Hollanda gazetelerinde müslümanlar…

Algemeen Dagblad, De Telegraaf, de Volkskrant ve NRC gazeteleri büyüteç altında

İlhan KARAÇAY’ın haberi

Hollanda’da üç kuruluşun ortaklaşa yaptıkları bir araştırma sonucunda, ülkede yayınlanan gazetelerin çoğunun, müslümanları ve yabancıları karalayıcı bir yayın taktiği uyguladıkları ortaya çıktı.

C:\Users\ILHAN\Desktop\EYLUL BULTENINE GIRECEKLER\img-270312-104.onlineBild.jpg

‘Yeni Bizler’ (Nieuw Wij) kuruluşunun, ‘Yabancı Kökenliler Cumhuriyeti’ (Republiek Allochtonie) ve ‘The Hague Peace Projects’ kuruluşlarının işbirliği ile başlattığı, ‘Hollanda’nın dört büyük gazetesi, Hollanda’daki müslümanlar hakkında neler yazıyor’ sorusu cevabını buldu. Adı geçen gazetelerde, müslümanlar hakkında yazılanları 3 ay mercek altında tutan ve bu konuda bir dosya hazırlayan kuruluşlar, çok ilginç gelişmeleri gözler önüne sürdüler.

Araştırma sonucuna göre, müslümanlar hakkındaki haberlerde olumsuzluk hâlâ hüküm sürüyor.
Yapılan açıklamaya göre, özel bir ekip, tam üç ay boyunca adı geçen gazeteleri incelemeye aldı. Gözlemciler, gazetelerin müslümanlar hakkında sürekli olarak aynı olumsuz kelime ve cümleleri kullanmakta olduklarını saptadılar.

Yıllardır süregelen yabancı ve müslüman aleyhtarı yayınların, yıllar sonra ilk defa araştırılmış olmasını eleştirenler olduğu gibi, takdirle karşılayanlar oldu.

Araştırma sonucuna göre, Telegraaf ve Algemeen Dagblad gazeteleri, müslümanları terörizm ile bağdaştıran haberlere ağırlık veriyor. Bu tip haberlerde, müslümanlardan çok, müslüman olmayanlar konuşturuluyor.

3 ay süren araştırmaya göre, gazetelerde müslüman haberlerinin yüzde 20’si terör konusunu kapsıyor. Terörizm haberlerinin yüzde 83’ü ise ‘islam terörü’nden söz ediyor.
Müslüman haberlerinin yüzde 11’inde kültürlerarası çatışmadan söz edilirken, hür olmayan müslüman kadınlarından yüzde 8 bahsediliyor.
Yine, müslümanlar hakkındaki haberlerin yüzde 7’sinde, istenmeyen göçmenler ve ilticacılardan söz ediliyor.

NRC Handelsblad gazetesi, müslümanlar için en az olumsuz haber yayınlarken, De Telegraaf gazetesi müslümanları sürekli olarak terörizm ile bağdaştırıyor.

Siyaset bilimci Ewoud Butter, gazetelerdeki bu alışkanlığın 30 yıldır sürdüğünü ileri sürerken, gazetelerin yayın yönetmenleri bu araştırmanın değersiz olduğunu savunuyorlar.

Araştırma sonunda yayınlanan raporda, gazetelerde yayınlanan olumsuz haberin çoğunda çarpıtma ve yalan olduğu, örnekleri ile açıklandı.

http://www.republiekallochtonie.nl/userfiles/images/tabeltayfun.jpg 1 Kasım 2018 ile 7 Ocak 2019 arasında yayınlanan haberlerin grafiğini çıkaran araştırmacılar, müslümanlar ve yabancılar aleyhine yapılan yayınların çok çirkin olduğunu ortaya serdiler.

http://www.republiekallochtonie.nl/userfiles/images/telegraafterrorist.jpg
Terör olaylarında, sürekli olarak müslümanları suçluynuş gibi gösteren yayınların asılsız olduğunu ortaya çıkaran araştırmacılar, teröristlerin genellikle Avrupalılar olduğunu da örnekleriyle gözler önüne serdiler.
C:\Users\ILHAN\Desktop\EYLUL BULTENINE GIRECEKLER\Moslims in Nederlandse kranten.jpg
2001 yılında, tam bir islam düşmanı olarak siyaset dünyasına atılan Pim Fortuin, ‘Elimden gelirse hiçbir müslümanı ülkemize sokmayacağım’ dedikten sonra bir suikast sonunda öldürülmüştü. Suçlu olarak tabii ki hemen bir müslüman düşünülmüştü. Ne var ki, cinayetten birkaç saat sonra zanlı olarak yakalanan sapsarı bir Hollandalıydı. Çevreci bir aktivist olan Volkert van de Graaf yakalanmasaydı, suç yine müslümanlara atılacak ve belki de çok vahim girişimlerde bulunulacaktı.
Fortuin’in ölmesinden sonra bu kez Somalili Ayaan Hirsi Ali adında bir başka çirkin politikacı ortaya çıktı ve Hz. Muhammed’i aşağılayan sözleri ile tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Öyle ki, O’nun da öldürülmesinden korkan güvenlik güçleri, ani bir karar ve uygulama ile O’nu özel bir uçakla Amerika’ya götürdüler ve bir apartmanda aylarca sakladılar.

Ayaan Hirsi Ali öldürülmekten kurtulmuştu ama, O’nunla birlikte, Hz. Muhammed’i ve müslümanları karalayan ‘Sumission’ filmini yapan Theo van Gogh, Mohammed Bouyeri tarafından öldürülmüştü.
Bu olaylar tabii ki Hollanda medyası için, iyi bir karalama kampanyasına malzeme olmuştu.

Hollanda yazılı medyasında müslümanlar için yer alan olumsuz haberlerin, televizyonlarda da aynı şekilde kullanıldığını ileri süren araştırmacılar, bu yayınlardan da çeşitli örnekler sundular.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Yazılısı, sözlüsü ve görüntülüsü ile Hollanda medyası, müslümanlar ve yabancılar için, genellikle kötü ve olumsuz haberler düzmecesi ile ilgilendiler.
Bu konuda benim de De Telegraaf gazetesi ile yaşadıklarım var.
Bir gün bu konudaki yazımı sizlerle yeniden paylaşacağım.

 

Sohbeti başlat
1
Yardımcı olabilir miyim?
Merhaba, yardımcı olabilir miyim?