C:\Users\ILHAN\Desktop\ARALIK BULTENINE GIRECEKLER\ilhan Karacay sapkali (3).JPG

Değerli Okurlarım ve Dostlarım,

Dün yayınlamış olduğum yeni yıl yorumumda, Türkiye’de kadın cinayetlerinde duyduğum kahredici üzüntüyü dile getirirken, ‘İdam cezası geri gelsin’ demiştim.
Bu görüşümü takdir eden pek çok okurum olduğu gibi, bazıları da kendi görüşlerini dile getirirken, bu görüşlerde siyasi unsur olduğunu hissettim.
Malûmdur ki, son günlerde Türkiye’de idam cezasının geri gelmesini isteyen siyasiler çoğalmıştır. Hatta, Cumhurbaşkanı Erdoğan bile , ‘Getirin önüme, hemen imzalayayım’ demiştir.

İdam cezasının hem dini ve hem de insani açıdan sakıncalarını çok iyi biliyorum.
Bunun detaylarına inerek kıymetli vaktinizi almak istemiyorum.
Ama şunu bilmenizi istiyorum:
Her insan gibi benim de siyasi ve dini görüşlerim vardır. Ama inanın ki ben, gerek haberlerimi ve gerekse yorumlarımı objektiflik çerçevesinde yazdım. Siyasi ve dini görüşlerin hepsine saygılı oldum. Yani hiçbir zaman taraf tutmadım.
Yaşam öykümü okuyanlar bilirler, sırf tarafsız olduğum iiçin bana ‘renksiz’ diyenler olmuştur. Çoğu da, kendi taraflarında olmadığım için, beni ‘karşıt görüşlü’ grubuna eklemiştir.

Hayat hikâyemi okuyanlar benim, Beşiktaşlı olduğum halde ‘Hollanda Beşiktaş Derneği’ne üye olmadığımı, gençliğimde CHP için çalışmalar yaptığım halde, CHP’nin hiçbir etkinliğinde görev almadığımı, Alevi bir ailenin çocuğu olmama rağmen, kuruluşunda yayınlarını yaptığım ama derneklerinin üyesi olmadığımı, aynı zamanda seyahatçı olduğum halde, kuruluşuna ön ayak olduğum Hollanda Syehat Acentaları Birliği’ne de üye olmadığımı bilirler.
Anlayacağınız, ben hem her yerde varım, hem de var olduğum yerlerde hep RENKSİZİM.

Bu açıklamamdan sonra, hepinizin beni, Sınır Tanımayan Doktorlar organizasyonu gibi, ‘İnsanların acılarını hafifletmek, insanlara hayatlarının kontrolünü yeniden kazandırmak, adaletsizliklere tanıklık etmek ve tarafların sorumluluk alması için ısrarcı olmak’ prensibine sahip bir insan olarak tanımanızı rica ediyorum.

Hepinize mutlu yıllar dileğimi tekrarlıyorum.

Bu vesile ile dünkü yorumumu da altta yineliyorum

İLHAN KARAÇAY’ 2021 DİLEĞİ:
CEBERÛTLAR İÇİN İDAM CEZASI GERİ GELSİN

Her yılın sonunda veya başında yazmakta olduğum, geçmiş yılın değerlendirmesi ve gelecek yılın beklentileri konusunda, bu yıl ne yazacağım konusunu düşünürken, az önce eşim ile yaptığımız sohbet sırasında, Türkiye’de bir günde öldürülen dört kadın konusu gündeme geldi.

Şöyleydi medyadaki başlıklar:

  • Aksaray‘da bir markette çalışan 2 çocuk annesi Saadet Korkmaz, ayrılmak istediği Ramazan T. tarafından 5 yerinden bıçaklanarak öldürüldü.
  • Muğla‘da ise Hafize Günakın isimli kadın, nişanlı olduğu erkek tarafından tabancayla öldürüldü.
  • İzmir‘de de ‘defalarca koruma kararı başvurusunda bulunan’ Çilem Kılıç boşandığı erkek tarafından öldürüldü.
  • Malatya‘da yaşayan 73 yaşındaki Emine P.  hakkında uzaklaştırma kararı çıkardığı erkek tarafından öldürüldü.

Görülüyor ki, Saadet Korkmaz ret ettiği için, Hafize Günakın ayrılmak istediği için, Emine P. koruma kararı uygulanmadığı için, Çilem Kılıç da koruma kararı verilmediği için öldürüldüler.

Öldürülen tüm kadınlarımızın ailelerinde ve dostlarında bıraktığı acıların ölçüsü saptanamaz. Mağdur oldukları için öldürülen kadınlarımızdan birinin görüntüleri TV’lerde geniş yer aldı. Bu kadınımız için görüntülü olarak şunlar anlatıldı:

İstanbul Maltepe’de bıçaklandıktan sonra diri diri yakılarak katledilen öğretim üyesi Aylin Sözer ortaya çıkan ölmeden önceki görüntüleri yürekleri burktu…

İstanbul Maltepe’de bir şahıs eski kız arkadaşı olan öğretim üyesi kadını evinde önce bıçaklayarak öldürdü. Ardından evin kapısına polis dayanınca ateşe vererek yaktı. Şahıs, polis tarafından olay yerinde gözaltına alınırken kadının cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Öldürülen kadın, öğretmen olacak adaylara öğretmenlik yapıyordu. Görüntülerde, öğretmen adaylarına ders verirken nasıl insancıl olduğu hemen anlaşılıyordu.

Aylin öğretmen için, çalıştığı Üniversite’den yapılan alttaki açıklama, üzüntümüzü ikiye katladı.

“Üniversitemiz Eğitim Fakültesi’nde Okul Öncesi Öğretmenliği Bölüm Başkanı olarak görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Aylin Sözer’i, 29 Aralık 2020 Salı günü (Bugün) öğle saatlerinde, maalesef bir kadın cinayetine kurban vermiş olmanın derin üzüntüsünü yaşıyoruz.’

İDAM’A DÖNÜŞ İSTEĞİ

İşte, bu kahredici konuları görüşürken, göz yaşlarına hakim olamayan eşim, ‘Bu katillere bir de ömür boyu yemek verilecek ve hapisanelerde barındırılacak. Düşün bir kere, Allah korusun, aynı durum kızımızın başına gelse ne yapardık’ deyince, ezelden beri karşı olduğum idam cezası aklıma geldi.

Önce, idam cezasına neden karşı olduğumu izah edeyim.
Kanun yapıcıların da düşündüğü gibi, suçsuz olabilecek insanların boş yere öldürülmemesi fikrine katılıyordum. Ama son yaşanan cinayetler beni o kadar etkiledi ki, eşime, ‘Amaaan, bugüne kadar kaç kişi haksız yere müebbet hapis yedi ki?
Bu acımasız katillere ömür boyu bakıp para harcayacağımıza, varsın idam edilsinler. Bu ara suçsuz olan biri de, binde bir kurban edilmiş olsun.’ deyiverdim.

Yani ben, hiç de iyi beklentilerimin olmadığı 2021 yılından itibaren ‘idam taraftarı’ bir kişi olacağım. Belki siz de biraz kafa yorarsanız aynı fikre göz yumabileceksiniz.
Hoş, ne olacak yani, idam cezası bu gözü dönmüş katil bozuntularını korkutacak mı?
Ama olsun, günahsız insanları hunharca katleden bu canilere insan gözüyle değil,
‘ceberût’ gözüyle bakmak lâzım.
Güçlü olan acılı aileler, zaten bu canileri hapisanelerde cezalandırıyorlar.
Hapisanelerdeki yiğit delikanlılar da bu adilere bir incelik (!) yapıyorlar.
Şimdiki tek tesellimiz de bunlar oluyor.

İdam’ı, medeni dünyanın lideri olarak bilinen ABD’nin pek çok eyaleti uyguluyorsa, varsın Türkiye de uygulasın bu acımasız cezayı.

2021 için beklentilerimi yazmayacağım. Zira görünüre göre, bu yıl da, tıpkı 2020 gibi umutsuz bir yıl olacağa benziyor.

Ben yine de hepinize mutlu, sağlıklı ve uzun yıllar diliyorum.

 

Sohbeti başlat
1
Yardımcı olabilir miyim?
Merhaba, yardımcı olabilir miyim?