GERÇEKLER SU YÜZEYİNE ÇIKIYOR: PARTİ YÖNETİMİ KUZU’YU GÖZDEN ÇIKARMIŞTI

Ama önce bir itirazım var:
İtirazım var böyle taraflı okura.
İtirazım var peşin hükümlü okura.
İtirazım var okuduğunu anlamayana.
Fanatiklerin cümlesine itirazım var.

Değerli Dostlarım ve Okurlarım,
Yazmakta olduğum haber ve yorumlarda, hiç kimseyi ve hiçbir kuruluşu rencide etmemek için, yılların verdiği tecrübe ve beceri ile objektif gazetecilik yapmakta olduğuma inanıyorum.
Öyle ki, sosyal medyanın yaşamımıza geçmesinden sonra, bizleri hemen hemen hergün ekranlarda buluşturan facebook sayesinde muhabbetimiz de artıyor.
Her ne kadar bazı kişiler, sosyal medyayı gereksiz bir hakaret podyumu haline getirmekte ise de, çoğumuz bu yeni alametifarikadan fazlasıyla yararlanıyoruz.
Ne var ki bazıları, işlerine gelmeyen konular üzerinde bir haber veya yorum yazdığımız zaman, tarafsızlığımızı ve objektifliğimizi korusak bile, bu yayından hoşlanmıyorlar.
Muhabir veya yazar, tabii ki eleştiriye açık olmalıdır. Ama haber ve yorumdan hoşnut olmayan kişi veya kuruluş da eleştiriyi hakarete dönüştürmemelidir.
Eleştiri yaparken yalana başvurmak da bir hakarettir ve ayıptır.
Beni yukarıdakileri yazmaya zorlayan son gelişme şudur:
Hollanda’da DENK Partisini kuranlar arasında bulunan ve Meclis Fraksiyon Başkanlığını yapan Tunahan Kuzu’nun, Fraksiyon başkanlığından istifa ettiğini, gelecek mart ayında yapılacak seçimlerde de aday olmayacağını belirten bir haberi geçen hafta yayınlamıştım.
Dün de, Tunahan Kuzu hakkında şikayette bulunan bir bayanın iddialarını dile getirmiştim.
Geçen haftaki haberimde, ‘Tunahan Kuzu çok mu akıllı, yoksa çok mu korkak’ diye bir soru ortaya atmış ve sizlere bunun tartışmasını yapmanızı istemiştim.
Çeşitli görüşlerde bir yığın reaksiyon geldi.
Dünkü haberimde de, ‘İstifanın nedeni bir kadın mı?’ diye sorarak, kanaati yine sizlere bırakmıştım.
Yine çeşitli reaksiyonlar geldi. Reaksiyonların çoğu Tunahan Kuzu’yu savunur nitelikteydi.
Ne var ki bir tanıdık okurum eleştirisini yaparken, ‘İlhan beyefendi de dallandırmış’ gibisinden bir saptama yapmış. Facebook’ta yazdığım kısa cevabımda, ‘Başliğa, istifanın nedeni bir kadın mı? sorusunu yazdım. Anlatılanların iddia olduğunu yazdım. Aynı habere Tunahan Kuzu’nun yalanlamasını da koydum. Bunun neresi dallandırma?’ diye sordum.
Eeee, ne yaparsınız, gazetecinin kaderinde bunlar da varmış.
Haberden hoşlanan övgü yağdırır, hoşlanmayan da sövgü.

Şimdi gelelim Tunahan Kuzu olayının ikinci bölümüne:
Tunahan Kuzu’yu zor duruma düşüren bu olayın başlangıcı 3 yıl öncesine dayanıyormuş.
2018 yılında cereyan etmiş olan bu olayda, Tunahan Kuzu’nun, kendisine ‘Sınırı aşan’ bir tacizde bulunduğunu iddia eden kadının anlattıklarını dünkü haberimde bulacaksınız.
İşin ilginç yanı, kadının şikayetini ciddiye alan parti yönetimi, daha sonra yapılan konuşmalarda,
Tunahan Kuzu’nun bu hareketinin, partinin genel ilkelerine aykırı olduğunu bildirdi.
Dün DENK Patisi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, (ekteki iki fotoğrafa bakınız) Kuzu’dan, önce Fraksiyon Başkanlığı’ndan ayrılması daha sonra da partiden ayrılması istenmiş.
Dünkü bildiride, Kuzu’dan şikayetçi olan kadının patide kadrolu çalışmadığı da belirtilmiş
Olayın başladığı günden bu yana DENK Partisi Başkanı ve milletvekili Selçuk Öztürk ile milletvekili Farid Azarkan arasında uzun süren bir hoşnutsuzluk olduğu ileri sürülüyor.
Şimdi, daha önce eleştiri yapmış olanlar bakalım parti yönetiminin açıklamasından sonra neler diyecekler ve hangi komplo teorilerini öne çıkaracaklar.
Bekleyeceğiz ve göreceğiz.