SEPERS HUKUK BÜROSU, YURT DIŞINDA BOŞANMANIN ARDINDAN TÜRKİYE’DE NELER YAPILMASI GEREKTİĞİNİ AÇIKLADI.

SEPERS HUKUK BÜROSU, YURT DIŞINDA BOŞANMANIN ARDINDAN TÜRKİYE’DE NELER YAPILMASI GEREKTİĞİNİ AÇIKLADI.

60 Yıl önce Türklere pansiyonerlik yapan ‘Mama’nın oğlu olan Henk Sepers, Türkçeyi öğrenip bir Türk gibi yaşadıktan sonra, avukat olarak Türklere yıllarca hizmet etti.

Henk Sepers’i 5 yıl önce kaybettik. Sepers’in kızı Esmeralda,Türkiye-Hollanda arasındaki hukuki işlemlerde çözüm arıyor ve emlak konularında da uzmanlık yapıyor.

(Haberin Hollandacası en alttadır)
(Nederlandse versie van het bericht is helemaal onder)

İlhan KARAÇAY yazdı:

Aşağıda kaleme alacağım yazı, aslında iki ayrı haber niteliğinde değerlendirilmeliydi ama, konunun iç içe oluşu ve bir bağ oluşumu ile, aynı haberde değerlendiriliyor.
Yazının kahramanlarından biri olan Henk Sepers, sonradan yaptıkları ile değil, başlangıçtaki yaşamı ile benim haber arşivime girmişti.

Afbeelding met overdekt, muur, meubels, interieurontwerp Automatisch gegenereerde beschrijvingTürkler Hollanda’ya geldikleri ilk yıllarda, ranzalı ilkel odalarda barınıyorlardı. Türkler’in ‘Mama’sı bayan Sepers ise onlara, çok yataklı da olsa temiz odalar tahsis ediyordu.

Haber, Türklere pansiyonerlik yapan ve Türkler tarafından ‘Mama’ olarak anılan bir hanımefendiye ve onun oğluna aitti. Bir yığın ırkçının yanısıra, birkaç hoşgörülü ırkçı karşıtının da bulunduğu Hollanda’da, ‘Mama’ olarak anılan bu hanımefendinin oğlu ve torunu, şimdiki haberimin kahramanları oldular.

Sizlere önce Sepersler hakkındaki satırları daha sonra da boşanma konusundaki açıklamayı sunuyorum:

HENK SEPERS

Afbeelding met tekst, kleding, Menselijk gezicht, person Automatisch gegenereerde beschrijvingHenk Sepers, Emlak Fuarı’nda eşi ile birlikte eşi ile birlikte

Annesinin işlettiği pansiyonda, Türkler ile kaynaşan ve Türkçeyi öğrenen oğul Henk, eğitiminde seçtiği avukatlık ile Türklere hizmeti devam ettirmişti.

11-05-1943 doğumlu olan Henk Sepers, Rotterdam’da Erasmus Üniversitesi’ndeki hukuk eğitimi yanı sıra Adalet ve Dışişleri Bakanlığı’nda Türkçe tercüman/yeminli tercüman olarak faaliyet gösterdi.
1977 yılında avukat olarak yemin ettikten sonra mesleğini Türkiye bilgisiyle birleştirdi. Henk Sepers, sekiz yıl boyunca Rotterdam’daki bölge mahkemesinde hakim yardımcısı olarak görev yaptı, ayrıca Brielle ve Sommelsdijk’te alt bölge mahkemesi hakimi yardımcısı olarak görev yaptı. Uzmanlık alanı Türk hukuk sistemi, (uluslararası) şirketler hukuku, uluslararası özel hukuk, ticaret hukuku ve mülkiyet hukukunu içermekteydi.
Sepers, benim yönettiğim AVRUPA DÜNYA gazetesine yıllarca makaleler yazdı ve 40 yıldan fazla süre Hollanda Barolar Birliğinde avukat olarak kayıtlı kaldı.

HUKUK BÜROSU
Sepers hukuk bürosu 1977’de kuruldu ve geniş bir hukuki bilgi ve deneyim yelpazesine sahipti. Sepers Hukuk Bürosu, Hollanda hukukuna ilişkin derinlemesine bilgi birikiminin yanı sıra, Türk hukukunda da uzun yıllara dayanan deneyime sahipti. 1985 yılından bu yana hukuki faaliyetlerin önemli bir kısmının yürütüldüğü İstanbul’da da, bir şubesi bulunmaktadır. Henk Sepers, Türkiye’de Hollandalı bir avukat olarak, ancak (hukuki) danışmanlık rolünü üstlenebilirdi. Hukuk firması Sepers bu nedenle yıllardır Türkiye’de kendisinin belirlediği çalışma sistem ve düzenine uygun kriterlere sahip çeşitli uzman ve dürüst avukatlarla yakın işbirliği içinde çalışmıştır.
Henk Sepers daha sonra, Türkiye’den irtibatlı olduğu Mert Himmetoğlu ile çalışmaya başladı. Henk’in yanında yıllarca çalışan Mert, özellikle Türkiye ile alakalı dosyalarda kendisinin sağ kolu durumuna gelmiştir.
Ne var ki Henk Sepers, 27 Haziran 2019’da Hollanda’nın Brielle kentinde hasta yatağında hayatını kaybetti.

ESMERALDA

Afbeelding met persoon, Menselijk gezicht, overdekt, glimlach Automatisch gegenereerde beschrijving
Mert Himmetoğlu, ortağı Esmeralda Sepers ile

Esmeralda, sağlam bir hukuk geçmişine sahip bir Türkolog, danışman ve arabulucudur. (Leiden Üniversitesi ve Erasmus Üniversitesi Rotterdam).
1995 yılında, Türkiye’ye yatırım yapan Hollanda Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerine hizmet vermeyi merkezine alan ilk şirketi Pontes International’ı kurdu.

2001 yılından itibaren Esmare Turkey şirketi aracılığıyla Türkiye’de gayrimenkul alım ve satımında aracılık yapmaktadır. Sepers Hukuk Bürosu’nun talebi ve yönlendirmesi ile birçok araştırma yapılmış ve müvekkillere gayrimenkul, miras hukuku ve tahsilat alanlarında, hukuk bürosu ile ortak uygun çözümler sunulmuştur.

Türkiye’deki Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri destekleme tutkusunu halen sürdürmektedir.
Rahmetli Sepers’in kızı Esmeralda da babasının yolundan gitti ve hukuk okudu. Babasının sağlığında, Türkiye’deki bürolarında emlak alım satım işlerinde uzman olarak hizmet vermeye başlayan Esmeralda, babasının ölümünden sonra babasının da isteği doğrultusunda Mert Himmetoğlu ile ortak ‘Sepers c.s.’ firmasını kurmuş, Brielle’deki ofis adresinde iş hayatını sürdürüyor.

MERT HİMMETOĞLU

İstanbul doğumlu olan Mert, 1993 yılında Sepers hukuk bürosunda tercüman olarak çalışmaya başladı. Himmetoğlu çok deneyimli ve çok yönlü bir danışman olarak gelişti. Neredeyse 30 yıl boyunca büroda çalıştığı süre boyunca, her zaman Hollanda ve Türkiye faaliyetleri arasında çok önemli bir köprü oldu.

Himmetoğlu, müvekkillerin Türkiye ve Türk hukuku ile ilgili sorularında danışmanlık ve destek sağladı, Türk avukatlara, hukukçulara ve/veya muhasebecilere doğrudan görevler verdi ve Türkiye’deki tüm devam eden işlerin takibini, Henk’in liderliğinde ve kontrolünde sağladı.

2019 yılı Kasım ayının başından itibaren Mert Himmetoğlu ve Esmeralda Sepers, ‘Sepers c.s.’ adıyla bir ortaklık kurdular.

Türkiye’deki çeşitli uzmanlar ve dürüst avukatlarla yakın işbirliği içindeyiz. Sepers c.s. ortakları, Türk mevzuatındaki son değişiklikler ve güncellemeler hakkında bilgilidir. Hem Türkçe hem de Hollandaca dilini sözlü ve yazılı olarak mükemmel bir şekilde bildiğimiz için, gerekli olduğunda müvekkillerimiz adına sorunsuz ve etkili bir şekilde konuşabiliyoruz.

Bilgi ve tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Sepers c.s., çeşitli dergilerde ve dijital medyada düzenli olarak makaleler yayınlamaktadır. Güncel konular, ilgi duyanların dikkatine bültenlerimizde sunulmaktadır.

Türkiye’deki mevzuatın arka planları, Türkiye’deki yasa tasarıları ve ayrıca pratik bilgiler, iş dünyası ve insan odaklı uygulanabilirlik önemli bir başlangıç noktası olarak tanımlanmaktadır.

Afbeelding met Graphics, clipart, symbool, grafische vormgeving Automatisch gegenereerde beschrijvingDBA Turkey Üyesi

Dutch Business Association Turkey, Hollanda ile bağı olan profesyonel yöneticilere sahip geniş ve nitelikli bir ağdır. Tek bir net misyonu vardır: Hollanda ve Türkiye arasında uzun vadeli ticari ilişkilerin teşvik edilmesi. Esmeralda aynı zamanda bu derneğin Denetleme Kurulu üyesidir.

…VE İŞTE O BOŞANMA AÇIKLAMASI

Afbeelding met tekst, hemel, oriëntatiepunt, gebouw Automatisch gegenereerde beschrijving

Esmeralda Sepers ile Mert Himmetoğlu’nun Hukuki Danışmanlık Bürosu’ndan çok önemli bir aydınlatıcı açıklama geldi.
Bu açıklamada, yurtdışında boşanan çiftler hakkında bilgi veriliyor.

YURT DIŞINDA BOŞANMA SONRASI YAPILMASI GEREKENLER

Türk vatandaşı olan bir partnerle mi evlisiniz?
O mu boşanmak istiyor yoksa siz mi bu isteği taşıyorsunuz?
Ayrıca Hollanda vatandaşı olarak yurt dışında (EXPAT) partnerinizle mi yaşıyorsunuz?
Bu durumda Uluslararası Özel Hukuk kuralları geçerlidir.

Prosedüre nerede başlanır?

Diyelim ki her ikiniz de yurt dışında yaşıyorsunuz (en azından Hollanda veya Türkiye dışında bir gurbetçi olarak), bu durumda boşanma davası yaşadığınız ülkede başlatılabilir. Bu durumda, boşanma o ülkenin kurallarına göre gerçekleşecektir.

Ancak, boşanma kararı yaşadığınız ülkede verildiğinde, bu kararın Türkiye’de tanınıp tanınmayacağı Uluslararası Özel Hukuk kurallarına bağlı olacaktır.

2002’den sonra evlendiyseniz, Türk hukukuna göre edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında evli sayılırsınız. Bu durumda varlıklar Türk hukukuna uygun olarak bölünmelidir.

Türk hukukuna göre, evlilik süresince edinilen varlıklar paylaşılmalıdır. Miras yoluyla edinilen varlıklar bu paylaşımın dışında tutulur. Miras, kişinin evli olup olmadığına bakılmaksızın kişiye bağlıdır.

Bir Türk vatandaşıyla evliyseniz (ya da kendiniz Türk vatandaşıysanız), evlilik Türkiye’deki resmi kurumlarda kayıtlı olabilir. Yurtdışında verilen bir boşanma kararı Türkiye’de otomatik olarak geçerli olmaz. Türkiye’deki yasalara göre eğer herhangi bir işlem yapmazsanız evli kalırsınız.

Hollanda’da yaşıyorsanız, boşanmayı Türk konsolosluğu aracılığıyla kaydettirebilirsiniz. Bu konuda daha fazla bilgiyi burada bulabilirsiniz. Gurbetçi olarak durum farklıdır.

Örneğin Orta Doğu’da ikamet ediyorsanız, bu bölgeden alınan bir karar Türkiye’de tanınmayacaktır. Bu durumda Türkiye’de harekete geçmeniz gerekecektir. Nafaka, mal paylaşımı, çocukların velayeti gibi boşanmanın yanı sıra düzenlenmesi gereken unsurlar da bu durumda Türkiye’deki mahkemeye sunulacaktır.

Yukarıda belirtildiği gibi, 2002’den sonra evlendiyseniz, Türk hukukuna göre otomatik olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında evli sayılırsınız. Varlıkları gösteren belgeleriniz varsa, bu sizin kanıt pozisyonunuzu güçlendirecektir. Mülkiyet belgelerinin kopyaları, banka ekstreleri, anlaşmalar gibi belgeleri düşünün.

Çocuklar genellikle Türkiye’de anneye verilir, özellikle çocuğun bakımının büyük bir kısmını üstlendiği kanıtlanabiliyorsa. Ancak, çocukların babaya verildiği kararlar da bulunmaktadır. Bu tür konular her zaman çok kişiseldir ve her durum için ayrı bir karar verilir.

Afbeelding met Modeaccessoire, persoon, Sieraden, ring Automatisch gegenereerde beschrijving

Ek bilgi:
Boşanma davasının nerede açılacağı, çiftin ikamet ettiği ülkenin hukuk sistemine bağlıdır. Ancak, bu kararın Türkiye’de tanınması için ek prosedürler gerekecektir.

Türkiye’de yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi için bir dava açılması gereklidir. Bu süreçte kararın, Türkiye’nin kamu düzenine aykırı olmaması şartı aranır.

Velayet davalarında çocukların menfaati ön planda tutulur ve bu tür davalarda uzman bir avukattan yardım almak faydalı olacaktır.

Evlilik süresince edinilen malların paylaşımı Türk Medeni Kanunu’na göre düzenlenir. Ancak, malların tespiti ve ispatı konusunda detaylı belge sunulması gerekebilir.

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, boşanma işlemlerinin Türkiye’de tanınması için konsolosluklardan yardım alabilirler.

Bu süreçlerde hukuki destek almak önemlidir, bu yüzden bir avukatla çalışmanız tavsiye edilir.

NL
Notaris L.P. v.d. Blinklaan 20
3232 EK Brielle
Tel: +31 181 416 177
info@seperscs.nl

TR
Moda Cad. Damacı sok. Dama
apt.3 34710 Kadıköy Istanbul TR
+90 532 7183217
info@seperscs.nl

Sepersler ile yapılan TV mülakatını takip etmek içim Hollandaca haberin altındaki linke tıklayınız.
Hollandaca haberden sonra KANDEMİR HUKUK BÜROSU’nun geniş açıklaması var:
*********************************************************************************

SEPERS ADVOCATENKANTOOR LEGT UIT WAT ER IN TURKIJE MOET GEBEUREN NA EEN ECHTSCHEIDING IN HET BUITENLAND.

Henk Sepers, zoon van ‘Mama’, die 60 jaar geleden Turks pension houders verzorgde, leerde Turks en leefde als een Turk voordat hij als advocaat jarenlang diensten verleende aan Turken.

Vijf jaar geleden verloren we Henk Sepers. Zijn dochter Esmeralda, die oplossingen vindt voor juridische kwesties tussen Turkije en Nederland en tevens gespecialiseerd is in vastgoed, zet een deel van de praktijk voort in de samenwerking “Sepers c.s.”.

Geschreven door İlhan KARAÇAY:

De onderstaande tekst had eigenlijk als twee aparte nieuwsartikelen moeten worden beoordeeld, maar vanwege de verwevenheid van de onderwerpen en het ontstaan van een verband, wordt het in hetzelfde artikel behandeld. Een van de hoofdrolspelers van het artikel is Henk Sepers, die in mijn nieuwsarchief kwam, niet vanwege wat hij later deed, maar vanwege zijn eerste leven.

Afbeelding met overdekt, muur, meubels, interieurontwerp Automatisch gegenereerde beschrijving
In de eerste jaren dat Turken naar Nederland kwamen, verbleven ze in primitieve kamers met stapelbedden. Mevrouw Sepers, de ‘Mama’ van de Turken, stelde hen schone kamers met veel bedden ter beschikking.

Het nieuws betrof een dame die Turks pensionhouders verzorgde en door Turken ‘Mama’ werd genoemd, en haar zoon. In Nederland, waar naast een hoop racisten ook enkele tolerante antiracisten waren, werden de zoon en kleindochter van deze dame, bekend als ‘Mama’, de helden van mijn nieuwsbericht.

Hieronder presenteer ik u eerst de paragrafen over de Sepers en daarna de uitleg over de echtscheiding:

HENK SEPERS Afbeelding met tekst, kleding, Menselijk gezicht, person Automatisch gegenereerde beschrijvingHenk Sepers, samen met zijn vrouw op de vastgoedbeurs.

Henk, die in het pension van zijn moeder met Turken in contact kwam en Turks leerde, ging door met het verlenen van diensten aan Turken als advocaat, een beroep dat hij tijdens zijn opleiding had gekozen. Henk Sepers, geboren op 11-05-1943, studeerde rechten aan de Erasmus Universiteit Rotterdam en werkte daarnaast als Turks tolk/beëdigd tolk bij het Ministerie van Justitie en het Ministerie van Buitenlandse Zaken. Na beëdiging als advocaat in 1977 combineerde hij zijn beroep met zijn kennis van Turkije. Henk Sepers werkte acht jaar als rechter-plaatsvervanger bij de rechtbank in Rotterdam en ook als rechter-plaatsvervanger bij de kantongerechten in Brielle en Sommelsdijk. Zijn specialismen omvatten het Turkse rechtssysteem, (internationaal) ondernemingsrecht, internationaal privaatrecht, handelsrecht en eigendomsrecht. Jarenlang schreef hij een column voor de gerespecteerde krant “DÜNYA”. Meer dan 40 jaar stond hij geregistreerd als advocaat bij de orde van advocaten.

ADVOCATENKANTOOR

Sepers advocatenkantoor werd opgericht in 1977 en had een breed scala aan juridische kennis en ervaring. Op het kantoor was een diepgaande kennis aanwezig van het Nederlandse recht en ook jarenlange ervaring in het Turkse recht. Sinds 1985 heeft het kantoor een vestiging in Istanbul, waar een belangrijk deel van de juridische activiteiten wordt uitgevoerd. Henk Sepers was in Turkije actief als (juridisch) adviseur in Nederland was hij advocaat. Het advocatenkantoor Sepers werkte daarom jarenlang nauw samen met diverse deskundige en eerlijke advocaten in Turkije, zorgvuldig geselecteerd door Sepers en zijn team. Later werd Henk Sepers ondersteund door Mert Himmetoğlu, een medewerker en contactpersoon uit Turkije, die uiteindelijk zijn rechterhand voor de Turkije praktijk zou worden. Henk Sepers overleed echter op 27 juni 2019 in Brielle, Nederland, na een ziekbed van 10 maanden.

ESMERALDA

Afbeelding met persoon, Menselijk gezicht, overdekt, glimlach Automatisch gegenereerde beschrijving
Mert Himmetoğlu met zijn compagnon Esmeralda Sepers.

Esmeralda, een turkoloog met een sterke juridische achtergrond (Leiden Universiteit en Erasmus Universiteit Rotterdam), is adviseur en mediator. In 1995 richtte ze Pontes International op, het eerste bedrijf dat zich richtte op het verlenen van diensten aan Nederlandse kleine en middelgrote ondernemingen die in Turkije investeren. Sinds 2001 bemiddelt ze via het bedrijf Esmare Turkey bij de aan- en verkoop van onroerend goed in Turkije. Op verzoek van advocatenkantoor Sepers is door haar veel onderzoek gedaan en zijn in samenwerking met het kantoor passende oplossingen geboden aan cliënten op het gebied van vastgoed, erfrecht en incasso. Ook heeft Esmeralda nog altijd haar passie voor het ondersteunen van kleine en middelgrote ondernemingen in Turkije. Esmeralda, de dochter van wijlen Sepers, volgde de weg van haar vader en studeerde rechten. Tijdens de gezondheid van haar vader begon Esmeralda als specialist in vastgoed aan- en verkoopdiensten te verlenen in de kantoren in Turkije. Na de dood van haar vader is zij, mede naar wens van haar vader, het partnerschap aangegaan met Mert Himmetoğlu onder de naam Sepers c.s.. in de bestaande kantoren in Brielle en Istanbul.

MERT HİMMETOĞLU

Mert, geboren in Istanbul, begon in 1993 als tolk bij Sepers advocatenkantoor. Himmetoğlu ontwikkelde zich tot een zeer ervaren en veelzijdig adviseur. Gedurende bijna 30 jaar dat hij bij het kantoor werkte, was hij altijd een belangrijke brug tussen de activiteiten in Nederland en Turkije. Himmetoğlu bood advies en ondersteuning aan cliënten met vragen over Turkije en Turks recht, gaf directe opdrachten aan Turkse advocaten, juristen en/of accountants, en zorgde in continue overleg en nauwe samenwerking met Henk Sepers voor de voortgang van alle lopende zaken in Turkije. Vanaf begin november 2019 hebben Mert Himmetoğlu en Esmeralda Sepers een partnerschap opgericht onder de naam ‘Sepers c.s.’. We werken nauw samen met diverse deskundigen en eerlijke advocaten in Turkije. De partners van Sepers c.s. zijn op de hoogte van de laatste wijzigingen en updates in de Turkse wetgeving. Omdat we zowel de Nederlandse als Turkse taal uitstekend beheersen, kunnen we indien nodig effectief en soepel communiceren namens onze cliënten. We delen onze kennis en ervaring. Sepers c.s. publiceert regelmatig artikelen in verschillende tijdschriften en digitale media. Actuele onderwerpen worden onder de aandacht van geïnteresseerden gebracht in onze nieuwsbrieven. De achtergronden van de wetgeving in Turkije, wetsvoorstellen in Turkije en ook praktische informatie, toepasselijk op het bedrijfsleven en mensgericht, worden als belangrijke uitgangspunten beschouwd.

Afbeelding met Graphics, clipart, symbool, grafische vormgeving Automatisch gegenereerde beschrijvingDBA Turkey Lid
Dutch Business Association Turkey, een breed en gekwalificeerd netwerk van professionele managers met een band met Nederland, heeft een duidelijke missie: het bevorderen van langdurige handelsrelaties tussen Nederland en Turkije. Esmeralda Sepers maakt sinds maart 2023 officieel deel uit van de auditing board.

EN HIER IS DE ECHTSCHEIDINGSVERKLARING

Afbeelding met tekst, hemel, oriëntatiepunt, gebouw Automatisch gegenereerde beschrijving

Een zeer belangrijke verduidelijkende verklaring is afkomstig van het juridisch advies kantoor van Esmeralda Sepers en Mert Himmetoğlu. In deze verklaring wordt informatie verstrekt over echtparen die in het buitenland zijn gescheiden.

Hier is de boodschap:

WAT TE DOEN NA EEN ECHTSCHEIDING IN HET BUITENLAND

Bent u getrouwd met een Turkse partner?
Wil hij/zij scheiden of bent u dit van plan ?
Woon je daarnaast als Nederlander in het buitenland (EXPAT) samen met je partner?
In dit geval zijn de regels van het internationaal privaatrecht van toepassing.

Waar moet de procedure worden gestart?
Stel dat jullie allebei in het buitenland wonen (minstens buiten Nederland of Turkije als expat), dan kan de echtscheidingsprocedure worden gestart in het land waar je woont.

In dat geval zal de scheiding volgens de regels van dat land plaatsvinden. Echter, wanneer de echtscheidingsbeslissing in het land waar je woont wordt gegeven, is het afhankelijk van de regels van het internationaal privaatrecht of deze beslissing in Turkije wordt erkend.

Als je u na 2002 bent getrouwd, wordt u volgens het Turkse recht geacht gehuwd te zijn in gemeenschap van goederen. In dat geval moeten de activa volgens het Turkse recht worden verdeeld.

Volgens het Turkse recht moeten de tijdens het huwelijk verworven activa worden gedeeld. Goederen die door erfenis zijn verkregen, worden van deze verdeling uitgesloten. Erfenis is persoonlijk, ongeacht of men getrouwd is of niet.

Als u met een Turkse burger bent getrouwd (of zelf een Turkse burger bent), kan het huwelijk in Turkije geregistreerd zijn. Een in het buitenland gegeven echtscheidingsbeslissing is niet automatisch geldig in Turkije. Volgens de Turkse wet blijft u getrouwd als u geen actie onderneemt.

Als u in Nederland woont, kunt u de echtscheiding via het Turkse consulaat laten registreren. Meer informatie hierover vindt u hier. De situatie is anders voor expats.

Als u bijvoorbeeld in het Midden-Oosten woont, wordt een beslissing uit die regio niet in Turkije erkend. In dat geval moet u actie ondernemen in Turkije. Elementen die naast de echtscheiding moeten worden geregeld, zoals alimentatie, vermogensverdeling, voogdij over kinderen, moeten in dat geval aan de Turkse rechtbank worden voorgelegd.

Zoals hierboven vermeld, wordt u, als u na 2002 bent getrouwd, volgens het Turkse recht automatisch geacht gehuwd te zijn in gemeenschap van goederen. Als u documenten heeft die de activa aantonen, zal dit uw bewijspositie versterken. Denk aan kopieën van eigendomsbewijzen, bankafschriften, overeenkomsten.

Kinderen worden in Turkije meestal aan de moeder toegewezen, vooral als kan worden aangetoond dat zij het grootste deel van de zorg voor het kind op zich neemt. Er zijn echter ook uitspraken waarbij de kinderen aan de vader worden toegewezen. Dergelijke zaken zijn altijd zeer persoonlijk en voor elke situatie wordt een aparte beslissing genomen.

Afbeelding met Modeaccessoire, persoon, Sieraden, ring Automatisch gegenereerde beschrijving

Aanvullende informatie:

De locatie waar de echtscheidingszaak wordt ingediend, is afhankelijk van het rechtsstelsel van het land waar het echtpaar woont. Echter, aanvullende procedures zullen vereist zijn om deze beslissing in Turkije te laten erkennen.

In Turkije is het noodzakelijk om een rechtszaak aan te spannen voor de erkenning en tenuitvoerlegging van buitenlandse rechterlijke uitspraken. In dit proces is vereist dat de beslissing niet in strijd is met de openbare orde van Turkije.

In voogdijzaken staan de belangen van de kinderen voorop, en het zal nuttig zijn om in dergelijke gevallen hulp te zoeken bij een gespecialiseerde advocaat.

De verdeling van eigendommen die tijdens het huwelijk zijn verkregen, wordt geregeld volgens het Turkse Burgerlijk Wetboek. Echter, gedetailleerde documentatie kan vereist zijn voor de vaststelling en het bewijs van de eigendommen.

Turkse burgers die in het buitenland wonen, kunnen bij de consulaten hulp zoeken voor de erkenning van hun echtscheidingsprocedures in Turkije.

Het is belangrijk om juridische ondersteuning te krijgen in deze processen, daarom wordt het aanbevolen om samen te werken met een gespecialiseerde juridisch adviseur.

NL
Notaris L.P. v.d. Blinklaan 20
3232 EK Brielle
Tel: +31 181 416 177
info@seperscs.nl

TR
Moda Cad. Damacı sok. Dama
apt.3 34710 Kadıköy Istanbul TR
+90 532 7183217
info@seperscs.nl

Sepersler ile yapılan mülakatı takip etmek içim için aşağıdaki linki tıklayınız
https://www.youtube.com/watch?v=lCXh9CQBW_sb NB LINK WERKT NIET

*******************************************************************************

VAKTİ OLANLAR VE İHTİYAÇ HİSSEDECEK OLANLAR İÇİN, KANDEMİR HUKUK BÜROSUNUN AYNI KONUYLA İLGİLİ GENİŞ AÇIKLAMASINI AŞAĞIDA SİZLERE SUNUYORUM:

Yurtdışında (Almanya, Fransa, Hollanda, isvicre vd.) Boşanmanın Türkiye'de Sayılması, Tanıma ve Tenfiz Davası, 2024, 2025

KANDEMİR HUKUK BÜROSUNUN BİLGİLENDİRMESİ

Yurtdışında Alınan Boşanma Kararının Türkiye’de Geçerliliği

Yurtdışında alınan boşanma kararı, Türkiye’de geçerli değildir. Bu durumu düzeltmek için bazı hukuki işlemler yapmak gereklidir. Bu işlemler ile ilgili detaylı bilgiye yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Boşanma Kararının Türkiye’de Geçerli Olması İçin Gerekli İşlemler

Yurtdışında alınan boşanma kararının Türkiye’de geçerli olabilmesi için, belirli hukuki işlemlerin tamamlanması gerekmektedir. Eğer eşler birlikte başvuru yapamıyorsa, bulunduğunuz ülkenin mahkemesinde alınan boşanma kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi için Türkiye’de bir mahkemeye başvurmak zorunludur. Bu süreçte bir avukattan yardım almak önemlidir.

Eşlerin Birlikte Başvuru Durumu

Eğer eşler birlikte başvuru yapabiliyorsa, Türkiye’de dava açma zorunluluğu ortadan kalkar. Türkiye’de ikamet etmeyen veya yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları, boşanma kararını konsolosluklara veya yetkili nüfus dairelerine başvurarak resmi kayıtlara geçirebilirler. Bu durum sadece boşanma işleminin gerçekleşmesi durumlarında gerçekleşir.

Çocukların velayeti, mal paylaşımı, nafaka vb. konular için tenfiz davası açılması gerekmektedir. Örneğin; Almanya’da bulunan eşler, Türkiye’de de boşanma talebinde bulunması gerekecektir. Bu işlemler için Türkiye’de bulunma zorunluluğu olmamakla birlikte Yurtdışından Türkiye’deki avukata vekalet verme işlemlerinden sonra avukatınız bu davaları sizin adınıza tamamlayacaktır.

Eşlerin Birlikte Başvurmama Durumu

Boşanma sürecinde, kırgınlıklar ve duygusal nedenlerle imza atma isteksizliği sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ancak, Türkiye’de tanıma ve tenfiz davası açarak, eski eşinizin imza atmaması durumunda dahi boşanma kararınızı geçerli hale getirebilirsiniz.

Eski eşinizin konsolosluğa gitmemesi veya imza atmaması durumunda, Türkiye’de tanıma ve tenfiz davası açabilirsiniz. Tanıma ve tenfiz davası, duygusal engellerle karşılaşıldığında dahi boşanma kararını geçerli hale getirmenin etkili bir yolunu sunar. Hukuki prosedürlerin doğru takip edilmesiyle, Türkiye’de yabancı mahkeme kararınızı başarıyla uygulayabilirsiniz. Bu dava, yabancı mahkemeden alınmış boşanma kararının Türkiye’de geçerli olmasını sağlar. Bu süreç için Türkiye’ye fiziki olarak gelmenize gerek yoktur.

Bu hukuki süreçte uzman bir avukatın rehberliği önemlidir. Vekaletname ve gerekli belgelerle birlikte başvurunuzu yapabilir, sürecin etkili bir şekilde ilerlemesini sağlayabilirsiniz.

Boşanılan Eş Türk Vatandaşı Değilse (Tek Başına Başvuru)

Boşanılan eş Türk vatandaşı değilse, Türk vatandaşları yurtdışında mahkeme kararıyla boşanmışlarsa ve Türkiye’de tanımak istiyorlarsa, konsolosluklara veya Türkiye’deki yetkili nüfus dairelerine başvurarak gerekli belgelerle nüfusa kayıt işlemlerini yapabilirler. Ancak, belirli şartları yerine getirmeleri gerekmektedir. Örneğin; İsviçre’de bulunan bir Türk vatandaşı, İsviçreli birinden boşanması durumunda, Türkiye’de boşanmanın tanınması ve tenfiz davası ile çözebilecektir.

Tanıma ve Tenfiz Davası Nedir?

Yabancı bir mahkeme kararının kesin hüküm niteliğinin; Türkiye’de geçerli olması, uluslararası hukuk çerçevesinde tanınması ve Türkiye’de resmi olarak kabul edilmesi anlamına gelir.

Tanıma Tenfiz Davalarında Gereken Belgeler

Tanıma tenfiz davalarında kullanılacak belgeler şunlardır:

  • Avukat vekaletnamesi

  • Bulunduğunuz ülke mahkemesi boşanma kararı (kesinleşme şerhi içermelidir)

  • Apostille şerhi

  • Türkçe’ye noter veya Türk konsolosluğu tarafından onaylanmış tercümeler

Tanıma Tenfiz Davalarının İlerleyişi ve Kontrol Edilen Konular

Türkiye’de tanıma ve tenfiz davalarında Türk mahkemeleri, Yurtdışı mahkemesi kararının Türk kamu düzenine uygunluğunu, tebligat ve savunma hakkını, kesinleşme şerhi ve belgelerin doğruluğunu kontrol eder. Türk mahkemesi, Yurtdışı mahkemesi kararını değerlendirmez, ancak belirtilen konular üzerinde kontrol yapar.

Sonuç olarak, tanıma tenfiz davalarında eksiksiz ve doğru belgelerin sunulması önemlidir. Türk mahkemesi, bu belgelere dayanarak Alman mahkemesinden alınan boşanma kararını Türkiye’de tanır ve tenfiz eder. Ancak, yasal değişiklikler olabileceği için en güncel bilgileri almak için ilgili konsolosluk veya büyükelçilik ile iletişime geçmek veya uzman bir hukuk danışmanından yardım almak önemlidir.

Yurtdışında Boşanma Sonrası Türkiye’deki Çocukların Velayeti Konusu

Velayet, boşanma veya ayrılık durumlarında çocuğun denetim ve gözetimini belirleyen hukuki bir kavramdır. Farklı ülkelerdeki hukuk sistemleri, velayet konusunda çeşitli uygulamalara sahiptir. Bu makalede, Türk ve Alman Hukuku’ndaki velayet uygulamaları karşılaştırılacaktır.

Türk Hukuku’nda Velayet

Türk Hukuku’na göre, velayet yalnızca Türk Medeni Kanunu md. 336/2 uyarınca anne veya babaya verilebilir. Velayet, kan bağı bulunmayan kişilere verilemez ve vesayet kurumu devreye girebilir. Türkiye’de çocuğun velayeti, sadece anne veya babaya aittir.

Alman Hukuku’nda Velayet

Alman Hukuku, Türk Hukuku’ndan farklı olarak, velayeti boşanma sonrasında anne ve babaya ortak verebilme esnekliğine sahiptir. Ayrıca, anne veya babaya verilemediği durumlarda, kan bağı bulunan yakınlarına da velayet verilebilir. Bu durum, Türk vatandaşlarının sıkça yaşadığı Almanya’da yaygın bir uygulamadır.

Yabancı Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi

Türkiye’de tanıma veya tenfiz kararı, yabancı mahkeme kararının Türk kanunlarına ve kamu düzenine uygun olduğu durumlarda verilebilir. Ancak Türk Hukuku’na göre, yalnızca anne veya babaya verilebilecek olan velayet, yabancı mahkeme kararlarında farklılık gösteriyorsa sorunlar ortaya çıkabilir.

Türk Yüksek Mahkemeleri, velayetin yalnızca anne veya babaya verilebileceği ilkesini vurgulamaktadır. Dolayısıyla, yabancı mahkeme kararlarında ortak velayet veya başka kişilere velayet verilmişse, tanıma veya tenfiz işlemi sıkıntıya girebilir.

Yabancı mahkeme kararı ile velayetin Türkiye’de tanınması ve tenfizi, Türk Hukuku’nun prensipleriyle uyumsuzsa, yeni bir velayet veya vesayet davası açılarak sorun çözülebilir. Türk ve Alman Hukuku arasındaki bu temel farklılıklar, uluslararası velayet davalarında dikkate alınmalı ve hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Yurtdışında Boşanma Sonrası Türkiye’deki Malların Durumu (Mal Rejimi Tasfiyesi)

Mal rejimi, evlilikle doğrudan ilişkilidir ve evliliğin sona ermesiyle birlikte tasfiye edilebilir. Bu tasfiye, boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle başlar. Ancak, bu süreçte evlilik içinde edinilen malların satılması durumunda, bu gelirler mal rejemi tasfiyesine dahil edilebilir.

Yabancı mahkeme kararı ile boşanan bireylerin, Türk mahkemelerinde tenfiz kararlarını ve kesinleşme tarihlerini gözden geçirerek mal rejimine ilişkin dava açma haklarını kontrol etmeleri önemlidir:

  1. Yabancı mahkeme kararı verildikten sonra Türk mahkemelerince tenfiz işlemi başlatılmalıdır.

  2. Mal rejimi tasfiyesine ilişkin davalarda zamanaşımı süresi 10 yıldır ve boşanma kararının kesinleştiği tarih itibariyle başlar.

  3. İçtihat değişikliği göz önüne alındığında, tenfiz işlemi zamanında başlatılmalı ve mal rejimi tasfiyesi için zamanaşımı süresi kontrol edilmelidir.

Yurtdışında Boşanma Sonrası Türkiye’de Nafaka Talebi

Yurtdışında gerçekleşen bir boşanma davasında, nafaka talebinde bulunmak isteyen tarafın, öncelikle eşinin yurt dışındaki gelir durumunu ve ihtiyaçlarını araştırması gerekmektedir.

Yurtdışında Olan Eşin Gelir Durumu ve Nafaka Talebi

Boşanma durumunda nafaka talebi için yurtdışında olan eşin gelir durumu büyük bir öneme sahiptir. Mahkemeye sunulacak bu bilgiler, nafaka miktarının belirlenmesinde etkili olacaktır. Eşin yurtdışındaki geliri, ihtiyaçları ve yaşam standartları, nafaka talebinin adil bir şekilde değerlendirilmesinde temel unsurlardır.

Yurtdışındaki eşin gelir durumunu araştırmak, mahkemeye sunulacak belgelerle desteklenmelidir. Eşin çalıştığı kurumdan alınacak belgeler, maaş bordroları, banka hesap özetleri gibi finansal dokümanlar, nafaka talebinin güçlü bir temel üzerine oturtulmasını sağlayacaktır.

Avukat Yardımı ve Nafaka Talebinin Doğru Belirlenmesi

Nafaka talebinin doğru bir şekilde belirlenmesi için bir avukattan yardım almak önemlidir. Avukat, müvekkilinin durumunu değerlendirerek uygun bir strateji oluşturacak ve mahkemede etkili bir savunma sunacaktır.

Aşağıda kaleme alacağım yazı, aslında iki ayrı haber niteliğinde değerlendirilmeliydi ama, konunun iç içe oluşu ve bir bağ oluşumu ile, aynı haberde değerlendiriliyor.
Yazının kahramanlarından biri olan Henk Sepers, sonradan yaptıkları ile değil, başlangıçtaki yaşamı ile benim haber arşivime girmişti.

Afbeelding met overdekt, muur, meubels, interieurontwerp Automatisch gegenereerde beschrijvingTürkler Hollanda’ya geldikleri ilk yıllarda, ranzalı ilkel odalarda barınıyorlardı. Türkler’in ‘Mama’sı bayan Sepers ise onlara, çok yataklı da olsa temiz odalar tahsis ediyordu.

Haber, Türklere pansiyonerlik yapan ve Türkler tarafından ‘Mama’ olarak anılan bir hanımefendiye ve onun oğluna aitti. Bir yığın ırkçının yanısıra, birkaç hoşgörülü ırkçı karşıtının da bulunduğu Hollanda’da, ‘Mama’ olarak anılan bu hanımefendinin oğlu ve torunu, şimdiki haberimin kahramanları oldular.

Sizlere önce Sepersler hakkındaki satırları daha sonra da boşanma konusundaki açıklamayı sunuyorum:

HENK SEPERS

Afbeelding met tekst, kleding, Menselijk gezicht, person Automatisch gegenereerde beschrijvingHenk Sepers, Emlak Fuarı’nda eşi ile birlikte eşi ile birlikte

Annesinin işlettiği pansiyonda, Türkler ile kaynaşan ve Türkçeyi öğrenen oğul Henk, eğitiminde seçtiği avukatlık ile Türklere hizmeti devam ettirmişti.

11-05-1943 doğumlu olan Henk Sepers, Rotterdam’da Erasmus Üniversitesi’ndeki hukuk eğitimi yanı sıra Adalet ve Dışişleri Bakanlığı’nda Türkçe tercüman/yeminli tercüman olarak faaliyet gösterdi.
1977 yılında avukat olarak yemin ettikten sonra mesleğini Türkiye bilgisiyle birleştirdi. Henk Sepers, sekiz yıl boyunca Rotterdam’daki bölge mahkemesinde hakim yardımcısı olarak görev yaptı, ayrıca Brielle ve Sommelsdijk’te alt bölge mahkemesi hakimi yardımcısı olarak görev yaptı. Uzmanlık alanı Türk hukuk sistemi, (uluslararası) şirketler hukuku, uluslararası özel hukuk, ticaret hukuku ve mülkiyet hukukunu içermekteydi.
Sepers, benim yönettiğim AVRUPA DÜNYA gazetesine yıllarca makaleler yazdı ve 40 yıldan fazla süre Hollanda Barolar Birliğinde avukat olarak kayıtlı kaldı.

HUKUK BÜROSU
Sepers hukuk bürosu 1977’de kuruldu ve geniş bir hukuki bilgi ve deneyim yelpazesine sahipti. Sepers Hukuk Bürosu, Hollanda hukukuna ilişkin derinlemesine bilgi birikiminin yanı sıra, Türk hukukunda da uzun yıllara dayanan deneyime sahipti. 1985 yılından bu yana hukuki faaliyetlerin önemli bir kısmının yürütüldüğü İstanbul’da da, bir şubesi bulunmaktadır. Henk Sepers, Türkiye’de Hollandalı bir avukat olarak, ancak (hukuki) danışmanlık rolünü üstlenebilirdi. Hukuk firması Sepers bu nedenle yıllardır Türkiye’de kendisinin belirlediği çalışma sistem ve düzenine uygun kriterlere sahip çeşitli uzman ve dürüst avukatlarla yakın işbirliği içinde çalışmıştır.
Henk Sepers daha sonra, Türkiye’den irtibatlı olduğu Mert Himmetoğlu ile çalışmaya başladı. Henk’in yanında yıllarca çalışan Mert, özellikle Türkiye ile alakalı dosyalarda kendisinin sağ kolu durumuna gelmiştir.
Ne var ki Henk Sepers, 27 Haziran 2019’da Hollanda’nın Brielle kentinde hasta yatağında hayatını kaybetti.

ESMERALDA

Afbeelding met persoon, Menselijk gezicht, overdekt, glimlach Automatisch gegenereerde beschrijving
Mert Himmetoğlu, ortağı Esmeralda Sepers ile

Esmeralda, sağlam bir hukuk geçmişine sahip bir Türkolog, danışman ve arabulucudur. (Leiden Üniversitesi ve Erasmus Üniversitesi Rotterdam).
1995 yılında, Türkiye’ye yatırım yapan Hollanda Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerine hizmet vermeyi merkezine alan ilk şirketi Pontes International’ı kurdu.

2001 yılından itibaren Esmare Turkey şirketi aracılığıyla Türkiye’de gayrimenkul alım ve satımında aracılık yapmaktadır. Sepers Hukuk Bürosu’nun talebi ve yönlendirmesi ile birçok araştırma yapılmış ve müvekkillere gayrimenkul, miras hukuku ve tahsilat alanlarında, hukuk bürosu ile ortak uygun çözümler sunulmuştur.

Türkiye’deki Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri destekleme tutkusunu halen sürdürmektedir.
Rahmetli Sepers’in kızı Esmeralda da babasının yolundan gitti ve hukuk okudu. Babasının sağlığında, Türkiye’deki bürolarında emlak alım satım işlerinde uzman olarak hizmet vermeye başlayan Esmeralda, babasının ölümünden sonra babasının da isteği doğrultusunda Mert Himmetoğlu ile ortak ‘Sepers c.s.’ firmasını kurmuş, Brielle’deki ofis adresinde iş hayatını sürdürüyor.

MERT HİMMETOĞLU

İstanbul doğumlu olan Mert, 1993 yılında Sepers hukuk bürosunda tercüman olarak çalışmaya başladı. Himmetoğlu çok deneyimli ve çok yönlü bir danışman olarak gelişti. Neredeyse 30 yıl boyunca büroda çalıştığı süre boyunca, her zaman Hollanda ve Türkiye faaliyetleri arasında çok önemli bir köprü oldu.

Himmetoğlu, müvekkillerin Türkiye ve Türk hukuku ile ilgili sorularında danışmanlık ve destek sağladı, Türk avukatlara, hukukçulara ve/veya muhasebecilere doğrudan görevler verdi ve Türkiye’deki tüm devam eden işlerin takibini, Henk’in liderliğinde ve kontrolünde sağladı.

2019 yılı Kasım ayının başından itibaren Mert Himmetoğlu ve Esmeralda Sepers, ‘Sepers c.s.’ adıyla bir ortaklık kurdular.

Türkiye’deki çeşitli uzmanlar ve dürüst avukatlarla yakın işbirliği içindeyiz. Sepers c.s. ortakları, Türk mevzuatındaki son değişiklikler ve güncellemeler hakkında bilgilidir. Hem Türkçe hem de Hollandaca dilini sözlü ve yazılı olarak mükemmel bir şekilde bildiğimiz için, gerekli olduğunda müvekkillerimiz adına sorunsuz ve etkili bir şekilde konuşabiliyoruz.

Bilgi ve tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Sepers c.s., çeşitli dergilerde ve dijital medyada düzenli olarak makaleler yayınlamaktadır. Güncel konular, ilgi duyanların dikkatine bültenlerimizde sunulmaktadır.

Türkiye’deki mevzuatın arka planları, Türkiye’deki yasa tasarıları ve ayrıca pratik bilgiler, iş dünyası ve insan odaklı uygulanabilirlik önemli bir başlangıç noktası olarak tanımlanmaktadır.

Afbeelding met Graphics, clipart, symbool, grafische vormgeving Automatisch gegenereerde beschrijvingDBA Turkey Üyesi

Dutch Business Association Turkey, Hollanda ile bağı olan profesyonel yöneticilere sahip geniş ve nitelikli bir ağdır. Tek bir net misyonu vardır: Hollanda ve Türkiye arasında uzun vadeli ticari ilişkilerin teşvik edilmesi. Esmeralda aynı zamanda bu derneğin Denetleme Kurulu üyesidir.

…VE İŞTE O BOŞANMA AÇIKLAMASI

Afbeelding met tekst, hemel, oriëntatiepunt, gebouw Automatisch gegenereerde beschrijving

Esmeralda Sepers ile Mert Himmetoğlu’nun Hukuki Danışmanlık Bürosu’ndan çok önemli bir aydınlatıcı açıklama geldi.
Bu açıklamada, yurtdışında boşanan çiftler hakkında bilgi veriliyor.

İşte o açıklama:

YURT DIŞINDA BOŞANMA SONRASI YAPILMASI GEREKENLER

Türk vatandaşı olan bir partnerle mi evlisiniz?
O mu boşanmak istiyor yoksa siz mi bu isteği taşıyorsunuz?
Ayrıca Hollanda vatandaşı olarak yurt dışında (EXPAT) partnerinizle mi yaşıyorsunuz?
Bu durumda Uluslararası Özel Hukuk kuralları geçerlidir.

Prosedüre nerede başlanır?

Diyelim ki her ikiniz de yurt dışında yaşıyorsunuz (en azından Hollanda veya Türkiye dışında bir gurbetçi olarak), bu durumda boşanma davası yaşadığınız ülkede başlatılabilir. Bu durumda, boşanma o ülkenin kurallarına göre gerçekleşecektir.

Ancak, boşanma kararı yaşadığınız ülkede verildiğinde, bu kararın Türkiye’de tanınıp tanınmayacağı Uluslararası Özel Hukuk kurallarına bağlı olacaktır.

2002’den sonra evlendiyseniz, Türk hukukuna göre edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında evli sayılırsınız. Bu durumda varlıklar Türk hukukuna uygun olarak bölünmelidir.

Türk hukukuna göre, evlilik süresince edinilen varlıklar paylaşılmalıdır. Miras yoluyla edinilen varlıklar bu paylaşımın dışında tutulur. Miras, kişinin evli olup olmadığına bakılmaksızın kişiye bağlıdır.

Bir Türk vatandaşıyla evliyseniz (ya da kendiniz Türk vatandaşıysanız), evlilik Türkiye’deki resmi kurumlarda kayıtlı olabilir. Yurtdışında verilen bir boşanma kararı Türkiye’de otomatik olarak geçerli olmaz. Türkiye’deki yasalara göre eğer herhangi bir işlem yapmazsanız evli kalırsınız.

Hollanda’da yaşıyorsanız, boşanmayı Türk konsolosluğu aracılığıyla kaydettirebilirsiniz. Bu konuda daha fazla bilgiyi burada bulabilirsiniz. Gurbetçi olarak durum farklıdır.

Örneğin Orta Doğu’da ikamet ediyorsanız, bu bölgeden alınan bir karar Türkiye’de tanınmayacaktır. Bu durumda Türkiye’de harekete geçmeniz gerekecektir. Nafaka, mal paylaşımı, çocukların velayeti gibi boşanmanın yanı sıra düzenlenmesi gereken unsurlar da bu durumda Türkiye’deki mahkemeye sunulacaktır.

Yukarıda belirtildiği gibi, 2002’den sonra evlendiyseniz, Türk hukukuna göre otomatik olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında evli sayılırsınız. Varlıkları gösteren belgeleriniz varsa, bu sizin kanıt pozisyonunuzu güçlendirecektir. Mülkiyet belgelerinin kopyaları, banka ekstreleri, anlaşmalar gibi belgeleri düşünün.

Çocuklar genellikle Türkiye’de anneye verilir, özellikle çocuğun bakımının büyük bir kısmını üstlendiği kanıtlanabiliyorsa. Ancak, çocukların babaya verildiği kararlar da bulunmaktadır. Bu tür konular her zaman çok kişiseldir ve her durum için ayrı bir karar verilir.

Afbeelding met Modeaccessoire, persoon, Sieraden, ring Automatisch gegenereerde beschrijving

Ek bilgi:
Boşanma davasının nerede açılacağı, çiftin ikamet ettiği ülkenin hukuk sistemine bağlıdır. Ancak, bu kararın Türkiye’de tanınması için ek prosedürler gerekecektir.

Türkiye’de yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi için bir dava açılması gereklidir. Bu süreçte kararın, Türkiye’nin kamu düzenine aykırı olmaması şartı aranır.

Velayet davalarında çocukların menfaati ön planda tutulur ve bu tür davalarda uzman bir avukattan yardım almak faydalı olacaktır.

Evlilik süresince edinilen malların paylaşımı Türk Medeni Kanunu’na göre düzenlenir. Ancak, malların tespiti ve ispatı konusunda detaylı belge sunulması gerekebilir.

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, boşanma işlemlerinin Türkiye’de tanınması için konsolosluklardan yardım alabilirler.

Bu süreçlerde hukuki destek almak önemlidir, bu yüzden bir avukatla çalışmanız tavsiye edilir.

NL

Notaris L.P. v.d. Blinklaan 20
3232 EK Brielle
Tel: +31 181 416 177

info@seperscs.nl

TR
Moda Cad. Damacı sok. Dama
apt.3 34710 Kadıköy Istanbul TR
+90 532 7183217
info@seperscs.nl

Sepersler ile yapılan TV mülakatını eHollandaca haberin altındaki linke tıklayarak seyredebilirsiniz.

 

Hollandaca haberden sonra KANDEMİR HUKUK BÜROSU’nun geniş açıklaması da var:
***********************************************************************************

SEPERS ADVOCATENKANTOOR LEGT UIT WAT ER IN TURKIJE MOET GEBEUREN NA EEN ECHTSCHEIDING IN HET BUITENLAND.

Henk Sepers, zoon van ‘Mama’, die 60 jaar geleden Turks pension houders verzorgde, leerde Turks en leefde als een Turk voordat hij als advocaat jarenlang diensten verleende aan Turken.

Vijf jaar geleden verloren we Henk Sepers. Zijn dochter Esmeralda, die oplossingen vindt voor juridische kwesties tussen Turkije en Nederland en tevens gespecialiseerd is in vastgoed, zet een deel van de praktijk voort in de samenwerking “Sepers c.s.”.

Geschreven door İlhan KARAÇAY:

De onderstaande tekst had eigenlijk als twee aparte nieuwsartikelen moeten worden beoordeeld, maar vanwege de verwevenheid van de onderwerpen en het ontstaan van een verband, wordt het in hetzelfde artikel behandeld. Een van de hoofdrolspelers van het artikel is Henk Sepers, die in mijn nieuwsarchief kwam, niet vanwege wat hij later deed, maar vanwege zijn eerste leven.

Afbeelding met overdekt, muur, meubels, interieurontwerp Automatisch gegenereerde beschrijving
In de eerste jaren dat Turken naar Nederland kwamen, verbleven ze in primitieve kamers met stapelbedden. Mevrouw Sepers, de ‘Mama’ van de Turken, stelde hen schone kamers met veel bedden ter beschikking.

Het nieuws betrof een dame die Turks pensionhouders verzorgde en door Turken ‘Mama’ werd genoemd, en haar zoon. In Nederland, waar naast een hoop racisten ook enkele tolerante antiracisten waren, werden de zoon en kleindochter van deze dame, bekend als ‘Mama’, de helden van mijn nieuwsbericht.

Hieronder presenteer ik u eerst de paragrafen over de Sepers en daarna de uitleg over de echtscheiding:

HENK SEPERS Afbeelding met tekst, kleding, Menselijk gezicht, person Automatisch gegenereerde beschrijvingHenk Sepers, samen met zijn vrouw op de vastgoedbeurs.

Henk, die in het pension van zijn moeder met Turken in contact kwam en Turks leerde, ging door met het verlenen van diensten aan Turken als advocaat, een beroep dat hij tijdens zijn opleiding had gekozen. Henk Sepers, geboren op 11-05-1943, studeerde rechten aan de Erasmus Universiteit Rotterdam en werkte daarnaast als Turks tolk/beëdigd tolk bij het Ministerie van Justitie en het Ministerie van Buitenlandse Zaken. Na beëdiging als advocaat in 1977 combineerde hij zijn beroep met zijn kennis van Turkije. Henk Sepers werkte acht jaar als rechter-plaatsvervanger bij de rechtbank in Rotterdam en ook als rechter-plaatsvervanger bij de kantongerechten in Brielle en Sommelsdijk. Zijn specialismen omvatten het Turkse rechtssysteem, (internationaal) ondernemingsrecht, internationaal privaatrecht, handelsrecht en eigendomsrecht. Jarenlang schreef hij een column voor de gerespecteerde krant “DÜNYA”. Meer dan 40 jaar stond hij geregistreerd als advocaat bij de orde van advocaten.

ADVOCATENKANTOOR

Sepers advocatenkantoor werd opgericht in 1977 en had een breed scala aan juridische kennis en ervaring. Op het kantoor was een diepgaande kennis aanwezig van het Nederlandse recht en ook jarenlange ervaring in het Turkse recht. Sinds 1985 heeft het kantoor een vestiging in Istanbul, waar een belangrijk deel van de juridische activiteiten wordt uitgevoerd. Henk Sepers was in Turkije actief als (juridisch) adviseur in Nederland was hij advocaat. Het advocatenkantoor Sepers werkte daarom jarenlang nauw samen met diverse deskundige en eerlijke advocaten in Turkije, zorgvuldig geselecteerd door Sepers en zijn team. Later werd Henk Sepers ondersteund door Mert Himmetoğlu, een medewerker en contactpersoon uit Turkije, die uiteindelijk zijn rechterhand voor de Turkije praktijk zou worden. Henk Sepers overleed echter op 27 juni 2019 in Brielle, Nederland, na een ziekbed van 10 maanden.

ESMERALDA

Afbeelding met persoon, Menselijk gezicht, overdekt, glimlach Automatisch gegenereerde beschrijving
Mert Himmetoğlu met zijn compagnon Esmeralda Sepers.

Esmeralda, een turkoloog met een sterke juridische achtergrond (Leiden Universiteit en Erasmus Universiteit Rotterdam), is adviseur en mediator. In 1995 richtte ze Pontes International op, het eerste bedrijf dat zich richtte op het verlenen van diensten aan Nederlandse kleine en middelgrote ondernemingen die in Turkije investeren. Sinds 2001 bemiddelt ze via het bedrijf Esmare Turkey bij de aan- en verkoop van onroerend goed in Turkije. Op verzoek van advocatenkantoor Sepers is door haar veel onderzoek gedaan en zijn in samenwerking met het kantoor passende oplossingen geboden aan cliënten op het gebied van vastgoed, erfrecht en incasso. Ook heeft Esmeralda nog altijd haar passie voor het ondersteunen van kleine en middelgrote ondernemingen in Turkije. Esmeralda, de dochter van wijlen Sepers, volgde de weg van haar vader en studeerde rechten. Tijdens de gezondheid van haar vader begon Esmeralda als specialist in vastgoed aan- en verkoopdiensten te verlenen in de kantoren in Turkije. Na de dood van haar vader is zij, mede naar wens van haar vader, het partnerschap aangegaan met Mert Himmetoğlu onder de naam Sepers c.s.. in de bestaande kantoren in Brielle en Istanbul.

MERT HİMMETOĞLU

Mert, geboren in Istanbul, begon in 1993 als tolk bij Sepers advocatenkantoor. Himmetoğlu ontwikkelde zich tot een zeer ervaren en veelzijdig adviseur. Gedurende bijna 30 jaar dat hij bij het kantoor werkte, was hij altijd een belangrijke brug tussen de activiteiten in Nederland en Turkije. Himmetoğlu bood advies en ondersteuning aan cliënten met vragen over Turkije en Turks recht, gaf directe opdrachten aan Turkse advocaten, juristen en/of accountants, en zorgde in continue overleg en nauwe samenwerking met Henk Sepers voor de voortgang van alle lopende zaken in Turkije. Vanaf begin november 2019 hebben Mert Himmetoğlu en Esmeralda Sepers een partnerschap opgericht onder de naam ‘Sepers c.s.’. We werken nauw samen met diverse deskundigen en eerlijke advocaten in Turkije. De partners van Sepers c.s. zijn op de hoogte van de laatste wijzigingen en updates in de Turkse wetgeving. Omdat we zowel de Nederlandse als Turkse taal uitstekend beheersen, kunnen we indien nodig effectief en soepel communiceren namens onze cliënten. We delen onze kennis en ervaring. Sepers c.s. publiceert regelmatig artikelen in verschillende tijdschriften en digitale media. Actuele onderwerpen worden onder de aandacht van geïnteresseerden gebracht in onze nieuwsbrieven. De achtergronden van de wetgeving in Turkije, wetsvoorstellen in Turkije en ook praktische informatie, toepasselijk op het bedrijfsleven en mensgericht, worden als belangrijke uitgangspunten beschouwd.

Afbeelding met Graphics, clipart, symbool, grafische vormgeving Automatisch gegenereerde beschrijvingDBA Turkey Lid
Dutch Business Association Turkey, een breed en gekwalificeerd netwerk van professionele managers met een band met Nederland, heeft een duidelijke missie: het bevorderen van langdurige handelsrelaties tussen Nederland en Turkije. Esmeralda Sepers maakt sinds maart 2023 officieel deel uit van de auditing board.

EN HIER IS DE ECHTSCHEIDINGSVERKLARING

Afbeelding met tekst, hemel, oriëntatiepunt, gebouw Automatisch gegenereerde beschrijving

Een zeer belangrijke verduidelijkende verklaring is afkomstig van het juridisch advies kantoor van Esmeralda Sepers en Mert Himmetoğlu. In deze verklaring wordt informatie verstrekt over echtparen die in het buitenland zijn gescheiden.

Hier is de boodschap:

WAT TE DOEN NA EEN ECHTSCHEIDING IN HET BUITENLAND

Bent u getrouwd met een Turkse partner?
Wil hij/zij scheiden of bent u dit van plan ?
Woon je daarnaast als Nederlander in het buitenland (EXPAT) samen met je partner?
In dit geval zijn de regels van het internationaal privaatrecht van toepassing.

Waar moet de procedure worden gestart?
Stel dat jullie allebei in het buitenland wonen (minstens buiten Nederland of Turkije als expat), dan kan de echtscheidingsprocedure worden gestart in het land waar je woont.

In dat geval zal de scheiding volgens de regels van dat land plaatsvinden. Echter, wanneer de echtscheidingsbeslissing in het land waar je woont wordt gegeven, is het afhankelijk van de regels van het internationaal privaatrecht of deze beslissing in Turkije wordt erkend.

Als je u na 2002 bent getrouwd, wordt u volgens het Turkse recht geacht gehuwd te zijn in gemeenschap van goederen. In dat geval moeten de activa volgens het Turkse recht worden verdeeld.

Volgens het Turkse recht moeten de tijdens het huwelijk verworven activa worden gedeeld. Goederen die door erfenis zijn verkregen, worden van deze verdeling uitgesloten. Erfenis is persoonlijk, ongeacht of men getrouwd is of niet.

Als u met een Turkse burger bent getrouwd (of zelf een Turkse burger bent), kan het huwelijk in Turkije geregistreerd zijn. Een in het buitenland gegeven echtscheidingsbeslissing is niet automatisch geldig in Turkije. Volgens de Turkse wet blijft u getrouwd als u geen actie onderneemt.

Als u in Nederland woont, kunt u de echtscheiding via het Turkse consulaat laten registreren. Meer informatie hierover vindt u hier. De situatie is anders voor expats.

Als u bijvoorbeeld in het Midden-Oosten woont, wordt een beslissing uit die regio niet in Turkije erkend. In dat geval moet u actie ondernemen in Turkije. Elementen die naast de echtscheiding moeten worden geregeld, zoals alimentatie, vermogensverdeling, voogdij over kinderen, moeten in dat geval aan de Turkse rechtbank worden voorgelegd.

Zoals hierboven vermeld, wordt u, als u na 2002 bent getrouwd, volgens het Turkse recht automatisch geacht gehuwd te zijn in gemeenschap van goederen. Als u documenten heeft die de activa aantonen, zal dit uw bewijspositie versterken. Denk aan kopieën van eigendomsbewijzen, bankafschriften, overeenkomsten.

Kinderen worden in Turkije meestal aan de moeder toegewezen, vooral als kan worden aangetoond dat zij het grootste deel van de zorg voor het kind op zich neemt. Er zijn echter ook uitspraken waarbij de kinderen aan de vader worden toegewezen. Dergelijke zaken zijn altijd zeer persoonlijk en voor elke situatie wordt een aparte beslissing genomen.

Afbeelding met Modeaccessoire, persoon, Sieraden, ring Automatisch gegenereerde beschrijving

Aanvullende informatie:

De locatie waar de echtscheidingszaak wordt ingediend, is afhankelijk van het rechtsstelsel van het land waar het echtpaar woont. Echter, aanvullende procedures zullen vereist zijn om deze beslissing in Turkije te laten erkennen.

In Turkije is het noodzakelijk om een rechtszaak aan te spannen voor de erkenning en tenuitvoerlegging van buitenlandse rechterlijke uitspraken. In dit proces is vereist dat de beslissing niet in strijd is met de openbare orde van Turkije.

In voogdijzaken staan de belangen van de kinderen voorop, en het zal nuttig zijn om in dergelijke gevallen hulp te zoeken bij een gespecialiseerde advocaat.

De verdeling van eigendommen die tijdens het huwelijk zijn verkregen, wordt geregeld volgens het Turkse Burgerlijk Wetboek. Echter, gedetailleerde documentatie kan vereist zijn voor de vaststelling en het bewijs van de eigendommen.

Turkse burgers die in het buitenland wonen, kunnen bij de consulaten hulp zoeken voor de erkenning van hun echtscheidingsprocedures in Turkije.

Het is belangrijk om juridische ondersteuning te krijgen in deze processen, daarom wordt het aanbevolen om samen te werken met een gespecialiseerde juridisch adviseur.

NL

Notaris L.P. v.d. Blinklaan 20
3232 EK Brielle
Tel: +31 181 416 177
info@seperscs.nl

TR
Moda Cad. Damacı sok. Dama
apt.3 34710 Kadıköy Istanbul TR
+90 532 7183217
info@seperscs.nl

Sepersler ile yapılan mülakatı takip etmek için aşağıdaki linki tıklayınız
https://www.youtube.com/watch?v=lCXh9CQBW_s

*******************************************************************************

VAKTİ OLANLAR VE İHTİYAÇ HİSSEDECEK OLANLAR İÇİN, KANDEMİR HUKUK BÜROSUNUN AYNI KONUYLA İLGİLİ GENİŞ AÇIKLAMASINI AŞAĞIDA SİZLERE SUNUYORUM:

Yurtdışında (Almanya, Fransa, Hollanda, isvicre vd.) Boşanmanın Türkiye'de Sayılması, Tanıma ve Tenfiz Davası, 2024, 2025

KANDEMİR HUKUK BÜROSUNUN BİLGİLENDİRMESİ

Yurtdışında Alınan Boşanma Kararının Türkiye’de Geçerliliği

Yurtdışında alınan boşanma kararı, Türkiye’de geçerli değildir. Bu durumu düzeltmek için bazı hukuki işlemler yapmak gereklidir. Bu işlemler ile ilgili detaylı bilgiye yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Boşanma Kararının Türkiye’de Geçerli Olması İçin Gerekli İşlemler

Yurtdışında alınan boşanma kararının Türkiye’de geçerli olabilmesi için, belirli hukuki işlemlerin tamamlanması gerekmektedir. Eğer eşler birlikte başvuru yapamıyorsa, bulunduğunuz ülkenin mahkemesinde alınan boşanma kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi için Türkiye’de bir mahkemeye başvurmak zorunludur. Bu süreçte bir avukattan yardım almak önemlidir.

Eşlerin Birlikte Başvuru Durumu

Eğer eşler birlikte başvuru yapabiliyorsa, Türkiye’de dava açma zorunluluğu ortadan kalkar. Türkiye’de ikamet etmeyen veya yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları, boşanma kararını konsolosluklara veya yetkili nüfus dairelerine başvurarak resmi kayıtlara geçirebilirler. Bu durum sadece boşanma işleminin gerçekleşmesi durumlarında gerçekleşir.

Çocukların velayeti, mal paylaşımı, nafaka vb. konular için tenfiz davası açılması gerekmektedir. Örneğin; Almanya’da bulunan eşler, Türkiye’de de boşanma talebinde bulunması gerekecektir. Bu işlemler için Türkiye’de bulunma zorunluluğu olmamakla birlikte Yurtdışından Türkiye’deki avukata vekalet verme işlemlerinden sonra avukatınız bu davaları sizin adınıza tamamlayacaktır.

Eşlerin Birlikte Başvurmama Durumu

Boşanma sürecinde, kırgınlıklar ve duygusal nedenlerle imza atma isteksizliği sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ancak, Türkiye’de tanıma ve tenfiz davası açarak, eski eşinizin imza atmaması durumunda dahi boşanma kararınızı geçerli hale getirebilirsiniz.

Eski eşinizin konsolosluğa gitmemesi veya imza atmaması durumunda, Türkiye’de tanıma ve tenfiz davası açabilirsiniz. Tanıma ve tenfiz davası, duygusal engellerle karşılaşıldığında dahi boşanma kararını geçerli hale getirmenin etkili bir yolunu sunar. Hukuki prosedürlerin doğru takip edilmesiyle, Türkiye’de yabancı mahkeme kararınızı başarıyla uygulayabilirsiniz. Bu dava, yabancı mahkemeden alınmış boşanma kararının Türkiye’de geçerli olmasını sağlar. Bu süreç için Türkiye’ye fiziki olarak gelmenize gerek yoktur.

Bu hukuki süreçte uzman bir avukatın rehberliği önemlidir. Vekaletname ve gerekli belgelerle birlikte başvurunuzu yapabilir, sürecin etkili bir şekilde ilerlemesini sağlayabilirsiniz.

Boşanılan Eş Türk Vatandaşı Değilse (Tek Başına Başvuru)

Boşanılan eş Türk vatandaşı değilse, Türk vatandaşları yurtdışında mahkeme kararıyla boşanmışlarsa ve Türkiye’de tanımak istiyorlarsa, konsolosluklara veya Türkiye’deki yetkili nüfus dairelerine başvurarak gerekli belgelerle nüfusa kayıt işlemlerini yapabilirler. Ancak, belirli şartları yerine getirmeleri gerekmektedir. Örneğin; İsviçre’de bulunan bir Türk vatandaşı, İsviçreli birinden boşanması durumunda, Türkiye’de boşanmanın tanınması ve tenfiz davası ile çözebilecektir.

Tanıma ve Tenfiz Davası Nedir?

Yabancı bir mahkeme kararının kesin hüküm niteliğinin; Türkiye’de geçerli olması, uluslararası hukuk çerçevesinde tanınması ve Türkiye’de resmi olarak kabul edilmesi anlamına gelir.

Tanıma Tenfiz Davalarında Gereken Belgeler

Tanıma tenfiz davalarında kullanılacak belgeler şunlardır:

  • Avukat vekaletnamesi

  • Bulunduğunuz ülke mahkemesi boşanma kararı (kesinleşme şerhi içermelidir)

  • Apostille şerhi

  • Türkçe’ye noter veya Türk konsolosluğu tarafından onaylanmış tercümeler

Tanıma Tenfiz Davalarının İlerleyişi ve Kontrol Edilen Konular

Türkiye’de tanıma ve tenfiz davalarında Türk mahkemeleri, Yurtdışı mahkemesi kararının Türk kamu düzenine uygunluğunu, tebligat ve savunma hakkını, kesinleşme şerhi ve belgelerin doğruluğunu kontrol eder. Türk mahkemesi, Yurtdışı mahkemesi kararını değerlendirmez, ancak belirtilen konular üzerinde kontrol yapar.

Sonuç olarak, tanıma tenfiz davalarında eksiksiz ve doğru belgelerin sunulması önemlidir. Türk mahkemesi, bu belgelere dayanarak Alman mahkemesinden alınan boşanma kararını Türkiye’de tanır ve tenfiz eder. Ancak, yasal değişiklikler olabileceği için en güncel bilgileri almak için ilgili konsolosluk veya büyükelçilik ile iletişime geçmek veya uzman bir hukuk danışmanından yardım almak önemlidir.

Yurtdışında Boşanma Sonrası Türkiye’deki Çocukların Velayeti Konusu

Velayet, boşanma veya ayrılık durumlarında çocuğun denetim ve gözetimini belirleyen hukuki bir kavramdır. Farklı ülkelerdeki hukuk sistemleri, velayet konusunda çeşitli uygulamalara sahiptir. Bu makalede, Türk ve Alman Hukuku’ndaki velayet uygulamaları karşılaştırılacaktır.

Türk Hukuku’nda Velayet

Türk Hukuku’na göre, velayet yalnızca Türk Medeni Kanunu md. 336/2 uyarınca anne veya babaya verilebilir. Velayet, kan bağı bulunmayan kişilere verilemez ve vesayet kurumu devreye girebilir. Türkiye’de çocuğun velayeti, sadece anne veya babaya aittir.

Alman Hukuku’nda Velayet

Alman Hukuku, Türk Hukuku’ndan farklı olarak, velayeti boşanma sonrasında anne ve babaya ortak verebilme esnekliğine sahiptir. Ayrıca, anne veya babaya verilemediği durumlarda, kan bağı bulunan yakınlarına da velayet verilebilir. Bu durum, Türk vatandaşlarının sıkça yaşadığı Almanya’da yaygın bir uygulamadır.

Yabancı Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi

Türkiye’de tanıma veya tenfiz kararı, yabancı mahkeme kararının Türk kanunlarına ve kamu düzenine uygun olduğu durumlarda verilebilir. Ancak Türk Hukuku’na göre, yalnızca anne veya babaya verilebilecek olan velayet, yabancı mahkeme kararlarında farklılık gösteriyorsa sorunlar ortaya çıkabilir.

Türk Yüksek Mahkemeleri, velayetin yalnızca anne veya babaya verilebileceği ilkesini vurgulamaktadır. Dolayısıyla, yabancı mahkeme kararlarında ortak velayet veya başka kişilere velayet verilmişse, tanıma veya tenfiz işlemi sıkıntıya girebilir.

Yabancı mahkeme kararı ile velayetin Türkiye’de tanınması ve tenfizi, Türk Hukuku’nun prensipleriyle uyumsuzsa, yeni bir velayet veya vesayet davası açılarak sorun çözülebilir. Türk ve Alman Hukuku arasındaki bu temel farklılıklar, uluslararası velayet davalarında dikkate alınmalı ve hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Yurtdışında Boşanma Sonrası Türkiye’deki Malların Durumu (Mal Rejimi Tasfiyesi)

Mal rejimi, evlilikle doğrudan ilişkilidir ve evliliğin sona ermesiyle birlikte tasfiye edilebilir. Bu tasfiye, boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle başlar. Ancak, bu süreçte evlilik içinde edinilen malların satılması durumunda, bu gelirler mal rejemi tasfiyesine dahil edilebilir.

Yabancı mahkeme kararı ile boşanan bireylerin, Türk mahkemelerinde tenfiz kararlarını ve kesinleşme tarihlerini gözden geçirerek mal rejimine ilişkin dava açma haklarını kontrol etmeleri önemlidir:

  1. Yabancı mahkeme kararı verildikten sonra Türk mahkemelerince tenfiz işlemi başlatılmalıdır.

  2. Mal rejimi tasfiyesine ilişkin davalarda zamanaşımı süresi 10 yıldır ve boşanma kararının kesinleştiği tarih itibariyle başlar.

  3. İçtihat değişikliği göz önüne alındığında, tenfiz işlemi zamanında başlatılmalı ve mal rejimi tasfiyesi için zamanaşımı süresi kontrol edilmelidir.

Yurtdışında Boşanma Sonrası Türkiye’de Nafaka Talebi

Yurtdışında gerçekleşen bir boşanma davasında, nafaka talebinde bulunmak isteyen tarafın, öncelikle eşinin yurt dışındaki gelir durumunu ve ihtiyaçlarını araştırması gerekmektedir.

Yurtdışında Olan Eşin Gelir Durumu ve Nafaka Talebi

Boşanma durumunda nafaka talebi için yurtdışında olan eşin gelir durumu büyük bir öneme sahiptir. Mahkemeye sunulacak bu bilgiler, nafaka miktarının belirlenmesinde etkili olacaktır. Eşin yurtdışındaki geliri, ihtiyaçları ve yaşam standartları, nafaka talebinin adil bir şekilde değerlendirilmesinde temel unsurlardır.

Yurtdışındaki eşin gelir durumunu araştırmak, mahkemeye sunulacak belgelerle desteklenmelidir. Eşin çalıştığı kurumdan alınacak belgeler, maaş bordroları, banka hesap özetleri gibi finansal dokümanlar, nafaka talebinin güçlü bir temel üzerine oturtulmasını sağlayacaktır.

Avukat Yardımı ve Nafaka Talebinin Doğru Belirlenmesi

Nafaka talebinin doğru bir şekilde belirlenmesi için bir avukattan yardım almak önemlidir. Avukat, müvekkilinin durumunu değerlendirerek uygun bir strateji oluşturacak ve mahkemede etkili bir savunma sunacaktır.

DİKKAT! AZRAİL YAKINIMIZDA DOLAŞIYOR: GAZETECİ DOSTUMUZ YALÇIN ÇAKIR’I DA KAYBETTİK

DİKKAT! AZRAİL YAKINIMIZDA DOLAŞIYOR: GAZETECİ DOSTUMUZ YALÇIN ÇAKIR’I DA KAYBETTİK

Dün, Hollanda’da ilklerin iyi adamı Türker Atabek’in ölüm haberini yazmıştım. Hemen akabinde Yalçın Çakır ve Cahit Turaçtemur’un ölüm haberleri geldi.

Gazetecilikte çok iyi işler yapan Yalçın Çakır ile, Hollanda’da market işletmeciliğinden sonra Adana’ya göç eden Cahit Turaçtemur’un ölüm haberleri büyük üzüntü yarattı.

Gazetecilik cevheri olarak keşfettiğim iki dostun hikâyesi.

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, kleding Automatisch gegenereerde beschrijving
İlhan KARAÇAY yazdı:

Azrail, maalesef aramızda dolaşıyor ve sevdiklerimizi teker teker alıyor.
Daha dün, Hollanda’da pek çok ilke imza atan, sevilen insan Türker Atabek’in aramızdan ayrılışını yazarken, ardından sevgili dostum ve meslektaşım Yalçın Çakır’ın da vefat haberini aldım. Yalçın Çakır, mesleğine adadığı ömrüyle pek çok başarıya imza atmış, gazetecilik dünyasında önemli bir isimdi. Onun ardından, bir başka acı haber de Cahit Turaçtemur’dan geldi. Hollanda’da yıllarca market işletmeciliği yaptıktan sonra memleketi Adana’ya dönen Cahit Turaçtemur da aramızdan ayrıldı.

Yalçın Çakır ve Cahit Turaçtemur, hayatlarına dokunan herkes tarafından sevgi ve saygıyla anılacak isimlerdi. Her iki kayıp da bizler için büyük bir üzüntü kaynağı oldu. Onların anılarını yaşatmak ve verdikleri değerleri hatırlamak, biz geride kalanlara düşen en önemli görevdir. Mekanları cennet olsun.

YALÇIN ÇAKIR

Afbeelding met persoon, kleding, Menselijk gezicht, tafelgerei Automatisch gegenereerde beschrijving
Mutlu günlerden birinde Yalçın Çakır ile…

Dostumuz Yalçın Çakır’ın ölümünden sonra, sosyal medyada kara haber dolaşmaya başladı.
Meslektaşlarımın çoğu, bu konuda mesajlarını yayınlarken, ağlamakta olduklarını görür gibi oldum.
Değerli dostum Yavuz Nufel en uzun haberi yazan oldu.
Brüksel’de yaşayan değerli dostum ve meslektaşım Yusuf Çınal da yazmış Yalçın kardeşimizi. Çınal’ın yazısını en sonda yayınlayacağım.
Böyle bir durumda tabii ki ben de bu konuda sessiz kalamazdım. Basit bir başsağlığı notuyla noktalayamazdım bu acı haberi.

Çok zordur, yıllarca birlikte haber peşinde koştuğum bir meslektaşımın aramızdan ayrılmasını yazmak. Ama Yavuz Nufel için zor olmamış gibi…
Ben de Yavuz’un yazdıklarından pasajlar alarak, sevgili dostumuz Yalçın Çakır’ı sizlere tanıtmayı yeğledim.

Önce, Yalçın kardeşimin gazeteciliğe nasıl başladığını anlatmak istiyorum:

Yalçın Çakır kardeşim, gazeteciliğe benim teklif ve tavsiyemle başladı. 1988 yılında Tercüman Gazetesi’nin Almanya temsilcisi (Sahibi) Serhat Ilıcak, SABAH gazetesinde çalıştığım dönemde bana Benelüks temsilciliği teklif etmişti. Almanya’da 1988’de yapılan Avrupa Futbol Şampiyonası’nın final maçı olan Hollanda-Rusya karşılaşmasını Münih’te izlemek için yola çıkmıştım. Bu seyahat esnasında Frankfurt’ta Serhat Ilıcak ile görüştüm ve Benelüks temsilciliği teklifini aldım.

Serhat Ilıcak, Yazı İşleri Müdürü’nün önünde “İlhan Karaçay Tercüman’da” başlığıyla tam sayfa ilanlar yayınlayalım ve bu sayfaları Benelüks ülkelerinde de dağıtalım. Karaçay’ın Tercüman’a gelişi deprem etkisi yaratsın,” demişti.
Ancak, Tercüman’a gönderdiğim ve imzasız yayınlanmasını istediğim bir haber, üçüncü sayfada küçük bir şekilde ve benim imzamla yayımlandı. Buna çok kızdım ve Ilıcak’a, “Haberleri benim imzamla yayınlamayı durdurun. Yazı İşlerindeki arkadaşlar benim Tercüman’a gelişimi istemiyor,” dedim ve bu transferden vazgeçtim.

Hollanda’da spor ve kültürel faaliyetlerde oldukça aktif olan Yalçın Çakır’a bir gün bir saha ortasında, “Tercüman muhabir arıyor. Sen de elinde fotoğraf makinesiyle her yere gidiyorsun. Muhabirlik yapabilirsin. Ben senin ismini Ilıcak’a verdim. İstersen git ve konuş,” dedim.
Yalçın Çakır, daha sonra yapılan görüşmeler sonucunda gazeteciliğe adım attı. Onun gazeteciliğe başlamasında naçizane benim rolüm oldu.

Afbeelding met persoon, kleding, jasje, schoeisel Automatisch gegenereerde beschrijving
Yalçın Çakır, gazetecilik yaparken çok meşakkat çekti. Gazeteciliği yaparken sırf kamerası yoktu sırtında. Bazı hallerde ayağına çizme de geçirdi.

Benim Tercüman’a transfer olmaktan vazgeçmemden sonraki transferim GÜNAYDIN Gazetesine olmuştu. Asil Nadir’in satın aldığı GÜNAYDIN’ın kadrosunu, rahmetli Nezih Demirkent’in kontrolunda, Londra’dan Nuyan Yiğit ve Frankfurt’tan Garbis Keşişoğlu yapıyorlardı.
O sırada ben SABAH’ta çalışıyordum. Rahmetli Demirkent benim Tercüman’a gideceğimi duyduğu zaman bana, ‘Bekle biraz yeni gelişmeler var’ demişti. Daha sonra bana GÜNAYDIN’ın Benelüks temsilciliği verilmişti.

CAHİT TURAÇTEMUR

Yine dün aldığım bir habere göre, Hollanda’nın Zaandam kentinde market işleten ve daha sonra Adana-Mersin’e yerleşen Cahit Turaçtemur’un da vefat ettiğini öğrendim. Kardeşleri ve çocukları ile Hollanda’da ünlenmiş olan Cahit Turaçtemur’un naaşı bugün gömülecek.
Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, schermopname Automatisch gegenereerde beschrijving

İşte, iki gün içinde 3 değerli dostumuzu kaybetmiş olmanın korkusu ile bu yazıya,
‘Dikkat ! Azrail aramızda dolaşıyor’ başlığını koydum,

Yalçın Çakır’ın naaşı dün Hellevoetsluis HDV Eyüp Sultan Camii’nde cenaze namazının ardından İstanbul’a uğurlandı. Bugün de Karaca Ahmet Camiinde cenaze namazının ardından Kuzguncuk’ta mezarlığına defnedilecek.

Yalçın dostumuza Allahtan Rahmet, Çakır ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.

Şimdi gelelim, Yalçın Çakır’ı bir zamanlar yazmış olan Yavuz Nufel’in yazısına:

Afbeelding met persoon, Menselijk gezicht, muur, kleding Automatisch gegenereerde beschrijving

7’DEN 70’E HERKESİN AĞABEYİ

Türkiye’nin en fırtınalı yıllarından 1971’in sonlarına doğru hayatının baharında (25 yaşında) Hollanda’ya gelmiş Yalçın Çakır. Her ne kadar Türkiye siyasi gündemlerle, öğrenci olaylarıyla çalkalandığı yıllar olsa da; onun için işin başı varsa yoksa eğitim ve spordur.

Hollanda’da spor denildiğinde ilk akla gelen isim. Önünüze çıkan bir kişiye “Sabah Gazetesi-ATV televizyonu denince aklınıza gelen ilk şey nedir?” diye sorsanız; en sevilen yazar, en çok seyredilen dizi unutulur ama “Yalçın Çakır” der vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu. Hollanda’daki vatandaşlarımızın dününü, bugününü ve gazeteciliği konuştuk Çakır Ağabeyle.

“70’li yılların sonu, 80’li yılların başlarında Türkiye’ye paralel olarak Hollanda’da da vatandaşlarımızın kendi aralarında örgütlenmeye önem verdiği yıllardır. Her bölgede çeşitli görüşlere sahip derneklerin kurulduğu, derneklerin federasyon çatışı altında birleşmeye başladıkları yıllar bunlar. Spora, özellikle futbola meraklı gençler kendi aralarında kurdukları takımlarla maç yapabiliyorlardı” diye söze başlıyor Yalçın Ağabey.

Türk basını içinde belli bir yeri olan Tercüman gazetesi desteği ile Hollanda Türk Spor ve Kültür Federasyonu (HTSKF) kurulur. Federasyon’un başkanı kimdi diye sormaya gerek duymuyoruz. Evinin salonu, çalışma odasının duvarları çerçevelenmiş tarihi belgeler ile dolu. Fotoğraflar, dolaplardaki plaketler bize HTSKF başkanının Yalçın Çakır olduğunu anlatmaya yetiyor da artıyor bile.

“Sadece başkan olarak değil, HTSKF’nun her kademesinde görev yaptım.” diye ekliyor ne düşündüğümüzü anlamış kurt bir politikacı (pardon gazeteci) edasıyla. Kısa adı İOT olan Türkler için Danışma Kurulu’nun kuruluş aşamasında da adına rastladığımız Yalçın Çakır, bu yoğun temposunun yanı sıra gazetecilik mesleğini de hâlâ başarı ile sürdürüyor.

‘Hangi kurumlarda, basın yayın organlarında görev aldınız, çalıştınız?’ diyorum.

“Eski adıyla NOS, şimdiki adıyla NPS Türkçe radyo yayınlarında spor köşesi programlarını, bir dönem NOS TV Türkçe “Pasaport” adlı programda spor haberleri ve yorumlarını, Tercüman, Sabah, Fotomaç gazeteleri ile ATV’nin Hollanda temsilciliklerini yaptım. Bu ülkesel gazete ve TV’lerin yanı sıra çeşitli yerel basın organlarında çalıştım.”

ATV’ nin Avrupa yayınlarına son vermesi, Sabah gazetesinin Avrupa’da yayınlanmamasına rağmen, bugün gazetenin Türkiye baskılarında ve ATV’nin yayınlarında Hollanda çıkışlı bir haberin altında mutlaka “Yalçın Çakır” imzası vardır. Bir yıl önce Hollanda’da yayın hayatına başlayan Merhaba Medya’nın Genel Yayın yönetmenliğini de yapmakta Yalçın Ağabey.

Sayıları her geçen gün artan ve kalitenin giderek düştüğü Hollanda’daki Türkçe yerel yayın organlarına (gazete, dergi, televizyon) çıktığı günden beri ağırlığını koyan, gazeteciliği bilen, deneyimli çalışma arkadaşları ile bu işin çocuk oyuncağı olmadığını kanıtlayan Merhaba Medya’nın kalitesini anlatmak için o zamanlar çalıştığım gazetede “Merhaba Medya Çıtayı Yükseltti” başlığını kullandığımı hatırlatıyorum kendisine.

MERHABA MEDYA

“Hollanda’da yaşayan Türk toplumuna ilişkin çıkardığımız Merhaba Medya adlı gazetede, topluma burada onları yakından ilgilendiren ekonomik, sosyal, kültürel ve tüm diğer alanlardaki haberleri ulaştıran bir çalışmamızdır.” Oysa Avrupa’da gazeteci (muhabir) olmak, özellikle de bir gazetenin, televizyonun temsilcisi olmak çok yorucu ama ayrıcalıklı bir iştir. Bu çalışmaları Türkiye’deki düzenle karşılaştırmak bile mümkün değildir. Bilmeme rağmen yılların deneyimli gazetecisinden duymak istiyorum. “

“Ben Hollanda’da Türk basınının kendi arasındaki ilişkileri epeyi kopuk olsa da, toplumuyla birlikte olduğuna ve onlarla bir bütünü oluşturduğuna; bunun da diğer Avrupa ülkelerinden farklı bir görünüm yarattığına inanıyorum. Ayrıca bu durumun da memnuniyet verdiğini söyleyebilirim. Avrupa’da eğer masa başı gazeteceliği yapmıyorsanız şartlar oldukça zordur. Sizi yorar, yıpratır.”

Yalçın Ağabey’in nasıl yıprandığına, gençlere taş çıkartan performansına, birlikte takip ettiğimiz birçok haberde şahit olmuşumdur. Buna rağmen birçok okuyucu bir iki dakikada okuduğu bir haber için altında imzası olan gazetecinin kaç saatini verdiğini düşünmez bile.

Her şey bir yana, gazetelere olan ilginin azalması diye bir durum söz konusu. Müşteri (okuyucu) her zaman haklıdır, şeklinde bir söz varsa ve bu doğruysa, gazetelere ilginin azalmasına, okur sayısının düşmesine ne diyecekti Yalçın ağabey?

“Gazetelere olan ilgisinin azalması doğru. Yalnız bu dünyanın her yerinde böyle. Bu gelişen teknolojiye paralel olarak kişilerin haber alma olasılığının genişlemesi ile kıyaslamak daha doğru olur kanısındayım. Ama bu durumu haber alma ilgisizliği olarak değerlendirmemek lazım. Bir de insanlar yorumdan daha çok kendisini ilgilendiren haberleri arıyor. Hollanda’daki Türk basın ordusunun burada yaşayan toplumumuza yeterince ulaşamadıkları, ulaşmak için çaba göstermedikleri ve toplumumuzu yakından ilgilendiren haberleri onlara ulaştırmadıkları kanısındayım. Ayrıca bu düşüncelerimi burada seslendirmiş oluyorum. Gazeteci öncelikle kendini iyi tanımalı, toplumun bireylerinden biri olduğunu hiçbir zaman unutmamalıdır. Az önce söylediklerimi unutmayan gazeteci de başarılı olur, başarılı gazeteci olur. Siz insanlara ne kadar yakınsanız, haber kaynakları size o kadar yakındır.”

Spor yapmayı çok sevdiğini, zamanında futbol başta olmak üzere, basketbol ve voleybolun yanısıra, yüzme sporu da yaptığını söyleyen Yalçın Ağabey, geçirdiği kalp ameliyatının ardından sporun her dalı için sadece iyi bir seyirci olduğunu sözlerine ekliyor.

“Benim için en güzel zaman dilimi dost sohbetlerinin olduğu zamanlardır.” diye başladığı cümlesini, “Ne yazık ki zamanın büyük bir kısmını bilgisayarın arkasında geçiriyoruz!” diye tamamlıyor, hayıflanarak…

Elli sekiz yaşına ve geçirdiği kalp ameliyetına rağmen bir günün kendisine yetmediğini yineliyor. Bizim için o hâlâ yirmi beş yaşındaki bir delikanlı. O yılların enerjisini taşıdığı her davranışından belli oluyor. Hollanda’ya bekar olarak gelen Yalçın Çakır, 1971 sonlarına doğru İstanbul’da Kadriye Hanımla evlenir. Biri erkek (Cemil) ikisi kız (Ceyda ve Banu) olmak üzere üç çocuğu var Çakır çiftinin. Cemil ve Ceyda ikinci kuşağa örnek gösterilebilecek başarılı gençlerimizden, ikisi de yüksek okul mezunu. Banu ise; “okuma gayreti içinde” diye cevap veriyor Yalçın ağabey.

YUSUF ÇINAL DA YALÇIN ÇAKIR’I YAZDI

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, kleding Automatisch gegenereerde beschrijving

Brüksel’de gazetecilik yapan değerli dostum Yusuf Çınal da Yalçın Çakır’ı yazdı.
Çınal’ın, “Hollandalı Türkler, Gazeteci, bir spor adamı Yalçın Çakır’ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor” başlıklı yazının girişi şöyleydi.

“Hollanda’da gerek spor, gerekse sosyal kültürel alanlarda olduğu kadar, arkadaşlarının telkini ile adım attığı gazetecilik mesleğinde zirveye çıkanlardan biriydi Yalçın Çakır..
25 Yaşında geldiği Hollanda’da, vatandaşlarının organizasyonu, uyumu ve yaşamı için gecesini, gündüzüne feda edenlerimizdendi elbette Yalçın Çakır..
Onu, tedavi gördüğü hastanede önceki gece kaybettik. Acılı haberi gazeteci meslektaşları paylaştı bir, bir.. Onu tanıyanlar, haberlerin altına taziye mesajları düştüler..
Muhterem eşi, çocukları, torunları kadar, Hollanda’da yaşayan Türkler, gazeteci ve bir spor, bir gönül adamı Yalçın Çakır’ı kaybetmişlerdi.. Elbette üzüntüleri büyük idi..
Son günlerinde dahi, gazeteci arkadaşları ile spor platformundan tanıdığı dostları ile bir araya gelerek eski günler yaddediliyordu.. Yalçın Çakır’ın son günlerde tekrar hastalığı nüksetti. Hastaneye kaldırıldı, tedavisi uzun sürmedi ve hayata gözlerini yumdu.. Muhterem eşi Kadriye Çakır, haberi ailesi ve dostları ile paylaşmanın acısını ve hüznünü yaşadı.”

…Ve işte o Yalçın Çakır yok artık.
O’nu çok özleyeceğiz.

ÇINAL’IN GAZETECİLİĞİNİ DE BEN KEŞFETMİŞTİM

Yıl 1986. İki yıllık Türkiye maceramdan sonra dönmüş olduğum Hollanda’da, SABAH Gazetesinin Benelüks temsilciliğini yapmaya başlamıştım. Gazetenin Genel Müdürü bir ziyaret için Hollanda’ya gelmişti. O sırada Brüksel muhabirliği yapan Emre Aygen’den memnun değildi Genel Müdür.
Genel Müdür, “Hadi İlhan, şöyle bir Brüksel yapalım” demişti.
Gittik Brüksel’e. Hüseyin Demirel’in beyaz eşya satılan dükkânında, kalburüstü kişilerle görüşmüştük. Bu kişiler Emre Aygen hakkında iyi konuşmuyorlardı. Genel Müdür, duyduklarından sonra bana, “İlhan, yarın Brüksel’e tekrar gel, Emre’ye hoşnutsuzluğumu anlat ve burası için yeni bir muhabir bul” demişti.
Genel Müdür’ün dediğini yapmıştım. Konuyu Emre’ye anlatışım çok zor oldu ama, ne yaparsın, sonunda ben de bir emir kuluydum. Muhabirlik için önce Nusret Özgül’e teklif yaptım. Zira o zaman Hürriyet’te Şerif Sayın Brüksel temsilcisydi. Nusret de ikinci muhabir. Nusret bu teklifimi kabul etmemişti.
Hüseyin Demirel bana, “Adapazarı’nda gazetecilik yapan bir tanıdığım burada şimdi sebze satıyor. İstersen O’na gidelim” demişti. Hemen oraya gittik. Sebze satan kişi Yusuf Çınal’dı.
Adapazarı’nda başarılı bir gazeteci, sebze tezgâhının arkasındaydı. Böylesi bir değeri tesadüfen buluşum beni çok mutlu etmişti. Muhabirlik teklifimi kabul eden Yusuf Çınal, benden aldığı basın kartı ile Avrupa Birliği’ne hemen akredite oldu ve gazeteciliğini burada sürdürmeye devam etti.
Yusuf Çınal, daha sonra Hürriyet, Tercüman ve Sabah gazetelerinde de başarılı gazeteciliğine devam etmişti. Çınal, şimdi de BelHaber’i yönetiyor.

Bakınız, nereden nereye geldik. Üç dostumuzun ölüm haberlerini duyururken, iki dostumun gazeteci olarak nasıl keşfedildiklerini anlatma fırsatı doğdu.
Geride kalanlara sağlıklı uzun ömür diliyorum.

 

HOLLANDA’NIN ÖNEMLİ TÜRKLERİ ARASINDA YER ALAN TÜRKER ATABEK 87 YAŞINDA HAYATA VEDA ETTİ

HOLLANDA’NIN ÖNEMLİ TÜRKLERİ ARASINDA YER ALAN TÜRKER ATABEK 87 YAŞINDA HAYATA VEDA ETTİ

Bir Hollandalı ile ‘ilk evlenen Türk’ olan, ilk minareli camiyi de inşa ettiren Atabek, Hollandalılar ile Türkler arasında köprü görevi yaptı.

Hollanda ile Türkiye İlişkileri kitabımda da yer alan Atabek, 2014 yılında Kraliyet Ödülü de almıştı.

Ölümü, iki toplumda üzüntü yaratan Atabek, tercüman, danışman ve Belediye Meclis Üyesi olarak, ölümüne kadar hizmet etti.

(Haberin Hollandacası  ve Paul Passchier’in Türker Atabek hakkında yazdığı makale altta)
(Nederlandse versie van het nieuws en Artiekel van Paul Passchier over Türker Atabek is onderaan)

İlhan KARAÇAY

Afbeelding met persoon, kleding, buitenshuis, zonnebril Automatisch gegenereerde beschrijving

Hollanda Türkleri ve Almelo kentindeki Hollandalılar, çok hareketli ve yardımsever bir değerlerini kaybettiler.
Türker Atabek 1964 yılında Hollanda’ya ilk gelen Türklerden biriydi.
Bir Hollandalı ile evlenen ilk Türklerden biriydi Atabek. O’nun düğün töreni Hollanda medyası tarafından çok geniş bir şekilde ele alınmıştı.

Afbeelding met persoon, bruiloft, bruid, trouwjurk Automatisch gegenereerde beschrijving
O ki, dini bir görüş bağımlısı olmadığı halde, Hollanda’daki ilk minareli camiyi inşa ettirenlerin başında geliyordu.
Türker Atabek, 12 yıl önce yayınladığım, “Türkiye-Hollanda Arasında 400 Yıllık Resmi İlişkiler ve Hollanda’ya Türk Göçünün 50’nci Yılı” başlıklı kitabımda aşağıdaki gibi yer almıştı:

Afbeelding met tekst, Reclame, schermopname, poster Automatisch gegenereerde beschrijving

BELEDİYE BAŞKANININ SÖZLERİ İLE TÜRKER ATABEK

Türker Atabek’e, 25 Nisan 2014’te Belediye Başkanı Bayan Jon Hermans tarafından Kraliyet Ödülü verilirken, Başkan tarafından yapılan konuşma:

Afbeelding met persoon, kleding, person, glimlach Automatisch gegenereerde beschrijving

“ Sayın Türker Atabek,

1974 yılından bu yana, Hollanda kökenli Almelolular ile o zamanlar giderek artan Türk kökenli Almelolular arasında köprü görevi görmektesiniz.

Bu yıllar boyunca, belediyeye, hastaneye ve diğer kurumlara yapılan ziyaretlerde tercüman, çevirmen ve yardımcı el olarak herkese destek oldunuz ve karmaşık mektuplar ve formlar konusunda yardımcı oldunuz. Almelo Karşılıklı Yardımlaşma Vakfı’nın kurucu ortağı ve başkanı olarak, Almelolu hemşerileriniz için vergi, kira yardımı, sosyal yardım veya boşanma belgeleri gibi konuları düzenlediniz. Sayenizde birçok kişi Almelo’da yeni bir hayat kurabildi, Hollanda dilini öğrenmelerine ve iş bulmalarına yardımcı oldunuz. Birçok kişi size bu konuda çok minnettar. Onlara bir baba gibi destek oldunuz. Yabancı kökenli Almeloluların entegrasyonu için olağanüstü çaba gösterdiniz ve onların topluma tam anlamıyla katılabilmeleri için çalıştınız.

Açık ve ilerici bir tutuma sahip gerçek bir ara bulucusunuz. Türkler, Ermeniler, Aleviler, Sünniler, Süryani Ortodokslar, Faslılar ve diğer ülkelerden göçmenler gibi çeşitli etnik kökenlerden insanlara rehberlik ettiniz. Birçok kişi için güzel ve zor zamanlarda danışman oldunuz. Hemen hemen tüm sorunları çözebilen bir adam olarak tanınıyorsunuz. Bunu kalpten ve ruhen yapıyorsunuz. Hasta olmaya vaktiniz yok çünkü insanlar size her zaman ve her yerde başvurabiliyor. Hatta aşk mektupları yazmak için bile.

Sadece Hollanda dili dersleri vermekle kalmadınız ve kurumlarda çevirmen olarak çalışmadınız, aynı zamanda birçok Hollandalıya Türk dilinin temel ilkelerini de öğrettiniz. Hollanda’da Türk kökenli ilk belediye meclis üyelerinden biriydiniz ve bu gurur duyulacak bir şey.

Yunus Emre Camii’nin yapımındaki rolünüzle de gurur duyabilirsiniz. Bu cami, Hollanda’da gerçekten cami olarak inşa edilen, güneydoğuda Muhammed’in kabrine yönelen ve minareli ilk camidir. Hazırlıklar ve inşaat sırasında işin merkezinde yer aldınız, yönetim görevlerini üstlendiniz ve şantiyede görüşmeler yaptınız.

Türker Atabek, sosyal olarak ilgili, yardımsever ve enerjik bir insansınız. 30 yıldan fazla bir süre boyunca topluma katkıda bulundunuz ve başkalarını teşvik ettiniz. Majesteleri Kral Willem-Alexander’ın sizi Oranje-Nassau Nişanı Üyesi olarak atadığını bildirmekten memnuniyet duyuyorum.”

Afbeelding met buitenshuis, hemel, wolk, boom Automatisch gegenereerde beschrijving

ATABEK’E VEFA BORCUMUZU NASIL ÖDERİZ?

Türker Atabek’in ölümünden sonra ona vefa borcunu ödemek isteyenler, onun hayatı boyunca yaptığı anlamlı ve önemli hizmetleri her yerde anlatmalılar. Atabek, toplum için pek çok fedakarlıkta bulunmuş ve birçok kişiye rehberlik etmiş biriydi. Onun hatırasını yaşatmak ve ona saygı göstermek için yapılabilecek bazı şeyler şunlardır:

Atabek’in Hollanda kökenli ve Türk kökenli Almelolular arasında bir köprü görevi gördüğünü, tercümanlık ve danışmanlık hizmetleri sunduğunu, sosyal yardım projelerinde aktif rol aldığını, Almelo Karşılıklı Yardımlaşma Vakfı’nın kurucu ortağı ve başkanı olarak birçok kişiye yardımcı olduğunu, dil öğretmenliği yaptığını ve Yunus Emre Camii’nin yapımında önemli bir rol oynadığını her yerde vurgulamak önemlidir.

Türker Atabek’in anısını yaşatmak için anma törenleri düzenlenebilir. Bu törenlerde, onun topluma olan katkıları hakkında konuşmalar yapılabilir ve onunla ilgili anılar paylaşılabilir.

Atabek’in başlattığı veya katkıda bulunduğu projeleri sürdürmek, onun mirasını yaşatmanın en anlamlı yollarından biridir. Sosyal yardım projeleri, dil kursları ve kültürel etkinlikler gibi faaliyetler devam ettirilebilir.

Atabek’in adını taşıyan bir eğitim veya burs fonu oluşturulabilir. Bu fon, gençlerin eğitimine destek olmak için kullanılabilir ve onun eğitime verdiği önemi yansıtabilir.

Onun anısına bir hatıra plaketi veya anıtı dikilebilir. Bu, topluma yaptığı katkıların kalıcı bir sembolü olabilir.

Türker Atabek’in hikâyesi, yerel medya ve yayın organlarında anlatılabilir. Onun yaşamı ve başarıları hakkında makaleler yazılabilir, belgeseller yapılabilir.

Vefa borcu olanlar, Atabek’in örnek teşkil eden hayatını ve topluma yaptığı katkıları unutmamalı ve onun mirasını yaşatmak için çaba göstermelidir. Onun hayatının, yeni nesillere ilham kaynağı olmasına özen gösterilmelidir.

Hollanda’ya Türk işçi göçünün 60’ıncı yılı kutlamalarında, Atabek’in varlığı unutulmamalıdır.

******************************************************************************

Afbeelding met persoon, kleding, buitenshuis, zonnebril Automatisch gegenereerde beschrijving

EEN VAN DE BELANGRIJKE TURKEN IN NEDERLAND, TURKER ATABEK, OVERLEDEN OP 87-JARIGE LEEFTIJD

Türker Atabek, de eerste Turk die met een Nederlandse trouwde en ook de eerste moskee met een minaret liet bouwen, fungeerde als een brug tussen Nederlanders en Turken.

Atabek, die ook in mijn boek “Nederland-Turkije Relaties” wordt genoemd, ontving in 2014 een Koninklijke Onderscheiding.

Zijn overlijden veroorzaakte verdriet in beide gemeenschappen. Atabek diende als tolk, adviseur en gemeenteraadslid tot aan zijn dood.

ONDERAAN DIT BERICHT VINDT U HET GEDICHT “JIJ BENT GEEN GAZAAN, OM HET TE WETEN” IN HET TURKS EN NEDERLANDS

Geschreven door İlhan KARAÇAY:

Nederlandse Turken en inwoners van Almelo hebben een zeer actieve en behulpzame persoon verloren. Türker Atabek was een van de eerste Turken die in 1964 naar Nederland kwamen. Atabek was een van de eerste Turken die met een Nederlander trouwde. Zijn huwelijksceremonie kreeg uitgebreide aandacht in de Nederlandse media.

Afbeelding met persoon, bruiloft, bruid, trouwjurk Automatisch gegenereerde beschrijving

Hoewel hij geen religieuze fanaticus was, was hij een van de eersten die een moskee met een minaret in Nederland liet bouwen. Türker Atabek werd als volgt genoemd in mijn boek “400 Jaar Officiële Betrekkingen Tussen Nederland en Turkije en 50 Jaar Turkse Migratie naar Nederland”, dat ik 12 jaar geleden publiceerde:

Afbeelding met tekst, Reclame, schermopname, poster Automatisch gegenereerde beschrijving

TÜRKER ATABEK MET DE WOORDEN VAN DE BURGEMEESTER

Bij de overhandiging van de Koninklijke Onderscheiding aan Türker Atabek door burgemeester Jon Hermans op 25 april 2014, sprak de burgemeester:

Afbeelding met persoon, kleding, person, glimlach Automatisch gegenereerde beschrijving

Geachte heer Atabek,
Al vanaf 1974 fungeert u als bruggenbouwer tussen de Almeloërs van Nederlandse
afkomst en de toen steeds groter wordende groep Almeloërs van Turkse afkomst.

Al die jaren stond u voor iedereen klaar als vertaler, als tolk en als helpende hand bij bezoeken aan de gemeente, het ziekenhuis en andere instanties en hielp u met ingewikkelde brieven en formulieren. Als mede oprichter en voorzitter van de Stichting Onderlinge Hulp Werk Almelo regelde u voor uw mede-Almeloërs zaken als belastingen, huurtoeslag, uitkering of scheidingspapieren. Dank zij u hebben velen in Almelo een nieuw leven kunnen opbouwen, u hielp bij het leren van de Nederlandse taal en bij het vinden van een baan. Heel veel mensen zijn u daar bijzonder dankbaar voor. U stond hen bij zoals een vader. U heeft zich bijzondere verdienstelijk gemaakt voor de integratie van allochtone mede-Almeloërs en heeft zich ervoor in gespannen dat zij volledig kunnen deelnemen aan de samenleving.

U bent een echte intermediair, met een open en progressieve houding, die mensen begeleidt met diverse etnische achtergronden: Turken, Armeniërs, Alevieten, Soennieten, Syrisch-Orthodoxen, Marokkanen en migranten uit andere landen.

Voor velen bent u de adviseur in mooie en moeilijke tijden. Een man die bijna alle problemen kan oplossen, zo wordt gezegd. U doet dat met hart en ziel.
Tijd om ziek te worden, heeft u niet. Want mensen kunnen altijd en overal een beroep op u doen. Ook voor het schrijven van liefdesbrieven.

U gaf niet alleen Nederlandse les en werkte als tolk bij instanties, maar u heeft ook heel wat Nederlanders vertrouwd gemaakt met de beginselen van de Turkse taal. U was één van de eerste gemeenteraadsleden van Turkse afkomst in Nederland, en dat is iets om trots op te zijn.

Heel trots kunt u ook zijn op uw rol bij de bouw van de Yunus Emre moskee, de eerste moskee in Nederland die echt is gebouwd als moskee, gericht naar het graf van Mohammed in het zuidoosten en met een minaret. U was de spin in het web tijdens de voorbereidingen en tijdens de bouw, verrichtte bestuurswerkzaamheden en overlegde op de bouwplaats.

Türker Atabek, u bent een man die sociaal betrokken is, hulpvaardig en energiek. Gedurende meer dan 30 jaar heeft u zich ingespannen voor de samenleving en heeft u anderen gestimuleerd. Het doet mij genoegen u te kunnen mededelen dat het Zijne Majesteit Koning Willem-Alexander heeft behaagd u te benoemen tot Lid in de Orde van Oranje Nassau.

Afbeelding met buitenshuis, hemel, wolk, boom Automatisch gegenereerde beschrijving

HOE BETALEN WE ONZE DANKBAARHEID AAN ATABEK?

Degenen die hun dankbaarheid aan Türker Atabek willen tonen na zijn overlijden, moeten zijn betekenisvolle en belangrijke diensten gedurende zijn leven overal vertellen. Atabek heeft veel offers gebracht en veel mensen begeleid. Om zijn nagedachtenis te eren en hem te respecteren, kunnen de volgende dingen gedaan worden: Het is belangrijk om te benadrukken dat Atabek als brug fungeerde tussen Nederlanders en Turkse inwoners van Almelo, tolk- en adviesdiensten verleende, actief betrokken was bij sociale hulpprojecten, medeoprichter en voorzitter was van de Stichting Wederzijdse Bijstand Almelo, vele mensen hielp als leraar en een belangrijke rol speelde bij de bouw van de Yunus Emre Moskee. Herdenkingsdiensten kunnen worden georganiseerd om de nagedachtenis van Türker Atabek in ere te houden. Tijdens deze ceremonies kunnen zijn bijdragen aan de gemeenschap worden besproken en herinneringen aan hem worden gedeeld. Het voortzetten van de projecten die Atabek is gestart of waaraan hij heeft bijgedragen, is een van de meest betekenisvolle manieren om zijn nalatenschap te behouden. Sociale hulpprojecten, taalcursussen en culturele activiteiten kunnen worden voortgezet. Er kan een onderwijs- of beurzenfonds worden opgericht met de naam van Atabek. Dit fonds kan worden gebruikt om jongeren te ondersteunen in hun opleiding en zijn belang voor onderwijs te weerspiegelen. Een herdenkingsplaquette of monument kan ter ere van hem worden opgericht. Dit kan een blijvend symbool zijn van zijn bijdragen aan de gemeenschap. Het verhaal van Türker Atabek kan worden verteld in lokale media en publicaties. Artikelen kunnen worden geschreven en documentaires kunnen worden gemaakt over zijn leven en prestaties. Degenen die dankbaar zijn, moeten het voorbeeldige leven en de bijdragen van Atabek aan de gemeenschap niet vergeten en zich inzetten om zijn nalatenschap te behouden. Zijn leven moet een inspiratiebron blijven voor nieuwe generaties. Bij de viering van het 60-jarig jubileum van de Turkse arbeidsmigratie naar Nederland, mag de aanwezigheid van Atabek niet worden vergeten.

Artikel van Paul Passchier over Türker Atabek

Als tolk helpt hij Turkse gastarbeiders en Twentse ondernemers in varkensvlees en textiel. In de jaren tachtig gaat hij voor de VVD de politiek in en is een van de eerste gemeenteraadsleden met buitenlandse wortels. Tussen de bedrijven door drijft hij het populaire café-restaurant Lokanta in Almelo en staat hij aan de basis van de Yunus Emre , in 1974 de eerste moskee van Nederland. Altijd staat hij klaar voor mensen, ongeacht nationaliteit of gezindte. Als burger ontvangt hij een koninklijke onderscheiding voor zijn maatschappelijke inzet. In Een vader tussen culturen helpt hij een slagerszoon in zijn bezeten zoektocht naar een barak uit de Tweede Wereldoorlog en de Turkse slagers voor wie het in Wierden als onderkomen heeft gediend. Het verhaal is opgedragen aan hoofdpersoon en inspiratiebron Türker Atabek die 3 augustus 2024 op 87-jarige leeftijd in Almelo is overleden en drie dagen later in Turkije is begraven.

Verder lezen? Ga naar onderstaande link

Een vader tussen culturen

TÜRKİYE-HOLLANDA DOSTLUĞUNUN SİMGESİ HALİNE GELEN KARSU’NUN ZİRVE TIRMANIŞI DEVAM EDİYOR…

TÜRKİYE-HOLLANDA DOSTLUĞUNUN SİMGESİ HALİNE GELEN KARSU’NUN ZİRVE TIRMANIŞI DEVAM EDİYOR…

Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Hollanda Büyükelçisi Joep Wijnands işbirliği ile yapılan 100 Yıllık Dostluk Kutlamasına Karsu konseri damga vurdu.

Corendon firmasının sponsorluğunda, İstanbul’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’ndaki Karsu konserine binlerce müzikseverin yanında ünlüler de katıldı.

(Yorumun Hollandacası en altta)
(Nederlandse versie van deze commentaar is onderaan)

Afbeelding met concert, optreden, entertainment, muziekinstrument Automatisch gegenereerde beschrijving

İlhan KARAÇAY yazdı:

Caz, blues, pop, funk ve elektronik müziği harmanlayarak oluşturduğu şarkıları ile Türkiye ve Avrupa’da büyük isim olan Karsu, şöhret basamaklarını şimdi de dünyaya dayadı.

Türkiye-Hollanda Dostluk Anlaşması’nın 100’üncü yılı nedeniyle, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Hollanda Büyükelçiliği iş birliğiyle Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’nda gerçekleştirilen ‘Dostluk Resepsiyonu’nun ardından, Hollanda’da yetişen ve sevilen sanatçı Karsu da konser verdi. Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’ndaki konsere katılan Başkentliler adeta müzik ziyafeti yaşadı.

Karsu’nun bir başka konseri de üç gün önce İstanbul’da yaşanmıştı.
Corendon Turizm Grubu, kariyerinin başından bu yana destek olduğu başarılı sanatçı Karsu’yu, 24 Temmuz Çarşamba akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda verdiği konserde de yalnız bırakmadı. Başarılı performansıyla Türkiye’de ve dünyada şöhreti her geçen gün artan Karsu, unutulmaz konseriyle hayranlarına benzersiz bir eğlence yaşattı.

Karsu, İstanbul’daki Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda sevenlerini coşturdu ve “Düğünüme Hoş Geldiniz!” diyerek ortalığı ayağa kaldırdı.

Karsu’nun İstanbul’daki konserine az sonra daha geniş bir şekilde değineceğim. Ama şimdi Ankara’daki konserine dönelim:

ANKARA’DAKİ KUTLAMA

Afbeelding met Menselijk gezicht, tekst, kleding, vrouw Automatisch gegenereerde beschrijving

Karsu’nun Ankara’daki konserinden önceki Türkiye- Hollanda Dostluk Resepsiyonu’nda konuşan Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Bu yıl Türkiye Cumhuriyeti ve Hollanda arasındaki dostluk anlaşmasının 100. yılı olmasına rağmen iki ülke arasındaki dostluk ilişkileri daha eskiye dayanmaktadır ve köklü bir ortak geçmişe sahiptir. Örneğin hepimizin bildiği lale, 16.yüzyılda Osmanlı’dan Hollanda’ya, oradan da tüm dünyaya yayılmıştır. Ayrıca iki ülke arasında hiç savaş olmamış ve zor zamanlarda hep birbirine destek olmuşlardır. ” dedi.

Sanatçı Karsu’yu Ankara’da ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Yavaş, “400 yılı aşan bu ilişkilerimizin en önemli öğelerinden birisi de ticaretten sanata, spordan turizme katkı veren Hollanda’da yaşayan 500 bin kadar Türk’ün varlığıdır. Bunun en belirgin örneği ise şüphesiz Karsu’dur. Hem Hollandalıların hem de Türklerin dinlemekten büyük keyif aldığı Karsu, bir kültür elçisi gibi iki toplumu birbirine yakınlaştıran köprü vazifesi görmektedir. Bu anlamda Karsu’yu Ankara’da ağırlamaktan duyduğumuz memnuniyeti ifade etmek isterim. Bu konserin gerçekleşmesinde büyük emeği olan Sayın Büyükelçiye sizlerin huzurunda ayrıca teşekkürlerimi sunmak istiyorum.” diye konuştu

Afbeelding met kleding, persoon, bloem, person Automatisch gegenereerde beschrijving Karsu’ya şarkı arasında Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş ve Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands çiçek takdim etti.

Yavaş, Karsu’nun 6 Şubat depremi sonrası depremzedeler için yaptığı kampanyaları da anlatarak; “Geçtiğimiz yıl yüzleştiğimiz acı deprem gerçeğinde Karsu’nun memleketi olan Hatay için yaptıkları da daha dün gibi hafızamızdadır. Hataylılar için ne yapabilirim diye düşünerek Hollanda’dan buraya destek yapılması için orada kampanyalar yaptı. Kendi adıma neler yapabilirim derken hemen Hatay yemekleri kitabını çıkarıp 70 bin adet orada sattırıp onun parasını Hatay’a gönderdi. Yine annesi ile birlikte burada müzik okulu açıyor. Hollandalıların kullanmadıkları müzik aletlerini alıp para vermeden Hatay’a getirip gençlerin orada müzik öğrenmesini sağlıyor. Bunun gibi birçok kampanya yapıyor. Karsu Vakfı’nı kuruyor. Bu vakıf sadece Hatay’da yaşayan depremzedelerin normal günlere dönmesi için yoğun bir çaba sarf ediyor. Dolayısıyla bu özelliklerinin yanında Karsu, Hollanda ile Türkiye’nin bir dostluk elçisi durumuna geldi. Ben kendisini tebrik ediyorum” dedi.

Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands da Türkçe olarak, “İyi akşamlar Ankara… Ankaralı hemşehrilerim hoş geldiniz. Hollanda ve Türkiye 100 yıllık dostluk kutlu olsun. Bu güzel dostluğumuz sonsuza kadar sürsün. Bu akşam müzik zamanı… Karsu zamanı…” diyerek alandaki vatandaşlara seslendi.

Konuşmaların ardından Karsu, sevilen eserlerinden oluşan bir repertuvarı Başkentliler için seslendirdi. Konserin sonlarına doğru oyun havası da seslendiren Karsu’ya Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands ve davetliler oynayarak eşlik etti.

Afbeelding met tekst, krant, Nieuws, person Automatisch gegenereerde beschrijving
Karsu’nun Ankara’daki konserine Türk medyası geniş yer verdi.

İSTANBUL KONSERİNDEN

Afbeelding met concert, publiek, persoon, massa Automatisch gegenereerde beschrijving

Karsu’nun sahne performansı, enerjisi ve şarkıları izleyicileri büyüledi. Modern müziğin başarılı temsilcilerinden Karsu, Y Kültür Sanat ve Musicarium organizasyonu sayesinde hayranlarıyla buluştu.

İstanbul’daki konserde dinleyiciler arasında oyuncu ve manken Elçin Sangu, oyuncu Alina Boz ile ünlü işletmeci Umut Evirgen çifti, Sinema-Tiyatro sanatçısı Deniz Baysal ve müzisyen Barış Yurtçu çifti, oyuncu Elçin Afacan, oyuncu Yüsra Geyik, oyuncu Gülper Özdemir, Ünlü fotoğraf sanatçıları Tamer Yılmaz ve Ayten Alpün gibi isimler yer aldı.

Afbeelding met kleding, vrouw, persoon, mode Automatisch gegenereerde beschrijving
Alina Boz-Umut Evirgen Deniz Baysal-Barış Yurtçu Elçin Sangu Tamer Yılmaz-Ayten Alpün Çiçek yağmuru

MÜZİKSEVERLER SÜRPRİZ HEDİYELERE KAVUŞTU

Türkiye’nin lider turizm şirketlerinden Corendon Turizm Grubu, kültür-sanat, turizm ve spor gibi geniş bir yelpazede gerçekleştirdiği sponsorluk çalışmalarıyla topluma değer katmayı hedefliyor. Sponsorluklarında uzun soluklu çalışmaları tercih eden Corendon Turizm Grubu, Karsu ile 2016 yılından beri iş birliğini sürdürüyor. 2016’da Corendon Airlines ile güvenli yolculuk videosunun müziklerini yapan Karsu, 2017’deki Aspendos Antik Tiyatro konserini, 2019’daki iki projesini, ardından Amsterdam’daki konserini ve 2022’de yaptığı Türkiye konser programını Corendon’un sponsorluğunda gerçekleştirdi. Corendon, 24 Temmuz Çarşamba akşamı bir kez daha Karsu’nun hayranlarıyla buluşmasına destek oldu.

Afbeelding met kleding, persoon, concert, vrouw Automatisch gegenereerde beschrijving

Ayrıca, konsere gelen İstanbullu müzikseverler Corendon Playa Kemer, Mangrove Beach Corendon Curacao ve Corendon Amsterdam Schiphol Airport otellerinde konaklama hediyeleri kazandı.

100 YILLIK DOSTLUK ANLAŞMASI

1612 Yılında başlayan, Türkiye ile Hollanda arasındaki Resmi ilişkilerin 400’üncü yıl dönümünü 2012 yılında kutlamıştık. O yıl, naçizane şahsım da, 466 sayfalık, ansiklopedi kalınlığında bir kitap yayınlamıştım.

Afbeelding met tekst, boek, schermopname Automatisch gegenereerde beschrijving

Türkiye ile Hollanda arasında imzalanmış olan bir başka önemli anlaşma da 19 Ağustos 1964 günü imzalanmıştı. Bu anlaşma, Türkiye’den Hollanda’ya iş gücü taşıma anlaşmasıydı.
İşte şimdi, bu anlaşmanın 60’ıncı yıl dönümünü çeşitli etkinliklerle kutlamaya başladık.

Hollanda ile Türkiye arasında, önemli bir başka anlaşma olduğunu duymadık, okumadık ve bilmedik. Gazetecilik yaptığım, 57 Yıllık Hollanda yaşamımda, bu ülke ile bir başka anlaşmamızın olduğunu bilmemek, ayıp oldu mu bilemiyorum ama, bir başka önemli gelişmenin olduğunu biliyorum. Bu gelime, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile, zamanın Hollanda Kraliçesi Wilhelmine tarafından, Hollanda -Türk Dostluk Cemiyeti’nin kurulmuş olmasıydı.

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, persoon, Voorhoofd Automatisch gegenereerde beschrijving
Buraya geldiğim ilk yıl, tanıştığım bir Hollandalının müslüman olduğunu duyunca çok şaşırmıştım. Bu Hollandalı, Türkiye Cumhurbaşkanı Atatürk ile Hollanda Kraliçesi Wilhelmina’nın girişimleri ile 1933 yılında kurulan Hollanda-Türk Dostluk Cemiyeti’nin Genel Sekreteri Jan Beerenhout’tan başkası değildi. O’nun da islama geçiş için gerekçeleri vardı tabii. Şaşkınlığımı görünce, ‘Şaşırma, benden başka daha pek çok Hollandalı müslüman olmuştur’ demişti.

Türkiye ile Hollanda arasında, 100 yıl önce “Türkiye-Hollanda Dostluk Anlaşması” imzalanmış olduğunu ilk kez, şimdiki Lahey Büyükelçimiz Selçuk Ünal’dan duyduk.
DİTK toplantısında konuşan Büyükelçi Ünal, yüz yıllık bu anlaşmadan söz ettiği zaman, yanımda oturan, Türkevi Araştırmalar Merkezi Başkanı Veyis Güngör ile anlamsız bir şekilde bakıştık.
Daha sonra yaptığımız bir araştırmadan sonra, büyükelçimizin sözünü ettiği o anlaşmayı bulduk. İşte, şimdi o anlaşma, içinde bulunduğumuz yıl boyunca kutlandı ve kutlanıyor…

*********************************************************************************
DE OPKOMST VAN KARSU, HET SYMBOOL VAN DE VRIENDSCHAP TUSSEN TURKIJE EN NEDERLAND, GAAT DOOR…

Het 100-jarig Vriendschapsfeest georganiseerd door burgemeester van Ankara Mansur Yavaş en de Nederlandse ambassadeur Joep Wijnands werd gekenmerkt door een concert van Karsu.

Dankzij de sponsoring van Corendon, was het Karsu-concert in het Harbiye Cemil Topuzlu Openlucht Theater in Istanbul een groot succes met duizenden muziekliefhebbers en beroemdheden.

Afbeelding met concert, optreden, entertainment, muziekinstrument Automatisch gegenereerde beschrijving

Geschreven door İlhan KARAÇAY:

Met haar liedjes, die een mix zijn van jazz, blues, pop, funk en elektronische muziek, is Karsu een grote naam geworden in Turkije en Europa. Ze heeft nu ook internationale bekendheid gekregen.

Ter gelegenheid van het 100-jarig jubileum van het Vriendschapsverdrag tussen Turkije en Nederland, werd in samenwerking met de gemeente Ankara en de Nederlandse ambassade in het Atatürk Orman Çiftliği Natural Life Park een Vriendschapsreceptie gehouden. Na deze receptie gaf Karsu, een geliefde artiest die in Nederland is opgegroeid, een concert. De inwoners van de hoofdstad die het concert in het Atatürk Orman Çiftliği Natural Life Park bijwoonden, genoten van een muzikaal feest. Drie dagen eerder had Karsu ook al een concert gegeven in Istanbul. Corendon Tourism Group, die de getalenteerde Karsu vanaf het begin van haar carrière heeft gesteund, liet haar ook niet alleen tijdens het concert op woensdag 24 juli in het Harbiye Cemil Topuzlu Openlucht Theater. Met haar succesvolle optreden, waarbij haar roem in Turkije en de wereld blijft groeien, bood Karsu haar fans een onvergetelijke avond. Karsu zette het Harbiye Open Air Theater in Istanbul op zijn kop en riep: “Welkom op mijn bruiloft!”. Ik zal straks uitgebreider ingaan op Karsu’s concert in Istanbul. Maar laten we nu terugkeren naar haar concert in Ankara:

Afbeelding met Menselijk gezicht, tekst, kleding, vrouw Automatisch gegenereerde beschrijving

VIERING IN ANKARA

Tijdens de Vriendschapsreceptie tussen Turkije en Nederland voorafgaand aan Karsu’s concert in Ankara, sprak burgemeester Mansur Yavaş de menigte toe en zei: “Hoewel dit jaar het 100-jarig jubileum van het Vriendschapsverdrag tussen de Republiek Turkije en Nederland is, gaan de vriendschapsbanden tussen de twee landen veel verder terug en hebben zij een rijke gezamenlijke geschiedenis. Bijvoorbeeld, de tulp, die wij allemaal kennen, werd in de 16e eeuw van het Ottomaanse Rijk naar Nederland gebracht en verspreidde zich vandaar over de hele wereld. Bovendien hebben de twee landen nooit oorlog gevoerd en hebben zij elkaar altijd gesteund in moeilijke tijden.” Yavaş sprak zijn vreugde uit over het ontvangen van Karsu in Ankara en zei: “Een van de belangrijkste elementen van onze meer dan 400 jaar oude relaties is de aanwezigheid van ongeveer 500.000 Turken in Nederland, die bijdragen aan handel, kunst, sport en toerisme. Het meest opvallende voorbeeld hiervan is ongetwijfeld Karsu. Karsu, die zowel door Nederlanders als Turken graag wordt beluisterd, fungeert als een brug die de twee samenlevingen dichter bij elkaar brengt, als een culturele ambassadeur. In dit opzicht wil ik mijn vreugde uitspreken over het ontvangen van Karsu in Ankara. Ik wil ook mijn dank uitspreken aan de ambassadeur voor zijn grote inspanningen bij het realiseren van dit concert.”

Afbeelding met kleding, persoon, bloem, person Automatisch gegenereerde beschrijving

Tijdens het concert overhandigden burgemeester Mansur Yavaş en de Nederlandse ambassadeur Joep Wijnands bloemen aan Karsu.

Yavaş vertelde ook over Karsu’s inspanningen voor de slachtoffers van de aardbeving op 6 februari en zei: “Het is nog maar als de dag van gisteren dat Karsu, die uit Hatay komt, actie ondernam voor haar thuisstad na de pijnlijke aardbeving van vorig jaar. Ze organiseerde campagnes vanuit Nederland om steun naar hier te brengen. Ze publiceerde onmiddellijk een kookboek met gerechten uit Hatay, verkocht 70.000 exemplaren daar en stuurde de opbrengst naar Hatay. Samen met haar moeder opent ze hier ook een muziekschool. Ze brengt ongebruikte muziekinstrumenten vanuit Nederland hierheen, zonder kosten, zodat jongeren in Hatay muziek kunnen leren. Ze heeft vele campagnes zoals deze en heeft de Karsu Foundation opgericht. Deze stichting zet zich in om de aardbevingsslachtoffers in Hatay weer een normaal leven te geven. Naast al deze eigenschappen is Karsu een ambassadeur van vriendschap tussen Nederland en Turkije geworden. Ik feliciteer haar.” De Nederlandse ambassadeur Joep Wijnands sprak het publiek in het Turks toe en zei: “Goedenavond Ankara… Welkom mijn medeburgers uit Ankara. Lang leve de 100-jarige vriendschap tussen Nederland en Turkije. Moge deze mooie vriendschap voor altijd voortduren. Het is vanavond tijd voor muziek… Het is tijd voor Karsu…”

Na de toespraken bracht Karsu een repertoire van haar geliefde liedjes ten gehore voor de inwoners van de hoofdstad. Tegen het einde van het concert zong Karsu ook een volksdanslied, waarbij de Nederlandse ambassadeur Joep Wijnands en de genodigden meedansten.

Afbeelding met tekst, krant, Nieuws, person Automatisch gegenereerde beschrijvingDe Turkse media gaven uitgebreid aandacht aan Karsu’s concert in Ankara.

OVER HET CONCERT IN ISTANBUL

Afbeelding met concert, publiek, persoon, massa Automatisch gegenereerde beschrijving

Karsu’s podiumprestatie, energie en liedjes betoverden het publiek. Als een van de succesvolle vertegenwoordigers van moderne muziek, ontmoette Karsu haar fans dankzij de organisatie van Y Kültür Sanat en Musicarium. Onder de luisteraars tijdens het concert in Istanbul waren actrice en model Elçin Sangu, actrice Alina Boz en de beroemde ondernemer Umut Evirgen, de film- en theateractrice Deniz Baysal en muzikant Barış Yurtçu, actrice Elçin Afacan, actrice Yüsra Geyik, actrice Gülper Özdemir, en beroemde fotografen Tamer Yılmaz en Ayten Alpün.

Afbeelding met kleding, vrouw, persoon, mode Automatisch gegenereerde beschrijving

VERWENDE MUZIEKLIJVEN MET VERRASSINGSCADEAUS
Corendon Tourism Group, een van de toonaangevende toerismebedrijven in Turkije, streeft ernaar waarde toe te voegen aan de samenleving door middel van sponsoring op het gebied van cultuur, kunst, toerisme en sport. Corendon Tourism Group, die langdurige samenwerkingen in haar sponsoractiviteiten verkiest, werkt sinds 2016 samen met Karsu. Karsu maakte in 2016 de muziek voor de veiligheidsvideo van Corendon Airlines, gaf in 2017 een concert in het oude theater van Aspendos, realiseerde twee projecten in 2019, vervolgens een concert in Amsterdam en haar concertprogramma in Turkije in 2022, allemaal gesponsord door Corendon. Corendon steunde opnieuw Karsu’s ontmoeting met haar fans op woensdag 24 juli.

Bovendien wonnen muziekliefhebbers uit Istanbul die het concert bijwoonden verblijfsprijzen in Corendon Playa Kemer, Mangrove Beach Corendon Curacao en Corendon Amsterdam Schiphol Airport hotels.

Afbeelding met kleding, persoon, concert, vrouw Automatisch gegenereerde beschrijving

100 JAAR VRIENDSCHAPSVERDRAG
In 2012 vierden we het 400-jarig jubileum van de officiële betrekkingen tussen Turkije en Nederland, die in 1612 begonnen. In dat jaar publiceerde ik bescheiden een boek van 466 pagina’s, dik als een encyclopedie.

Afbeelding met tekst, boek, schermopname Automatisch gegenereerde beschrijving

Een ander belangrijk verdrag tussen Turkije en Nederland werd op 19 augustus 1964 ondertekend. Dit verdrag was het arbeidsverdrag waarbij Turkse arbeidskrachten naar Nederland kwamen. Nu zijn we begonnen met het vieren van het 60-jarig jubileum van dit verdrag met verschillende evenementen.

We hebben nooit gehoord, gelezen of geweten van een ander belangrijk verdrag tussen Nederland en Turkije. Het is misschien beschamend om te zeggen dat ik in mijn 57-jarige journalistieke carrière in Nederland niet op de hoogte was van een ander verdrag tussen deze twee landen, maar ik weet wel van een andere belangrijke gebeurtenis. Dit was de oprichting van de Nederlands-Turkse Vriendschapsvereniging door Mustafa Kemal Atatürk, de oprichter van de Republiek Turkije, en koningin Wilhelmina van Nederland. Het eerste jaar dat ik hier kwam, was ik erg verrast toen ik hoorde dat een Nederlander moslim was geworden. Deze Nederlander was niemand minder dan Jan Beerenhout, de secretaris-generaal van de Nederlands-Turkse Vriendschapsvereniging, die in 1933 werd opgericht op initiatief van de Turkse president Atatürk en koningin Wilhelmina van Nederland.

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, persoon, Voorhoofd Automatisch gegenereerde beschrijving

Natuurlijk had hij ook zijn redenen om moslim te worden. Toen hij mijn verbazing zag, zei hij: ‘Wees niet verbaasd, er zijn veel meer Nederlanders die moslim zijn geworden.’ Voor het eerst hoorden we van onze huidige ambassadeur in Den Haag, Selçuk Ünal, dat 100 jaar geleden een “Turks-Nederlands Vriendschapsverdrag” werd ondertekend. Tijdens de DİTK-bijeenkomst sprak ambassadeur Ünal over dit eeuwoude verdrag, en toen keken Veyis Güngör, voorzitter van het Türkevi Research Center, en ik elkaar betekenisvol aan. Na verder onderzoek vonden we het verdrag waar de ambassadeur het over had. Dit verdrag wordt nu het hele jaar door gevierd…

 

 

 

TÜRKİYE’DE ÇÖPLÜĞE ATILAN VE FALCILIĞA DÖNÜŞTÜRÜLEN BİR MESLEK: ASTROLOJİ

TÜRKİYE’DE ÇÖPLÜĞE ATILAN VE FALCILIĞA DÖNÜŞTÜRÜLEN BİR MESLEK: ASTROLOJİ

Astronomiden farklı bir alan olan ‘Astroloji’, medya organlarında bazı astrologlar tarafından gülünç hale getiriliyor. Bu durum, astronomiye de zarar veriyor ve astronomlar bu duruma isyan ediyorlar.

Televizyon programlarında ve basılı yayınlarda yapılan abartılı ve sansasyonel yorumlar, astrolojinin bilimsel temellerine gölge düşürmekte ve mesleğin itibarını zedelemektedir.

Astrolojiye olan inancı ve ilgiyi suistimal ederek, “Sağlığınıza dikkat edin, mali durumunuzu kontrol edin, aşkınızı perçinleyin” gibi belirsiz ve genelleyici ifadelerle insanları yönlendirmek etik dışı bir yaklaşımdır.

(Yorumun Hollandacası en altta)
(Nederlandse versie van deze commentaar is onderaan)

Afbeelding met persoon, kleding, person Automatisch gegenereerde beschrijving
İlhan KARAÇAY yorumladı:

Astroloji, tarih boyunca birçok kültürde önemli bir yere sahip olmuştur. Ancak günümüzde, bilim ve teknoloji ilerledikçe astrolojinin geçerliliği ve doğruluğu konusunda farklı görüşler ortaya çıkmıştır.
Astrolojiye inanmak veya inanmamak tamamen bireysel bir tercihtir ve bu inanca saygı göstermek gerekir. Ancak, astrolojinin bazı uygulayıcılarının sınırlarını aşıp falcılık yapmaya başlamaları mesleğin saygınlığına zarar vermektedir.

Öncelikle şu ayrıntılara dikkatle bakmanız lâzım:
Bu yorumda Astroloji ve Astronomi üzerinde duruyorum.
Astroloji uzmanlarına Astrolog, Astronomi uzmanlarına da Astronom denir. Yorumumu okurken bu iki hususa dikkat etmenizi rica edeceğim.

Astrologların, gök cisimlerinin hareketlerini ve konumlarını inceleyerek bireylerin kişisel özelliklerini, potansiyelini ve yaşam olaylarını yorumlamaları astrolojinin temelini oluşturur. Ancak, bazı astrologlar bu çerçevenin dışına çıkarak kesin gelecek tahminleri yapma eğilimindedirler. Özellikle televizyon programlarında veya basılı yayınlarda yer alan bazı astrologlar, izleyici ve okuyucu kitlesine hitap etmek amacıyla abartılı ve sansasyonel yorumlar yapmaktadır. Bu durum, astrolojinin ciddi bir bilim dalı olarak kabul edilme çabalarına gölge düşürmektedir.

Afbeelding met (kosmische) ruimte, ruimte, Universum, Hemellichaam Automatisch gegenereerde beschrijving

Astroloji ve Astronomi Arasındaki Fark

Astronomi: Gök cisimlerinin fiziksel özelliklerini, hareketlerini ve evrenin yapısını inceleyen bilim dalıdır. Astronomlar, bilimsel yöntemlerle gözlemler yapar ve evrenin canlılar üzerindeki etkisinin anlaşılmasına katkıda bulunurlar.

Astroloji: Gök cisimlerinin insanların hayatları üzerindeki etkilerini yorumlamaya çalışır. Astrolojinin bilimsel temelleri olmadığı için bu tür yorumların doğruluğu tartışmalıdır.

Astrologlar, gök cisimlerinin konumlarını ve hareketlerini inceleyerek bu bilgileri bireylerin yaşamlarını ve kişisel özelliklerini yorumlamak için kullanırlar. Astronomlar ise, evrendeki gök cisimlerini bilimsel yöntemlerle araştıran kişilerdir.

Etik Dışı Yaklaşımlar ve Medyanın Rolü

Astrolojiye olan inancı ve ilgiyi suistimal ederek, “Sağlığınıza dikkat edin, mali durumunuzu kontrol edin, aşkınızı perçinleyin” gibi belirsiz ve genelleyici ifadelerle insanları yönlendirmek etik dışı bir yaklaşımdır. Güneşteki patlamaların dünya üzerinde bazı etkiler yaratabileceği bilimsel olarak kabul edilse de, bu olayların, bireylerin duygusal ve finansal durumlarına doğrudan etkisi olduğunu iddia etmek, gerçeklikten uzak ve yanıltıcıdır.
Özellikle sevgililer günü gibi özel günlerde yapılan abartılı astrolojik yorumlar, halkın ilgisini çekmek ve medya organlarında daha fazla yer almak amacıyla yapılmaktadır. Bu tür yaklaşımlar astrolojinin ciddiyetine zarar vermektedir.

Astrologlara ve Medyaya Çağrı

Astroloji mesleğinin saygınlığını koruyabilmek için astrologların etik değerlere sadık kalması ve bilimsel temellere dayalı yorumlar yapması gerekmektedir. Medyada yer alan astrologların, sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri ve mesleklerinin saygınlığını zedeleyecek davranışlardan kaçınmaları gerekir.

Sonuç olarak, astrolojiye inanan veya inanmayan herkesin bu alandaki etik değerlere ve bilimsel temellere saygı göstermesi önemlidir. Astrolojinin olumlu etkiler yaratabilecek potansiyelini koruyabilmesi için mesleğin saygınlığını zedeleyecek davranışlardan kaçınılmalı ve gerçeklikten uzak yorumlarla halk yanıltılmamalıdır.

Afbeelding met tekst, schermopname, grafische vormgeving, Lettertype Automatisch gegenereerde beschrijving

İşte, değerli ve onurlu bir mesleği, falcılığa dönüştüren bazı astrologların doğru yolu seçmeleri için, tüm değerli astrologlara şöyle hitap etmek istiyorum:

Değerli Astrologlar, (Tabii ki Astronomları tenzih ederek)

Astrolojiye olan ilginiz ve bu alandaki çalışmalarınız için sizleri tebrik etmek isterim. Ancak, astrolojinin saygınlığını koruyabilmek adına belirli etik kurallar çerçevesinde hareket etmek son derece önemlidir.

Bazı meslektaşlarınızın astrolojinin sınırlarını aşarak ucuz falcılık yapmaya devam ettiklerini gözlemlemekteyim. Televizyon programlarında veya basılı yayınlarda yapılan abartılı ve sansasyonel yorumlar, astrolojinin bilimsel temellerine gölge düşürmekte ve mesleğinizin itibarını zedelemektedir. Bu nedenle, sizlere bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum:

Astrolojinin temelini oluşturan gök cisimlerinin hareketleri ve konumlarını yorumlarken, bilimsel temellere dayalı ve etik değerlere sadık kalmak büyük önem taşımaktadır. Belirsiz ve genelleyici ifadelerden kaçınarak, somut ve gerçekçi yorumlar yapmaya özen gösterin.

Özellikle geniş kitlelere hitap eden medya organlarında yer aldığınızda, sorumluluk bilinciyle hareket edin. İnsanların duygusal, finansal ve sosyal durumlarına doğrudan etki edebilecek abartılı yorumlardan kaçının. Yanıltıcı bilgilerle halkı yönlendirmek, mesleğinizin saygınlığını zedeler.

Astroloji alanında derinlemesine bilgi sahibi olmak ve sürekli olarak kendinizi geliştirmek için eğitimlere katılın. Güncel astrolojik araştırmaları takip edin ve mesleki yetkinliğinizi artırın. Bu, halkın güvenini kazanmanızda önemli bir rol oynayacaktır.

Astrolojiyi ciddiye alan ve bu alanda profesyonel olarak çalışan astrologlar olarak, kamuoyunu bilinçlendirme ve doğru bilgilendirme sorumluluğunuz bulunmaktadır. Medya kuruluşlarıyla işbirliği yaparak, doğru ve bilimsel temellere dayalı astrolojik bilgiler sunun.

Mesleğinizin itibarını korumak ve saygınlığını artırmak için, mesleki etik kurallara uyun ve meslektaşlarınızı da bu konuda teşvik edin. Astrolojinin halk arasında güvenilir bir bilgi kaynağı olarak kabul edilmesi, hepimizin ortak çabalarıyla mümkün olacaktır.

Afbeelding met tekst, schermopname, kleding, overdekt Automatisch gegenereerde beschrijving

Astrolojinin köklü ve değerli bir bilgi birikimini temsil ettiğini unutmadan, mesleğinizi daha ileriye taşımak için hep birlikte çalışmanız gerekmektedir. Bilimsel temellere dayalı, etik değerlere saygılı ve sorumluluk bilinciyle hareket eden astrologlar olarak, astrolojinin saygınlığını ve güvenilirliğini artırmak sizlerin elindedir.

Değerli okurlarım, başlangıçta hemen kavranılamayacak olan bu yorumu belki de iki defa okumak gerekecek.
Bu nedenle hepinizden özür diliyorum.
Böylesi hassas bir konuyu sizlere sunduğum için mutluyum.
Tekrar okuma ihtiyacı hissetmemenizi dilerim.

IN TURKIJE WEGGEGOOID EN TOT WAARZEGGERIJ GEDAALDE BEROEP: ASTROLOGIE

‘Astrologie’, een ander vakgebied dan astronomie, wordt door sommige astrologen in de media belachelijk gemaakt. Dit schaadt ook de astronomie, waardoor astronomen in opstand komen.

Overdreven en sensationele opmerkingen in tv-programma’s en gedrukte media werpen een schaduw over de wetenschappelijke basis van astrologie en schaden het aanzien van het beroep. Het misbruik van geloof en interesse in astrologie door middel van vage en algemene uitspraken zoals “Let op uw gezondheid, controleer uw financiën, versterk uw liefde” is een onethische benadering.

Ilhan KARAÇAY gaf commentaar:

Astrologie heeft door de geschiedenis heen een belangrijke plaats ingenomen in vele culturen. Tegenwoordig, met de vooruitgang van wetenschap en technologie, zijn er echter verschillende opvattingen ontstaan over de geldigheid en nauwkeurigheid van astrologie. Geloven in astrologie is volledig een persoonlijke keuze en dient gerespecteerd te worden. Echter, wanneer sommige beoefenaars de grenzen overschrijden en waarzeggerij gaan bedrijven, schaadt dit het aanzien van het beroep.

In deze opmerking richt ik mij op astrologie en astronomie. Astrologie-experts worden astrologen genoemd en astronomie-experts worden astronomen genoemd. Ik verzoek u om op deze twee punten te letten tijdens het lezen van mijn commentaar.

Het onderzoeken van de bewegingen en posities van hemellichamen door astrologen om de persoonlijke kenmerken, het potentieel en de levensgebeurtenissen van individuen te interpreteren, vormt de basis van astrologie. Echter, sommige astrologen neigen ernaar buiten dit kader te treden en doen definitieve toekomstvoorspellingen. Vooral enkele astrologen die in tv-programma’s of gedrukte media verschijnen, maken overdreven en sensationele opmerkingen om een groter publiek aan te trekken. Dit werpt een schaduw over de inspanningen om astrologie als een serieus vakgebied te erkennen.

Het Verschil Tussen Astrologie en Astronomie

Astronomie: Dit is de wetenschap die de fysieke eigenschappen en bewegingen van hemellichamen en de structuur van het universum bestudeert. Astronomen doen observaties met wetenschappelijke methoden en dragen bij aan het begrip van de invloed van het universum op levende wezens. Astrologie: Dit probeert de invloed van hemellichamen op het leven van mensen te interpreteren. Omdat astrologie geen wetenschappelijke basis heeft, is de nauwkeurigheid van dergelijke interpretaties discutabel.

Astrologen bestuderen de posities en bewegingen van hemellichamen en gebruiken deze informatie om het leven en de persoonlijke kenmerken van individuen te interpreteren. Astronomen daarentegen zijn degenen die hemellichamen in het universum met wetenschappelijke methoden onderzoeken.

Onethische Benaderingen en de Rol van de Media

Het misbruik van geloof en interesse in astrologie door middel van vage en algemene uitspraken zoals “Let op uw gezondheid, controleer uw financiën, versterk uw liefde” is een onethische benadering. Hoewel wetenschappelijk is geaccepteerd dat zonne-uitbarstingen enkele effecten op aarde kunnen hebben, is het beweren dat deze gebeurtenissen directe invloed hebben op de emotionele en financiële situatie van individuen onrealistisch en misleidend. Vooral overdreven astrologische opmerkingen op speciale dagen zoals Valentijnsdag worden gedaan om de aandacht van het publiek te trekken en meer media-aandacht te krijgen. Dergelijke benaderingen schaden de ernst van astrologie.

Oproep aan Astrologen en de Media

Om het aanzien van het beroep van astrologie te behouden, moeten astrologen zich houden aan ethische waarden en op wetenschappelijke basis gebaseerde interpretaties maken. Astrologen in de media moeten zich bewust zijn van hun verantwoordelijkheid en zich onthouden van gedrag dat het aanzien van hun beroep schaadt.

Tot slot is het belangrijk dat iedereen, of ze nu in astrologie geloven of niet, respect toont voor de ethische waarden en wetenschappelijke basis in dit vakgebied. Om het potentieel van astrologie om positieve effecten te creëren te behouden, moeten gedrag dat het aanzien van het beroep schaadt en onrealistische opmerkingen die het publiek misleiden, vermeden worden.

Hier wil ik een beroep doen op alle waardevolle astrologen, zodat enkele astrologen die dit waardevolle en eervolle beroep in waarzeggerij veranderen, de juiste weg kiezen:

Waardevolle Astrologen, (Uiteraard met uitzondering van astronomen)

Ik wil u feliciteren met uw interesse in astrologie en uw werk in dit vakgebied. Het is echter uiterst belangrijk om binnen bepaalde ethische regels te handelen om het aanzien van astrologie te behouden.

Ik merk dat sommige van uw collega’s de grenzen van astrologie overschrijden en goedkope waarzeggerij blijven bedrijven. Overdreven en sensationele opmerkingen in tv-programma’s of gedrukte media werpen een schaduw over de wetenschappelijke basis van astrologie en schaden het aanzien van uw beroep. Daarom wil ik enkele adviezen geven:

Bij het interpreteren van de bewegingen en posities van hemellichamen, wat de basis van astrologie vormt, is het van groot belang om te blijven bij wetenschappelijke basis en ethische waarden. Vermijd vage en algemene uitspraken en streef ernaar om concrete en realistische interpretaties te maken.

Wees vooral verantwoordelijk wanneer u verschijnt in media die een breed publiek bereiken. Vermijd overdreven opmerkingen die direct invloed kunnen hebben op de emotionele, financiële en sociale situatie van mensen. Het misleiden van het publiek met onjuiste informatie schaadt het aanzien van uw beroep.

Neem deel aan trainingen om diepgaande kennis op te doen in astrologie en blijf uzelf voortdurend ontwikkelen. Volg actuele astrologische onderzoeken en verhoog uw professionele bekwaamheid. Dit zal een belangrijke rol spelen bij het winnen van het vertrouwen van het publiek.

Als astrologen die astrologie serieus nemen en professioneel werken in dit vakgebied, heeft u de verantwoordelijkheid om het publiek bewust te maken en correct te informeren. Werk samen met mediaorganisaties om juiste en op wetenschappelijke basis gebaseerde astrologische informatie te bieden.

Om het aanzien van uw beroep te behouden en te verhogen, houd u aan de professionele ethische regels en moedig uw collega’s aan dit ook te doen. Het is mogelijk om astrologie te laten accepteren als een betrouwbare bron van informatie onder het publiek door onze gezamenlijke inspanningen.

Vergeet niet dat astrologie een rijke en waardevolle kennisbasis vertegenwoordigt, en werk samen om uw beroep verder te ontwikkelen. Als astrologen die handelen op basis van wetenschappelijke grondslagen, respect voor ethische waarden en verantwoordelijkheidsbewustzijn, ligt het verhogen van het aanzien en de betrouwbaarheid van astrologie in uw handen.

Beste lezers, het kan nodig zijn om deze opmerking, die in het begin misschien niet meteen duidelijk is, twee keer te lezen. Daarom bied ik u mijn verontschuldigingen aan. Ik ben blij dat ik u een dergelijk gevoelig onderwerp heb kunnen presenteren. Ik hoop dat u het niet nodig zult vinden om het opnieuw te lezen.