Nebahat Albayrak ile giriştiği yarış ve Türkler ile sürtüştüğü FORUM Kurumu’nda yaşananların öfkesi bitmemiş.

C:\Users\ILHAN\Desktop\Haziran bultenine girecekler\Albayrak kupur.jpg

Rotterdam Belediye Başkanı Ahmet Ebutaleb’in, sürekli olarak Türkiye ve Türk aleyhtarlığı yapışının ardındaki kuyruk acısını buldum gibi…
2008 yılında Rotterdam Belediye Başkanlığı için atanacak adayların en güçlüsü bizim Nebahatımızdı. Yani Nebahat Albayrak.
Nebahat, Adalet Bakanlığı Devlet Sekreteri, Ahmet ise Çalışma Bakanlığı Devlet Sekreteri idi.
Devlet sekreterliği bir nevi Devlet Bakalığıdır.

Hollanda’nın en büyük ana akım gazetelerinden biri olan ve merkezi Rotterdam’da olan Algemeen Dagblad (AD) gazetesi, geniş kapsamlı bir anket (referandum) yaptırmıştı.
Onlarca muhabir ve 75 gönüllüyü sokaklara salan gazete, 12.519 kişiyle yapılan anket sonucunda, Rotterdamlılar’ın yüzde 24.4’ünün Nebahat Albayrak’ı Belediye Başkanı olarak görmek istediklerini ilan etti.
Anket sonucuna göre, Nebahat’ın ardından en çok istenen isim, yüzde 22,5 ile Maastricht Belediye Başkanı Gerd Leers idi. Üçüncü sırada da o zamanki Rotterdam Belediye Başkan Yardımcısı Wim van Sluis, yüzde 19,8 ile yer almıştı.
Ahmet Ebutaleb’in esamesi bile okunmuyordu.

Aradan geçen zaman içinde, İşçi Partisi’nin siyasi lideri Wouter Bos, Rotterdam Belediye Başkanlığı için Ahmet Ebutaleb’in de adaylar arasına girdiğini açıkladı. Daha sonra anlaşıldı ki, Ahmet Ebutaleb, parti içinde güçlü olan Lodewijk Ascher’in desteği ile Bos’a adaylığını kabul ettirmiş.
Albayrak ile iki ayrı Bakanlıkta Devlet Sekreterliği koltuklarını paylaşan Ebutaleb’in siyasi manevraları başlayınca ortalık karışmıştı. Bu durumdan hiç hoşlanmayan Albayrak da derhal adaylıktan ayrıldı.
O sırada ‘Türkler mi, Faslılar mı’ mücadelesi yaşanırken, Ebutaleb’in çeşitli entrikalar yaptığı gözlemlenmişti.
Sonuçta Rotterdam Belediye Meclisi’ne iki aday sunuldu. Bunlardan biri Maastricht Belediye Başkanlığı’nı yürüten Gerd Leers diğeri de Ahmet Ebutaleb idi.
Ahmet Ebutaleb’in entrikaları Gerd Leers’i de kızdırdı. Bu kez Leers de adaylıktan çekildi. Meydan Ebutaleb’e kalınca, mecliste çoğunluğu elde bulunduran Leefbaar Rotterdam Partisi üyeleri isyan bayrağını çekti. Ebutaleb’in Belediye Başkanı olması ile birlikte, Rotterdam’ın adının ‘Maas nehri kıyısındaki Rabat’ olacağını belirten Leefbaarlılar, diğer üyeleri ikna edemeyince Ebutaleb meslisten onay aldı.

C:\Users\ILHAN\Desktop\Haziran bultenine girecekler\Nebahat Albayrak ilk milletvekili secildigi zaman ilhan Karacay ile.bmp C:\Users\ILHAN\Desktop\Haziran bultenine girecekler\Ahmet Aboutalep-Rotterdam Belediye Başkanı.JPGEbutaleb’in, Türkler ile sürtüşmesi sadece Nebahat Albayrak ile olmamıştı.
Çok önceleri FORUM adlı bir danışma kurumunda yer alan Ebutaleb, bu kurumda da Türkler ile sürtüşmüştü. Utrecht’ten Mesut Çavuşoğlu ve Rotterdam’dan Zeynel Abidin Kılıç orada yaşananların canlı şahitleriydi.

YALAKA HOLLANDALI
Zeynel Abidin Kılıç, Ahmet Ebutaleb hakkında 4 yıl önce bir yorum yayınlamıştı.
Bakınız, Hollandalılığı bir yalakalık haline getiren Ebutaleb için neler yazmış Zeynel Abidin kardeşimiz: ‘Belediye Başkanımız haftalık olarak Metro gazetesine makaleler yazıyor. Geçen hafta yazdığı “14 Mayıs’ın hikâyesi unutulmamalıdır” başlıklı yazısında, Olga van de Velde adlı bir kadının yaşadıklarını anlatıyor. 1940 yılında Rotterdam’ın bombalandığı sırada 6 yaşında olan Olga’nın, o günkü yaşadığı travmayı 76 yıl geçmesine rağmen hala atamadığını ve bir uçak sesinden bile etkilenerek, gayriihtiyari olarak bugün bile bedenini büktüğünü ve bu acıların bir daha yaşanmaması için böyle günlerin unutulmaması gerektiğini vurguluyor.
Bu çok güzel bir şey; yaşanan haksızlıkları, acıları unutmayalım amma günümüzde cesedi kıyıya vuran minik Aleyna için de bir şeyler yazacak mısınız, Sevgili Başkan…
Ya da babasının, kendisini feda etmesine, korumasına rağmen İsrail askerlerinin kurşunlarıyla can veren Muhammed’in hikâyesini yazacak mısınız?
Tecavüze uğrayan, öyle bir çocuğu doğurmamak için kendini asan kadınların hikâyesini de yazacak mısınız? Yoksa onları yazmasını torununuzdan mı bekleyeceğiz?
Günümüzde bunlar yaşanırken ve kendi idareniz altındaki kişilerin İslam’a ve Müslümanlara karşı savaş açtıklarını, kendi işleri dışında başka işleri meslek edindiklerini; topluma, bu yazdıklarıyla kin ve nefret aşıladıklarını da hesap ediyorsunuzdur mutlaka. Yoksa siz hâlâ 76 yıl önceki hikâyeleri anlatarak yerlilerden takdir toplamaya mı çalışacaksınız?’

Ebutaleb’in bir kuyruk acısı daha var.
Anne ve kardeşleriyle Lahey’de bulunan babasının yanına göç eden Ebutaleb’in kızkardeşleri de var. Kızkardeşlerden biri Türkler ile çok haşır neşirdir. Ebutaleb kızkardeşinin bu ilişkisinden hiç hoşlanmıyordu. Türkler ile hâlâ haşır neşir olan kızkardeşi ile arası bozuk olan Ebutaleb’in bu nedenle de Türkler’e karşı bir hazımsızlığı var.

İşte böyle değerli okurlarım.
Geçmişinde va hâlâ Türkler’e karşı hazımsızlığı olan Ahmet Ebutaleb böyle bir insan.
Yapmış olduğum araştırmada, kendisi hakkında öyle ilginç şeyler buldum ki, bunları yazmak için kitaplar doldurmak gerek.
Ama ben bu kadar ile yetiniyorum.
Kalın sağlıcakla.

 

Sohbeti başlat
1
Yardımcı olabilir miyim?
Merhaba, yardımcı olabilir miyim?