdiği denge, bugün hâlâ kulislerde örnek gösterilmektedir.

Afbeelding met vliegtuig, wolk, hemel, vlak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
QUOTE Dergisine kapak olan Günay Uslu ve Atilay Uslu’nun Dünya Futbol Şampiyonası için, Curaçao-ABD uçuşlarını yapacak olan Curaçao bayraklı Corendon uçağı.

Bu başarı hikayesinin arka planında güçlü bir aile yapısı da vardır. Ağabeyi Atilay Uslu’nun girişimci cesareti ve vizyonu, ortakları Yıldıray Karaer’in iş dünyasındaki tecrübesiyle birleşmiş; Corendon markası, sadece bir şirket değil, bir başarı modeline dönüşmüştür. Günay Uslu’nun entelektüel birikimi ve yönetsel sezgisiyle bu yapı daha da güçlenmiş, aile bağları profesyonel akılla harmanlanmıştır. Bu sinerji, nadir rastlanan bir bütünlük sunmaktadır.

Bakınız Günay Uslu’nun, hiç kimseye nasip olmayacak geçmişinden bugüne kadar geçirdiği başarılara. Bu satırlar, yalnızca bir kişinin özgeçmişi değildir; Hollanda toplumunda göçmen kökenli bireylerin önüne konan görünmez duvarların, bilgiyle ve emekle nasıl aşılabileceğinin canlı bir belgesidir. Aşağıda okuyacaklarınız, neden aylardır Günay Uslu’nun adını özellikle ve ısrarla yazdığımı, hatta onun adını başbakanlık ihtimaliyle yan yana anmaktan neden çekinmediğimi bütün açıklığıyla ortaya koyacaktır.

Şimdi gelin, bu iddianın ve bu vurguların soyut sözler olmadığını, somut adımlar ve yıllara yayılan bir emekle nasıl örüldüğünü birlikte görelim. Günay Uslu’nun hikayesi, bir anda parlayan bir isimden ibaret değildir. İlkokuldan başlayarak akademik kürsülere, kültür ve sanat kurumlarının yönetimlerinden devletin en üst katlarına kadar uzanan bu yolculuk, her aşaması emekle, bilgiyle ve istikrarla inşa edilmiş bir çizgiyi ortaya koymaktadır. Aşağıda yer alan satırlar, bu uzun yürüyüşün duraklarını, sorumluluklarını ve kazanımlarını bütün açıklığıyla gözler önüne seriyor.

Afbeelding met kleding, schermopname, Menselijk gezicht, vrouw Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

İlkokul: Hollanda’da göçmen bir ailenin çocuğu olarak ilkokulu tamamladı.
Ortaokul / Lise: Hollanda’da eğitimine devam ederek üniversiteye hazırlandı.
1993: Amsterdam Yüksekokulu’nda Tarih öğretmenliği propaedeutic diploması.
1996: Amsterdam Üniversitesi’nde Hollanda Hukuku propaedeutic diploması.
2000’li yıllar: Amsterdam Üniversitesi’nde Kültür Bilimi ve Avrupa Kültür Tarihi alanlarında yüksek lisans (MA).
2015: Amsterdam Üniversitesi’nde doktora (Osmanlı İmparatorluğu’nda Kültür Politikaları üzerine).

Akademik görevler:
*Amsterdam Üniversitesi’nde kültür ve tarih araştırmacısı.
*Leiden Üniversitesi’nde Hoşgörü Kürsüsü’nde görev.

Kültürel ve sanatsal kurumlar:
*Amsterdam Eye Film Müzesi Konseyi Başkanı.
*Lahey’deki Maurits Müzesi Danışma Kurulu Üyesi.
*Rembrand Derneği Danışma Kurulu Üyesi.
*Allard Pierson Danışma Kurulu Üyesi.
*NIOD Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi.

İş dünyası:
*Corendon Turizm Grubu’nda çeşitli dönemlerde yöneticilik.
*Corendon Yan Vakfı Başkanlığı.
*2023 itibarıyla Corendon CEO’su.

Siyaset:
10 Ocak 2022 – 1 Aralık 2023 arasında Hollanda hükümetinde Kültür ve Medya’dan sorumlu Devlet Bakanı.

Kültürel görevler:
*2025 Boekenbon Edebiyat Ödülü Jüri Başkanlığı.
*2025 itibarıyla Hollanda Film Festivali Denetim Kurulu Başkanlığı.
*2025 sonu itibarıyla Hollanda Yazarlar Merkezi’nin Denetim Kurulu Başkanı.

Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, glimlach, boekenkast Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Çeşitli kuruluşların başına getirilme yarışında önde giden Günay Uslu, Hollanda Yazarlar Merkezi’nin Denetim Kurulu Başkanlığına getirilişinin ikinci günü, kuruma gelerek elemanları ile tanıştı.

Bu noktadan sonra kelimeler bana ait değil. Günay Uslu’nun yolculuğunu, birikimini ve duruşunu, QUETO Dergisi’nin sayfalarında tüm ayrıntılarıyla okuyacaksınız. Okudukça, yukarıda kurduğum cümlelerin neden abartı olmadığını siz de göreceksiniz.

Sizlere öncelikle QUOTE dergisinde kapak konusu olan Günay Uslu haberinin özetini sunuyorum.
Haberin tamamının Türkçe ve Hollandacasını da en altta bulacaksınız.

HOLLANDA İŞ DÜNYASININ EN CİDDİ DERGİSİ QUOTE, GÜNAY USLU’YU KAPAK YAPTI

Afbeelding met kleding, tekst, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Hollanda iş dünyasının en etkili ve en ciddi yayınlarından biri olarak kabul edilen Quote dergisi, son sayısında Corendon CEO’su Günay Uslu’yu kapak konusu yaptı. Quote dergisine göre, Uslu’nun kariyeri, klasik iş dünyası kalıplarının çok ötesinde, farklı alanlar arasında cesur geçişlerle şekillenmiş bir yolculuğu temsil ediyor.

Quote dergisine göre Gunay Uslu’nun Corendon serüveni, Ocak 1997’de Haarlem’de bir dükkânın üst katında başladı. O dönemde tatil satışlarının Teletekst üzerinden yapıldığı yıllarda, ağabeyi Atilay Uslu’nun teşvikiyle işe koyulan Uslu, şirketin ilk günlerinden itibaren büyüme sürecinin tam merkezinde yer aldı. Quote dergisine göre, ilk rezervasyonun ardından işlerin hızla büyümesiyle birlikte Uslu, yakın çevresinden insanları işe alarak kısa sürede milyonlarca euro ciro yapan bir yapının oluşmasına katkı sağladı.

Ancak Quote dergisine göre, Corendon’daki bu hızlı yükseliş Uslu için yeterli olmadı. Şirket büyürken, Uslu bilinçli bir tercih yaparak üniversiteye geri döndü. Quote dergisine göre Uslu, bu kararı alırken kendisini farklı alanlarda da sınamak istediğini ve yalnızca iş dünyasıyla sınırlı kalmak istemediğini açıkça ifade etti. Akademik kariyer ve doktora süreci, onun düşünsel dünyasını derinleştiren önemli bir durak oldu.

Quote dergisine göre Uslu’nun kariyerindeki bir diğer önemli dönemeç ise siyasetti. Hollanda hükümetinde Kültür ve Medya’dan sorumlu Devlet Sekreteri olarak görev yapan Uslu, bu süreçte kamusal sorumluluk ile yöneticilik deneyimini bir arada yaşadı. Quote dergisine göre, bu siyasi deneyim, Uslu’nun liderlik anlayışına farklı bir perspektif kazandırdı.

2023 yılında Corendon CEO’su Steven van der Heijden’in görevinden ayrılmasıyla birlikte, şirketin başına geçmesi istenen isim Günay Uslu oldu. Quote dergisine göre, Uslu bu göreve getirilirken hem şirkete olan hâkimiyeti hem de kriz yönetme becerisi etkili oldu. Uslu, Quote’a yaptığı değerlendirmede, aile bağlarının da bu süreçte rol oynadığını, ancak asıl belirleyici unsurun işi yapabileceğine duyulan güven olduğunu vurguladı.

Quote dergisine göre Gunay Uslu’yu diğer üst düzey yöneticilerden ayıran en çarpıcı özelliklerden biri, Corendon’da hiçbir hissesi olmaması. Şirketin kurucuları arasında yer almasına rağmen bilinçli olarak hissedar olmayı reddeden Uslu, bu tercihini özgürlük anlayışıyla açıklıyor. Quote dergisine göre Uslu, hisse sahibi olmamanın kendisine istediği zaman karar alma ve yön değiştirme alanı tanıdığını ifade ediyor.

Bu tercih, “yarın ayrılabilir mi” sorusunu da gündeme getiriyor. Quote dergisine göre Uslu, bu soruya net bir yanıt veriyor. Şu anda Corendon’dan ayrılmayı düşünmediğini, çünkü tamamlaması gereken bir görev olduğunu söylüyor. Quote dergisine göre bu görev, kâr ya da müşteri sayısından ziyade, şirketi geleceğe dayanıklı ve sağlam bir yapıya kavuşturmakla ilgili.

Quote dergisine göre Uslu, başarıyı sayısal göstergelerle değil, sezgileriyle ölçüyor. Bir işin ne zaman tamamlandığını hissettiğini söyleyen Uslu, bu sürecin iki yıl mı beş yıl mı süreceğini bilmediğini, ancak hedefe ulaşana kadar Corendon’un başında kalacağını dile getiriyor. Quote dergisine göre, hissedar olmasa bile kendisini şirketin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.

Quote dergisine göre Günay Uslu, akademi, siyaset ve iş dünyasını bir araya getiren çok yönlü kimliğiyle, Hollanda’da yalnızca bir CEO değil, aynı zamanda kendi yolunu kendi çizen bir lider profili sunuyor.

(Quote dergisindeki yazının tamamını en altta bulacaksınız.)

ATİLAY USLU’NUN KARAYİP ADALARINDA OTELLER ZİNCİRİ İLE DEVLEŞTİRDİĞİ CORENDON, DÜNYA ŞAMPİYONASI’NDA CURAÇAO İLE ABD ARASINDA UÇUŞLAR YAPACAK

Afbeelding met buitenshuis, Vliegreizen, vlak, Luchtvaartmaatschappij Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Corendon’un başsponsorluğu sayesinde Dünya Futbol Şampiyonasına katılma hakkı elde eden küçücük Curaçao’nun milli takımı ve Curaçao-ABD arasında uçuş yapacak olan Corendon uçağı.

Turizm ve havacılık sektöründe attığı cesur adımlarla adından sıkça söz ettiren Corendon, bu kez gözünü dünyanın öteki ucuna dikti. Hollanda merkezli Türk sermayeli şirket, 2026 FIFA Dünya Kupası için Karayipler’de tarihi bir organizasyona imza atmaya hazırlanıyor.

Corendon’un Yönetim Kurulu Başkanı Atilay Uslu’nun Curaçao’nun başkenti Willemstad’da düzenlenen basın toplantısında açıkladığı proje, sadece bir uçuş planlaması değil, aynı zamanda küresel ölçekte bir marka hamlesi olarak değerlendiriliyor.

CURAÇAO’DAN ABD’YE ÖZEL DÜNYA KUPASI UÇUŞLARI

Corendon, 2026 Dünya Kupası sırasında Curaçao Milli Takımı’nın maçlarını oynayacağı Amerika Birleşik Devletleri şehirlerine doğrudan uçuşlar düzenleyecek. Bu kapsamda Curaçao’dan Houston, Kansas City ve Philadelphia’ya özel seferler planlandı.

Bu uçuşlar için Corendon filosuna ait Boeing 737 tipi bir uçak, “Blue Wave Livery” adı verilen ve Curaçao’nun ulusal renkleri ile futbol temasını yansıtan özel bir tasarımla boyanacak. Uçak, Haziran 2026 itibarıyla Curaçao hookup noktası olarak kullanılacak ve Dünya Kupası boyunca adeta bir hava köprüsü görevi üstlenecek.

Bu adım, Corendon’un klasik turistik destinasyon anlayışının çok ötesine geçtiğini ve spor turizmini küresel ölçekte sahiplendiğini açıkça ortaya koyuyor.

SADECE UÇUŞ DEĞİL, TAM KAPSAMLI BİR DENEYİM

Afbeelding met water, buitenshuis, panorama, vakantieoord Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Corendon’un planı yalnızca taraftarları stadyuma taşımakla sınırlı değil. Şirket, Curaçao’dan ABD’ye gidecek futbolseverler için farklı paketler hazırladı.

Bu paketler arasında sadece uçuş seçeneği olduğu gibi, uçuş ve otel konaklaması ya da uçuş, otel ve maç bileti içeren kapsamlı alternatifler de yer alıyor. Maç biletleri FIFA’nın resmi sistemi üzerinden sağlanacak ve süreç tamamen şeffaf şekilde yürütülecek.

ABD’deki üç şehirde maç günlerinde özel fanzone alanları kurulması da planlanıyor. Bu alanlarda Curaçaolu taraftarlar bir araya gelecek, maçları birlikte izleyecek ve Karayip ruhunu Amerika’ya taşıyacak.

30’DAN FAZLA OTEL, ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ

Corendon, Dünya Kupası organizasyonu kapsamında ABD’de 30’dan fazla otelle anlaşma yaptı. Bu otellerin önemli bir bölümü uluslararası zincirlere, özellikle de Hilton grubuna bağlı. Bu da organizasyonun ne kadar ciddi ve profesyonel şekilde hazırlandığını gösteriyor.

Curaçao’da ise sınırlı sayıda paket için özel bir satış etkinliği düzenlendi. İlgi o kadar büyüktü ki, birçok paket kısa sürede tükendi. Bu tablo, Curaçao halkının ve diaspora taraftarlarının Dünya Kupası heyecanını ne denli sahiplendiğini de gözler önüne serdi.

CORENDON, BİR HAVAYOLUNDAN FAZLASI

Atilay Uslu’nun Willemstad’daki açıklamaları, Corendon’un kendisini yalnızca bir havayolu şirketi olarak görmediğini bir kez daha ortaya koydu. Uslu’nun ifadelerine göre bu proje, Curaçao’ya duyulan güvenin ve uzun vadeli iş birliğinin bir sonucu.

Curaçao Milli Takımı’nın sponsorlarından biri olan Corendon, bu organizasyonla adanın dünya sahnesindeki görünürlüğüne de doğrudan katkı sunmuş oluyor. Küçük bir Karayip adasından dünya futbolunun en büyük sahnesine uzanan bu yolculukta, Corendon’un adı artık kalıcı biçimde yer alıyor.

TÜRK SERMAYESİ, KÜRESEL SAHNEDE

Avrupa’dan Akdeniz’e, Anadolu’dan Karayipler’e uzanan Corendon hikayesi, Türk girişimciliğinin sınır tanımadığını bir kez daha kanıtlıyor. Bugün Corendon, yalnızca tatil uçaklarıyla değil, spor turizmi, uluslararası organizasyonlar ve marka gücüyle de konuşuluyor.

Kısacası Corendon, dünyanın öteki ucunda da büyüyor. Hem de sessizce değil, güçlü bir vizyon ve iddialı bir organizasyonla.

CORENDON’UN HAVACILIK DALINDAKİ DEVLEŞMESİNİN MİMARI YILDIRAY KARAER

Yıldıray Karaer'den önemli açıklamalar - AeroNews24 - Havacılık, Seyahat ve Turizm Haberleri

Corendon’un, tur operatörlüğü dalında, aralarında Türkiye, Yunanistan, Mısır, Bulgaristan, Fas, İspanya, Potekiz ve Curaçao gibi ülkelerin bulunduğu 25 ülkeye milyonlarca turist taşıdığı gerçeğinin yanında, otelcilik ve havacılık dalındaki başarıları da bilinmektedir.

Otelcilik dalında, Hollanda’daki 3, Türkiye’deki 5, İspanya’daki 2 ve Curaçao’daki zincirlerin başarısındaki roller ise, Atilay Uslu ve oğlu Atacan’ın imzasını taşıyor.
Corendon’un havacılık dalındaki başarısındaki imza, deneyimli yönetici Yıldıray Karaer’e ait.
Karaer’in bu daldaki en büyük destekçisi, amca oğlu olan Batuğhan Karaer’dir.

Corendon Group’tan Türkiye Havacılık Sektörü Değerlendirmesi: “Yıllık Yüzde 9 Büyüme Orta Vadede Sürecek”

Türkiye’nin önde gelen ekonomi ve finans buluşmalarından biri olan ‘5. Finansın Geleceği Zirvesi’nde bir konuşma yapan, Corendon Group Finans Danışmanı Batuğhan Karaer, Türkiye’de havacılık sektörünün son yıllarda kaydettiği dikkat çekici performansa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Karaer, sektörün yıllık ortalama %9’luk büyüme oranıyla yalnızca Avrupa’nın değil, dünya ortalamasının da üzerinde bir ivme yakaladığını söyledi.

Türkiye’nin stratejik konumu, artan yolcu talebi ve sektörün hızlı adaptasyon kabiliyetinin bu güçlü performansta belirleyici olduğunun altını çizen Karaer, mevcut trendin orta vadede de istikrarlı şekilde devam edeceğini vurguladı.

Karaer, hava yolu yatırımlarının sürmesi, filoların genişlemesi ve turizm hacmindeki artışın da sektörün büyümesini destekleyen ana unsurlar arasında yer aldığını belirtti.

Bankacılık, sermaye piyasaları ve reel sektörü bir araya getiren zirveye Corendon Airlines destek sponsoru olarak katkı sağladı.

Corendon bünyesinde, uzmanlaşmış degerlere yer vermeyi prensip edinen Yıldıray Karaer, bu nedenle doğcak olan her zorluğa göğüs germeyi de sağlıyor.

HOLLANDA MEDYASINDA ATİLAY USLU

Afbeelding met bloem, bloemblaadje, Vrouwentulp, tulp Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Haarlem’de yayınlanan İNFO REGİO, Atilay Uslu ile alışılmışın dışında, masa başında değil, doğa içinde dolaşırken bir söyleşi yaptı

Masabaşında değil, doğa yürüyüşünde mülakat:

SEYAHAT NEREDE BAŞLAR: CORONDON’DAN ATİLAY USLU İLE BİR YÜRÜYÜŞ

Wandelingen met Impact serisinin bu yeni bölümünde gazeteci Désirée, Corendon’un kurucusu Atilay Uslu ile yola çıkıyor. Bir toplantı masası ya da ofis ortamı değil, onun için anlamı büyük olan bir mekânda yapılan bir yürüyüş söz konusu.

Birlikte girişimcilik, aile, sadelik ve bağ kurmanın gücü üzerine konuşuyorlar. Basit bir fikirden doğan bir seyahat imparatorluğunun nasıl ortaya çıktığını ve özüne sadık kalarak nasıl büyüdüğünü ele alıyorlar.

“Yürürken insan farklı konuşuyor. Daha rahat, daha samimi ve aynı zamanda zihnin de daha açık oluyor,” diyor Atilay gülümseyerek.

ATİLAY USLU İLE YÜRÜMEK

Afbeelding met kleding, persoon, buitenshuis, boom Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Fotoğraf: Robert Joore

Désirée ile birlikte yürüyün: Wandelingen met Impact
Bu röportaj serisinde gazeteci Désirée, bölgeden bir etki yaratan isimle birlikte yürüyüşe çıkıyor. Ne bir toplantı salonunda ne de bir masa başında, onlar için özel anlam taşıyan bir mekânda yürüyerek. Anılarla, ilhamla ve hikâyelerle dolu bir yerde. Bu yürüyüşler sırasında yalnızca girişimcilerin, liderlerin ve yenilikçilerin kişisel motivasyonlarını değil, aynı zamanda bölgemizi kendi yollarıyla nasıl şekillendirdiklerini de keşfediyoruz. Onları ne motive ediyor? Hangi zorlukları aşıyorlar? Ve geride hangi izleri bırakmak istiyorlar?

Bu bölümde Désirée, seyahat şirketi Corendon’un kurucusu ve sahibi Atilay Uslu ile yürüyor. Onun gözünden, bölgede kendisi için özel anlam taşıyan bir yerle tanışıyoruz. Bu bölgenin ardında hangi hikâyeler saklı? Etkinin ardındaki hikâyeye bizimle birlikte adım atın.

“Burası eve dönmek gibi ama bir ziyaretçi olarak. Gerçekten özenle karşılanıyorum,” diyor Atilay Uslu, Badhoevedorp’taki Corendon Oteli’nin yemyeşil bahçesinde bizi karşılarken gülümseyerek. Seyahat imparatorluğunun Avrupa’nın çok ötesine uzandığı yer tam da burası. “Randevulaşmak biraz zor oldu değil mi?” diye ekliyor. “Artık Curaçao’da yaşıyorum.”

HERKESİN

Yine de bu yer ona çok tanıdık geliyor. Bahçenin ortasında duran heybetli Boeing 747’ye doğru yürüyoruz. Kişisel asistanı da bize katılıyor. “Bu yıl 25. yılımızı kutluyoruz. Bunu kutlamak için bu uçağı dövmeliyoruz. Gerçek bir sanat eserine dönüşecek. Kız kardeşim Günay her şeyi organize ediyor. İlk bakışta anlaşılıyor, bu iş sanatla, kültürle ve bağ kurmakla ilgili.” Onaylarcasına başını sallıyor. “En güzel tarafı şu: Corendon’daki herkes buna katkı sundu. Sadece fikir değil, gerçek bir sahiplenme var. Bu hepimizin.”

“İki yıl öncesine kadar burada çalışıyordum,” diyor Atilay, yeşillikler arasında kıvrılarak uzanan patikada yürürken. “Öğle aralarında yürüyüşe çıkardım, bazen elimde bir dondurma olurdu.” Uzakları işaret ediyor. “Bu bölgede, bizim eski A4 dediğimiz yerde, harika yürüyüş ve bisiklet yolları var. Bunları kendimiz yaptık. Yakında buraya evler gelecek. Gerçekten çok güzel evler,” diyor gülerek, “doğanın tam ortasında.”

Henüz yolun başındayken Atilay kısa bir mola veriyor. “Havayollarının catering firmasıyla bir randevum var. Küçük bir şeyi kontrol etmek istiyorum,” diyor. Bir binada karşılanıyoruz. Açıklama başlar başlamaz Atilay söze giriyor. “Tam olarak neye yatırım yaptık? Gösterebilir misiniz?” Bir çalışan yeni soğuk hava deposunu ve dondurucuyu gösteriyor. Atilay onaylayarak başını sallıyor. “Artık buradan ben sorumlu değilim,” diyor rahat bir şekilde. “Ve bu gerçekten çok güzel bir his.”

10.000 ADIM

Doğa yolunda yürümeye devam ediyoruz. “Toplantılarımı en çok yürüyerek yapmayı seviyorum. Curaçao’da da öyle. Sabah altıda yürüyüş randevularım oluyor. O saatlerde henüz çok sıcak olmuyor. Yürürken konuşma şekli değişiyor. Daha samimi, daha rahat, daha keyifli. Bir de vücut için iyi,” diyor gülerek. “Her gün yaklaşık 10.000 adım atmaya çalışıyorum.”

Devam ediyor: “Girişimci olarak zihnim hep açık. Ama bazen hafta sonu hiçbir şey yapmak istemiyorum. Sakin bir şekilde uyanmak, pazar sabahı kanepede Netflix izlemek ya da terasta kahve içmek. Bunlar benim yeniden şarj olduğum anlar.”

Bugün güneş parlak bir şekilde parlıyor ve bölgeyi daha da güzel gösteriyor. Hollanda’da en çok neyi özlediği sorulduğunda hiç düşünmeden yanıtlıyor: “Hollanda havasını. Belki şaşırtıcı gelir. Curaçao’da güneş enerji vermiyor, sadece alıyor. Sürekli gölgede oluyorsun. Yarım saat sonra tükenmiş hissediyorsun. Deniz kenarında şort ve terlikle toplantı yapmak kulağa hoş geliyor ama bu tatil için güzel, çalışmak için değil.”

ÖZÜNE SADIK

“Ben bir şirket inşa etmek istiyorum. Yıllar içinde seyahat sektörü çok değişti. Ben başladığımda Hollanda’da 150’den fazla tur operatörü vardı. Şimdi sadece üç tane kaldı. Biz her zaman kendi gücümüze ve özümüze sadık kaldık. İyi olduğumuz şeye odaklanıyoruz. O da çalışan Hollandalılar için uygun fiyatlı tatiller organize etmek. Satın almalar yeni şirket kültürleri getirir. Ben hep şunu söylerim: Çok büyütme. Sade tut ve gereksiz yere zorlaştırma. Basit düşün.”

Bu ayakları yere basan bakış açısı Atilay’ın liderliğini tanımlıyor. Ama işin ötesindeki değerlerin önemini de vurguluyor. “Aile çok önemli. Corendon da bir aile şirketi. Ama aile sadece kan bağı değildir. 25 yıldır birlikte çalıştığım insanları da ailem olarak görürüm. Kalıcı ilişkilere önem veririm. Yıllardır aynı temsilcilerle çalışıyorum. Birinin hasta olduğunu duyduğumda bu beni gerçekten etkiler. Gider hastanede ziyaret ederim.” Devam ediyor: “Mesele sadece para kazanmak değil. İnsani değerler ve ilgi en az bunun kadar önemli. Bu bizim gücümüz. Corendon’un hem sert hem de yumuşak tarafı.”

“Ben hep şunu söylerim: Sade tut ve gereksiz yere zorlaştırma.”

SEZGİSEL

Atilay ile birlikte doğa alanında kıvrılarak ilerleyen sakin bir yolda yürüyoruz. Ufku işaret ediyor. “Her şey bir hisle başlar,” diyor. Sezgi, onun hem işte hem özel hayatta pusulası. “Sezgisel girişimciliğe gerçekten inanıyorum. Başlarsın. Yolda engeller çıkar, onları çözersin. Mesele sadece varış noktası değil, oraya giden yolun kendisi.”

En dikkat çekici projelerinden birini hatırlarken gülümsüyor. “Corendon’da sık sık doğaçlama yaparız. Zorlaştığında da devam ederiz. ‘Boş ver’ dediğimi asla duymazsın. Almanların dediği gibi: Wir schaffen das!” Bir an duruyor. “Biliyor musun, bu 747’yi otelin bahçesine getirebilmek için elli izin almam gerekti. İnanılmaz ama işte orada duruyor.”

MACERA

Atilay macerayı seviyor. Bu onu Curaçao’ya da götürmüş. “Bir şey inşa etmek, fethetmek, bu bende var. Yeni fırsatları yakalamak. Çocuklarıma da bunu aşılamak istiyorum: Alışılmış yolların dışına çıkın.” Gelecek hakkında tutkuyla konuşuyor. “Birkaç yıl içinde Karayipler’de yeni bir Corendon topluluğu kurmak istiyorum. Bir merkez, sıcak atan bir kalp. Curaçao’daki insanlar Corendon’un varlığından memnun. Turizm oradaki ekonominin yarısı. Biz istihdama, insanlara, sosyal projelere yatırım yapıyoruz. Milli takımı bile sponsorluyoruz. Dünya Kupası’na katılacaklarına gerçekten inanıyorum.”

“Çocuklarıma alışılmış yolların dışında düşünmeyi öğretiyorum.”

Adadaki seyahat acentesini anlatırken gülüyor. “Tam bir aile gezmesi gibi. Herkes arabasıyla geliyor, sohbet ediyor, rezervasyon yapıyor, bir kahve içiyor. Görmesi gerçekten çok güzel.”

Yavaş yavaş başladığımız yere, Corendon Oteli’ne yaklaşıyoruz. Atilay 747’ye doğru yürüyor. “Ben Tatil Adamı olarak hatırlanmak istiyorum. İnsanların yüzünde bir gülümseme olsun. Ve ‘Corendon sayesinde güzel bir tatile gidebildik’ desinler. Benim için bundan daha güzeli yok.”

GÜNAY USLU’NUN QUOTE DERGİSİNDEKİ MÜLAKATININ TAMAMI:


Afbeelding met kleding, tekst, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
“Bazen uçman gerekir, bazen iniş yapman”

CORENDON’UN BEŞIĞININ BAŞINDAYDI. ÜNIVERSITE VE SIYASET DÜNYASINDA YAPTIĞI BIR ARA INIŞIN ARDINDAN GÜNAY USLU, 2024’TEN BU YANA YENIDEN YUVASINDA. BU KEZ CEO OLARAK. İNSANLAR ONA SIK SIK ŞU SORUYU SORUYOR: “ASLINDA NASIL BİR KARİYERİN VAR?”

Uzun bir pantolon ve altın rengi düğmeleri olan bir ceket giymiş. Schiphol’den kalkan bir Boeing 747 ile Badhoevedorp’taki otele getirilmiş. H&M’den alınmış, ayarlanabilir bir tokayla toplanmış saçları, Corendon kırmızısı rujuyla aynı vurguyu taşıyor. Yukarıda, uçağın yan tarafında, ağabeyi Atılay’ın yüzünün hemen yanında onun yüzü yer alıyor. Atılay, Corendon’un kurucu ortağı ve en büyük hissedarlarından biri.

Bu akşam Corendon’un 25. yıl dönümü için düzenlenen personel gecesi. Günay Uslu’nun tabloları ilk kez bu gece tanıtılıyor. Kokteyllerde güneş ve kumsal imgeleri hâkim. Ziyaretçiler, “seyahat” ve “özgürlük” kavramlarını çağrıştıran sahnelerle karşılaşıyor. Bu çağrışımlar temel alınarak sanatçı Lieuwe van Gogh tabloları yaptı ve uçağı resmetti.

“Gerçek bir Van Gogh’umuz var diyebilir miyiz?” diye gülüyor, sanat ve kültür meraklısı Uslu.

QUOTE bu akşam onunla neredeyse hiç konuşamıyor. Programı son derece yoğun. Çalışanlar, akrabalar ve ailesi etrafını sarmış durumda. Kutlaması gereken çok şey var.

Ve gerçekten de öyle.

2024, onun CEO olarak geçirdiği ilk yıl. Müşteri sayısı 645 binden neredeyse 800 bine çıktı. Ciro 800 milyon euronun üzerine ulaştı.

“Evet, 2025 için 1 milyar euroyu hedefliyoruz,” diyor. “Ama rakamlar hakkında konuşmayı sevmiyorum. Çoğu zaman her şey rakamdan ibaret değil.”

tworiverscapital #fcnjewelawards #businessexcellence #ondernemerschap # corendon | Denzell Melles
Geçtiğimiz yıl Corendon, FCN Business Excellence Award ile ödüllendirildi.
Günay Uslu, karizmatik bir yönetici, evli, iki çocuk annesi ve girişimci Türk ebeveynlerin kızı. Kendisine fazla beklenti yüklenmeden yetiştirildi.

Bu kadın neden sürekli yön değiştiriyor? Onu ne harekete geçiriyor? Ve neden Corendon gibi dev bir seyahat şirketinin başına geçerek önümüzdeki 25 yıla hazırlanıyor?

“ŞİRKET KURMAK VE BAŞARI GÜZEL AMA BEN ŞUNU MERAK EDİYORDUM: BEN NEREDEYİM, NEREDE İYİYİM?”

On dördüncü yaşına kadar okuma yazma bilmiyordu. Ama bunu hiçbir zaman bir eksiklik olarak görmedi. “Bunu bilmemek ayıp değildi,” diyor. Evde sözlü bir kültür hâkimdi; kendini ifade etmek, anlatmak, hikâye kurmak önemliydi. Kız kardeşi Meral daha sonra film yapımcısı oldu. Ağabeyi Atılay ise genç yaşta iş dünyasında başarı kazandı.

“Annemle babamın temel yaklaşımı hep şuydu: ‘Yap, ama sıçramaya da cesaret et. Denemekten korkma.’”

İki dilli bir evde büyüdüler. Günay Uslu, bir yandan kişisel gelişimle, öte yandan gelişim psikolojisiyle erken yaşta tanıştı. Hızlı geçişler yapmayı öğrendi.

“Okulda bazen başörtülü tek kız bendim. O zaman ister istemez şu soruyla yüzleşiyorsun: Ben kimim?”

Kadınların siyasette neden bu kadar az temsil edildiği sorusu, onun hayatına erken yaşta girdi. Kız kardeşi Meral, başörtüsü nedeniyle staj yaparken engellerle karşılaştı. Günay Uslu ise önce belediye meclisi üyeliğine, ardından devlet sekreterliğine uzanan bir yol izledi.

Yirmi bir yaşında Mehmet Ayvaz ile evlendi. “Ailem şok oldu,” diyor. “Çok gençtim ve yaptığım tercih gelenekseldi.”

Bu erken evlilik, çevresinde şaşkınlık yarattı ama onun için bilinçli bir karardı. “Hayatımda her şey planlı değildi ama sezgilerime güvenirdim.”

“ANNEM DÖRT HANELİ SAYILARI ZİHİNDEN TOPLARDI. BEN HÂLÂ HESAP MAKİNESİ KULLANIRIM.”

Günay Uslu Haarlem’de doğdu ve büyüdü. Babası 1964’te Türkiye’den Hollanda’ya geldi. Önce Belçika’daki madenlerde çalıştı, ardından Hollanda’da inşaat sektörüne geçti. Annesi ev hanımıydı.

“Babam pratik zekâsıyla öne çıkardı,” diyor. “Ama annem gerçek bir hesap makinesiydi. Dört haneli sayıları kafasından toplardı. Ben hâlâ hesap makinesi kullanırım.”

Uslu, eğitime ve öğrenmeye her zaman büyük ilgi duydu. Ancak onu asıl çeken, diploma değil, anlamaktı. “Analiz etmeyi seviyorum. Kalıpları, sorunları ve çelişkileri görmeyi. Sonra da kendime şunu soruyorum: Burada ne yapabilirim?”

Bu sorgulayıcı tavır onu üniversiteye götürdü, ardından akademik dünyaya. Aynı zamanda iş dünyasıyla da bağını koparmadı. Corendon’da edindiği erken deneyimler, ona teorinin pratikle nasıl buluştuğunu gösterdi.

“İnsanlar bana sık sık soruyor: Sen aslında nesin? Akademisyen misin, politikacı mı, yönetici mi?” diyor. “Ben kendimi tek bir kimliğe hapsetmiyorum. Hayatım çizgisel ilerlemedi.”

Bu çok yönlülük, bazılarına göre bir zaaf. Ama Uslu’ya göre tam tersine bir güç. “Beni motive eden şey merak. Bir konunun derinine inmek ve sonra oradan başka bir yere sıçrayabilmek.”

Corendon’a her zaman bir adım mesafede durdu. Şirketi içeriden de dışarıdan da tanıdı. “Bazen uçağı uçurursunuz, bazen iniş yaparsınız. İniş yapmak başarısızlık değildir. Bazen gereklidir.”

“ANALİZ ETMEK, KALIPLARI VE SORUNLARI GÖRMEK VE SONRA ŞUNU SORMAK: BEN BURADA NE YAPABİLİRİM?”

Siyasete adım attığında kimse onun için kolay olacağını düşünmüyordu. Devlet sekreterliği görevine başladığında, ilk haftalardan itibaren yoğun bir baskıyla karşı karşıya kaldı. Geçmişten kalan dosyalar, yarım kalmış dosyalar ve kamuoyunun yüksek beklentisi önündeydi.

“İlk ayımda, benden önce yaşanan krizlerin faturası önüme kondu,” diyor. “Medya sertti. Herkes senden hemen netlik, hemen çözüm bekliyor.”

Bu dönem, onun için bir dayanıklılık sınavıydı. Hızlı kararlar almak zorundaydı ama aynı zamanda uzun vadeyi de düşünmesi gerekiyordu. “Siyaset, sürekli açık bir vitrin gibi. Ne yaparsanız yapın izleniyorsunuz.”

Eleştiriler karşısında geri çekilmedi. “Benim refleksim kaçmak değil,” diyor. “Zorlaştığında daha dikkatli olurum.”

Bu yaklaşım, onun liderlik tarzını da şekillendirdi. Kriz anlarında sakin kalmak, duyguyla değil analizle hareket etmek. “Sorunları kişisel algılamam. Onları çözülmesi gereken başlıklar olarak görürüm.”

Ancak bu tempo sürdürülebilir değildi. Siyasetin yoğunluğu, ailesi ve kendisi için başka soruları da beraberinde getirdi. “Bir noktada şunu fark ediyorsunuz: Her iniş bir son değil. Bazen yön değiştirmek gerekir.”

YUVAYA DÖNÜŞ

2022’de siyasetten ayrıldı. Bu, bir kopuş değil, bilinçli bir yön değişikliğiydi. Aynı dönemde Corendon da zorlu bir süreçten geçiyordu. Pandemi, seyahat sektörünü derinden sarsmıştı. Uçaklar yerde kalmış, belirsizlik hâkimdi.

“Devlet destekleri vardı ama bunlar yeterli değildi,” diyor. “Ayakta kalmak için borçlanmak zorunda kaldık. Bu kolay bir karar değildi.”

Risk almak kaçınılmazdı. Uslu, yeniden Corendon’a döndüğünde karşısında yalnızca bir şirket değil, ağır bir sorumluluk da buldu. “Burası benim için sadece bir iş değil. Geçmişim, ailem, hatıralarım burada.”

Pandemi sonrasında şirketi yeniden ayağa kaldırmak için hızlı ve net adımlar atıldı. Filonun yenilenmesi, destinasyonların gözden geçirilmesi ve mali disiplin öncelik hâline geldi.

“Bazen kaptan köşküne geçmeniz gerekir,” diyor. “Fırtına varsa, orada durup yön vermelisiniz.”

Bugün tablo farklı. Corendon yeniden büyüme yolunda. Uslu için bu dönüş, sadece profesyonel değil, kişisel bir anlam da taşıyor. “Yuvaya dönmek, geriye gitmek değildir. Bazen ilerlemenin tek yoludur.”

Rakamlar, dönüşün sadece duygusal olmadığını gösteriyor.

CORONDON RAKAMLARLA (2024)

Müşteri sayısı: 800.000
Destinasyon sayısı: 85
Ciro: 839,5 milyon euro
Kâr: 10,5 milyon euro
Çalışan sayısı: 551

Bu sonuçlar, pandemi sonrası dönemde atılan adımların karşılığını verdiğini gösteriyor. Ancak Günay Uslu, başarıyı yalnızca bilançoyla ölçmüyor.

“İnsanlar ithal avokadoya karşı çıkıp seyahat sektörünü hedef alıyorsa, burada bir sektörü şeytanlaştırma söz konusu,” diyor. “Uçmayı yasaklayamazsınız. Ama daha temiz hâle getirebilirsiniz.”

Sürdürülebilirlik konusundaki yaklaşımı net. Corendon, daha yeni ve daha az yakıt tüketen uçaklara yatırım yapıyor. Alternatif yakıtlar ve şeffaf raporlama da bu politikanın parçası.

“Biz yeşil yıkama yapmıyoruz,” diyor. “Ne yapabiliyorsak onu söylüyoruz. Yapamadığımızı da açıkça dile getiriyoruz.”

Uslu’ya göre seyahat, modern hayatın vazgeçilmez bir parçası. “İnsanların dünyayı görme ihtiyacı var. Bunu inkâr ederek ilerleyemezsiniz.”

HİSSEDAR OLMAMAK

Günay Uslu’nun Corendon’da hissesi yok. Bu, bilinçli bir tercih. “Bu bana özgürlük veriyor,” diyor. “Şirketi yönetiyorum ama ona zincirlenmiş değilim.”

CEO olarak sorumluluğu büyük, ancak hissedar olmamak ona mesafe ve hareket alanı sağlıyor. “Gerekirse valizimi toplayıp gidebileceğimi bilmek, kararlarımı daha dürüst almamı sağlıyor.”

Bu yaklaşım, onun liderlik anlayışının da bir parçası. Gücü sahiplikten değil, güvenilirlikten aldığını düşünüyor. “İnsanlar sizin burada neden durduğunuzu bilmeli. Benim cevabım net: Çünkü doğru olduğuna inanıyorum.”

Corendon’un geleceğine dair planlar iddialı. Yeni destinasyonlar, farklı iş modelleri ve daha sürdürülebilir bir filo. Ama Uslu için bunların hiçbiri mutlak değil.

“Hayatta her şey geçicidir,” diyor. “Bir yerde katkım kalmadığını hissedersem, çekilirim. Bu hem kendime hem şirkete karşı dürüstlüktür.”

“YAPTIĞIM İŞTEN KEYİF ALIYORUM. ŞİRKET FANTASTİK. AMA GEREKİRSE VALİZİMİ TOPLAR GİDERİM. KİMSEYİ ARAMAM.”

Günay Uslu için hayat, doğrusal bir kariyer hikâyesi değil. Daha çok inişleri ve kalkışları olan bir uçuş gibi. Bazen yükselmek, bazen yere yaklaşmak gerekiyor.

“Bazen uçman gerekir, bazen iniş yapman,” diyor. “Ama önemli olan, kontrolü kaybetmemek ve nereye gittiğini bilmek.”

Onu tanımlayan da tam olarak bu. Merak, analiz, hareket ve gerektiğinde yön değiştirme cesareti. Corendon’un beşiğinde başlayan yolculuk, üniversite ve siyaset üzerinden yeniden yuvaya dönmüş durumda. Ama bu, son durak değil.

Corendon CEO’su Günay Uslu: “Bilinçli olarak hisse almıyorum, özgürlüğümü seviyorum”

Corendon’un kuruluşunda yer aldı, doktorasını yaptı, devlet sekreteri oldu ve şimdi yeniden CEO olarak işin başında. Günay Uslu’ya kimse hangi rotadan uçması gerektiğini söyleyemez. “İçgüdülerimi izlerim, bir şeyin başarıldığını hissederim.”

Bakanlık görevi, doktorası ve CEO unvanından çok önce, Günay Uslu Ocak 1997’de Haarlem’de bir dükkânın üst katında, daha sonra Corendon adını alacak olan işe başladı. Kardeşi Atilay’ın teşvikiyle Teletekst üzerinden tatil satmaya koyuldu. İlk rezervasyondan itibaren şirket hızla büyüdü: “Bir arkadaşımı, bir yeğenimi, bir komşumu işe aldım. Birden fazla ofis odasına, daha fazla kata yayıldık ve milyonlarca ciro yapar hâle geldik.”

Tüm bunlar, hissedar olan Atilay ve ortağı Yıldıray Karaer’i son derece memnun ediyordu. Buna rağmen Uslu, zirvedeyken üniversiteye geri dönmeyi tercih etti. “Şirketi kurmak ve yürütmek keyifliydi ama kendime meydan okumak istedim. Şunu bilmek istedim: Başka nelerde iyiyim?”

Hissesi olmayan bir CEO

Bunun ardından üniversitede, siyasette ve Corendon’da devam eden bir kariyer gelir. Eski CEO Steven van der Heijden 2023’te ayrılacağını açıkladığında, Uslu’ya görevi devralmak isteyip istemediği sorulur. “CEO olabilecek tek kişi benim demek istemem,” diyor. “Ama ‘Günay yapabilir’ diye düşünüldü. Aileden olmam da elbette etkili oldu.”

Corendon’un 25. kuruluş yılı kutlamalarında yüzü dev bir Boeing 747’nin üzerinde yer alırken, hissedarlar listesinde adı yoktur. Van der Heijden yüzde 5 hisseye sahipken, Atilay ve Yıldıray hâlâ yüzde 40’ar paya sahipken, Günay bilinçli olarak sıfırda kalmayı tercih eder. Şirketin kuruluşunda yer alan kadının kendisine ait tek bir payı bile olmaması nasıl açıklanabilir?
“Bilinçli olarak hisse almıyorum, çünkü özgürlüğümü çok seviyorum. Bu bana ‘gidiyorum’ ya da ‘geliyorum’ deme alanı veriyor.”

Günay Uslu ne zaman ayrılır?

Bu özgürlük arzusu, yarın yine gidebileceği anlamına mı geliyor? “Yaptığım işi seviyorum, şirket harika ve tamamlamam gereken bir görev var. Yani hayır, öyle hemen çağırıp gönderecekleri biri değilim.” Bu görev müşteri sayısı, ciro ya da kârla ilgili değil; şirketi geleceğe dayanıklı hâle getirmekle ilgili.

Uslu, bunun başarıldığını ne zaman anlayacak? “İçgüdülerimi izlerim, başardığımı hissederim. Bunun iki yıl mı beş yıl mı süreceğini şu an söyleyemem. Ama o ana kadar kalırım. Büyük hissedar olmayabilirim, ama ben aileyim.”

 

 

HOLLANDA’DA KOALİSYON KRİZİ OLUR VE DIŞARIDAN BİR BAŞBAKAN ARANIRSA, ARANAN KESİNLİKLE GÜNAY USLU OLUR.

HOLLANDA’DA KOALİSYON KRİZİ OLUR VE DIŞARIDAN BİR BAŞBAKAN ARANIRSA, ARANAN KESİNLİKLE GÜNAY USLU OLUR.

Bu yıl içinde, Hollanda Film Festivali Denetim Kurulu Başkanı ve Amsterdam Halk Kütüphanesi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atanan Uslu, şimdi de Hollanda Yazarlar Merkezi’nin “Denetim Kurulu Başkanı” oldu.

Günay Uslu, Yüksek organların başkanlığına atanma ve seçilmesinde rekor kırarken, QUOTE Dergisine kapak konusu oldu.

Sosyal ve kültürel başarılarının yanında, iş dünyasında da zirveye çıkan Günay Uslu’nun estirdiği rüzgâr, ağabeyi Atilay Uslu ve ortakları Yıldıray Karaer’i de kamçılıyor.

Atilay Uslu: “Dünya Şampiyonası sırasında Curaçao ile Houston, Kansas City ve Philadelphia arasında uçuş yapacağız.”

Yıldıray Karaer: “Yıllık %9’luk büyüme oranına sahip Türk havacılığında Corendon da aynı başarıyı gösterecektir.”

(Günay Uslu’nun yanında, Atilay Uslu ve Yıldıray Karaer’in de kamçılanmış başarılarını okuyacaksınız)

(Tamamının Hollandacasını en altta bulacaksınız.
De Nederlandse versie staat onderaan?)

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
İlhan KARAÇAY yazdı:

Aylardır kendisinden sitayişle söz etmekte olduğum Günay Uslu için, hiç de abartı yapmadığımın kanıtına, aşağıdakileri okuduktan sonra siz de ikna olacaksınız. Çünkü burada anlatılan, sadece bir başarı öyküsü değil; Hollanda’da göçmen kökenli bir çocuğun, azimle, bilgiyle ve karakterle, ülkenin en üst karar mekanizmalarına kadar nasıl yürüdüğünün hikayesidir.
İlkokul sıralarından üniversite kürsülerine, akademiden kültür ve sanat dünyasına, oradan devlet yönetimine ve iş dünyasının zirvesine uzanan bu yol, tesadüflerle değil, yıllara yayılan birikimle döşenmiştir.

Hollanda bugün bir koalisyonlar ülkesidir. Siyasi dengelerin pamuk ipliğine bağlı olduğu, krizlerin sıkça yaşandığı bu düzende, zaman zaman partiler üstü, dışarıdan bir başbakan arayışı gündeme gelir. Örneğin, bugünkü Başbakan Dick Schoof, Wilders’in Başbakanlığına sıcak bakılmayınca, dışarıdan başbakanlığa getirilmiştir. İşte tam da böyle bir tabloda, ben hiç tereddütsüz söylüyorum: Eğer Hollanda bir gün dışarıdan bir başbakan aramak zorunda kalırsa, aranan isim Günay Uslu olur. Çünkü o, sadece bir siyasetçi değildir. O, akademiyi bilen, kültürü soluyan, sanatı yöneten, devleti tanıyan ve ekonomiyi okuyabilen nadir isimlerden biridir.

Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, kleding, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Günay Uslu, Bakanlığı sırasında Başbakan Rutte ile yan yana…

Günay Uslu’nun Hollanda’nın en saygın kurumlarında üst üste başkanlık görevlerine getirilmesi, rastlantı değildir. Film festivallerinden edebiyat merkezlerine, müze konseylerinden akademik yapılara kadar aynı ismin tekrar tekrar tercih edilmesi, devletin ve toplumun ona duyduğu güvenin açık bir göstergesidir. Kültür ve Medya’dan sorumlu Devlet Bakanlığı yaptığı dönemde sergilediği sakin duruş, kapsayıcı dili ve kriz anlarında gösterdiği denge, bugün hâlâ kulislerde örnek gösterilmektedir.

Afbeelding met vliegtuig, wolk, hemel, vlak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
QUOTE Dergisine kapak olan Günay Uslu ve Atilay Uslu’nun Dünya Futbol Şampiyonası için, Curaçao-ABD uçuşlarını yapacak olan Curaçao bayraklı Corendon uçağı.

Bu başarı hikayesinin arka planında güçlü bir aile yapısı da vardır. Ağabeyi Atilay Uslu’nun girişimci cesareti ve vizyonu, ortakları Yıldıray Karaer’in iş dünyasındaki tecrübesiyle birleşmiş; Corendon markası, sadece bir şirket değil, bir başarı modeline dönüşmüştür. Günay Uslu’nun entelektüel birikimi ve yönetsel sezgisiyle bu yapı daha da güçlenmiş, aile bağları profesyonel akılla harmanlanmıştır. Bu sinerji, nadir rastlanan bir bütünlük sunmaktadır.

Bakınız Günay Uslu’nun, hiç kimseye nasip olmayacak geçmişinden bugüne kadar geçirdiği başarılara. Bu satırlar, yalnızca bir kişinin özgeçmişi değildir; Hollanda toplumunda göçmen kökenli bireylerin önüne konan görünmez duvarların, bilgiyle ve emekle nasıl aşılabileceğinin canlı bir belgesidir. Aşağıda okuyacaklarınız, neden aylardır Günay Uslu’nun adını özellikle ve ısrarla yazdığımı, hatta onun adını başbakanlık ihtimaliyle yan yana anmaktan neden çekinmediğimi bütün açıklığıyla ortaya koyacaktır.

Şimdi gelin, bu iddianın ve bu vurguların soyut sözler olmadığını, somut adımlar ve yıllara yayılan bir emekle nasıl örüldüğünü birlikte görelim. Günay Uslu’nun hikayesi, bir anda parlayan bir isimden ibaret değildir. İlkokuldan başlayarak akademik kürsülere, kültür ve sanat kurumlarının yönetimlerinden devletin en üst katlarına kadar uzanan bu yolculuk, her aşaması emekle, bilgiyle ve istikrarla inşa edilmiş bir çizgiyi ortaya koymaktadır. Aşağıda yer alan satırlar, bu uzun yürüyüşün duraklarını, sorumluluklarını ve kazanımlarını bütün açıklığıyla gözler önüne seriyor.

Afbeelding met kleding, schermopname, Menselijk gezicht, vrouw Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

İlkokul: Hollanda’da göçmen bir ailenin çocuğu olarak ilkokulu tamamladı.
Ortaokul / Lise: Hollanda’da eğitimine devam ederek üniversiteye hazırlandı.
1993: Amsterdam Yüksekokulu’nda Tarih öğretmenliği propaedeutic diploması.
1996: Amsterdam Üniversitesi’nde Hollanda Hukuku propaedeutic diploması.
2000’li yıllar: Amsterdam Üniversitesi’nde Kültür Bilimi ve Avrupa Kültür Tarihi alanlarında yüksek lisans (MA).
2015: Amsterdam Üniversitesi’nde doktora (Osmanlı İmparatorluğu’nda Kültür Politikaları üzerine).

Akademik görevler:
*Amsterdam Üniversitesi’nde kültür ve tarih araştırmacısı.
*Leiden Üniversitesi’nde Hoşgörü Kürsüsü’nde görev.

Kültürel ve sanatsal kurumlar:
*Amsterdam Eye Film Müzesi Konseyi Başkanı.
*Lahey’deki Maurits Müzesi Danışma Kurulu Üyesi.
*Rembrand Derneği Danışma Kurulu Üyesi.
*Allard Pierson Danışma Kurulu Üyesi.
*NIOD Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi.

İş dünyası:
*Corendon Turizm Grubu’nda çeşitli dönemlerde yöneticilik.
*Corendon Yan Vakfı Başkanlığı.
*2023 itibarıyla Corendon CEO’su.

Siyaset:
10 Ocak 2022 – 1 Aralık 2023 arasında Hollanda hükümetinde Kültür ve Medya’dan sorumlu Devlet Bakanı.

Kültürel görevler:
*2025 Boekenbon Edebiyat Ödülü Jüri Başkanlığı.
*2025 itibarıyla Hollanda Film Festivali Denetim Kurulu Başkanlığı.
*2025 sonu itibarıyla Hollanda Yazarlar Merkezi’nin Denetim Kurulu Başkanı.

Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, glimlach, boekenkast Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Çeşitli kuruluşların başına getirilme yarışında önde giden Günay Uslu, Hollanda Yazarlar Merkezi’nin Denetim Kurulu Başkanlığına getirilişinin ikinci günü, kuruma gelerek elemanları ile tanıştı.

Bu noktadan sonra kelimeler bana ait değil. Günay Uslu’nun yolculuğunu, birikimini ve duruşunu, QUETO Dergisi’nin sayfalarında tüm ayrıntılarıyla okuyacaksınız. Okudukça, yukarıda kurduğum cümlelerin neden abartı olmadığını siz de göreceksiniz.

Sizlere öncelikle QUOTE dergisinde kapak konusu olan Günay Uslu haberinin özetini sunuyorum.
Haberin tamamının Türkçe ve Hollandacasını da en altta bulacaksınız.

HOLLANDA İŞ DÜNYASININ EN CİDDİ DERGİSİ QUOTE, GÜNAY USLU’YU KAPAK YAPTI

Afbeelding met kleding, tekst, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Hollanda iş dünyasının en etkili ve en ciddi yayınlarından biri olarak kabul edilen Quote dergisi, son sayısında Corendon CEO’su Günay Uslu’yu kapak konusu yaptı. Quote dergisine göre, Uslu’nun kariyeri, klasik iş dünyası kalıplarının çok ötesinde, farklı alanlar arasında cesur geçişlerle şekillenmiş bir yolculuğu temsil ediyor.

Quote dergisine göre Gunay Uslu’nun Corendon serüveni, Ocak 1997’de Haarlem’de bir dükkânın üst katında başladı. O dönemde tatil satışlarının Teletekst üzerinden yapıldığı yıllarda, ağabeyi Atilay Uslu’nun teşvikiyle işe koyulan Uslu, şirketin ilk günlerinden itibaren büyüme sürecinin tam merkezinde yer aldı. Quote dergisine göre, ilk rezervasyonun ardından işlerin hızla büyümesiyle birlikte Uslu, yakın çevresinden insanları işe alarak kısa sürede milyonlarca euro ciro yapan bir yapının oluşmasına katkı sağladı.

Ancak Quote dergisine göre, Corendon’daki bu hızlı yükseliş Uslu için yeterli olmadı. Şirket büyürken, Uslu bilinçli bir tercih yaparak üniversiteye geri döndü. Quote dergisine göre Uslu, bu kararı alırken kendisini farklı alanlarda da sınamak istediğini ve yalnızca iş dünyasıyla sınırlı kalmak istemediğini açıkça ifade etti. Akademik kariyer ve doktora süreci, onun düşünsel dünyasını derinleştiren önemli bir durak oldu.

Quote dergisine göre Uslu’nun kariyerindeki bir diğer önemli dönemeç ise siyasetti. Hollanda hükümetinde Kültür ve Medya’dan sorumlu Devlet Sekreteri olarak görev yapan Uslu, bu süreçte kamusal sorumluluk ile yöneticilik deneyimini bir arada yaşadı. Quote dergisine göre, bu siyasi deneyim, Uslu’nun liderlik anlayışına farklı bir perspektif kazandırdı.

2023 yılında Corendon CEO’su Steven van der Heijden’in görevinden ayrılmasıyla birlikte, şirketin başına geçmesi istenen isim Günay Uslu oldu. Quote dergisine göre, Uslu bu göreve getirilirken hem şirkete olan hâkimiyeti hem de kriz yönetme becerisi etkili oldu. Uslu, Quote’a yaptığı değerlendirmede, aile bağlarının da bu süreçte rol oynadığını, ancak asıl belirleyici unsurun işi yapabileceğine duyulan güven olduğunu vurguladı.

Quote dergisine göre Gunay Uslu’yu diğer üst düzey yöneticilerden ayıran en çarpıcı özelliklerden biri, Corendon’da hiçbir hissesi olmaması. Şirketin kurucuları arasında yer almasına rağmen bilinçli olarak hissedar olmayı reddeden Uslu, bu tercihini özgürlük anlayışıyla açıklıyor. Quote dergisine göre Uslu, hisse sahibi olmamanın kendisine istediği zaman karar alma ve yön değiştirme alanı tanıdığını ifade ediyor.

Bu tercih, “yarın ayrılabilir mi” sorusunu da gündeme getiriyor. Quote dergisine göre Uslu, bu soruya net bir yanıt veriyor. Şu anda Corendon’dan ayrılmayı düşünmediğini, çünkü tamamlaması gereken bir görev olduğunu söylüyor. Quote dergisine göre bu görev, kâr ya da müşteri sayısından ziyade, şirketi geleceğe dayanıklı ve sağlam bir yapıya kavuşturmakla ilgili.

Quote dergisine göre Uslu, başarıyı sayısal göstergelerle değil, sezgileriyle ölçüyor. Bir işin ne zaman tamamlandığını hissettiğini söyleyen Uslu, bu sürecin iki yıl mı beş yıl mı süreceğini bilmediğini, ancak hedefe ulaşana kadar Corendon’un başında kalacağını dile getiriyor. Quote dergisine göre, hissedar olmasa bile kendisini şirketin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.

Quote dergisine göre Günay Uslu, akademi, siyaset ve iş dünyasını bir araya getiren çok yönlü kimliğiyle, Hollanda’da yalnızca bir CEO değil, aynı zamanda kendi yolunu kendi çizen bir lider profili sunuyor.

(Quote dergisindeki yazının tamamını en altta bulacaksınız.)

ATİLAY USLU’NUN KARAYİP ADALARINDA OTELLER ZİNCİRİ İLE DEVLEŞTİRDİĞİ CORENDON, DÜNYA ŞAMPİYONASI’NDA CURAÇAO İLE ABD ARASINDA UÇUŞLAR YAPACAK

Afbeelding met buitenshuis, Vliegreizen, vlak, Luchtvaartmaatschappij Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Corendon’un başsponsorluğu sayesinde Dünya Futbol Şampiyonasına katılma hakkı elde eden küçücük Curaçao’nun milli takımı ve Curaçao-ABD arasında uçuş yapacak olan Corendon uçağı.

Turizm ve havacılık sektöründe attığı cesur adımlarla adından sıkça söz ettiren Corendon, bu kez gözünü dünyanın öteki ucuna dikti. Hollanda merkezli Türk sermayeli şirket, 2026 FIFA Dünya Kupası için Karayipler’de tarihi bir organizasyona imza atmaya hazırlanıyor.

Corendon’un Yönetim Kurulu Başkanı Atilay Uslu’nun Curaçao’nun başkenti Willemstad’da düzenlenen basın toplantısında açıkladığı proje, sadece bir uçuş planlaması değil, aynı zamanda küresel ölçekte bir marka hamlesi olarak değerlendiriliyor.

CURAÇAO’DAN ABD’YE ÖZEL DÜNYA KUPASI UÇUŞLARI

Corendon, 2026 Dünya Kupası sırasında Curaçao Milli Takımı’nın maçlarını oynayacağı Amerika Birleşik Devletleri şehirlerine doğrudan uçuşlar düzenleyecek. Bu kapsamda Curaçao’dan Houston, Kansas City ve Philadelphia’ya özel seferler planlandı.

Bu uçuşlar için Corendon filosuna ait Boeing 737 tipi bir uçak, “Blue Wave Livery” adı verilen ve Curaçao’nun ulusal renkleri ile futbol temasını yansıtan özel bir tasarımla boyanacak. Uçak, Haziran 2026 itibarıyla Curaçao hookup noktası olarak kullanılacak ve Dünya Kupası boyunca adeta bir hava köprüsü görevi üstlenecek.

Bu adım, Corendon’un klasik turistik destinasyon anlayışının çok ötesine geçtiğini ve spor turizmini küresel ölçekte sahiplendiğini açıkça ortaya koyuyor.

SADECE UÇUŞ DEĞİL, TAM KAPSAMLI BİR DENEYİM

Afbeelding met water, buitenshuis, panorama, vakantieoord Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Corendon’un planı yalnızca taraftarları stadyuma taşımakla sınırlı değil. Şirket, Curaçao’dan ABD’ye gidecek futbolseverler için farklı paketler hazırladı.

Bu paketler arasında sadece uçuş seçeneği olduğu gibi, uçuş ve otel konaklaması ya da uçuş, otel ve maç bileti içeren kapsamlı alternatifler de yer alıyor. Maç biletleri FIFA’nın resmi sistemi üzerinden sağlanacak ve süreç tamamen şeffaf şekilde yürütülecek.

ABD’deki üç şehirde maç günlerinde özel fanzone alanları kurulması da planlanıyor. Bu alanlarda Curaçaolu taraftarlar bir araya gelecek, maçları birlikte izleyecek ve Karayip ruhunu Amerika’ya taşıyacak.

30’DAN FAZLA OTEL, ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ

Corendon, Dünya Kupası organizasyonu kapsamında ABD’de 30’dan fazla otelle anlaşma yaptı. Bu otellerin önemli bir bölümü uluslararası zincirlere, özellikle de Hilton grubuna bağlı. Bu da organizasyonun ne kadar ciddi ve profesyonel şekilde hazırlandığını gösteriyor.

Curaçao’da ise sınırlı sayıda paket için özel bir satış etkinliği düzenlendi. İlgi o kadar büyüktü ki, birçok paket kısa sürede tükendi. Bu tablo, Curaçao halkının ve diaspora taraftarlarının Dünya Kupası heyecanını ne denli sahiplendiğini de gözler önüne serdi.

CORENDON, BİR HAVAYOLUNDAN FAZLASI

Atilay Uslu’nun Willemstad’daki açıklamaları, Corendon’un kendisini yalnızca bir havayolu şirketi olarak görmediğini bir kez daha ortaya koydu. Uslu’nun ifadelerine göre bu proje, Curaçao’ya duyulan güvenin ve uzun vadeli iş birliğinin bir sonucu.

Curaçao Milli Takımı’nın sponsorlarından biri olan Corendon, bu organizasyonla adanın dünya sahnesindeki görünürlüğüne de doğrudan katkı sunmuş oluyor. Küçük bir Karayip adasından dünya futbolunun en büyük sahnesine uzanan bu yolculukta, Corendon’un adı artık kalıcı biçimde yer alıyor.

TÜRK SERMAYESİ, KÜRESEL SAHNEDE

Avrupa’dan Akdeniz’e, Anadolu’dan Karayipler’e uzanan Corendon hikayesi, Türk girişimciliğinin sınır tanımadığını bir kez daha kanıtlıyor. Bugün Corendon, yalnızca tatil uçaklarıyla değil, spor turizmi, uluslararası organizasyonlar ve marka gücüyle de konuşuluyor.

Kısacası Corendon, dünyanın öteki ucunda da büyüyor. Hem de sessizce değil, güçlü bir vizyon ve iddialı bir organizasyonla.

CORENDON’UN HAVACILIK DALINDAKİ DEVLEŞMESİNİN MİMARI YILDIRAY KARAER

Yıldıray Karaer'den önemli açıklamalar - AeroNews24 - Havacılık, Seyahat ve Turizm Haberleri

Corendon’un, tur operatörlüğü dalında, aralarında Türkiye, Yunanistan, Mısır, Bulgaristan, Fas, İspanya, Potekiz ve Curaçao gibi ülkelerin bulunduğu 25 ülkeye milyonlarca turist taşıdığı gerçeğinin yanında, otelcilik ve havacılık dalındaki başarıları da bilinmektedir.

Otelcilik dalında, Hollanda’daki 3, Türkiye’deki 5, İspanya’daki 2 ve Curaçao’daki zincirlerin başarısındaki roller ise, Atilay Uslu ve oğlu Atacan’ın imzasını taşıyor.
Corendon’un havacılık dalındaki başarısındaki imza, deneyimli yönetici Yıldıray Karaer’e ait.
Karaer’in bu daldaki en büyük destekçisi, amca oğlu olan Batuğhan Karaer’dir.

Corendon Group’tan Türkiye Havacılık Sektörü Değerlendirmesi: “Yıllık Yüzde 9 Büyüme Orta Vadede Sürecek”

Türkiye’nin önde gelen ekonomi ve finans buluşmalarından biri olan ‘5. Finansın Geleceği Zirvesi’nde bir konuşma yapan, Corendon Group Finans Danışmanı Batuğhan Karaer, Türkiye’de havacılık sektörünün son yıllarda kaydettiği dikkat çekici performansa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Karaer, sektörün yıllık ortalama %9’luk büyüme oranıyla yalnızca Avrupa’nın değil, dünya ortalamasının da üzerinde bir ivme yakaladığını söyledi.

Türkiye’nin stratejik konumu, artan yolcu talebi ve sektörün hızlı adaptasyon kabiliyetinin bu güçlü performansta belirleyici olduğunun altını çizen Karaer, mevcut trendin orta vadede de istikrarlı şekilde devam edeceğini vurguladı.

Karaer, hava yolu yatırımlarının sürmesi, filoların genişlemesi ve turizm hacmindeki artışın da sektörün büyümesini destekleyen ana unsurlar arasında yer aldığını belirtti.

Bankacılık, sermaye piyasaları ve reel sektörü bir araya getiren zirveye Corendon Airlines destek sponsoru olarak katkı sağladı.

Corendon bünyesinde, uzmanlaşmış degerlere yer vermeyi prensip edinen Yıldıray Karaer, bu nedenle doğcak olan her zorluğa göğüs germeyi de sağlıyor.

HOLLANDA MEDYASINDA ATİLAY USLU

Afbeelding met bloem, bloemblaadje, Vrouwentulp, tulp Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Haarlem’de yayınlanan İNFO REGİO, Atilay Uslu ile alışılmışın dışında, masa başında değil, doğa içinde dolaşırken bir söyleşi yaptı

Masabaşında değil, doğa yürüyüşünde mülakat:

SEYAHAT NEREDE BAŞLAR: CORENDON’DAN ATİLAY USLU İLE BİR YÜRÜYÜŞ

Wandelingen met Impact serisinin bu yeni bölümünde gazeteci Désirée, Corendon’un kurucusu Atilay Uslu ile yola çıkıyor. Bir toplantı masası ya da ofis ortamı değil, onun için anlamı büyük olan bir mekânda yapılan bir yürüyüş söz konusu.

Birlikte girişimcilik, aile, sadelik ve bağ kurmanın gücü üzerine konuşuyorlar. Basit bir fikirden doğan bir seyahat imparatorluğunun nasıl ortaya çıktığını ve özüne sadık kalarak nasıl büyüdüğünü ele alıyorlar.

“Yürürken insan farklı konuşuyor. Daha rahat, daha samimi ve aynı zamanda zihnin de daha açık oluyor,” diyor Atilay gülümseyerek.

ATİLAY USLU İLE YÜRÜMEK

Afbeelding met kleding, persoon, buitenshuis, boom Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Fotoğraf: Robert Joore

Désirée ile birlikte yürüyün: Wandelingen met Impact
Bu röportaj serisinde gazeteci Désirée, bölgeden bir etki yaratan isimle birlikte yürüyüşe çıkıyor. Ne bir toplantı salonunda ne de bir masa başında, onlar için özel anlam taşıyan bir mekânda yürüyerek. Anılarla, ilhamla ve hikâyelerle dolu bir yerde. Bu yürüyüşler sırasında yalnızca girişimcilerin, liderlerin ve yenilikçilerin kişisel motivasyonlarını değil, aynı zamanda bölgemizi kendi yollarıyla nasıl şekillendirdiklerini de keşfediyoruz. Onları ne motive ediyor? Hangi zorlukları aşıyorlar? Ve geride hangi izleri bırakmak istiyorlar?

Bu bölümde Désirée, seyahat şirketi Corendon’un kurucusu ve sahibi Atilay Uslu ile yürüyor. Onun gözünden, bölgede kendisi için özel anlam taşıyan bir yerle tanışıyoruz. Bu bölgenin ardında hangi hikâyeler saklı? Etkinin ardındaki hikâyeye bizimle birlikte adım atın.

“Burası eve dönmek gibi ama bir ziyaretçi olarak. Gerçekten özenle karşılanıyorum,” diyor Atilay Uslu, Badhoevedorp’taki Corendon Oteli’nin yemyeşil bahçesinde bizi karşılarken gülümseyerek. Seyahat imparatorluğunun Avrupa’nın çok ötesine uzandığı yer tam da burası. “Randevulaşmak biraz zor oldu değil mi?” diye ekliyor. “Artık Curaçao’da yaşıyorum.”

HERKESİN

Yine de bu yer ona çok tanıdık geliyor. Bahçenin ortasında duran heybetli Boeing 747’ye doğru yürüyoruz. Kişisel asistanı da bize katılıyor. “Bu yıl 25. yılımızı kutluyoruz. Bunu kutlamak için bu uçağı dövmeliyoruz. Gerçek bir sanat eserine dönüşecek. Kız kardeşim Günay her şeyi organize ediyor. İlk bakışta anlaşılıyor, bu iş sanatla, kültürle ve bağ kurmakla ilgili.” Onaylarcasına başını sallıyor. “En güzel tarafı şu: Corendon’daki herkes buna katkı sundu. Sadece fikir değil, gerçek bir sahiplenme var. Bu hepimizin.”

“İki yıl öncesine kadar burada çalışıyordum,” diyor Atilay, yeşillikler arasında kıvrılarak uzanan patikada yürürken. “Öğle aralarında yürüyüşe çıkardım, bazen elimde bir dondurma olurdu.” Uzakları işaret ediyor. “Bu bölgede, bizim eski A4 dediğimiz yerde, harika yürüyüş ve bisiklet yolları var. Bunları kendimiz yaptık. Yakında buraya evler gelecek. Gerçekten çok güzel evler,” diyor gülerek, “doğanın tam ortasında.”

Henüz yolun başındayken Atilay kısa bir mola veriyor. “Havayollarının catering firmasıyla bir randevum var. Küçük bir şeyi kontrol etmek istiyorum,” diyor. Bir binada karşılanıyoruz. Açıklama başlar başlamaz Atilay söze giriyor. “Tam olarak neye yatırım yaptık? Gösterebilir misiniz?” Bir çalışan yeni soğuk hava deposunu ve dondurucuyu gösteriyor. Atilay onaylayarak başını sallıyor. “Artık buradan ben sorumlu değilim,” diyor rahat bir şekilde. “Ve bu gerçekten çok güzel bir his.”

10.000 ADIM

Doğa yolunda yürümeye devam ediyoruz. “Toplantılarımı en çok yürüyerek yapmayı seviyorum. Curaçao’da da öyle. Sabah altıda yürüyüş randevularım oluyor. O saatlerde henüz çok sıcak olmuyor. Yürürken konuşma şekli değişiyor. Daha samimi, daha rahat, daha keyifli. Bir de vücut için iyi,” diyor gülerek. “Her gün yaklaşık 10.000 adım atmaya çalışıyorum.”

Devam ediyor: “Girişimci olarak zihnim hep açık. Ama bazen hafta sonu hiçbir şey yapmak istemiyorum. Sakin bir şekilde uyanmak, pazar sabahı kanepede Netflix izlemek ya da terasta kahve içmek. Bunlar benim yeniden şarj olduğum anlar.”

Bugün güneş parlak bir şekilde parlıyor ve bölgeyi daha da güzel gösteriyor. Hollanda’da en çok neyi özlediği sorulduğunda hiç düşünmeden yanıtlıyor: “Hollanda havasını. Belki şaşırtıcı gelir. Curaçao’da güneş enerji vermiyor, sadece alıyor. Sürekli gölgede oluyorsun. Yarım saat sonra tükenmiş hissediyorsun. Deniz kenarında şort ve terlikle toplantı yapmak kulağa hoş geliyor ama bu tatil için güzel, çalışmak için değil.”

ÖZÜNE SADIK

“Ben bir şirket inşa etmek istiyorum. Yıllar içinde seyahat sektörü çok değişti. Ben başladığımda Hollanda’da 150’den fazla tur operatörü vardı. Şimdi sadece üç tane kaldı. Biz her zaman kendi gücümüze ve özümüze sadık kaldık. İyi olduğumuz şeye odaklanıyoruz. O da çalışan Hollandalılar için uygun fiyatlı tatiller organize etmek. Satın almalar yeni şirket kültürleri getirir. Ben hep şunu söylerim: Çok büyütme. Sade tut ve gereksiz yere zorlaştırma. Basit düşün.”

Bu ayakları yere basan bakış açısı Atilay’ın liderliğini tanımlıyor. Ama işin ötesindeki değerlerin önemini de vurguluyor. “Aile çok önemli. Corendon da bir aile şirketi. Ama aile sadece kan bağı değildir. 25 yıldır birlikte çalıştığım insanları da ailem olarak görürüm. Kalıcı ilişkilere önem veririm. Yıllardır aynı temsilcilerle çalışıyorum. Birinin hasta olduğunu duyduğumda bu beni gerçekten etkiler. Gider hastanede ziyaret ederim.” Devam ediyor: “Mesele sadece para kazanmak değil. İnsani değerler ve ilgi en az bunun kadar önemli. Bu bizim gücümüz. Corendon’un hem sert hem de yumuşak tarafı.”

“Ben hep şunu söylerim: Sade tut ve gereksiz yere zorlaştırma.”

SEZGİSEL

Atilay ile birlikte doğa alanında kıvrılarak ilerleyen sakin bir yolda yürüyoruz. Ufku işaret ediyor. “Her şey bir hisle başlar,” diyor. Sezgi, onun hem işte hem özel hayatta pusulası. “Sezgisel girişimciliğe gerçekten inanıyorum. Başlarsın. Yolda engeller çıkar, onları çözersin. Mesele sadece varış noktası değil, oraya giden yolun kendisi.”

En dikkat çekici projelerinden birini hatırlarken gülümsüyor. “Corendon’da sık sık doğaçlama yaparız. Zorlaştığında da devam ederiz. ‘Boş ver’ dediğimi asla duymazsın. Almanların dediği gibi: Wir schaffen das!” Bir an duruyor. “Biliyor musun, bu 747’yi otelin bahçesine getirebilmek için elli izin almam gerekti. İnanılmaz ama işte orada duruyor.”

MACERA

Atilay macerayı seviyor. Bu onu Curaçao’ya da götürmüş. “Bir şey inşa etmek, fethetmek, bu bende var. Yeni fırsatları yakalamak. Çocuklarıma da bunu aşılamak istiyorum: Alışılmış yolların dışına çıkın.” Gelecek hakkında tutkuyla konuşuyor. “Birkaç yıl içinde Karayipler’de yeni bir Corendon topluluğu kurmak istiyorum. Bir merkez, sıcak atan bir kalp. Curaçao’daki insanlar Corendon’un varlığından memnun. Turizm oradaki ekonominin yarısı. Biz istihdama, insanlara, sosyal projelere yatırım yapıyoruz. Milli takımı bile sponsorluyoruz. Dünya Kupası’na katılacaklarına gerçekten inanıyorum.”

“Çocuklarıma alışılmış yolların dışında düşünmeyi öğretiyorum.”

Adadaki seyahat acentesini anlatırken gülüyor. “Tam bir aile gezmesi gibi. Herkes arabasıyla geliyor, sohbet ediyor, rezervasyon yapıyor, bir kahve içiyor. Görmesi gerçekten çok güzel.”

Yavaş yavaş başladığımız yere, Corendon Oteli’ne yaklaşıyoruz. Atilay 747’ye doğru yürüyor. “Ben Tatil Adamı olarak hatırlanmak istiyorum. İnsanların yüzünde bir gülümseme olsun. Ve ‘Corendon sayesinde güzel bir tatile gidebildik’ desinler. Benim için bundan daha güzeli yok.”

GÜNAY USLU’NUN QUOTE DERGİSİNDEKİ MÜLAKATININ TAMAMI:


Afbeelding met kleding, tekst, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
“Bazen uçman gerekir, bazen iniş yapman”

CORENDON’UN BEŞİĞİNİN BAŞINDAYDI. ÜNİVERSİTE VE SİYASET DÜNYASINDA YAPTIĞI BİR ARA İNİŞİN ARDINDAN GÜNAY USLU, 2024’TEN BU YANA YENİDEN YUVASINDA. BU KEZ CEO OLARAK. İNSANLAR ONA SIK SIK ŞU SORUYU SORUYOR: “ASLINDA NASIL BİR KARİYERİN VAR?”

Uzun bir pantolon ve altın rengi düğmeleri olan bir ceket giymiş. Schiphol’den kalkan bir Boeing 747 ile Badhoevedorp’taki otele getirilmiş. H&M’den alınmış, ayarlanabilir bir tokayla toplanmış saçları, Corendon kırmızısı rujuyla aynı vurguyu taşıyor. Yukarıda, uçağın yan tarafında, ağabeyi Atılay’ın yüzünün hemen yanında onun yüzü yer alıyor. Atılay, Corendon’un kurucu ortağı ve en büyük hissedarlarından biri.

Bu akşam Corendon’un 25. yıl dönümü için düzenlenen personel gecesi. Günay Uslu’nun tabloları ilk kez bu gece tanıtılıyor. Kokteyllerde güneş ve kumsal imgeleri hâkim. Ziyaretçiler, “seyahat” ve “özgürlük” kavramlarını çağrıştıran sahnelerle karşılaşıyor. Bu çağrışımlar temel alınarak sanatçı Lieuwe van Gogh tabloları yaptı ve uçağı resmetti.

“Gerçek bir Van Gogh’umuz var diyebilir miyiz?” diye gülüyor, sanat ve kültür meraklısı Uslu.

QUOTE bu akşam onunla neredeyse hiç konuşamıyor. Programı son derece yoğun. Çalışanlar, akrabalar ve ailesi etrafını sarmış durumda. Kutlaması gereken çok şey var.

Ve gerçekten de öyle.

2024, onun CEO olarak geçirdiği ilk yıl. Müşteri sayısı 645 binden neredeyse 800 bine çıktı. Ciro 800 milyon euronun üzerine ulaştı.

“Evet, 2025 için 1 milyar euroyu hedefliyoruz,” diyor. “Ama rakamlar hakkında konuşmayı sevmiyorum. Çoğu zaman her şey rakamdan ibaret değil.”

tworiverscapital #fcnjewelawards #businessexcellence #ondernemerschap # corendon | Denzell Melles
Geçtiğimiz yıl Corendon, FCN Business Excellence Award ile ödüllendirildi.
Günay Uslu, karizmatik bir yönetici, evli, iki çocuk annesi ve girişimci Türk ebeveynlerin kızı. Kendisine fazla beklenti yüklenmeden yetiştirildi.

Bu kadın neden sürekli yön değiştiriyor? Onu ne harekete geçiriyor? Ve neden Corendon gibi dev bir seyahat şirketinin başına geçerek önümüzdeki 25 yıla hazırlanıyor?

“ŞİRKET KURMAK VE BAŞARI GÜZEL AMA BEN ŞUNU MERAK EDİYORDUM: BEN NEREDEYİM, NEREDE İYİYİM?”

On dördüncü yaşına kadar okuma yazma bilmiyordu. Ama bunu hiçbir zaman bir eksiklik olarak görmedi. “Bunu bilmemek ayıp değildi,” diyor. Evde sözlü bir kültür hâkimdi; kendini ifade etmek, anlatmak, hikâye kurmak önemliydi. Kız kardeşi Meral daha sonra film yapımcısı oldu. Ağabeyi Atılay ise genç yaşta iş dünyasında başarı kazandı.

“Annemle babamın temel yaklaşımı hep şuydu: ‘Yap, ama sıçramaya da cesaret et. Denemekten korkma.’”

İki dilli bir evde büyüdüler. Günay Uslu, bir yandan kişisel gelişimle, öte yandan gelişim psikolojisiyle erken yaşta tanıştı. Hızlı geçişler yapmayı öğrendi.

“Okulda bazen başörtülü tek kız bendim. O zaman ister istemez şu soruyla yüzleşiyorsun: Ben kimim?”

Kadınların siyasette neden bu kadar az temsil edildiği sorusu, onun hayatına erken yaşta girdi. Kız kardeşi Meral, başörtüsü nedeniyle staj yaparken engellerle karşılaştı. Günay Uslu ise önce belediye meclisi üyeliğine, ardından devlet sekreterliğine uzanan bir yol izledi.

Yirmi bir yaşında Mehmet Ayvaz ile evlendi. “Ailem şok oldu,” diyor. “Çok gençtim ve yaptığım tercih gelenekseldi.”

Bu erken evlilik, çevresinde şaşkınlık yarattı ama onun için bilinçli bir karardı. “Hayatımda her şey planlı değildi ama sezgilerime güvenirdim.”

“ANNEM DÖRT HANELİ SAYILARI ZİHİNDEN TOPLARDI. BEN HÂLÂ HESAP MAKİNESİ KULLANIRIM.”

Günay Uslu Haarlem’de doğdu ve büyüdü. Babası 1964’te Türkiye’den Hollanda’ya geldi. Önce Belçika’daki madenlerde çalıştı, ardından Hollanda’da inşaat sektörüne geçti. Annesi ev hanımıydı.

“Babam pratik zekâsıyla öne çıkardı,” diyor. “Ama annem gerçek bir hesap makinesiydi. Dört haneli sayıları kafasından toplardı. Ben hâlâ hesap makinesi kullanırım.”

Uslu, eğitime ve öğrenmeye her zaman büyük ilgi duydu. Ancak onu asıl çeken, diploma değil, anlamaktı. “Analiz etmeyi seviyorum. Kalıpları, sorunları ve çelişkileri görmeyi. Sonra da kendime şunu soruyorum: Burada ne yapabilirim?”

Bu sorgulayıcı tavır onu üniversiteye götürdü, ardından akademik dünyaya. Aynı zamanda iş dünyasıyla da bağını koparmadı. Corendon’da edindiği erken deneyimler, ona teorinin pratikle nasıl buluştuğunu gösterdi.

“İnsanlar bana sık sık soruyor: Sen aslında nesin? Akademisyen misin, politikacı mı, yönetici mi?” diyor. “Ben kendimi tek bir kimliğe hapsetmiyorum. Hayatım çizgisel ilerlemedi.”

Bu çok yönlülük, bazılarına göre bir zaaf. Ama Uslu’ya göre tam tersine bir güç. “Beni motive eden şey merak. Bir konunun derinine inmek ve sonra oradan başka bir yere sıçrayabilmek.”

Corendon’a her zaman bir adım mesafede durdu. Şirketi içeriden de dışarıdan da tanıdı. “Bazen uçağı uçurursunuz, bazen iniş yaparsınız. İniş yapmak başarısızlık değildir. Bazen gereklidir.”

“ANALİZ ETMEK, KALIPLARI VE SORUNLARI GÖRMEK VE SONRA ŞUNU SORMAK: BEN BURADA NE YAPABİLİRİM?”

Siyasete adım attığında kimse onun için kolay olacağını düşünmüyordu. Devlet sekreterliği görevine başladığında, ilk haftalardan itibaren yoğun bir baskıyla karşı karşıya kaldı. Geçmişten kalan dosyalar, yarım kalmış dosyalar ve kamuoyunun yüksek beklentisi önündeydi.

“İlk ayımda, benden önce yaşanan krizlerin faturası önüme kondu,” diyor. “Medya sertti. Herkes senden hemen netlik, hemen çözüm bekliyor.”

Bu dönem, onun için bir dayanıklılık sınavıydı. Hızlı kararlar almak zorundaydı ama aynı zamanda uzun vadeyi de düşünmesi gerekiyordu. “Siyaset, sürekli açık bir vitrin gibi. Ne yaparsanız yapın izleniyorsunuz.”

Eleştiriler karşısında geri çekilmedi. “Benim refleksim kaçmak değil,” diyor. “Zorlaştığında daha dikkatli olurum.”

Bu yaklaşım, onun liderlik tarzını da şekillendirdi. Kriz anlarında sakin kalmak, duyguyla değil analizle hareket etmek. “Sorunları kişisel algılamam. Onları çözülmesi gereken başlıklar olarak görürüm.”

Ancak bu tempo sürdürülebilir değildi. Siyasetin yoğunluğu, ailesi ve kendisi için başka soruları da beraberinde getirdi. “Bir noktada şunu fark ediyorsunuz: Her iniş bir son değil. Bazen yön değiştirmek gerekir.”

YUVAYA DÖNÜŞ

2022’de siyasetten ayrıldı. Bu, bir kopuş değil, bilinçli bir yön değişikliğiydi. Aynı dönemde Corendon da zorlu bir süreçten geçiyordu. Pandemi, seyahat sektörünü derinden sarsmıştı. Uçaklar yerde kalmış, belirsizlik hâkimdi.

“Devlet destekleri vardı ama bunlar yeterli değildi,” diyor. “Ayakta kalmak için borçlanmak zorunda kaldık. Bu kolay bir karar değildi.”

Risk almak kaçınılmazdı. Uslu, yeniden Corendon’a döndüğünde karşısında yalnızca bir şirket değil, ağır bir sorumluluk da buldu. “Burası benim için sadece bir iş değil. Geçmişim, ailem, hatıralarım burada.”

Pandemi sonrasında şirketi yeniden ayağa kaldırmak için hızlı ve net adımlar atıldı. Filonun yenilenmesi, destinasyonların gözden geçirilmesi ve mali disiplin öncelik hâline geldi.

“Bazen kaptan köşküne geçmeniz gerekir,” diyor. “Fırtına varsa, orada durup yön vermelisiniz.”

Bugün tablo farklı. Corendon yeniden büyüme yolunda. Uslu için bu dönüş, sadece profesyonel değil, kişisel bir anlam da taşıyor. “Yuvaya dönmek, geriye gitmek değildir. Bazen ilerlemenin tek yoludur.”

Rakamlar, dönüşün sadece duygusal olmadığını gösteriyor.

CORONDON RAKAMLARLA (2024)

Müşteri sayısı: 800.000
Destinasyon sayısı: 85
Ciro: 839,5 milyon euro
Kâr: 10,5 milyon euro
Çalışan sayısı: 551

Bu sonuçlar, pandemi sonrası dönemde atılan adımların karşılığını verdiğini gösteriyor. Ancak Günay Uslu, başarıyı yalnızca bilançoyla ölçmüyor.

“İnsanlar ithal avokadoya karşı çıkıp seyahat sektörünü hedef alıyorsa, burada bir sektörü şeytanlaştırma söz konusu,” diyor. “Uçmayı yasaklayamazsınız. Ama daha temiz hâle getirebilirsiniz.”

Sürdürülebilirlik konusundaki yaklaşımı net. Corendon, daha yeni ve daha az yakıt tüketen uçaklara yatırım yapıyor. Alternatif yakıtlar ve şeffaf raporlama da bu politikanın parçası.

“Biz yeşil yıkama yapmıyoruz,” diyor. “Ne yapabiliyorsak onu söylüyoruz. Yapamadığımızı da açıkça dile getiriyoruz.”

Uslu’ya göre seyahat, modern hayatın vazgeçilmez bir parçası. “İnsanların dünyayı görme ihtiyacı var. Bunu inkâr ederek ilerleyemezsiniz.”

HİSSEDAR OLMAMAK

Günay Uslu’nun Corendon’da hissesi yok. Bu, bilinçli bir tercih. “Bu bana özgürlük veriyor,” diyor. “Şirketi yönetiyorum ama ona zincirlenmiş değilim.”

CEO olarak sorumluluğu büyük, ancak hissedar olmamak ona mesafe ve hareket alanı sağlıyor. “Gerekirse valizimi toplayıp gidebileceğimi bilmek, kararlarımı daha dürüst almamı sağlıyor.”

Bu yaklaşım, onun liderlik anlayışının da bir parçası. Gücü sahiplikten değil, güvenilirlikten aldığını düşünüyor. “İnsanlar sizin burada neden durduğunuzu bilmeli. Benim cevabım net: Çünkü doğru olduğuna inanıyorum.”

Corendon’un geleceğine dair planlar iddialı. Yeni destinasyonlar, farklı iş modelleri ve daha sürdürülebilir bir filo. Ama Uslu için bunların hiçbiri mutlak değil.

“Hayatta her şey geçicidir,” diyor. “Bir yerde katkım kalmadığını hissedersem, çekilirim. Bu hem kendime hem şirkete karşı dürüstlüktür.”

“YAPTIĞIM İŞTEN KEYİF ALIYORUM. ŞİRKET FANTASTİK. AMA GEREKİRSE VALİZİMİ TOPLAR GİDERİM. KİMSEYİ ARAMAM.”

Günay Uslu için hayat, doğrusal bir kariyer hikâyesi değil. Daha çok inişleri ve kalkışları olan bir uçuş gibi. Bazen yükselmek, bazen yere yaklaşmak gerekiyor.

“Bazen uçman gerekir, bazen iniş yapman,” diyor. “Ama önemli olan, kontrolü kaybetmemek ve nereye gittiğini bilmek.”

Onu tanımlayan da tam olarak bu. Merak, analiz, hareket ve gerektiğinde yön değiştirme cesareti. Corendon’un beşiğinde başlayan yolculuk, üniversite ve siyaset üzerinden yeniden yuvaya dönmüş durumda. Ama bu, son durak değil.

Corendon CEO’su Günay Uslu: “Bilinçli olarak hisse almıyorum, özgürlüğümü seviyorum”

Corendon’un kuruluşunda yer aldı, doktorasını yaptı, devlet sekreteri oldu ve şimdi yeniden CEO olarak işin başında. Günay Uslu’ya kimse hangi rotadan uçması gerektiğini söyleyemez. “İçgüdülerimi izlerim, bir şeyin başarıldığını hissederim.”

Bakanlık görevi, doktorası ve CEO unvanından çok önce, Günay Uslu Ocak 1997’de Haarlem’de bir dükkânın üst katında, daha sonra Corendon adını alacak olan işe başladı. Kardeşi Atilay’ın teşvikiyle Teletekst üzerinden tatil satmaya koyuldu. İlk rezervasyondan itibaren şirket hızla büyüdü: “Bir arkadaşımı, bir yeğenimi, bir komşumu işe aldım. Birden fazla ofis odasına, daha fazla kata yayıldık ve milyonlarca ciro yapar hâle geldik.”

Tüm bunlar, hissedar olan Atilay ve ortağı Yıldıray Karaer’i son derece memnun ediyordu. Buna rağmen Uslu, zirvedeyken üniversiteye geri dönmeyi tercih etti. “Şirketi kurmak ve yürütmek keyifliydi ama kendime meydan okumak istedim. Şunu bilmek istedim: Başka nelerde iyiyim?”

Hissesi olmayan bir CEO

Bunun ardından üniversitede, siyasette ve Corendon’da devam eden bir kariyer gelir. Eski CEO Steven van der Heijden 2023’te ayrılacağını açıkladığında, Uslu’ya görevi devralmak isteyip istemediği sorulur. “CEO olabilecek tek kişi benim demek istemem,” diyor. “Ama ‘Günay yapabilir’ diye düşünüldü. Aileden olmam da elbette etkili oldu.”

Corendon’un 25. kuruluş yılı kutlamalarında yüzü dev bir Boeing 747’nin üzerinde yer alırken, hissedarlar listesinde adı yoktur. Van der Heijden yüzde 5 hisseye sahipken, Atilay ve Yıldıray hâlâ yüzde 40’ar paya sahipken, Günay bilinçli olarak sıfırda kalmayı tercih eder. Şirketin kuruluşunda yer alan kadının kendisine ait tek bir payı bile olmaması nasıl açıklanabilir?
“Bilinçli olarak hisse almıyorum, çünkü özgürlüğümü çok seviyorum. Bu bana ‘gidiyorum’ ya da ‘geliyorum’ deme alanı veriyor.”

Günay Uslu ne zaman ayrılır?

Bu özgürlük arzusu, yarın yine gidebileceği anlamına mı geliyor? “Yaptığım işi seviyorum, şirket harika ve tamamlamam gereken bir görev var. Yani hayır, öyle hemen çağırıp gönderecekleri biri değilim.” Bu görev müşteri sayısı, ciro ya da kârla ilgili değil; şirketi geleceğe dayanıklı hâle getirmekle ilgili.

Uslu, bunun başarıldığını ne zaman anlayacak? “İçgüdülerimi izlerim, başardığımı hissederim. Bunun iki yıl mı beş yıl mı süreceğini şu an söyleyemem. Ama o ana kadar kalırım. Büyük hissedar olmayabilirim, ama ben aileyim.”

                                      *************************

ALS ER EEN COALITIECRISIS ONTSTAAT EN MEN EEN PREMIER VAN BUITENAF ZOEKT, DAN IS DIE NAAM ZONDER TWIJFEL GÜNAY USLU

Günay Uslu, die dit jaar werd benoemd tot voorzitter van de Raad van Toezicht van het Nederlands Film Festival en tot vicevoorzitter van de Raad van Toezicht van de Openbare Bibliotheek Amsterdam, is nu ook benoemd tot voorzitter van de Raad van Toezicht van het Nederlands Letterenfonds.

Terwijl Günay Uslu record na record breekt met haar benoemingen en verkiezingen tot voorzitterschappen van invloedrijke organen, werd zij tevens het coveronderwerp van het tijdschrift QUOTE.

Naast haar sociale en culturele successen heeft Günay Uslu ook de top van het bedrijfsleven bereikt. De wind die zij doet waaien, werkt duidelijk aanstekelijk voor haar broer Atilay Uslu en zijn partner Yıldıray Karaer, die hierdoor extra worden aangespoord.

Atilay Uslu: “Tijdens het Wereldkampioenschap zullen wij vluchten uitvoeren tussen Curaçao en Houston, Kansas City en Philadelphia.”

Yıldıray Karaer: “In de Turkse luchtvaartsector, die jaarlijks met negen procent groeit, zal Corendon hetzelfde succes laten zien.”

(Naast Günay Uslu, leest u ook over de aangescherpte successen van Atilay Uslu en Yıldıray Karaer.)

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, persoon Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Geschreven door: İlhan KARAÇAY

Na maandenlang met grote waardering over Günay Uslu te hebben geschreven, zult u na het lezen van wat volgt zelf overtuigd raken dat hier geen sprake is van overdrijving. Wat hier wordt verteld, is niet slechts een succesverhaal. Het is het verhaal van een kind met een migratieachtergrond dat in Nederland, met doorzettingsvermogen, kennis en karakter, is doorgedrongen tot de hoogste besluitvormende niveaus van het land.

Van de schoolbanken van de basisschool tot de collegezalen van de universiteit, van de academische wereld naar cultuur en kunst, en vandaar naar het staatsbestuur en de top van het bedrijfsleven. Deze weg is niet geplaveid met toevalligheden, maar met een jarenlange opeenstapeling van ervaring en kennis.

Nederland is vandaag de dag een land van coalities. In een politiek systeem waarin de machtsverhoudingen uiterst kwetsbaar zijn en crises regelmatig voorkomen, duikt met enige regelmaat het idee op van een partij overstijgende premier van buitenaf.
Bijvoorbeeld, de huidige minister-president Dick Schoof is van buitenaf als minister-president aangesteld, omdat er geen steun was voor het premierschap van Wilders. Precies in zo’n situatie zeg ik zonder enige aarzeling het volgende. Mocht Nederland ooit genoodzaakt zijn een premier van buitenaf te zoeken, dan zal die naam Günay Uslu zijn. Zij is namelijk niet slechts een politica. Zij is iemand die de academische wereld kent, cultuur ademt, kunst bestuurt, de staat begrijpt en de economie kan lezen.

Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, kleding, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Günay Uslu, tijdens haar ambtsperiode als minister, zij aan zij met premier Rutte…

Dat Günay Uslu achter elkaar wordt benoemd tot voorzitter van de meest gerespecteerde instellingen van Nederland, is geen toeval. Dat haar naam telkens opnieuw opduikt bij filmfestivals, literaire instellingen, museale raden en academische structuren, is een duidelijk teken van het vertrouwen dat zowel de staat als de samenleving in haar stellen. Haar rustige houding, inclusieve taalgebruik en evenwichtige optreden tijdens crises in haar periode als staatssecretaris van Cultuur en Media worden tot op de dag van vandaag in politieke wandelgangen als voorbeeld genoemd.

Afbeelding met vliegtuig, wolk, hemel, vlak Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist. Günay Uslu en Atilay Uslu op de cover van het tijdschrift QUOTE, met het Corendon-vliegtuig onder Curaçaose vlag dat de Curaçao–VS-vluchten zal uitvoeren voor het Wereldkampioenschap Voetbal.

Achter dit succesverhaal schuilt ook een sterke familiestructuur. De ondernemingszin en visie van haar broer Atilay Uslu, gecombineerd met de zakelijke ervaring van zijn partner Yıldıray Karaer, hebben het merk Corendon gemaakt tot meer dan een bedrijf. Het is uitgegroeid tot een succesmodel. Met de intellectuele bagage en het bestuurlijke instinct van Günay Uslu is deze structuur verder versterkt en zijn familiebanden samengebracht met professioneel inzicht. Deze synergie vormt een zeldzame en krachtige eenheid.

Kijkt u eens naar de indrukwekkende weg die Günay Uslu heeft afgelegd van haar verleden tot vandaag. Deze regels vormen niet alleen het curriculum vitae van één persoon. Zij zijn een levend document dat laat zien hoe onzichtbare barrières voor mensen met een migratieachtergrond in de Nederlandse samenleving kunnen worden doorbroken met kennis en inzet. Wat u hieronder leest, verklaart glashelder waarom ik al maandenlang nadrukkelijk en consequent de naam Günay Uslu noem en waarom ik er niet voor terugschrik haar naam te verbinden aan een mogelijke premierschap.

Laten we nu samen zien dat deze stelling en deze accenten geen loze woorden zijn, maar het resultaat van concrete stappen en jarenlange inspanning. Het verhaal van Günay Uslu is niet dat van een plots oplichtende ster. Het is een reis die begint op de basisschool en via academische leerstoelen, bestuursfuncties binnen culturele en artistieke instellingen, leidt naar de hoogste verdiepingen van het staatsbestel. De volgende regels tonen helder de etappes, verantwoordelijkheden en verworvenheden van deze lange tocht.

OPLEIDING

Afbeelding met kleding, schermopname, Menselijk gezicht, vrouw Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Basisschool: Voltooid als kind van een migrantenfamilie in Nederland.
Middelbare school: Voortgezet onderwijs in Nederland en voorbereiding op de universiteit.
1993: Propedeuse lerarenopleiding Geschiedenis aan de Hogeschool van Amsterdam.
1996: Propedeuse Nederlands Recht aan de Universiteit van Amsterdam.
Jaren 2000: Masteropleidingen Cultuurwetenschappen en Europese Cultuurgeschiedenis aan de Universiteit van Amsterdam.
2015: Promotie aan de Universiteit van Amsterdam over cultuurpolitiek in het Ottomaanse Rijk.

Academische functies
*Onderzoeker cultuur en geschiedenis aan de Universiteit van Amsterdam.
*Verbonden aan de Leerstoel Tolerantie aan de Universiteit Leiden.

Culturele en kunstinstellingen
*Voorzitter van de Raad van Toezicht van het EYE Filmmuseum Amsterdam.
*Lid van de Adviesraad van het Mauritshuis in Den Haag.
*Lid van de Adviesraad van de Rembrandt Vereniging.
*Lid van de Adviesraad van Allard Pierson.
*Lid van het bestuur van de NIOD Stichting.

Bedrıjfsleven
*Bestuurlijke functies binnen de Corendon Tourism Group in verschillende perioden.
*Voorzitter van de Corendon Cares Stichting.
*Sinds 2023 CEO van Corendon.

Politiek
Van 10 januari 2022 tot 1 december 2023 staatssecretaris van Cultuur en Media in de Nederlandse regering.

Culturele functies
*Voorzitter van de jury van de Boekenbon Literatuurprijs 2025.
*Sinds 2025 voorzitter van de Raad van Toezicht van het Nederlands Film Festival.
*Per eind 2025 voorzitter van de Raad van Toezicht van het Nederlands Letterenfonds.

Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, glimlach, boekenkast Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Günay Uslu
, die vooroploopt in de race om aan het hoofd van diverse organisaties te worden benoemd, kwam op de tweede dag na haar benoeming tot voorzitter van de Raad van Toezicht van het Nederlands Letterenfonds naar de instelling om kennis te maken met de medewerkers.

Vanaf dit punt zijn de woorden niet langer van mij. Het verhaal van Günay Uslu, haar ontwikkeling, ervaring en houding, leest u in alle details op de pagina’s van het tijdschrift QUOTE. Tijdens het lezen zult u zelf vaststellen waarom de hierboven geformuleerde zinnen geen enkele overdrijving bevatten.

Hierbij presenteer ik u allereerst een samenvatting van het artikel over Günay Uslu dat als coververhaal in QUOTE verscheen.

HET MEEST SERIEUZE ZAKENMAGAZINE VAN NEDERLAND QUOTE MAAKT GÜNAY USLU TOT OMSLAGVERHAAL

Afbeelding met kleding, tekst, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Het tijdschrift Quote, dat wordt beschouwd als een van de meest invloedrijke en serieuze publicaties binnen het Nederlandse bedrijfsleven, heeft in zijn nieuwste editie Corendon CEO Günay Uslu tot coveronderwerp gemaakt. Volgens Quote vertegenwoordigt de loopbaan van Uslu een traject dat ver buiten de klassieke kaders van het bedrijfsleven treedt en wordt gekenmerkt door gedurfde overgangen tussen uiteenlopende domeinen.

Volgens Quote begon het Corendon avontuur van Günay Uslu in januari 1997, op de bovenverdieping van een winkelpand in Haarlem. In een tijd waarin vakantiereizen nog via Teletekst werden verkocht, ging Uslu op aansporing van haar broer Atilay Uslu aan de slag. Vanaf de eerste dagen bevond zij zich midden in het groeiproces van het bedrijf. Quote schrijft dat na de eerste boekingen de activiteiten snel toenamen en dat Uslu door mensen uit haar directe omgeving aan te nemen, bijdroeg aan de opbouw van een organisatie die in korte tijd een omzet van miljoenen euro’s realiseerde.

Volgens Quote was deze snelle opmars binnen Corendon voor Uslu echter niet voldoende. Terwijl het bedrijf groeide, maakte zij een bewuste keuze om terug te keren naar de universiteit. Quote vermeldt dat Uslu hierbij expliciet aangaf zichzelf ook op andere terreinen te willen beproeven en zich niet uitsluitend tot het bedrijfsleven te willen beperken. Haar academische loopbaan en promotietraject vormden een belangrijke fase waarin haar intellectuele wereld verder werd verdiept.

Een ander belangrijk keerpunt in de carrière van Uslu was volgens Quote haar toetreding tot de politiek. Als staatssecretaris van Cultuur en Media binnen de Nederlandse regering combineerde zij publieke verantwoordelijkheid met bestuurlijke ervaring. Volgens Quote gaf deze politieke periode haar leiderschapsvisie een nieuw en breder perspectief.

Toen Corendon CEO Steven van der Heijden in 2023 zijn functie neerlegde, werd Günay Uslu gevraagd om de leiding van het bedrijf over te nemen. Volgens Quote speelden daarbij zowel haar grondige kennis van het bedrijf als haar vermogen om met crises om te gaan een doorslaggevende rol. In haar toelichting aan Quote benadrukte Uslu dat familiebanden weliswaar een rol speelden, maar dat het doorslaggevende element het vertrouwen was dat zij deze taak aankon.

Een van de meest opvallende kenmerken die Günay Uslu volgens Quote onderscheidt van andere topbestuurders, is het feit dat zij geen enkel aandeel bezit in Corendon. Ondanks haar rol als medegrondlegger van het bedrijf heeft zij er bewust voor gekozen geen aandeelhouder te zijn. Quote stelt dat Uslu deze keuze verklaart vanuit haar opvatting over vrijheid. Zij geeft aan dat het ontbreken van aandelen haar de ruimte biedt om op elk moment zelfstandig beslissingen te nemen en van koers te veranderen.

Deze keuze roept ook de vraag op of zij op enig moment zou kunnen vertrekken. Volgens Quote geeft Uslu hierop een helder antwoord. Op dit moment denkt zij niet aan vertrek bij Corendon, omdat zij van mening is dat er nog een opdracht moet worden voltooid. Volgens Quote draait deze opdracht niet om winst of het aantal klanten, maar om het toekomstbestendig en solide maken van het bedrijf.

Volgens Quote meet Uslu succes niet aan cijfers, maar aan haar intuïtie. Zij zegt te voelen wanneer een taak is afgerond. Of dit proces twee jaar of vijf jaar zal duren, weet zij niet, maar zij benadrukt dat zij Corendon zal blijven leiden totdat dit doel is bereikt. Quote merkt op dat Uslu zichzelf, ook zonder aandeelhouderschap, ziet als een onlosmakelijk onderdeel van het bedrijf.

Volgens Quote presenteert Günay Uslu zich met haar veelzijdige identiteit, waarin academie, politiek en bedrijfsleven samenkomen, in Nederland niet alleen als een CEO, maar als een leider die haar eigen pad bepaalt.

(Onderaan vindt u zowel de volledige Turkse als de volledige Nederlandse versie van dit artikel.)

CORENDON, DAT ONDER LEIDING VAN ATİLAY USLU OP DE CARIBISCHE EILANDEN UITGROEIDE TOT EEN HOTELKETEN, VERZORGT TIJDENS HET WK VLUCHTEN TUSSEN CURAÇAO EN DE VS

Afbeelding met buitenshuis, Vliegreizen, vlak, Luchtvaartmaatschappij Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist. Dankzij het hoofdsponsorschap van Corendon verkreeg het piepkleine Curaçao het recht om deel te nemen aan het Wereldkampioenschap Voetbal; afgebeeld zijn het nationale elftal van Curaçao en het Corendon-vliegtuig dat tussen Curaçao en de VS zal vliegen.

Corendon, dat met gedurfde stappen in de toerisme- en luchtvaartsector regelmatig de aandacht trekt, richt zijn blik ditmaal op de andere kant van de wereld. Het in Nederland gevestigde bedrijf met Turks kapitaal bereidt zich voor op een historische organisatie in het Caribisch gebied in het kader van het WK Voetbal 2026.

Het project dat Corendon-voorzitter Atilay Uslu aankondigde tijdens een persconferentie in Willemstad, de hoofdstad van Curaçao, wordt niet alleen gezien als een vluchtplanning, maar ook als een strategische wereldwijde merkzet.

SPECIALE WERELDKAMPIOENSCHAPSVLUCHTEN VAN CURAÇAO NAAR DE VS

Tijdens het WK 2026 zal Corendon rechtstreekse vluchten uitvoeren van Curaçao naar de Amerikaanse steden waar het nationale elftal van Curaçao zijn wedstrijden speelt. In dit kader zijn speciale vluchten gepland naar Houston, Kansas City en Philadelphia.

Voor deze vluchten zal een Boeing 737 uit de Corendon-vloot worden voorzien van een speciaal ontwerp met de naam “Blue Wave Livery”, waarin de nationale kleuren van Curaçao en het voetbalthema samenkomen. Vanaf juni 2026 zal het toestel worden ingezet als Curaçao-hub en gedurende het WK fungeren als een echte luchtbrug.

Deze stap toont duidelijk aan dat Corendon ver voorbij het klassieke toeristische bestemmingsconcept gaat en sporttoerisme op wereldschaal omarmt.

MEER DAN ALLEEN EEN VLUCHT, EEN TOTALE BELEVING

Afbeelding met water, buitenshuis, panorama, vakantieoord Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

Het plan van Corendon beperkt zich niet tot het vervoeren van supporters naar het stadion. Het bedrijf heeft verschillende pakketten samengesteld voor voetballiefhebbers die van Curaçao naar de VS reizen.

Naast losse vluchten zijn er ook pakketten met vlucht en hotelovernachting, evenals uitgebreide opties die vlucht, hotel en wedstrijdticket combineren. De wedstrijdtickets worden geleverd via het officiële FIFA-systeem en het hele proces verloopt volledig transparant.

Daarnaast is gepland om in de drie Amerikaanse steden op wedstrijddagen speciale fanzone-gebieden op te zetten. Hier kunnen Curaçaose supporters samenkomen, de wedstrijden gezamenlijk volgen en de Caribische sfeer naar Amerika brengen.

MEER DAN 30 HOTELS, INTERNATIONALE SAMENWERKING

In het kader van de WK-organisatie heeft Corendon overeenkomsten gesloten met meer dan 30 hotels in de Verenigde Staten. Een groot deel van deze hotels behoort tot internationale ketens, met name tot de Hilton-groep. Dit onderstreept hoe serieus en professioneel de organisatie is voorbereid.

Op Curaçao werd voor een beperkt aantal pakketten een speciale verkoopactie georganiseerd. De belangstelling was zo groot dat veel pakketten in korte tijd waren uitverkocht. Dit laat zien in welke mate de bevolking van Curaçao en supporters uit de diaspora de WK-koorts omarmen.

CORENDON IS MEER DAN EEN LUCHTVAARTMAATSCHAPPIJ

De verklaringen van Atilay Uslu in Willemstad maakten opnieuw duidelijk dat Corendon zichzelf niet uitsluitend ziet als een luchtvaartmaatschappij. Volgens Uslu is dit project het resultaat van vertrouwen in Curaçao en van een langetermijnsamenwerking.

Als een van de sponsors van het nationale elftal van Curaçao draagt Corendon met deze organisatie direct bij aan de zichtbaarheid van het eiland op het wereldtoneel. In deze reis van een klein Caribisch eiland naar het grootste podium van het wereldvoetbal krijgt de naam Corendon een blijvende plaats.

TURKS KAPITAAL OP HET WERELDTONEEL

Het Corendon-verhaal, dat zich uitstrekt van Europa naar het Middellandse Zeegebied en van Anatolië tot de Caraïben, bewijst opnieuw dat Turks ondernemerschap geen grenzen kent. Vandaag de dag wordt Corendon niet alleen genoemd vanwege vakantievluchten, maar ook vanwege sporttoerisme, internationale organisaties en zijn sterke merkpositie.

Kortom, Corendon groeit ook aan de andere kant van de wereld. En dat niet stilletjes, maar met een krachtige visie en een ambitieuze organisatie.

DE ARCHITECT VAN CORENDONS GROEI TOT EEN GIGANT IN DE LUCHTVAART: YILDIRAY KARAER

Yıldıray Karaer'den önemli açıklamalar - AeroNews24 - Havacılık, Seyahat ve Turizm Haberleri

Naast het feit dat Corendon als touroperator jaarlijks miljoenen toeristen vervoert naar 25 landen, waaronder Turkije, Griekenland, Egypte, Bulgarije, Marokko, Spanje, Portugal en Curaçao, staan ook de successen van het bedrijf in de hotellerie en de luchtvaartsector algemeen bekend.

In de hotellerie dragen Atilay Uslu en zijn zoon Atacan hun handtekening onder het succes van de ketens met drie hotels in Nederland, vijf in Turkije, twee in Spanje en vestigingen op Curaçao.
De handtekening onder het succes van Corendon in de luchtvaartsector behoort toe aan de ervaren bestuurder Yıldıray Karaer.
Zijn grootste steun binnen dit domein is zijn neef Batuğhan Karaer.

Corendon Group’tan Türkiye Havacılık Sektörü Değerlendirmesi: “Yıllık Yüzde 9 Büyüme Orta Vadede Sürecek”

Tijdens de ‘5e Toekomst van de Financiën Top’, een van de toonaangevende bijeenkomsten op het gebied van economie en financiën in Turkije, hield Corendon Group financieel adviseur Batuğhan Karaer een toespraak waarin hij belangrijke evaluaties gaf over de opvallende prestaties van de Turkse luchtvaartsector in de afgelopen jaren. Karaer stelde dat de sector met een gemiddelde jaarlijkse groei van circa 9 procent niet alleen boven het Europese gemiddelde uitkomt, maar ook boven het wereldwijde gemiddelde.

Hij benadrukte dat de strategische ligging van Turkije, de toenemende passagiersvraag en het snelle aanpassingsvermogen van de sector doorslaggevend zijn voor deze sterke prestaties. Volgens Karaer zal de huidige trend zich ook op middellange termijn op stabiele wijze voortzetten.
Daarnaast wees hij erop dat voortgaande investeringen in luchtvaart, uitbreiding van de vloot en de groei van het toerisme tot de belangrijkste factoren behoren die de sectorale groei ondersteunen.

De top, die de bankensector, kapitaalmarkten en de reële economie samenbracht, werd ondersteund door Corendon Airlines als sponsorp partner.
Binnen Corendon hanteert Yıldıray Karaer het principe om ruimte te geven aan gespecialiseerde deskundigen, wat er tevens voor zorgt dat het bedrijf elke opkomende uitdaging met vertrouwen het hoofd kan bieden.

ATİLAY USLU IN DE NEDERLANDSE MEDIA

Afbeelding met bloem, bloemblaadje, Vrouwentulp, tulp Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist. INFO REGIO, dat in Haarlem wordt uitgegeven, hield met Atilay Uslu een interview op een ongebruikelijke manier, niet aan een bureau maar wandelend in de natuur.

Niet aan de vergadertafel, maar tijdens een natuurwandeling: een interview.

𝐖𝐚𝐚𝐫 𝐫𝐞𝐢𝐳𝐞𝐧 𝐛𝐞𝐠𝐢𝐧𝐭: een wandeling met Atilay Uslu van Corendon

In deze nieuwe aflevering van Wandelingen met Impact (Etkisi Olan Yürüyüşler) gaat journalist Désirée op pad met Atilay Uslu, oprichter van Corendon. Geen vergadertafel of kantoor — maar een wandeling door een plek die voor hem vol betekenis is.

Samen praten ze over ondernemerschap, familie, eenvoud en de kracht van verbinding. Over hoe een reisimperium ontstond uit een simpel idee én trouw bleef aan zijn kern.

“Tijdens het wandelen praat je anders. Losser, gezelliger — en het houdt je scherp,” zegt Atilay met een glimlach.

WANDELEN MET ATİLAY USLU:

Afbeelding met kleding, persoon, buitenshuis, boom Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.
Fotograaf: Robert Joore

In deze interviewserie neemt journalist Désirée je mee op pad met een impactmaker uit de regio. Niet in een vergaderzaal of achter een bureau, maar wandelend door een plek die voor hen een bijzondere betekenis heeft. Een plek vol herinneringen, inspiratie en verhalen. Tijdens deze wandelingen ontdekken we niet alleen de persoonlijke drijfveren van deze ondernemers, leiders en vernieuwers, maar ook hoe zij onze regio op hun eigen manier vormgeven. Wat drijft hen? Welke uitdagingen overwinnen ze? En welke voetsporen willen ze achterlaten?

Voor deze editie wandelt Désirée met Atilay Uslu, oprichter en eigenaar van reisaanbieder Corendon. Door zijn ogen maken we kennis met een plek in de regio die voor hem een bijzondere betekenis heeft. Welke verhalen schuilen achter dit gebied? Stap met ons mee in het verhaal achter de impact. Foto’s: Robert Joore

“Het is een thuiskomen, maar dan als bezoeker. Ik word hier echt met aandacht ontvangen,” zegt Atilay Uslu glimlachend terwijl hij ons ontmoet in de weelderige tuin van het Corendon hotel in Badhoevedorp. Daar waar zijn reisimperium uitgroeide tot ver buiten Europa. “Het was wat lastig afspreken he?” verontschuldigt hij zich. “Ik woon tegenwoordig op Curaçao.”

Van iedereen
Toch voelt deze plek vertrouwd voor hem. We lopen richting de imposante Boeing 747 midden in de tuin. Zijn personal assistant sluit zich bij ons aan. “We bestaan dit jaar 25 jaar. Om dat te vieren zijn we dit toestel aan het tatoeëren. Het wordt een echt kunstwerk! Mijn zus Gunay regelt dit allemaal. Je ziet het meteen: dit gaat over kunst, cultuur en verbinding.”
Hij knikt goedkeurend. “Wat ik mooi vind: iedereen binnen Corendon heeft hieraan meegewerkt. Niet alleen ideeën, maar ook echt betrokkenheid. Het is van ons allemaal.”

“Tot twee jaar geleden werkte ik hier nog,” vertelt Atilay terwijl we langs het paadje lopen dat kronkelt door het groen. “Tussen de middag ging ik dan wandelen, soms met een ijsje erbij.” Hij wijst in de verte. “In dit gebied – wij noemen het de oude A4 – liggen prachtige wandel- en fietsroutes. Die hebben we zelf aangelegd. Straks komen hier huisjes. Echt mooie huisjes (lachend), midden in het groen.”

We zijn nog maar net op weg als Atilay een korte tussenstop inlast. ”Ik heb een afspraak met het cateringbedrijf van de Airlines. Ik wil even iets checken,” zegt hij. We worden opgewacht in een gebouw. Zodra de uitleg begint, onderbreekt Atilay. “Waar hebben we nu precies in geïnvesteerd? Kun je het laten zien?” Een medewerker wijst naar de nieuwe koelcel en vriezer. Atilay knikt goedkeurend. “Ik ben hier niet meer verantwoordelijk voor,” zegt hij ontspannen. ”En dat voelt echt heel fijn.”

10.000 stappen
We wandelen verder over een natuurpad. “Ik voer mijn overleggen het liefst lopend. Ook op Curaçao. Om zes uur in de ochtend heb ik wandelafspraken. Dan is het nog niet te heet. Tijdens het wandelen praat je anders met elkaar. Intiemer, losser, gezelliger. En het is ook goed voor je lichaam. (lacht daarbij) Ik probeer elk dag zo’n 10.000 stappen te zetten.”

Hij vervolgt: “Als ondernemer sta ik altijd aan. Maar soms wil ik even helemaal niks in het weekend. Gewoon rustig opstaan en dan op de bank met Netflix op zondagochtend of op mijn terras met een koffie. Dat zijn mijn oplaadmomenten.”

De zon schijnt uitbundig vandaag waardoor het gebied er nog mooier uitziet. Op de vraag wat hij het meest mist aan Nederland zegt hij zonder aarzelen: “Het Nederlandse weer. Dat zou je misschien niet verwachten. Op Curaçao geeft de zon geen energie. Die neemt alleen. Je zit altijd in de schaduw. Na een half uurtje ben je uitgeput. Vergaderen in korte broek en slippers aan zee klinkt leuk. Maar het is beter voor vakantie dan voor werken.”

Trouw gebleven

“Ik wil bouwen aan een bedrijf. Door de jaren heen is de reisbranche veel veranderd. Toen ik begon, waren er meer dan 150 touroperators in Nederland. Nu zijn er nog drie. We zijn altijd trouw gebleven aan onze eigen kracht en kern. We richten ons op waar we goed in zijn. Dat is het organiseren van betaalbare vakanties voor hardwerkende Nederlanders. Overnames brengen nieuwe bedrijfsculturen met zich mee. Ik zeg altijd: Maak het niet te groot! Houd het eenvoudig en maak het niet onnodig moeilijk. Denk simpel!”

Die nuchtere kijk typeert Atilay’s leiderschap. Maar hij benadrukt ook het belang van waarden die verder gaan dan zakendoen. “Familie is belangrijk– Corendon is ook een familiebedrijf. Maar familie is niet alleen de bloedlijn. Mensen met wie ik al 25 jaar samenwerk, beschouw ik ook als familie. Ik hecht aan duurzame relaties. Ik werk al jaren met dezelfde vertegenwoordigers. Als ik dan hoor dat iemand ziek is, dan raakt me dat echt. Dan leef ik mee en breng ik ook een bezoek in het ziekenhuis.” Hij vervolgt: “Het gaat niet alleen om geld verdienen. Menselijkheid en betrokkenheid zijn minstens zo belangrijk. Dat is onze kracht; het is de harde en de zachte kant van Corendon.”
“Ik zeg altijd: houd het eenvoudig en maak het niet onnodig moeilijk”

Intuïtief
We lopen samen met Atilay langs een rustig pad dat zich een weg slingert door het natuurgebied. Hij wijst naar de horizon. “Alles begint met een gevoel,” zegt hij. Intuïtie is zijn kompas, zowel zakelijk als privé. “Ik geloof echt in intuïtief ondernemen. Je begint gewoon. Onderweg kom je hobbels tegen, die los je op. Het gaat niet alleen om dat eindpunt, maar vooral om de reis ernaartoe.”

Hij lacht als hij terugdenkt aan één van zijn meest markante projecten. “Bij Corendon improviseren we vaak. We zetten door, ook als het tegenzit. ‘Laat maar zitten’ zul je mij nooit horen zeggen. Zoals de Duitsers zeggen: Wir schaffen das!” Even blijft hij staan. “Wist je dat ik vijftig vergunningen nodig had om die 747 in de tuin van ons hotel te krijgen? Ongelofelijk, maar hij staat er!”

Avontuur
Atilay houdt van avontuur. Dit bracht hem ook naar Curaçao. “Iets opbouwen, iets veroveren, dat zit in mij. Nieuwe kansen grijpen. En ik wil dat ook mijn kinderen meegeven: denk buiten de gebaande paden!”
Hij praat met passie over de toekomst daar. “Ik wil over een paar jaar een nieuwe Corendon-community hebben in het Caribisch gebied. Een hoofdkwartier, een warm kloppend hart. De mensen op Curaçao zijn dankbaar dat Corendon er is. Toerisme is daar de helft van de economie. Wij investeren in banen, in mensen, in sociale projecten. We sponsoren zelfs het nationale team. Ik geloof oprecht dat ze het WK gaan halen.”

“Ik leer mijn kinderen om buiten de gebaande paden te denken”

Hij lacht als hij vertelt over het reisbureau op het eiland. “Het is net een familie-uitje. Iedereen komt met de auto langs, even kletsen, boeken, een kop koffie. Echt mooi om te zien.”
Langzaam naderen we het Corendon hotel, waar we begonnen. Atilay loopt richting de 747. “Ik wil graag herinnerd worden als De Vakantieman! Dat mensen een glimlach hebben. En dat ze denken: dankzij Corendon kunnen we lekker op vakantie. Dat is voor mij het mooiste wat er is.”

HET VOLLEDIGE INTERVIEW VAN GÜNAY USLU IN QUOTE

Afbeelding met kleding, tekst, persoon, person Door AI gegenereerde inhoud is mogelijk onjuist.

             “Soms moet je opstijgen, soms moet je landen

Ze stond aan de wieg van corendon. Na een tussenlanding in de wereld van de universiteit en de politiek is Günay Uslu sinds 2024 weer terug op haar nest. Dit keer als CEO. Mensen vragen haar vaak: “Hoe ziet jouw carrière er e,genlijk uit?”

Ze draagt een lange broek en een jasje met goudkleurige knopen. Met een Boeing 747 die vanaf Schiphol vertrok, is ze naar het hotel in Badhoevedorp gebracht. Haar haar, bijeengehouden met een verstelbare klem van H&M, heeft dezelfde uitstraling als haar Corendon-rode lippenstift. Boven, aan de zijkant van het vliegtuig, staat haar gezicht direct naast dat van haar broer Atılay. Atılay is medeoprichter van Corendon en een van de grootste aandeelhouders.

Vanavond is het personeelsfeest ter gelegenheid van het 25-jarig bestaan van Corendon. De schilderijen van Günay Uslu worden deze avond voor het eerst gepresenteerd. Tijdens de cocktails overheersen beelden van zon en strand. Bezoekers worden geconfronteerd met scènes die associaties oproepen met “reizen” en “vrijheid”. Op basis van deze associaties maakte kunstenaar Lieuwe van Gogh schilderijen en verbeeldde hij het vliegtuig.

“Kunnen we zeggen dat we een echte Van Gogh hebben?” lacht Uslu, die een grote belangstelling heeft voor kunst en cultuur.

QUOTE kan haar deze avond nauwelijks spreken. Haar programma is bijzonder vol. Medewerkers, familieleden en verwanten hebben haar omringd. Er is veel om te vieren.

En dat is ook zo.

2024 is haar eerste jaar als CEO. Het aantal klanten steeg van 645 duizend naar bijna 800 duizend. De omzet kwam boven de 800 miljoen euro uit.

“Ja, voor 2025 mikken we op 1 miljard euro,” zegt ze. “Maar ik praat niet graag over cijfers. Vaak draait niet alles om cijfers.”

tworiverscapital #fcnjewelawards #businessexcellence #ondernemerschap # corendon | Denzell Melles
Vorig jaar werd Corendon bekroond met de FCN Business Excellence Award. Günay Uslu is een charismatische bestuurder, getrouwd, moeder van twee kinderen en dochter van ondernemende Turkse ouders. Ze groeide op zonder dat er buitensporige verwachtingen op haar werden gelegd.

Waarom verandert deze vrouw voortdurend van koers? Wat drijft haar? En waarom bereidt ze zich door aan het hoofd te gaan staan van een reusachtig reisbedrijf als Corendon voor op de komende 25 jaar?

“EEN BEDRIJF OPZETTEN EN SUCCES HEBBEN IS MOOI, MAAR IK VROEG ME AF: WAAR STA IK, WAAR BEN IK GOED IN?”

Tot haar veertiende kon ze niet lezen en schrijven. Maar dat heeft ze nooit als een tekortkoming gezien. “Het was niet beschamend om dat niet te kunnen,” zegt ze. Thuis heerste een mondelinge cultuur; jezelf uitdrukken, vertellen en verhalen bouwen waren belangrijk. Haar zus Meral werd later filmproducent. Haar broer Atılay boekte al op jonge leeftijd succes in het bedrijfsleven.

“De basisbenadering van mijn ouders was altijd: ‘Doe het, maar durf ook te springen. Wees niet bang om het te proberen.’”

Ze groeiden op in een tweetalig gezin. Günay Uslu kwam al op jonge leeftijd in aanraking met persoonlijke ontwikkeling en ontwikkelingspsychologie. Ze leerde snel te schakelen.

“Op school was ik soms het enige meisje met een hoofddoek. Dan word je onvermijdelijk geconfronteerd met de vraag: wie ben ik?”

De vraag waarom vrouwen zo weinig vertegenwoordigd zijn in de politiek, maakte al vroeg deel uit van haar leven. Haar zus Meral ondervond tijdens haar stage belemmeringen vanwege haar hoofddoek. Günay Uslu volgde daarentegen een pad dat liep van gemeenteraadslid tot staatssecretaris.

Op haar eenentwintigste trouwde ze met Mehmet Ayvaz. “Mijn familie was geschokt,” zegt ze. “Ik was erg jong en mijn keuze was traditioneel.”

“MIJN MOEDER TELDE VIERCIJFERIGE GETALLEN UIT HET HOOFD OP. IK GEBRUIK NOG STEEDS EEN REKENMACHINE.”

Günay Uslu werd geboren en groeide op in Haarlem. Haar vader kwam in 1964 vanuit Turkije naar Nederland. Eerst werkte hij in de mijnen in België, daarna stapte hij over naar de bouwsector in Nederland. Haar moeder was huisvrouw.

“Mijn vader viel op door zijn praktische intelligentie,” zegt ze. “Maar mijn moeder was een echte rekenmachine. Ze telde viercijferige getallen in haar hoofd op. Ik gebruik nog steeds een rekenmachine.”

Uslu had altijd een grote belangstelling voor onderwijs en leren. Maar wat haar werkelijk aantrok was niet het diploma, maar het begrijpen. “Ik hou van analyseren. Van het zien van patronen, problemen en tegenstrijdigheden. En daarna stel ik mezelf de vraag: wat kan ik hier doen?”

Deze onderzoekende houding bracht haar naar de universiteit en vervolgens naar de academische wereld. Tegelijkertijd verloor ze de band met het bedrijfsleven niet. De vroege ervaringen die ze bij Corendon opdeed, lieten haar zien hoe theorie en praktijk samenkomen.

“Mensen vragen me vaak: wat ben jij eigenlijk? Ben je academicus, politica of bestuurder?” zegt ze. “Ik sluit mezelf niet op in één identiteit. Mijn leven is niet lineair verlopen.”

Die veelzijdigheid wordt door sommigen gezien als een zwakte. Maar volgens Uslu is het juist een kracht. “Wat mij motiveert is nieuwsgierigheid. Diep in een onderwerp duiken en van daaruit naar iets anders kunnen springen.”

Ze bleef altijd op een zekere afstand van Corendon. Ze kende het bedrijf zowel van binnenuit als van buitenaf. “Soms bestuur je het vliegtuig, soms maak je een landing. Een landing is geen mislukking. Soms is die noodzakelijk.”

“ANALYSEREN, PATRONEN EN PROBLEMEN ZIEN EN DAARNA DE VRAAG STELLEN: WAT KAN IK HIER DOEN?”

Toen ze de politiek instapte, dacht niemand dat het voor haar gemakkelijk zou worden. Vanaf de eerste weken als staatssecretaris stond ze onder grote druk. Dossiers uit het verleden, onafgeronde zaken en hoge verwachtingen vanuit de samenleving lagen voor haar.

“In mijn eerste maand kreeg ik de rekening gepresenteerd van crises die vóór mij hadden plaatsgevonden,” zegt ze. “De media waren hard. Iedereen verwacht onmiddellijk duidelijkheid en meteen oplossingen.”

Deze periode was voor haar een test van veerkracht. Ze moest snel beslissingen nemen en tegelijkertijd ook aan de lange termijn denken. “De politiek is als een etalage die altijd open is. Wat je ook doet, je wordt bekeken.”

Ze trok zich niet terug bij kritiek. “Mijn reflex is niet vluchten,” zegt ze. “Als het moeilijker wordt, word ik juist zorgvuldiger.”

Deze houding bepaalde ook haar leiderschapsstijl. Kalm blijven in crisissituaties en handelen op basis van analyse in plaats van emotie. “Ik vat problemen niet persoonlijk op. Ik zie ze als onderwerpen die opgelost moeten worden.”

Maar dit tempo was niet vol te houden. De intensiteit van de politiek bracht ook andere vragen met zich mee voor haarzelf en haar gezin. “Op een gegeven moment realiseer je je: niet elke landing is een einde. Soms moet je van richting veranderen.”

TERUG NAAR HUIS

In 2022 verliet ze de politiek. Dat was geen breuk, maar een bewuste koerswijziging. In dezelfde periode maakte Corendon een moeilijke fase door. De pandemie had de reisbranche diep geraakt. Vliegtuigen bleven aan de grond en onzekerheid overheerste.

“Er was staatssteun, maar die was niet voldoende,” zegt ze. “We moesten schulden aangaan om overeind te blijven. Dat was geen gemakkelijke beslissing.”

Risico nemen was onvermijdelijk. Toen Uslu terugkeerde naar Corendon, trof ze niet alleen een bedrijf aan, maar ook een zware verantwoordelijkheid. “Dit is voor mij niet zomaar een baan. Mijn verleden, mijn familie en mijn herinneringen zitten hier.”

Na de pandemie werden snelle en duidelijke stappen gezet om het bedrijf weer overeind te krijgen. Vernieuwing van de vloot, herziening van bestemmingen en financiële discipline kregen prioriteit.

“Soms moet je plaatsnemen op de brug,” zegt ze. “Als er storm is, moet je daar staan en richting geven.”

Vandaag ziet het plaatje er anders uit. Corendon is weer op weg naar groei. Voor Uslu heeft deze terugkeer niet alleen een professionele, maar ook een persoonlijke betekenis. “Terugkeren naar huis is geen stap achteruit. Soms is het de enige manier om vooruit te komen.”

De cijfers laten zien dat de terugkeer niet alleen emotioneel was.

CORONDON IN CIJFERS (2024)
Aantal klanten: 800.000
Aantal bestemmingen: 85
Omzet: 839,5 miljoen euro
Winst: 10,5 miljoen euro
Aantal medewerkers: 551

Deze resultaten laten zien dat de stappen die na de pandemie zijn gezet, hun vruchten afwerpen. Maar Günay Uslu meet succes niet uitsluitend aan de balans.

“Als mensen zich verzetten tegen geïmporteerde avocado’s en tegelijkertijd de reisbranche aanvallen, dan is er sprake van het demoniseren van een sector,” zegt ze. “Vliegen kun je niet verbieden. Maar je kunt het wel schoner maken.”

Haar benadering van duurzaamheid is helder. Corendon investeert in nieuwere en zuinigere vliegtuigen. Alternatieve brandstoffen en transparante rapportage maken ook deel uit van dit beleid.

“Wij doen niet aan greenwashing,” zegt ze. “We zeggen wat we kunnen doen. En wat we niet kunnen, zeggen we ook eerlijk.”

Volgens Uslu is reizen een onmisbaar onderdeel van het moderne leven. “Mensen hebben de behoefte om de wereld te zien. Door dat te ontkennen kom je niet verder.”

GEEN AANDEELHOUDER

Günay Uslu heeft geen aandelen in Corendon. Dat is een bewuste keuze. “Het geeft me vrijheid,” zegt ze. “Ik leid het bedrijf, maar ik ben er niet aan vastgeketend.”

Als CEO draagt ze een grote verantwoordelijkheid, maar het ontbreken van aandelen geeft haar afstand en bewegingsruimte. “Het besef dat ik, als het nodig is, mijn koffer kan pakken en kan vertrekken, zorgt ervoor dat ik eerlijkere beslissingen neem.”

Deze benadering maakt deel uit van haar visie op leiderschap. Ze gelooft dat kracht niet voortkomt uit eigendom, maar uit betrouwbaarheid. “Mensen moeten weten waarom je hier staat. Mijn antwoord is helder: omdat ik geloof dat het juist is.”

De plannen voor de toekomst van Corendon zijn ambitieus. Nieuwe bestemmingen, andere bedrijfsmodellen en een duurzamere vloot. Maar voor Uslu is niets daarvan absoluut.

“In het leven is alles tijdelijk,” zegt ze. “Als ik voel dat ik ergens geen bijdrage meer lever, stap ik op. Dat is eerlijk tegenover mezelf en tegenover het bedrijf.”

“IK GENIET VAN WAT IK DOE. HET BEDRIJF IS FANTASTISCH. MAAR ALS HET MOET, PAK IK MIJN KOFFER EN GA IK. IK BEL NIEMAND.”

Voor Günay Uslu is het leven geen rechtlijnig carrièreverhaal. Het lijkt meer op een vlucht met stijgingen en dalingen. Soms moet je omhoog, soms dichter bij de grond komen.

“Soms moet je opstijgen, soms moet je landen,” zegt ze. “Maar het belangrijkste is dat je de controle behoudt en weet waar je naartoe gaat.”

Dat is precies wat haar typeert. Nieuwsgierigheid, analyse, beweging en de moed om van richting te veranderen wanneer dat nodig is. De reis die begon aan de wieg van Corendon, via universiteit en politiek, heeft haar teruggebracht naar huis. Maar dit is geen eindstation.

“Zo is het leven,” zegt ze. “De vlucht gaat verder.”

Corendon-CEO Günay Uslu: ‘Ik heb bewust geen aandelen, ik hou van mijn vrijheid’

Ze stond aan de wieg van Corendon, promoveerde, werd staatssecretaris en zit nu weer op de bok als ceo. Gunay Uslu laat zich door niemand vertellen welke route ze moet vliegen. ‘Ik volg mijn instinct, ik voel het als iets gelukt is.’

Lang voor haar ministerschap, promotie en ceo-titel begon Günay Uslu in januari 1997 boven een Haarlemse winkel aan iets wat later Corendon zou worden. Aangemoedigd door broer Atilay start ze er met het verkopen van vakanties via Teletekst. Vanaf de eerste boeking groeit het bedrijf hard: ‘Ik huurde een vriendin in, een nichtje, een buurvrouw. We breidden uit naar meerdere kantoorkamers, meer verdiepingen, en draaiden miljoenen omzet.’

Dit alles tot grote tevredenheid van Atilay en compagnon Yıldıray Karaer, die aandeelhouders zijn. Toch kiest Uslu er op het hoogtepunt voor om terug te keren naar de universiteit. ‘Het opzetten en runnen van het bedrijf was leuk, maar ik wilde mezelf uitdagen. Ik wilde weten: waar ben ik nog meer goed in?’

CEO zonder aandelen

Wat volgt is een carrière op de universiteit, in de politiek en bij Corendon. Als oud-ceo Steven van der Heijden in 2023 aankondigt te vertrekken, krijgt Uslu de vraag of zij het stokje wil overnemen. ‘Ik wil niet zeggen dat ik de enige was die ceo kon worden,’ zegt ze. ‘Maar men dacht wel: Gunay kan dat. En omdat ik familie ben, dat speelt ook mee.’

Tijdens het 25-jarig bestaan van Corendon staat haar gezicht levensgroot op een Boeing 747, maar in het aandeelhoudersoverzicht schittert ze door afwezigheid. Waar Van der Heijden 5% had en Atilay en Yildiray nog steeds beiden 40% bezitten, houdt Gunay het bewust bij nul. Hoe kan het dat de vrouw die aan de wieg van het bedrijf stond zelf geen stukje ervan bezit? ‘Ik heb bewust geen aandelen, want ik hou erg van mijn vrijheid. Het geeft me de ruimte om te zeggen: ik ga, ik kom.’

Wanneer vertrekt Günay Uslu?

Betekent die hang naar vrijheid dat ze morgen weer weg kan zijn? ‘Ik vind het leuk wat ik doe, het bedrijf is fantastisch en ik moet een klus klaren. Dus nee, ik ben niet weg te bellen.’ De klus draait niet om klantenaantallen, omzet of winst, maar om het bedrijf zo inrichten dat het toekomstbestendig is.

Wanneer weet Uslu dat het gelukt is? ‘Ik volg mijn instinct, voel als het gelukt is. Of dat over twee of vijf jaar is kan ik nu nog niet zeggen. In elk geval blijf ik tot dat moment. Ik mag dan geen grootaandeelhouder zijn, ik ben wel familie.’