Mersin’den facebook arkadaşım ünlü noterlerden İsmail Nedret Eryürek’in, bu sabah facebook’a koyduğu Hulusi Kentmen’in ölüm yıldönümü haberi, bende bir çağrışım yaptı. ‘Ebediyete göç eden ünlü dostlar’ başlıklı, henüz yayınlamadığım bir kitapta yer almıştı rahmetli. Ölüm yıldönümünde hep birlikte analım ve rahmet okuyalım merhuma…

Mac OSX:Users:bulentyigittop:Desktop:ilhan karacay:ilhan Karacay Hulusi Kentmen ile.jpg

Yıl 1962. Yer, Kasımpaşa Askeri Deniz Hastanesi. Askerliğimi yaparken geçirdiğim bir bunalım nedeniyle, bu hastanenin Asabiye Servisi’ne yatırılmıştım.
Hastanenin hemen yanında askeri hapishane vardı. Malumunuzdur, hapisaneye düşenler hemen hastaneye getirilir ve müşahede altına alınırdı. Hapishaneden gelenlerle yaptığım sohbetler sırasında Hulusi Kentmen adını çok duydum. Merhum hakkında söylenenleri burada anlatmaktan imtina ederek, Sami Mert Eğilmez’in web sayfasındaki ifadelerini aktarmakla yetineceğim: ‘1911 yılında Bulgaristan’da dünyaya gelen Hulusi Kentmen, 1942’de sinema oyunculuğuna adımını atmıştır. Bugüne kadar 231 filmde rol alan Kentmen, çizdiği sevecen, iyi kalpli ve otoriter rolleriyle halkın her kesimi tarafından sevilmiştir. Polis ve hakim karakterleriyle rol aldığı filmlerde adaletin iyi yüzünü, zengin bir iş adamını canlandırmış, otoritenin simgesi olmuştur. Pos bıyıklarıyla bir neslin dedesi kadar sevdiği Kentmen, çevresinde de her zaman sevgi dolu kalbiyle tanınırdı.

Hulusi Kentmen, sinema oyunculuğuna atılmadan önce bir süre orduda deniz kuvvetlerinde astsubaylık yapmıştır.
Ama efsane oyuncunun gerçek mesleği cezaevinde dirliği ve düzeni sağlamaktan sorumlu olan gardiyanlıktır.’

Hastane günlerimden birinde, o zaman Galatasaray’da oynayan Uğur ve Telat askerlik muayenesi için hastaneye gelmişlerdi.
Onlara yardım için koridorlardaydım. Tam o sırada Hulusi Kentmen’in de orada olduğunu öğrendim. Duyduklarımdam ötürü çok kızmış olduğum Kentmen’e bir sürpriz yapmalıydım. ‘Horozun oğlu Hulusiiiiii ‘ diye bağırdığım zaman kendisi de şaşırmıştı. ‘ Kim ulan bu’ gibisinden üzerime gelmeye başlayınca kulağına fısıldandı: ‘Aman ha, çok asabidir’. Hulusi Kentmen o an çark etti ve ‘Gel bakyım oğlum’ diye yanaştı ve beni kucakladı. İşte ne olduysa ondan sonra oldu.
O sevilmeyen sert adama sempati duydum.

Yıllar sonra, Hulisi kentmen’i Müslüm Gürses kadrosuyla Hollanda’ya getirdim. Hengelo’daki konser sırasında kuliste sordum O’na. ‘Hulusi baba sen beni tanımadın değil mi?’
Yanıt açıktı. ‘ Nasıl tanımam canım. İlhan Karaçay’ı tanımayan mı var?’
Hatırlatmaya çalıştım: ‘Yıl 1962, Kasımpaşa Askeri deniz Hastanesinde biri sana Horozun oğlu Hulisiiiii diye bağırmıştı.’ Kentmen’in yanıtı: ‘Hatırlamam mı yaaaa. Zır delinin tekiydi.’
‘İşte o zır deli bendim Hulusi baba’
deyince o da çok şaşırdı.

Hoş, ben zır deli değildim ama, Hulusi babada o intibayı bırakmışım.
Ben de hapisane yaşamına değinmiştim Hulusi babanın…
Bana Hengelo’da uzun uzun anlattı. Meslek icabı mahkumlara karşı yumuşak davranılmaması zorunluluğundan söz etmişti.

Beyaz perdenin en iyi babası, asıl mesleğininin en sert adamı, Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Hulusi Kentmen, 20 Aralık 1993’te İstanbul’da hayatını kaybetmişti.
Allah rahmet eylesin !!!

Sohbeti başlat
1
Yardımcı olabilir miyim?
Merhaba, yardımcı olabilir miyim?