Gurbetçi otomobillerine 2 yıllık triptik hakkının mimarı Turgut Torunoğulları, şimdi de ‘Özel Plaka’ için harekete geçti.

D:\FOTOGRAFLAR\Turgut Torunogullari-Ilhan Karacay.JPG

T.C. Anayasası’nın ‘Temel haklar ve ödevler’ kısmında yer alan 62’nci maddesinde, “Türk Devleti, yabancı ülkelerde çalışan vatandaşlarının aile birliğini, çocuklarının eğitimini, kültürel ihtiyaçlarını ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gerekli tedbirleri alır” ifadesinden ve 5256 sayılı Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Kanunu’nun 3’üncü maddesinin J fıkrasında yer alan, “Yurtdışında yaşayan ve/veya çalışan Türk ailelerinin sorunlarını araştırmak ve çözüm önerileri geliştirmek” hükmünden yararlanmak isteyen yurtdışındaki Türkler, seslerini Ankara’ya duyurabilmek için çırpınmaya devam ediyorlar.

Gurbetçi otomobillerine 2 yıllık triptik hakkı verilmesinin mimarı olan, Edelstaal Simtronic Şirketler Grubu ve Orka Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Torunoğulları, şimdi de yurttaşlarımızın otomobillerine, tıpkı Suriyeliler’e verildiği gibi, özel plaka verilmesi için kolları sıvadı. Turgut Torunoğulları, Türkiye’ye onyıllardır döviz yağdıran gurbetçilerimize bu hakkın tanınması için, yurtdışındaki Sivil Toplum Kuruluşları ile birlikte Ankara’da lobi oluşturacaklarını belirtirken, ‘Ankara bizim sesimize mutlaka kulak verecektir’ ifadesinde bulundu.

Dertler katmerleşiyordu
1960’lı yılların başında çıkmıştı gurbet yoluna binlerce, onbinlerce Anadolulu…
Önceleri kendi rizikoları ile yola çıkmışlardı. Daha sonra ‘Devlet Baba‘nın kontrolu altında…
Yani ‘Devlet Baba’‘nın ülkeler ile yaptığı görüşmeler sonunda hazırlanan mukaveleler, gurbeçiler için ‘garanti’ olmuştu…
Mukaveleler yürürlükteydi ama, mukavele kurallarını yerine getirmeyen Avrupalı işverenler, kural, mural dinlemiyorlardı.

O zamanlar Türk konsoloslukları bu iş anlaşmazlıklarına karışmıyorlar ve sadece pasaport işlemleri yapıyorlardı.
Gurbetçinin her türlü sorunu ile sadece biz gazeteciler ilgileniyorduk.
40 derece ateşli hastalıkla evinden işe gönderilen Türkler’in haklarını, sadece gazetemize yazarak değil, başta işverenin müdürü olmak üzere çeşitli mercilere telefon ederek ve yerel medyaya bildirerek savunuyor ve ortalığı karıştırıyorduk.

8-10 kişiyi bir yatak odasına sığdıran işverenin, mukaveleyi ihlal ettiğini biz ortaya çıkarıyorduk. Yerli işçiye yüksek maaş, yabancı işçiye düşük maaş verenlerin foyasını biz çıkarıyorduk ortaya…
Sonra aile birleşimi başladı. İskan sorunu başladı. Çocukların eğitim sorunu çıktı ortaya. Bayramlarda bile namaz kılınacak yerleri yoktu. Camiler kurulana kadar mücadele ettik gurbetçi için.
Yıllar ilerledikçe, gurbetçiden memlekete döviz akmaya başladı.
Bu kez politikacılar çıktı meydana. Avrupa’ya gelmeye başlayan politikacılar, sözüm ona dert dinliyor ve not alıyorlardı. Notları nereye yazıyorlardı biliyor musunuz? Mübalaasız, ceplerinden çıkardıkları sigara paketlerine yazıyorlardı. Yani sigara bitince paket de sorunlar da çöpe gidiyordu.
Daha sonraki yıllarda ataşelikler açılmaya başlandı. Çalışma Ataşesi, Eğitim Ataşesi, Din İşleri Ataşesi gibi…
Daha daha sonra da Müşavirler geldi.
Yurttaşlar Müşavirliklere ve Ataşeliklere dertlerini anlatmaya çalışıyorlardı ama anlayan yoktu. Görev yine biz gazetecilere düşüyordu. Biz de yazıyorduk ve ortalığı karıştırarak çözüm bulmaya çalışıyorduk.

C:\Users\Ilhan\Desktop\Subat 2019 Bultenine girecekler\karmancorman-triptik-konusunu-nihayet-kismen-de-olsa-aydinlattik.png

OTOMOBİL DERDİ
Yurttaşların binbir türlü derdi vardı. Bu dertlerden biri, yurda triptik ile otomobil girişi yapmaktı. Başta Turgut Torunoğulları olmak üzere, STK temsilcileri ile hep birlikte mücadele ettik ve sonunda yabancı plakayla iki yıl kalma hakkını elde ettik. Buna çok sevinmiştik.

OTOMOBİLE PLAKA
Bize göre, yukarıdaki işlemler de artık tarihe karışmalı Suriyeliler’e geçici plaka verildiği gibi, yurtdışındaki biz yurttaşlara neden plaka verilmiyor? Suriyeliler’in ödedikleri 205.03 TL’yi biz de ödeyelim ve bize de geçici plaka verilsin ki, iki yıllık zahmetten ve her defasında taahhütname vermekten kurtulalım.

İnsanlara bazı haklar tanınınca, ‘Onlara var da bize neden yok’ derken, ırkçı bir tavır takınmıyoruz. Ama, onyıllardır anavatanı dövize boğan gurbetçiye, Türkiye’ye sokmak istedikleri otomobillere geçici Türk plakası verilmezken, ”Türkiye’ye hiçbir kazanç sağlamayan Suriyeli’ye neden böyle bir hak tanınıyor da bize tanınmıyor?” diyenlere ne cevap verilir?

Bakalım gurbetçilerimizin bu makûs talihi ne zaman değişecek?
İki yıllık triptik hakkının mimarı olan Torunoğulları’nın girişimlerini merakla bekleyeceğiz.

 

 

 

 

İlhan KARAÇAY yazdı:

Gurbetçi otomobillerine 2 yıllık triptik hakkının mimarı Turgut Torunoğulları, şimdi de ‘Özel Plaka’ için harekete geçti.

D:\FOTOGRAFLAR\Turgut Torunogullari-Ilhan Karacay.JPG

T.C. Anayasası’nın ‘Temel haklar ve ödevler’ kısmında yer alan 62’nci maddesinde, “Türk Devleti, yabancı ülkelerde çalışan vatandaşlarının aile birliğini, çocuklarının eğitimini, kültürel ihtiyaçlarını ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gerekli tedbirleri alır” ifadesinden ve 5256 sayılı Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Kanunu’nun 3’üncü maddesinin J fıkrasında yer alan, “Yurtdışında yaşayan ve/veya çalışan Türk ailelerinin sorunlarını araştırmak ve çözüm önerileri geliştirmek” hükmünden yararlanmak isteyen yurtdışındaki Türkler, seslerini Ankara’ya duyurabilmek için çırpınmaya devam ediyorlar.

Gurbetçi otomobillerine 2 yıllık triptik hakkı verilmesinin mimarı olan,

Edelstaal Simtronic Şirketler Grubu ve Orka Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Torunoğulları, şimdi de yurttaşlarımızın otomobillerine, tıpkı Suriyeliler’e verildiği gibi, özel plaka verilmesi için kolları sıvadı.

 

Turgut Torunoğulları, Türkiye’ye onyıllardır döviz yağdıran gurbetçilerimize bu hakkın tanınması için, yurtdışındaki Sivil Toplum Kuruluşları ile birlikte Ankara’da lobi oluşturacaklarını belirtirken, ‘Ankara bizim sesimize mutlaka kulak verecektir’ ifadesinde bulundu.


Dertler katmerleşiyordu

1960’lı yılların başında çıkmıştı gurbet yoluna binlerce, onbinlerce Anadolulu…
Önceleri kendi rizikoları ile yola çıkmışlardı. Daha sonra ‘Devlet Baba‘nın kontrolu altında…
Yani ‘Devlet Baba’‘nın ülkeler ile yaptığı görüşmeler sonunda hazırlanan mukaveleler, gurbeçiler için ‘garanti’ olmuştu…
Mukaveleler yürürlükteydi ama, mukavele kurallarını yerine getirmeyen Avrupalı işverenler, kural, mural dinlemiyorlardı.

O zamanlar Türk konsoloslukları bu iş anlaşmazlıklarına karışmıyorlar ve sadece pasaport işlemleri yapıyorlardı.
Gurbetçinin her türlü sorunu ile sadece biz gazeteciler ilgileniyorduk.
40 derece ateşli hastalıkla evinden işe gönderilen Türkler’in haklarını, sadece gazetemize yazarak değil, başta işverenin müdürü olmak üzere çeşitli mercilere telefon ederek ve yerel medyaya bildirerek savunuyor ve ortalığı karıştırıyorduk.

8-10 kişiyi bir yatak odasına sığdıran işverenin, mukaveleyi ihlal ettiğini biz ortaya çıkarıyorduk. Yerli işçiye yüksek maaş, yabancı işçiye düşük maaş verenlerin foyasını biz çıkarıyorduk ortaya…

Sonra aile birleşimi başladı. İskan sorunu başladı. Çocukların eğitim sorunu çıktı ortaya. Bayramlarda bile namaz kılınacak yerleri yoktu. Camiler kurulana kadar mücadele ettik gurbetçi için.

Yıllar ilerledikçe, gurbetçiden memlekete döviz akmaya başladı.
Bu kez politikacılar çıktı meydana. Avrupa’ya gelmeye başlayan politikacılar, sözüm ona dert dinliyor ve not alıyorlardı. Notları nereye yazıyorlardı biliyor musunuz? Mübalaasız, ceplerinden çıkardıkları sigara paketlerine yazıyorlardı. Yani sigara bitince paket de sorunlar da çöpe gidiyordu.

Daha sonraki yıllarda ataşelikler açılmaya başlandı. Çalışma Ataşesi, Eğitim Ataşesi, Din İşleri Ataşesi gibi…
Daha daha sonra da Müşavirler geldi.

Yurttaşlar Müşavirliklere ve Ataşeliklere dertlerini anlatmaya çalışıyorlardı ama anlayan yoktu. Görev yine biz gazetecilere düşüyordu. Biz de yazıyorduk ve ortalığı karıştırarak çözüm bulmaya çalışıyorduk.

C:\Users\Ilhan\Desktop\Subat 2019 Bultenine girecekler\karmancorman-triptik-konusunu-nihayet-kismen-de-olsa-aydinlattik.png

OTOMOBİL DERDİ

Yurttaşların binbir türlü derdi vardı. Bu dertlerden biri, yurda triptik ile otomobil girişi yapmaktı. Başta Turgut Torunoğulları olmak üzere, STK temsilcileri ile hep birlikte mücadele ettik ve sonunda yabancı plakayla iki yıl kalma hakkını elde ettik. Buna çok sevinmiştik.

OTOMOBİLE PLAKA

Bize göre, yukarıdaki işlemler de artık tarihe karışmalı Suriyeliler’e geçici plaka verildiği gibi, yurtdışındaki biz yurttaşlara neden plaka verilmiyor? Suriyeliler’in ödedikleri 205.03 TL’yi biz de ödeyelim ve bize de geçici plaka verilsin ki, iki yıllık zahmetten ve her defasında taahhütname vermekten kurtulalım.

İnsanlara bazı haklar tanınınca, ‘Onlara var da bize neden yok’ derken, ırkçı bir tavır takınmıyoruz. Ama, onyıllardır anavatanı dövize boğan gurbetçiye, Türkiye’ye sokmak istedikleri otomobillere geçici Türk plakası verilmezken, ”Türkiye’ye hiçbir kazanç sağlamayan Suriyeli’ye neden böyle bir hak tanınıyor da bize tanınmıyor?” diyenlere ne cevap verilir?

Bakalım gurbetçilerimizin bu makûs talihi ne zaman değişecek?
İki yıllık triptik hakkının mimarı olan Torunoğulları’nın girişimlerini merakla bekleyeceğiz.

 

 

 

 

 

Sohbeti başlat
1
Yardımcı olabilir miyim?
Merhaba, yardımcı olabilir miyim?