İlhan KARAÇAY’DAN Dogus.nlGAZETESİNE İKİ SAYFA SEÇİM ANALİZİ

Hollanda’da 25 yıldır yayın yapan Doğuş gazetesine, önümüzdeki 14, 15 ve 16 mart tarihlerinde yapılacak olan yerel seçimler için bir analiz yazan İlhan Karaçay, Türk seçmenlerin Hollanda yönetimlerindeki önemini dile getirdi.
DOĞUŞ’da iki sayfa halinde yer alan ve bugün piyasaya çıkan gazetedeki haber aşağıda.

HOLLANDA’DA GÖÇMENLERE TANINAN
SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ ANALİZİ

‘Türkler uyum sağlayamıyor’ diyenlere tokat gibi sayılar:
Hollanda’ya, 3 Bakan, 20 milletvekili, 2 senatör, 24 İl Genel Meclisi Üyesi, 1000’i aşkın Belediye Meclis Üyesi kazandırdık.

*Türkler’in Hollanda seçimlerindeki rolleri…
*Türkler’in lobi oluşturmadaki olguları…

*Türkler’in güçlenmesinin ırkçıları çıldırtması…
*Türkler’in katılımının küçümsenmek istenmesi…

İlhan KARAÇAY yazdı:

Sadece Hollanda’da değil, tüm Avrupa’da, ‘Türkler uyum sağlayamıyor’ iddiasını savunan bilgisizlere tokat gibi sayılar:
Bu güne kadar Hollanda’ya, 3 Bakan, 20 milletvekili, 2 senatör, 24 İl Genel Meclisi Üyesi, 1000’i aşkın Belediye Meclis Üyesi, Devlet Daireleri ve Holdinglerde onlarca üst düzey yönetici ve yüzlerce doktor, avukat, mühendis, işadamı ve binlerce esnaf kazandırdık.

Önümüzdeki 16 mart günü Hollanda’da Belediye Meclis üyeleri seçilecek.
Bu seçimde, Hollanda’da 5 yılını doldurmuş herkes seçebilecek ve seçilebilecek.

Hollanda, 1986 yılında 150 yıllık anayasada bir değişiklik yaparak, yerel seçimlerde, Hollanda tabiyetinde olmayanlara da seçme ve seçilme hakkı tanımıştı. Bunun için sadece ‘Ülkede 5 yıl ikamet etmiş olma’ şartı vardı.

1986 yılında yapılan ilk yerel seçimlerde, ülkenin çeşitli yerlerindeki belediye meclislerine 12 Türk seçilmişti. Daha sonraki seçimlerde, seçilen Türkler’in sayıları artmaya başladı ve her seçimde 200’ü aşkın Türk seçilir oldu. Bu arada, Belediye Başkan Yardımcılığı’na yükselen Türkler olduğu gibi, semtlerde Belediye Başkanı olan Türkler de oldu.

Türkler’in seçme ve seçilme haklarını elde etmeleri ile birlikte, lobicilikleri de güçlenmiş oldu. Bunun semeresini daha ilk seçimlerde görmüştük.
Hollanda’da, Hıristiyanlar’ın, Katolik, Protestan ve Ortadoks mezhebinde olanların, Radyo ve Televizyonlarda yayın hakları vardı ama, Müslümanlar’ın böyle bir hakkı yoktu. Yıllarca süren çabalar işe yaramamıştı ve hatta, ‘Siz bu işi unutun’ uyarısı bile yapılmıştı.

Ama 1986 yılındaki seçimler öncesinde başlayan seçim kampanyaları sırasında, Türk seçmenleri camilerde ve derneklerde ziyaret eden Başbakan, Bakanlar ve muhalefet liderleri, Türkler’in bu isteğine yardımcı olacakları sözünü verdiler.
Bu sayede Türkler aynı yıl bu hakkı kazandılar ve İslam Yayın Kurumu adı altında radyo ve televizyon yayını hakkını elde ettiler. Türkler’e bunun için 5 milyon gulden yıllık bütçe ve bir de villa tahsis ettiler.

metin, kişi, takım, poz içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturulduSiyasi parti liderleri, 1986 Yerel seçimleri öncesinde Türk medyasından da yararlanmaya çalıştılar. Fotoğraflarda, İşçi Partisi lideri Den Uyl (soldaki fotoğraf) ve CDA Partisi lideri ve Başbakan Lubbers (sağdaki fotoğraf) İlhan Karaçay’a vaatlerde bulunurken görünüyorlar.

Türkler’in yerel seçimlerde elde ettikleri bu güç, Hollanda tabiyetine geçen ve genel seçimlerde oy kullananlar sayesinde daha da gelişti. Nüfusu 700 bine yaklaşan Türkler’in, 429 bini Hollanda tabiyetine geçmiş durumda. Böylece Türkler, genel seçimlerde de seçme ve seçilme hakkı ile güçlenmiş oldu.

Öyle ki, bizim de katıldığımız ilk seçimde 3 Türk asıllı parlamenterimiz oldu. Bu sayılar daha sonra 6’ya yükseldi. Hatta Nebahat Albayrak Devlet Bakanı bile olmuştu. Son yapılan seçimler sonrasında da Günay Uslu Kültür ve Medya’dan Sorumlu Devlet Bakanı, Dilan Yeşilgöz de Adalet Bakanı oldular.

O zaman olduğu gibi, şimdi de, ‘Bir gün Başbakan’ın adı Ali olacak’ diye hayaller kuruyoruz. Ama, bu koltuğa Günay Uslu küçük yaşındayken göz koymuş. Kim bilir, belki bundan sonraki Hollanda Başbakanının adı Günay olur.

Türkler’in lobi gücünü düşürmek isteyen Hollanda medyası, seçimlere katılım oranını hep düşük gösterdi. Sonuçta bu hesap tahminden başka bir şey değildi. Ama biz her seçimde, Türkler’in verdiği tercihli oyları saydık. Türkler’in her zaman seçimlere ilgi gösterdiğini saptadık. Türkler’in seçimlere katılım oranı yüzde 70’lerin altına düşmüyordu.

Bu kez de, Hollanda’da 16 martta yapılacak olan yerel seçimlerde 350 bin Türk’ün oy kullanmasını bekliyoruz.

Ben şahsen oldum olası, ayrı bir parti kurup kendimizi soyutlamaktan yana değilim. Ben hep, çeşitli siyasi partiler içinde yer almamızı yeğlemişimdir. Zira, siyasi partiler içinde davamıza destek olacak Hollandalı partidaşlarımız olacaktır.

Ne var ki, siyasi partiler, Milletvekili, Belediye Meclis Üyesi ve İl Genel Meclisi Üyesi olan Türk asıllılara, bırakın destek olmayı, köstek oldular ve hatta partilerinden attırdılar.
Bunun ilk örneğini 2006 seçimleri öncesinde Ayhan Tonca, Osman Elmacı ve Erdinç Saçan’ın, sözde ‘Ermeni soykırımını tanımıyorlar’ gerekçesi ile aday listelerinde çıkarılışı sırasında yaşadık.

O zaman çok kızmıştık. Türk kökenli seçmenlerin önemini anlamayan siyasi partilere ders vermek için, az da olsa birlik olmuştuk ve oylarımızı Fatma Koşer Kaya’ya vermiştik. O zamanlar medya, Türk kökenlilerin verdikleri oylar ile D66 Partisini kurtardıklarını yazmıştı.

İkinci dışlanma örneğini yedi yıl önce yaşadık. Zamanın Başbakan Yardımcısı ve Sosyal İşler Bakanı Lodewijk Asscher’in, yabancılar politikasına tepki gösterdikleri için, İşçi Partisi’nden atılan Tunahan Kuzu ile Selçuk Öztürk, mecliste kendi gruplarını oluşturdular ve sonra da DENK adında bir parti kurdular.

‘Yabancıların umudu’ olarak kurulan DENK Partisi’ni daha da güçlendirmek için, diğer yabancı kökenli siyasetçiler ile birleşmeyi amaçlayan Kuzu ve Öztürk, amaçlarına ulaşmışlardı.

DENK Partisi, 16 Martta yapılacak yerel seçimlerde, gerek kendi ölçümlerinde ve gerekse partiye gönül verenlerin nazarında başarılı olacak gibi. ‘Gibi’ diyorum, zira parti Faslılar’ın eline geçmiş gibi. Öncenin aktif adamı Tunahan Kuzu biraz durulmuş gibi. Ama yine de DENK Partisi’nin 16 Mart seçimlerinde başarılı olmasını bekliyoruz.

16 Marttaki seçimde, çeşitli siyasi partilerin listelerinde pek çok Türk adayın isimleri yer alıyor. Özellikle küçük Belediyeler’de 300 veya 400 tercihli oy ile seçilebilen Türkler’in toplam sayısının bu defa 300’ü geçmesi bekleniyor.

TARİHE GEÇEN İLK SEÇİLEN TÜRKLER

metin, kişi, iç mekan içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu
Hollanda tabiyetinde olanların seçip seçilebildiği genel seçimlerde, Türk kökenlilerin verdikleri tercihli oylar ile desteklenmiş olan Nebahat Albayrak (solda) ve Fadime Örgü (sağda), Hollanda parlamentosuna giren ilk Türk kökenliler oldular.

Nebahat Albayrak, 1970 yılında Hollanda’ya aile birleşimi kanalıyla geldi. Lieden Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Paris ve Ankara’da özel eğitim gördü. 1990 yılında Hollanda Irkçılıkla Mücadele Bürosunda çalıştıktan sonra, 1993-1998 yılları arasında Hollanda İçişleri Bakanlığı’nda çalıştı. 1998 seçimlerinde İşçi Partisi listesinden parlamentoya girdi ve ikinci dönemde de seçildikten sonra Adalet Bakanlığı Devlet Sekreteri (Devlet Bakanı) oldu.
Nebahat Albayrak, 2012 yılında girdiği Shell firmasında, 2016’dan bu yana Başkan Yardımcılığı yapıyor.

Fadime Örgü, 4 yaşındayken aile birleşimi kanalıyla Hollanda’ya geldi.Tiburg Üniversitesini bitirdikten sonra, 1998 yılında Hürriyetçi Liberal Parti VVD’den milletvekili seçildi.
Partisinin medya sözcülüğünü yapan Fadime Örgü, şimdi Voleybol Federasyonu’nda yönetici ve iki Konut Kooperatifi’nde Başkanlık yapıyor.

PARLAMENTOYA MİLLETVEKİLİ OLARAK GİREN DİĞER İSİMLER:
Nihat Eski, Fatma Koşer Kaya, Coşkun Çörüz,  Tunahan KuzuSelçuk Öztürk (DENK), Nevin Özütok (Yeşiller), Zihni Özdil Yeşil Sol, Cem Laçin SP, Dilan Yeşilgöz-Zegerius, Sadet Karabulut SP, Mahir Alkaya SP, Cem Laçin (Sosyalist Partisi). Nilüfer Gündoğan VOLT, Mahir Alkaya, Hülya Kat D66, babası Türk olan Stephan van Baarle.

İlk Belediye Meclis Üyesi: Musa Öztürk

metin, gazete içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturulduHollanda’da, Türkler’e seçme ve seçilme hakkı verilmeden önce, Hollanda tabiyetine geçmiş olan Musa Öztürk Belediye Meclisi’ne ilk seçilen Türk olmuştu.
1980-1986 yılları arasında Rotterdam’ın Charlois bölgesi Belediye Meclisi’ne İşçi Partisi listesinden giren Öztürk, Türkiye’de Hürriyet gazetesine yarım sayfa haber konusu olmuştu.

Yabancıların seçip seçilebildiği 1986’daki ilk yerel seçimlerde 12 Türk Belediye Meclislerine girmeyi başarmıştı. Fotoğraflarda soldan sağa, Seçil Arda, İsmail Aykut, Osman İskender Kaptanoğlu, Faruk Cansızlar, İsmail Baykoç, Naci Demirbaş (rahmetli oldu) ve Yusuf Toprak hatırlayabildiğim isimlerdi.

1986’yı takip eden diğer yerel seçimlerde, Türkler daha organizeli girdikleri yarışlarda büyük başarı elde ettiler.
Hollanda Belediye Meclislerindeki sayıları bazı dönemlerde 200 ve 250’yi bulan Türklerin, bugüne kadar toplamda 1000’i aşkın meclis üyesi çıkardıkları biliniyor.

İLK SENATÖRLERİMİZ:

adam, kişi, iç mekan içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturulduDüzgün Yıldırım

2007 yılında yapılan yerel seçimler sonrasında senatoya seçilen ilk Türk olan Düzgün Yıldırım, 18 Ağustos 1963 doğumlu. 1980 darbesinden sonra Hollanda’ya iltica eden Yıldırım, gündüzleri çalışırken, geceleri de tahsiline devam etti. Hengelo’da Çok Kültürlü Gençlik Merkezi’ni kurdu ve 1994 yerel seçimlerinde Zwolle Belediye Meclisi’ne seçildi. Daha sonraki seçimde de aynı başarıyı gösteren Yıldırım, aynı zamanda Overijssel İl Genel Meclisi’ne seçildi ve grup başkanı oldu. 2007 yılında yapılan Senato seçimlerinde listenin 18’inci sırasındaydı ama tercihli oylarla seçildi. Ne var ki, bağlı olduğu Sosyalist Partisi, Düzgün Yıldırım’ın aldığı tercihli oyları önemsemedi ve istifa ederek yerini listenin üst sıralarındaki birine devretmesini istedi. Yıldırım bu isteğe olumsuz yanıt verdi. Bunun üzerine parti başkanı Marijnissen 17 Temmuz 2007’de ‘kesin istifa’ ültimatomunu verince ipler koptu. Yıldırım , 7 Eylül 2007 günü senatörlükten değil, partisinden istifa etti ve Solidara adlı partisini kurarak siyasete devam etti.
Katıldığı Pauw &Witteman TV programı ile popülaritesi artan Yıldırım, 2009 yılında yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerine aynı parti adına katıldı ama kazanamadı.

kişi, iç mekan, takım, konferans salonu içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturulduHamit Karakuş

22 Şubat 1965 doğumlu Hamit Karakuş, 1960’lı yıllarda Hollanda’ya gelen babasının ardından 1973 yılında ailesiyle birlikte Hollanda’ya geldi. Bir yandan eğitimini tamamlarken, diğer yandan babası gibi bir halıcı firmasında çalıştı.
Siyasette başarılı olmuş Türklerden biri de Hamit Karakuştur.

Polislik yaptığı yıllarda, politikaya ilgi duyan Karakuş, İşçi Partisi adayı olarak girdiği seçimlerde kazanamamıştı. Ama Karakuş’un yeteneğini fark eden parti yöneticileri, O’nu Rotterdam İl Başkan Yardımcısı yaptılar. 2002-2006’da İl Başkan Yardımcısı olan Karakuş, 2006’daki yerel seçimlerde, Rotterdam Belediye Meclisi’ne girmeyi başardı.
Karakuş, ‘Lokoburgemeester’ sıfatı ile, Belediye Başkanı’nın olmadığı zamanlarda Başkanlık koltuğuna oturuyordu.

2014 yılında liste başı olarak girdiği seçimlerde İşçi Partisi kaybedince, üstlenmiş olduğu görevlerden istifa eden Karakuş, 2014 yılından bu yana ‘Platform31’in, 2019’yılından bu yana da ‘Araştırma Enstitüsü’nün Genel Müdürlüğü’nü yapıyordu.

Karakuş, Düzgün Yıldırım’dan sonra, ‘Türk asıllı ikinci Senatör’ olmayı başarmış bir siyasetçi olarak tarihe geçti.

İLK İL GENEL MECLİSİ ÜYELERİMİZ:

  kişi, kıyafet, kadın, gülümserken içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu
Songül Akkaya

Amsterdam Üniversitesi’ni bitirdikten sonra siyasete giren Songül Akkaya, 12 Vilayetten oluşan Hollanda’da, Amsterdam ve Haarlem’i de içine alan ‘Kuzey Hollanda İli’ne, 2004 yılında ilk Türk olarak seçildi. Başarılı faaliyetlerden sonra iş hayatına atılan Akkaya, şimdilerde, anlaşmazlıkları mahkeme öncesinde arabuluculuk yaparak çözen ‘YS-Arabuluculuk ve Danışmanlık’ bürosunu yönetiyor.

tablo, kişi, iç mekan, restoran içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu
Köksal Gör

Kuzey Hollanda İl Genel Meclisi’ne seçilip, 2013 yılına kadar üç dönem üyelik yapan Türk kökenli ilk üyelerden Köksal Gör, ‘Stichting Witboek (Beyaz Kitap)’ adlı bir vakıfa ait olan 4 İslam Yatılı Okul’unu yönettiği için, hakkında yapılan şikâyet ve itirazlar sonrasında Başbakan Rutte’nin zorlaması ile istifa etmek mecburiyetinde kaldı. Köksal Gör, şimdilerde Yeşil Enerji işiyle ilgileniyor.

İl Genel Meclisi’ne seçilen diğer isimler:

Yasemin Cegerek (Gelderland), Songül Akkaya (Kuzey Hollanda), Resul Özdemir (Güney Hollanda), Fatma Mete (Groningen), Atiye Tunç (Overijsel), Dursun Kılıç (Utrecht) ve Ersin Taşkın (Flevoland) ,Yaşar Vural, (Güney Hollanda), Muzaffer Bozarslan (Limburg), Lütfü Altuntaş (Overijsel), Sinan Cengiz (Güney Hollanda), Zafer Yurdakul (Kuzey Hollanda), Düzgün Yıldırım (Overijssel), Nuh Demirbilek (Flevoland), Fahri Kaplan (Gelderland),
Suat Kutlu (Noord-Brabant), Nurettin Altundal (Noord Brabant), Zafer Yurdakul (Noord-Holland, Adnan Tekin (Noord-Holland), Muzaffer Cetin (Zuid- Holland), Huri Şahin (Zuid- Holland), Metin Çelik (Zuid- Holland)

tablo, iç mekan, kişi, yemek masası içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu1986 seçimlerinde belediye meclislerine giren 12 Türk’ün yedisi ile TRT için bir röportaj yapmıştım. Seçil Arda, İsmail Aykut, Osman İskender Kaptanoğlu, Faruk Cansızlar, İsmail Baykoç, Naci Demirbaş (rahmetli oldu) ve Yusuf Toprak ile yapmış olduğum bu röportajı izlemek isterseniz Google veya Youtube’de https://www.youtube.com/watch?v=rPcK–DSrAM  linki ile arama yapınız.

 

Sohbeti başlat
1
Yardımcı olabilir miyim?
Merhaba, yardımcı olabilir miyim?