Dışişleri eski Bakanı Verhagen, Endonezya katliamı için özür dilememiş ve sadece ‘üzüntülüyüz’ demişti. Günümüzün Başbakanı Rutte de, Srebrenitsa için,
‘Özür dilemeyiz ama üzüntülüyüz’ dedi.

İlhan KARAÇAY

Hollanda, pek çok sömürgeci ülke gibi, soykırım konularında ikiyüzlülük yapıyor.
Kendilerinin, sömürdükleri ülkelerde yapmış oldukları soykırımları görmezden gelen sömürgeci ülkeler, soykırım olup olmadığı kesinleşmemiş olaylar için bile, başka ülkelerden itiraf ve özür bekliyorlar.
Örneğin, sözde Ermeni soykırımı iddiası için Türkiye’den itiraf ve özür bekleyen Hollanda, 1947 yılında Endonezya’nın Rawa Gede köyünde meydana gelen katliam için özür dilemiyor ama üzüntü duyduklarını belirtiyor.

İşin tuhaf yanı, 2010 yılında Dışişleri Bakanlığı yaptığı zaman, Endonezya ziyareti sırasında, Rawa Gede’deki katliam nedeniyle, halk tarafından özür dilemesi istenen Verhagen, bu isteği cılız ve basit bir şekilde ret etmişti.
Verhagen ‘Ben o zaman doğmamıştım bile, bu nedenle sadece üzüntümü belirtirim, özürü 1947’deki hükümet dilesin’ ifadesini kullanıp, topu eski hükümete attı. Buna karşın pek çok ülke ve Hollanda, Türkiye’den, sözde Ermeni soykırımı için özür dilemesini bekliyor.
Kaldı ki Türkiye, topu Verhagen’in yaptığı gibi eski hükümet yerine Osmanlı’ya atma hafifliğini göstermiyor.

Maxima Verhagen-Mark Rutte
Maxima Verhagen (solda) ve Mark Rutte (sağda) kirli çamaşırlarını teşhir etmiyorlar

Dün yayınladığım yazımda Srebrenitsa’daki acı olayları dile getirmiştim.
Bugün size, Endonezya olayları hakkında daha önce çeşitli medya kuruluşları tarafından yayınlanmış olan benimle ilgili bir haberi sunuyorum.

Haber şöyle:

İlhan Karaçay, sözde Ermeni soykırımı için, Türkiye’den özür bekeleyenlere yanıt olabilecek bir haber yakaladı. Hollanda Dışişleri Bakanı Verhagen’in, Hollanda’dan Endonezya’daki kitle katliamı için özür bekleyenlere karşı vermiş olduğu cevap, Türkiye’den özür bekleyenlere ders niteliğinde.

Sözde Ermeni soykırımı iddiasını çürüten bir Hollandalı gazetecinin, 1920 yılındaki haberini de yakalamış ve yayınlamış olan İlhan Karaçay, şimdi de Türkiye’nin Ermeniler’den özür dileme lüksüne düşenlere ve Batılılara ders olacak nitelikteki bir haberi yakaladı.

DÜNYA Gazetesi’nin Hollanda temsilcisi İlhan Karaçay, Ermeniler’in soykırım iddialarına buyun eğen ‘özürcüler’e ve Batılılara ders niteliğinde olan bir haberi yakaladı.

Tatil nedeniyle Hollanda’da bulunmadığı 15 Ocak 2009 tarihinde, Hollanda’nın ciddi gazetelerinden De Volkskrant’ta yayınlanan bir haberi sonradan gören İlhan Karaçay, Hollanda Dişişleri Bakanı Maxime Verhagen’in açıklamasını inceledi ve değerlendirdi.

Konu, Hollandalı askerlerin 1947 yılında Endoneya’nın Rawa Gede köyünde işledikleri bir kitle katliamı için özür dilenmesinin istenmesi konusu.
Hollanda Dışişleri Bakanı Vergahen’in Endonezya’ya yaptığı ziyeret sırasında, Rawa Gedeli yaşlı kadınlar ile buluştuğu sırada, özür dilemesi istendiği zaman söylediği, “Ben o zaman doğmamıştım. Sadece üzuntümü dile getiririm. Özürü 1947’deki hükümet dilesin” dediği haber, De Volkskrant gazetesinde aynen şöyle yayınlandı:

Endonezya Rawa Gede Endonezya Rawa Gede mezar

Özür dilemem, üzüntümü belirtirim

Bir otobüs dolusu Endonezyalı çok yaşlı kadın, Hollanda Dışişleri Bakanı ile konuşmak için, Rawa Gede köyünden Jakarta’ya bir yolculuk yaptı. Bakan Maxime Verhagen, onları üç çeyrek saat dinledi. Bakan, kadınların anlattıklarının etkisi altında kaldığını ve duygulandığını belirtti. “Sizi can kulağı ile dinledim” dediği 80 yaşın üzerindeki kadıları köylerine uğurladı. Kadınlar, bu kez de “özür” kelimesini duyamadılar. Hollanda, Bakan Verhagen’in ağzından, 1947 yılında, kendi askerlerinin bu köyde işlediği kitle katliamı için,“üzüntü” hatta “derin üzüntü” duyduğunu bir kez daha açıkladı. Aynı üzüntü, 2005 yılında da daha önceki Bakan Ben Bot tarafından dile getirilmişti.
Geçen aralık ayında da Hollanda’nın Jakarta Büyükleçisi Van Dam da bu kadarla yetinmişti. Verhagen, tüm zorlamalara rağmen duygu dolu bu “özür” kelimesini kesinlikle ağzına almadı.Bir çok kez, ”İki kelime arasında farklılık var” diyen Verhagen, ‘özür’ ile geçmişte yaşananların sorumluluğunün üstelenmiş olunacağını ve Hollanda hükümetinin bunu kabul etmediğini belirtiyor ve ekliyor.
“Bu ancak 1947’deki Hollanda hükümetinin sorumluluğudur” diyor. “Ben 1956’da doğdum. Bu tarihi olay Ben doğmadan yaşanmış. O zaman  yaşananlardan biz sorumlu değiliz.” diyen Bakan, burada sadece politik bir mirastan söz edilebileceğini belirtiyor ve hiç bir şeyi kabullenemeyeceğini amaölenler için üzüntü duyduğunu ekliyor.

Kılı kırk yarmak gibi olacak ama, ‘özür’ yerine ‘üzüntü’ denmesinin ikinci bir nedeni de, daha sonra doğacak olan tazminata bağlanıyor. Peki Bakan tazminattan korkuyor mu? Bakan bu konuya yeniden girmek istemediğini belirtiyor. Kendisinden önceki Bakan’ın Endonezya ile, geçmişin üstüne bir çizgi çekilmesi konusunda anlaştığını, iki tarafın da tazminat talebinde bulunmayacaklarını belirten Verhagen, Hollanda ile Endonezya arasında bir finansal anlaşma olduğunu söyledi.

YARIN: ERMENİLER’İN SOYKIRIM İDDİALARINI ÇÜRÜTEN HOLLANDALI GAZETECİNİN 1920’DE YAZDIĞI HABER.

Sohbeti başlat
1
Yardımcı olabilir miyim?
Merhaba, yardımcı olabilir miyim?