Ülkemizin gençliği 1960’larda, Dolmabahçe’de Amerikan askerlerini denize atmadan önce, 1950’lerde biz Mersin’de eli coplu Amerikan askerlerine dayak atıyorduk.

Şimdi ülkemizi işgal etmeye kalkışacak olan Amerikan askerini düzecek milyonlarca gencimiz var.

Afbeelding met tekst

Automatisch gegenereerde beschrijving
Hayır! Tabii ki bu senaryolar sadece film yapılabilir…

Yıl 2002. Yer ABD’nin Nevada çölü. ABD, Türkiye’nin bulunmadığı bir NATO tatbikatı yapıyor. Tatbikatın adı: Millenium Challenge-2002 (Bin Yılın Meydan Okuması-2002)
Tatbikatın senaryosu, ‘Deprem olan bir ülkeyi işgal’dir.
Bu ülke, iki kanal ile bölünmüş iki kıtada yer alan, bazı denizyollarını kontrol altında tutan ve bir ada ülkesi ile şiddetli sorunları olan bir ülkedir. Bu ülke için açıkça ‘Türkiye’ denmemiş ama, iki kıtanın Avrupa ve Asya, iki kanalın da Çanakkale ve İstanbul Boğazı olduğunu bilmeyen yok tabii. Hatta daha sonra Associated Press bile, bu ilkenin ‘Türkiye’ olduğunu açıklamıştı.
Senaryoya devam edelim:
Bu ülkede çok şiddetli bir deprem olmuştur. Hükümet gelişmelere karşı mücadele edemediği için kaos meydana gelmiş ve ülkenin ordusu duruma el koymuştur. Uluslararası yardım çağrısı yapılınca, ABD, yardımların kendi askerleri tarafından yapılmasını şart koymuştur. Ülkeye girmekte olan ABD askerlerinin çokluğundan ve faaliyetlerinden kuşkulanan ev sahibi ülke ordusuyla, ABD ordusu arasında savaş çıkar ve ABD ordusu ülkeyi 96 saatte işgal eder.

KIŞKIRTMA İÇİN DURUM MÜSAİTMİŞ
Şimdi, ülkemizde meydana gelen büyük ve acı deprem sonrasında, bir ABD gemisi yardım için Türkiye’ye geliyormuş. Pentagon sözcüsü Tuğgeneral Patrick Ryder, Türkiye’deki afet yardım ekiplerine destek vermek ve ek talepleri karşılamak için, Akdeniz’de görev yapan USS George HW Bush uçak gemisinin yola çıktığını belirtmiş.

Afbeelding met water, buiten, schip, vaartuig

Automatisch gegenereerde beschrijving

Türkiye’deki bazı yorumcular, Türkiye’yi karıştırmak için ortamın müsait olabileceğine dair görüşler belirtiyorlar. Özellikle ilticacı kamplarında yaşayan sığınmacıların kolayca kışkırtılabileceğini belirten yorumcular, bence aldanıyorlar.
Bana göre, Türkiye’de hiç kimse ABD kışkırtmasına alet olmaz ve ABD uşaklığına yanaşmaz.

DENİZE DÖKERİZ

Kapheros on Twitter: "6. Filo, 1967'de de Dolmabahçe'ye gelmiş ve devrimci  öğrencilerinin protestoları, eylemleriyle karşılanmıştır. Öğrenciler önceki  yıl olduğu gibi Beyoğlu'nun eğlence yerlerinde, genelevlerinde dolaşan ABD  askerlerinin keplerini ...

ABD’nin, Türkiye’yi ‘Sömürge ülke’ yapma sevdası yeni değildir. 1950’lerdeki Türk hükümeti ile dost kisvesi altında serbestçe hareket eden ABD askerleri; Mersin’de, bizim inzibat ve polislerimiz ile birlikte, ellerinde coplarla devriye geziyorlardı. Bu da yetmezmiş gibi, girdikleri bar ve pavyonlarda rezalet çıkarıyor ve kargaşa yaratıyorlardı. Biz de o zaman gençlik olarak harekete geçmiş ve Türk inzibatı ve polisiyle, ellerinde cop ile gezen ABD askerlerine dayak atmaya başlamıştık.

Söz konusu olan ABD askerleri 6’ıncı Filo’nun askerleriydi. Bu askerler daha sonra İstanbul’da da rahatsızlık vermeye başlamışlardı. O zaman da İstanbul’daki gençlerimiz, ABD askerlerini Dolmabahçe’de denize atmışlardı.

Yazılmakta olan tüm senaryolara ve ardından yazılanlara baktığım zaman sadece şunu söyleyebilirim: Türk halkını kışkırtmak kolay değildir. 73 Yıldır kışkırtamadılar. Zira bizim halkımız, bir medeniyetin torunlarıdır. Her hangi bir üçüncü ülke halkı değildir.
Hale hele Türk gençliği…
Bu gençlik, hiçbir mikrobu ülkesine sokmaz.
“Halep oradaysa, arşın da burada” diye bir tekerleme var ya?
Ben de şöyle tamamlıyorum bu tekerlemeyi: Gelecekleri varsa, görecekleri de var.

Kalın sağlıcakla.

 

 

Sohbeti başlat
1
Yardımcı olabilir miyim?
Merhaba, yardımcı olabilir miyim?