DÜNYADA BİR EŞİ VAR MI ACABA?

DÜNYADA BİR EŞİ VAR MI ACABA?

DÜNYADA BİR EŞİ VAR MI ACABA?

(Ama ne yazık ki, o kordonboyundaki lokanta ve çayhaneleri kapattılar. Üç beş yer (torpilli) kaldı.

Afbeelding met tekst, water, Luchtfotografie, schermopname Automatisch gegenereerde beschrijving

iZLEMEK İÇİN ALTTAKİ FOTOĞRAFA TIKLAYINIZ

https://www.facebook.com/dunyayigeziyorum/videos/708051394101106

HOLLANDA’DAKİ GÖRKEMLİ YARDIM KAMPANYASINDA, TÜRKİYE VE SURİYE İÇİN TOPLANAN 124,5 MİLYON EURONUN 32 MİLYONU YERİNDE DEĞERLENDİRİLDİ.

HOLLANDA’DAKİ GÖRKEMLİ YARDIM KAMPANYASINDA, TÜRKİYE VE SURİYE İÇİN TOPLANAN 124,5 MİLYON EURONUN 32 MİLYONU YERİNDE DEĞERLENDİRİLDİ.

Bu yılın sonuna kadar açık kalacak olan yardım hesabında toplanacak olan paralar 2025 yılı sonuna kadar değerlendirilmiş olacak.

İlk etapta yapılan yardımlarda, geçici barınaklar, içme suyu, temiz tuvaletler, sağlık paketleri, kışlık giysiler ve battaniyeler yer aldı.

Psikososyal yardım sağlanması konusunda da büyük çaba sarf edildi ve çocuklara oyun oynayabilecekleri ve ders çalışabilecekleri güvenli alanlar oluşturuldu.

Hollandalıların yanında, Türk girişimciler de fedakârca bağış yapıyorlar.

Hollanda Türk İşadamları Derneği HOTİAD’tan 102 konteyner ev, BM Live Vakfı’ndan 200 tablet bilgisayar…

Madalyonun diğer tarafı: Proje üretilip verilmezse, paralar yardım kuruluşlarının kasaların da kalacak.

              İlhan KARAÇAY derledi:

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, kleding Automatisch gegenereerde beschrijving

6 Şubat 2023 Pazartesi gecesi Türkiye ve Suriye’de meydana gelen, büyük hasara yol açan iki güçlü deprem ve artçı sarsıntılar sonrasında, dünyanın dört bir yanından gelen yardım ekiplerinin fedakârca çalışmalarından sonra, yine tüm dünya ülkelerinden para ve eşya yardımları yağmıştı.
Yardım ekibi gönderen ve daha sonra ülke çapında bir kampanya ile para toplayan ülkelerden biri de Hollanda idi.
Hollanda’dan giden yardım ekiplerinin kahramanlıklarını medyada okumuş ve görmüşsünüzdür.
Hollanda’daki para yardımı kampanyası da bir başkaydı.
11 Yardım kuruluşunun birlikte organize ettikleri yardım gecesi, tüm medya tarafından ortaklaşa gösterildi ve yazıldı.

Afbeelding met Menselijk gezicht, kleding, schermopname, person Automatisch gegenereerde beschrijving

Hollanda’da yaşayan Türk kökenli şarkıcı Karsu’nun, depremde kaybolanlara atfen yazılı tercüme ile okuduğu ‘Neredesin sen’ şarkısı ile daha çok duygusallaşan Hollandalılar, Türkler ve diğer ülkeler mensup insanlar, rekor derecede meblağı bulan paralarını esirgemediler.
Canlı yayınlanan yardım kampanyasında her saat yükselen milyonlarca euronun bugünkü toplamı 124,5 milyon euroyu buldu.
Yardımların hâlâ devam etmekte olduğunu göz önünde tutan Giro 555 hesabının Başkanı Michiel Servaes, kampanya hesabının bu yılın sonuna kadar açık kalacağını belirtti.
Servaes, bugüne kadar 32 milyon euroluk bir meblağın yardımzedeler için harcandığını belirtirken, bundan sonra gelecek olan projeler için 1 Mart 2025 tarihine kadar başvuru yapılabileceğini bildirdi.

Afbeelding met tekst, buitenshuis, kleding, persoon Automatisch gegenereerde beschrijving

Michiel Servaes sözlerine şöyle devam etti: “Bu kadar çok yıkımın milyonlarca insanın hayatını büyük ölçüde değiştirdiği ve zorlaştırmaya devam ettiği her iki ülkede de durum hala endişe verici. Neyse ki, Hollanda’daki muhteşem katılım ve Giro555’ten elde edilen büyük meblağ sayesinde yardım kuruluşlarıgüçlenmiş oldu. Bu ölçekte uluslararası yardımın vazgeçilmez halkası olan çeşitli yerel ortaklarla yakın işbirliği içinde çalışıyoruz. Sert kış yaklaşırken acil yardım sağlamaya devam edeceğiz. Ancak şimdi bir sonraki aşamaya da odaklanacağız. Binaların restore edilmesi veya yeniden gelişebilmesi için ekonomiye yatırım yapılması da dahil olmak üzere, afet bölgesine yeniden gelecek perspektifi kazandırmak için ihtiyaç duyulan konularda çalışmalar yapılıyor.”

Afbeelding met kleding, tekst, persoon, vrouw Automatisch gegenereerde beschrijving

Servaes Yeniden Yapılanma konusunda şunları söyledi:
“Giro555’in arkasındaki kuruluşlar, acil yardım sağlamanın yanı sıra, yeniden yapılanma, iyileştirme çalışmaları ve perspektif sunmaya da odaklanıyor. Mümkün olduğunca normal yaşamın yeniden başlatılabilmesi için okullar, hastaneler ve su sistemleri onarılarak yerel pazarlara ve ekonomilere destek veriliyor. En savunmasız durumdakiler, önümüzdeki kış aylarında kendi geçimlerini sağlayabilmeleri için mali destek alacak. Pek çok insan hâlâ endişe ve stres duygularıyla mücadele ettiğinden, psikososyal yardımın kapsamı önümüzdeki aylarda daha da artırılacak. Giro555’ten elde edilen gelirler 1 Mart 2025’e kadar harcanacak.”

WORLD VISION PARA DAĞITIYOR

Afbeelding met kleding, persoon, Menselijk gezicht, person Automatisch gegenereerde beschrijving

Servaes, şöyle devam etti: “World Vision depremin hemen ardından harekete geçti. Acil yardımımız, kısmen Giro555’ten gelen para sayesinde, şu anda Türkiye ve Suriye’de neredeyse bir milyon erkek, kadın ve çocuğa ulaştı. World Vision, temiz ve güvenli içme suyuna öncelik verdi ve ailelere hayatta kalabilmeleri için nakit kuponları sağladı. World Vision, etkilenen okulların öğretim materyalleri almasını sağladı. 32 binden fazla çocuğa psikososyal
destek verildi. Bu arada on beş okulun onarılması ve mağdurlar için acil konut oluşturulması için yerel halkla birlikte hazırlıklar yapıldı.”

MADALYONUN DİĞER TARAFI
Hollanda’daki yardım kampanyalarının, hangi ülke olursa olsun cömertçe yapıldığına şahit olmaktayız. Kampanya Türkiye için olduğu zamanlarda, buradaki Türkler’in katkısıyla daha bonkörce davranıldığı da malumdur.
1999 yılındaki Marmara depremi sonrasında da, yine muhteşem bir kampanya sonunda 67 milyon toplanmıştı. Televizyondan canlı yayınlanan o kampanya’ya Prensesler, Bakanlar ve ünlüler de katılmıştı. Ne var ki toplanan paralar yine 11 yardım kuruluşuna pay edilmişti. Şubat 2000’de yapılan bir toplantıda yardım paralarının neden paylaşıldığını sorduğum zaman aldığım cevap şu olmuştu: “Tüm yardım kuruluşları ortaklaşa faaliyet gösterdikleri için meblağ paylaşıldı. Her kuruluş ayrı ayrı projelere harcama yapacak.”
Ben de, “Böylece meblağ çarçur ediliyor” diye bağırıp, kızgınlıkla dışarı çıktığım zaman, Kızılhaç’ın başkanı arkamdan geldi ve beni yatıştırarak bilgi vermeye çalıştı. Ama ne yazık ki, yardım kuruluşlarına yeteri kadar proje gelmeyince o paraların çoğu, kuruluşların kasalarında kaldı.

Şimdi de 125 milyon euro gibi rekor bir meblağ toplandı. Yapılan açıklamalara bakıldığı zaman, bu meblağ yine kuruluşlar arasında pay edildi. Kuruluşlar şimdi proje bekliyorlar. Açıklamalara bakılırsa, 1 Mart 2025’e kadar başvuru bekleniyor. Demek oluyor ki, yine bir yığın para kasalarda kalacak. Bu nedenle gerek Türkiye’deki ve gerekse Hollanda’daki Türkler ve kuruluşlar proje üreterek bu kuruluşlara vermeliler. 11 Kuruluşun isim ve logoları altta:
Afbeelding met Lettertype, Graphics, logo, symbool Automatisch gegenereerde beschrijving Afbeelding met Graphics, poster, Lettertype, cirkel Automatisch gegenereerde beschrijving Afbeelding met Graphics, Lettertype, grafische vormgeving, typografie Automatisch gegenereerde beschrijving Afbeelding met Lettertype, Graphics, typografie, logo Automatisch gegenereerde beschrijving Afbeelding met Lettertype, symbool, Graphics, logo Automatisch gegenereerde beschrijvingAfbeelding met Lettertype, Graphics, logo, tekst Automatisch gegenereerde beschrijving

 Afbeelding met Graphics, Karmijn, ontwerp Automatisch gegenereerde beschrijving Afbeelding met Lettertype, tekst, Graphics, grafische vormgeving Automatisch gegenereerde beschrijving Afbeelding met tekst, Lettertype, Graphics, schermopname Automatisch gegenereerde beschrijving unicefAfbeelding met tekst, Lettertype, Graphics, logo Automatisch gegenereerde beschrijving

HOLLANDALI TÜRKLER DE BÜYÜK FEDAKÂRLIK YAPIYORLAR

Hollandalılar’ın yaptığı fedakârca yardımların yanında, ülkede yerleşik Türkler de yardımdan geri kalmadılar. Hem de bonkörlükte sınır tanımadan…
Çeşitli Türk kuruluşları ve işadamlarının yardım kampanyalarından ikisini sizlere sunmak istiyorum.

       HOTİAD’TAN 102 KONTEYNER EV

Afbeelding met buitenshuis, hemel, schermopname, grond Automatisch gegenereerde beschrijvingHollanda Türk İşadamları Derneği HOTİAD, depremzedeler için 500 bin euro gibi büyük bir meblağı gözden çıkardı ve tam 102 konteyner evi Hatay’a gönderdi.
HOTİAD Başkanı Hikmet Gürcüoğlu bu konuda şu açıklamayı yaptı:

Afbeelding met tekst, brief, papier, inkt Automatisch gegenereerde beschrijving

“Konteynerleri aldık ve gönderdik ama, bunları yerleştirmek için arsaya ihtiyaç vardı. İrtibat kurduğumuz AFAD ve mahalli yöneticilerin yardımı ile Serinyol’da bir arsa verildi. Altyapı işlerini de halledilmesinden sonra o arsaya 90 konteyner sığdırabildik. Arta kalan 12 konteynirin ikisini Samandağ Belediyesine, 10 tanesini de iki sivil toplum kuruluşu aracılığı ile yine Samandağ’a verdik. Şu anda çevre düzenleme, aydınlanma, yerleştirme, çit çekme işleri yapılıyor. Bir iki hafta içinde bu çalışmalar tamamlandığı zaman teslim ve açılış programı yapılacak. O mutlu günü sizlere haber vereceğim.”

Afbeelding met hemel, airco, buitenshuis, gebouw Automatisch gegenereerde beschrijving
Biz de o mutlu güne katılabilmek için heyecanla bekliyoruz.

BM LİFE VAKFI 200 ÖĞRENCİYE TABLET                             BİLGİSAYAR DAĞITTI

Afbeelding met person, persoon, kleding, Menselijk gezicht Automatisch gegenereerde beschrijving

Hollanda’da Benim Sigortam (BM) sahibi Mehmet Keskin’in inisiyatifi ile kurulmuş olan, başkanlığını bir Hollandalının, Koordinatörlüğünü de Mehmet Emin Ateş’in yaptığı BM Life Vakfı da, depremzedeler için çeşitli yardım kampanyaları gerçekleştirdi. İlk etapta depremzedeler için yazlık ihtiyaçlar gönderen BM Life Vakfı, ikinci etapta 200 öğrenciye tablet bilgisayar dağıttı.
Mehmet Keskin ve Mehmet Emin Ateş, gazeteci dostumuz Yavuz Nüfel ile gittikleri deprem bölgesinde duygulu anlar yaşadılar.

Dostumuz Yavuz Nufel’in konuyla ilgili haberi şöyle:
Deprem sonrası başlatılan kampanyanın ilk etabında bölgeye yazlık giyecek ve malzeme getirerek dağıtan BM Life, kampanyanın ikinci etabında Eğitime Destek Projesi ile Hatay’da girişimlerde bulundu.

Hollanda’da Türk iş  adamları tarafından kurulan ve faaliyetlerini başarılı şekilde yürüten BM Life Vakfı, 6 Şubat depreminin Hatay’da oluşturduğu maddî ve manevî zararların telafisine katkı amacıyla sürdürdüğü uzun soluklu kampanya çerçevesinde yardımlara devam ediyor.

Yardımları birinci elden ihtiyaç sahiplerine ulaştırma prensibinden taviz vermeyen BM Life Vakfı, Yönetim Kurulunu temsilen Kordinatör Mehmet Emin Ateş ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Keskin, proje kapsamında yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşları aracılığı ile tespit edilen öğrencilere tablet bilgisayaralarını tek tek teslim etti.

BM Life Vakfı heyeti, Hollanda Ankara Büyükelçiliği’ni temsilen, Gaziantep Hollanda Fahri Konsolosu Bora Tezel ile birlikte Hatay’da faaliyetlerine başladı. Ekibe Mustafa Kemal Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hüseyin Kürşat Türkan ve Öğretim Üyesi Dr. İsa Kılıç ile Türkiye’de görev yapan gazeteci Yaşar İliksiz eşlik etti.

Türk, Ermeni, Süryani, Hristiyan Yahudi, Alevi, Sünni cemaatleri ile Kilise, Cami, Havra ayırmadan, ibadethaneleri, AK Partili, MHP’li, CHP’li belediye başkanları, İskenderun Kaymakamı, ilk okullar, imam hatip okulları, meslek okulları ziyaret edildi…
Önceden tespit edilen ve yukarıda adı geçen dini inancı/ siyasi görüşü ne olursa olsun, depremde anne ve babasını kaybetmiş öğrenci çocuklara tablet bilgisayar teslim edildi.

BM life bölgenin sosyolojik yapısını da göz önüne alarak oluşturduğu logo ve afişlerde de bu hassasiyete dikkat etti.

Vakıfın 20 bin Euro ile başlattığı kampanya çığ gibi büyümüştü. Yaz öncesi bölgeye yazlık ihtiyaç getiren BM Life, okulların açılması ile birlikte, şimdi de 200 tablet bilgisayar ile kampanyayı sürdürüyor.
Mehmet Emin Ateş ve Mehmet Keskin, BM Life kampanyaları hakkında şunları söylediler:
“5 ay gibi kısa bir sürede bölgeye ikinci gelişimiz ama sonuncu olmayacak. En kısa zamanda tekrar geleceğiz. Çünkü şeffaf oluşumuz, bize olan güven çok önemli. Bu yüzden hayırseverler imkânları dahilinde sürekli maddî destek vermeye devam ediyor. Bölgenin ihtiyacı çok.
O yüzden son enkaz parçası yerden kalkmadan, son aile evine girmeden biz de kampanyalarımıza son vermeyeceğiz. Hollanda’da bizi destekleyen vatandaşlarımıza iş adamlarımıza, Fahri Konsolosumuz Bora Tezel nezdinde Hollanda Büyükelçiliğimize ve Hollanda’ya teşekkürü borç biliyoruz.”

Son gün: İskenderun’dan Samandağ’a

Türkiye’deki depremzede öğrencilerin eğitimlerine katkı için bağışladığı tablet bilgisyarları ilk elden sahiplerine ulaştırmak için, BM Life Vakfı Yönetim Kurulunu temsilen Hatay’da bulunan Koordinatör Mehmet Emin Ateş ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Keskin ilk iki gün yoğun ziyaret trafiğinin ardından üçüncü gün temaslarına başladı.

BM Life Vakfı heyetine mihmandarlık eden Mustafa Kemal Üniversitesinden Doç. Dr. Hüseyin Kürşat Türkan ve Öğretim Üyesi Dr. İsa Kılıç ile Türkiye’de görev yapan gazeteci Yaşar İliksiz’in, üçüncü gündeki ilk durağı, İskenderun Kaymakamlığı oldu. İskenderun Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, Türk misafirperverliğinin gerektirdiği şekilde ağırladığı misafirlerine, deprem bölgesi ve yapılan yardımların dağıtımında gözettikleri ilkeler hakkında bilgi verdi.

Afbeelding met overdekt, meubels, kleding, raam Automatisch gegenereerde beschrijving

İlk iki gün boyunca hemen her dini kesimden ve kültürden kurumları ziyaret eden ekip, zaten yardımların din, dil, kültür ve soy farkı gözetilmeksizin herkese ulaştırıldığına şahit olmuştu.  Depremin yol açtığı hasarın büyüklüğüne ve kapanan yollara ve yaşanan tüm olumsuz etkenlere rağmen Türkiye Cumhuriyeti devletinin bunu nasıl başardığının sırlarını usta diplomat Murat Sefa Demiryürek açıkladı.

Afbeelding met kleding, persoon, person, overdekt Automatisch gegenereerde beschrijving

BM Life Vakfı ekibi ise Kaymakam Demiryürek’e bundan sonra deprem bölgesine yapmayı planladıkları kalıcı yardımlar hakkında bilgi verdiler.

Afbeelding met kleding, persoon, Menselijk gezicht, overdekt Automatisch gegenereerde beschrijving

Ekibin bir sonraki durağı İskenderun Bilsem (Hatay / İskenderun Bilim ve Sanat Merkezi) oldu. Kurum Müdürü Ahmet Yelseli ve kurumda seçkin öğrencilere eğitim veren öğretmenler ekibi karşılayarak, tablet bilgisayar verilecek öğrencilerle tanıştırdılar. Bu ziyarette BM Life Vakfı’nın bir başka önemli eğitim hizmeti de kendisini gösterdi. Depremzede öğrencilere online yabancı dil eğitimi projesine katkıda bulunan kurum öğretmenlerinden Filiz Yüksekbaş, gelinen nokta, yapılması gerekenler ve geleceğe dair planlar hakkında bilgilendirmede bulundu. BM Life Vakfı Koordinatörü Mehmet Emin Ateş, depremzede öğrencilere yabancı dil eğitimi projesini çok önemsediklerini ve gereken her desteği vereceklerini söyledi.

Afbeelding met kleding, persoon, overdekt, muur Automatisch gegenereerde beschrijving

Daha sonra öğrencilerin tablet bilgsayarları takdim edildi. Öğrencilerin her birinin diğerinden zeki ve her birinin diğerlerinden daha büyük hedefleri olması dikkat çekti. Bilimkurgudan uzay teknolojisine, iletişimden sosyo kültürel kalkınma projesine kadar farklı hedeflere sahip öğrencileri takdir eden BM Life Vakfı heyeti, eğitimcilerden bu gençlere hayallerini gerçekleştirmeleri için gereken her yardımı yapmalarını rica etti. Eğitimciler de öğrencilerinin yüksek potansiyellerinin farkında olduklarını ve onları ülkenin geleceğinde önemli noktalara taşımanın üzerine düşen büyük vazife olduğunu belirttiler…

Gezinin sonraki durağı Samandağ Belediyesi idi. İlk gün MHP’li bir belediye başkanına konuk olan BM Life Vakfı ekibi, son gün CHP’li bir belediye başkanına konuk olarak, inançlarda olduğu gibi siyasi görüşte de fark gözetmediklerini gösteriyordu. Samandağ Belediye Başkanı Refik Eryılmaz, ekibin gelişine çok sevinmişti.

Afbeelding met tekst, buitenshuis, plant, boom Automatisch gegenereerde beschrijving

BM Life Vakfı günün son ziyaretini Türkiye’nin tek Ermeni köyü olan ve şu anda mahalle statüsünde yer alan Vakıflı Köyü’ne gerçekleştirdi.

Köyde Ermenice, Türkçe, Arapça ve Farsça konuşan köylülerle karşılaşan ekip, Türkiye kültür mozaiğinin doğurduğu bu ilginç manzaraya hayran kaldı.  Ermeni mahallesinin 30 yıldır muhtarı olan Berç Kartun, köylerinde can kaybı olmasa da pek çok evin yıkıldığını ve diğer mahallelerde ölen Türk, Kürt, Arap, Alevi vatandaşların ölümlerinin onları da çok üzdüğünü dile getirdi. BM Life Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Keskin, aynı acıyı binlerce kilometre uzaktan kendilerinin de yaşadığını belirterek, “Felaketler ve sıkıntılarda insanın kimliğine, inancına, kültürüne bakılmaz. İnsandır önemli olan. Bir insanın diğerinden farkı yoktur. BM Life Vakfı olarak 3 gündür Müslüman, Hrıstiyan, Ermeni, Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni, Protestan, Katolik, Ortodoks demeden tüm depremzedelerin acılarına ortak olduk. Keşke elimizden daha fazlası gelse diyoruz. Buradan tüm dünyaya, bu coğrafyanın çok daha uzun süre yardımlara muhtaç olacağını belirtmek istiyorum. Sizlere de bu hassasiyetiniz için teşekkür ediyorum” dedi.

Afbeelding met kleding, persoon, buitenshuis, schoeisel Automatisch gegenereerde beschrijving

BM Lİfe Vakfı ekibi, güneşin batışı ile birlikte yorgun ve bitkin halde istirahate çekilirken yüreklerinde buruk bir mutluluk vardı. Tüm yardımlara ve devletin tüm organları ile yaraları sarabilmek için seferber olmasına rağmen, insanlar zorlu yaşam şartları içinde yaşıyorlardı ve ekip onlardan sadece bir avucuna yardım eli uzatabilmişti. Bu onların yüreğini burkan taraftı. Diğer yanda ise çocukların gözlerindeki mutluluk ışıltısı ve sevinç çığlıkları vardı… Ekip üyeleri birbirlerine, son mağdurun yarası sarılana kadar bu topraklara yardım ulaştırılması için gayret sarf etme sözü verdiler…

VİRİDE KWARTET, 30 EKİM’DE ADNAN SAYGUN VE FAZIL SAY’IN ESERLERİNİ İCRA EDECEK

VİRİDE KWARTET, 30 EKİM’DE ADNAN SAYGUN VE FAZIL SAY’IN ESERLERİNİ İCRA EDECEK

Pek çok Batılı büyükelçinin davetli olduğu iki saatlik konser
Amsterdam OBA salonunda saat 20.00’de başlayacak.

Yunus Emre Enstitüsü’nün organize ettiği konsere giriş bedava.

İlhan KARAÇAY

Afbeelding met muziekinstrument, muziek, persoon, strijkinstrument Automatisch gegenereerde beschrijving

Hollanda’da günümüzün en heyecan verici ve ilgi çekici genç dörtlülerinden biri olan ‘Viride Kwartet’, ünlü Türk komponistler Adnan Saygun ve Fazıl Say’ın eserlerini Amsterdam’da icra edecekler.
Amsterdam Yunus Emre Enstitüsü’nün organize ettiği konser, 30 Ekim Pazartesi akşamı saat 20.00’de OBA (Openbare Bibliotheek Amsterdam) salonunda verilecek.
İki saat sürecek olan konserde, sanatseverlere Bella Bartok en Franz Schubert’ten de eserler sunulacak. Hollanda Korosu’nun eski başkanı müzikolog Leo Samama da, Türkiye’nin müzik geleneğini anlatacak.

Pek çok Batılı Büyükelçi’yi de bu konsere davet ettiklerini belirten Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Adil Akaltun, konsere girişin ücretsiz olduğunu söyledi.

VİRİDE DÖRTLÜSÜ’NÜ TANIYALIM Afbeelding met boom, persoon, kleding, buitenshuis Automatisch gegenereerde beschrijving

Viride Dörtlüsü, kemancılar Salomé Bonnema ve Nadia ten Kate , viyolacı Sedna Heitzman ve çellist Jurre Koopmans‘tan oluşuyor . Üyeler, Lahey Kraliyet Konservatuvarı’nın Genç Yetenekler Okulu’nda okudukları dönemde, genç yaşta arkadaş oldular. 2017 yılında ortaokul yıllarında yoğun bir şekilde dörtlü olarak çalmaya başladılar. Dördü de daha sonra aynı konservatuvarda lisans programına geçti.

Dörtlü, Orlando Festivali, Zeister Muziekdagen, Schiermonnikoog’daki Festival, Jong Talent, Crans Montana Classics (İsviçre), Seminario Internacional Ciudad de Guadix (İspanya) ve Festival Residart (İtalya) gibi birçok uluslararası festival ve kursa katıldı. Ayrıca genellikle Avri Levitan’ın liderliğindeki Musethica projelerinin bir parçası oluyorlar.

​Dörtlü, Gary Hoffman, Mathieu Herzog, Marcin Sieniawski gibi birçok tanınmış müzisyenin yanı sıra, Matangi Quartet, Dudok Quartet Amsterdam, Cuarteto Casals, Cuarteto Quiroga, Quartetto di Cremona ve Jerusalem Quartet üyelerinden dersler aldı.

Viride Kwartet HOME

Dörtlü birçok ödül kazandı; örneğin 2018’de Prenses ‘Christina Yarışması’nda ikincilik ödülünü kazandılar ve bir yıl sonra ‘Het Kersjes Fonds‘dan, yaylı  çalgılar dörtlüsü bursunu aldılar .
Viride Quartet, çeşitli konserler sırasında, Anna Fedorova, Dana Zemtsov, Daniel Rowland, Cuarteto Quiroga, Matangi Quartet ve Jerusalem Quartet gibi tanınmış müzisyenlerle işbirliği yaptı.

​Viride Quartet’in sesi, ulusal televizyonlarda pek çok kez duyuldu. (örneğin Podium Witteman televizyon programı sırasında)
Ayrıca Amsterdam’da ‘Royal Concertgebouw’ ve ‘Muziekgebouw aan ’t IJ’, Utrecht’te ‘TivoliVredenburg’, Rotterdam’da ‘De Doelen’, Nijmegen’de ‘Concertgebouw de Vereeniging’, Eindhoven’de ‘Muziekgebouw’da ve daha bir çok ünlü salonda konserler verdiler.

İSİM BİLDİRMENİZ YETERLİ

30 Ekim’deki bu konseri izlemek isteyenler 020-5230900 numaralı telefona veya amsterdam@yee.org.tr email adresine isimlerini bildirebilirler.

OBA (Amsterdam Halk Kütüphanesi) Oosterdokskade 143 1011 DL Amsterdam

HOLLANDA’DA 17 YIL ÖNCEKİ KOMEDİ TEKRARLANIYOR

HOLLANDA’DA 17 YIL ÖNCEKİ KOMEDİ TEKRARLANIYOR

BBB Partisi, Türk adayı Yasin Makineli’yi, sözde ‘Ermeni Soykırımı’nı tanımadığı için listeden çıkardı.

17 Yıl önce de, iki siyasi parti, üç Türk adayı aynı bahane ile aday listesinden çıkarmıştı.

Makineli, partisinin siyasi başkanının, “Temsilcilerimiz, her konuda kendi düşünce ve inançları doğrultusunda hareket edebilir” sözüne güvenerek aday olduğunu belirtti.

Hollanda Türkleri, Makineli’nin bir başka partiden veya bağımsız aday olmasını istiyorlar.

                  İlhan KARAÇAY yazdı:

Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, kleding Automatisch gegenereerde beschrijving

Hollanda’da 17 yıl önce yapılan 2006 genel seçimlerinde yaşanan bir komedi, günümüzde de yaşanıyor.
2006 milletvekili seçimlerinde, ülkenin en güçlü siyasi akımları olan Sosyal Demokrat Parti (PvdA) ve Hristiyan Demokrat Parti (CDA), listelerinde yer alan Türk kökenlilerin, sözde Ermeni
soykırımını tanımalarını istemişti. Türk kökenli adaylar, “Bu konu siyasi değil, tarihi bir konudur, bilim insanlarının konusudur” demişlerdi. Ancak, PvdA ve CDA ikna olmadı. PvdA’dan Erdinç Saçan, CDA’dan Osman Elmacı ve Ayhan Tonca, antidemokratik bir şekilde milletvekili aday listelerinden atılmışlardı.

Hollanda Türk toplumu kelimenin tam anlamıyla şoke olmuştu. Hızlı bir şekilde, çeşitli toplantılar yapılmıştı. Toplantılar Türk Sivil Toplum Kuruluşları’nın temsilcilerinin katılımıyla gercekleşmişti. Yeni bir parti kurup seçimlere katılmak dahil bir çok alternatif yol gündeme gelmişti. Türk Sivil Toplum Kuruluşları, Türk medya temsilcileri ve Türk kökenli siyasetçiler, startejik oy kullanma yolunu seçmişlerdi.

Hollanda Türkleri, o seçimlerde stratejik oy kullanmışlardı. Adaylarına, sözde ‘Ermeni Soykırımı’ dayatması yapmayan D66 Partisi listesinde yer alan Fatma Koşer Kaya’ya oy verilmesi çağrısı yapılmıştı. D66 partisi fazla milletvekili çıkaramıyordu. Fatma Koşer Kaya ise listenin seçilemeyecek kadar gerisindeydi. Ana akım siyasi partiler tarafından hesaba alınmayan Türklerin oyları, o seçimlerde, hem Fatma Koşer Kaya’nın tercihli oylarla milletvekili seçilmesini, hem de D66 Partisinin güçlenerek parlamentoya girmesini sağlamıştı.

Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, buitenshuis, glimlach Automatisch gegenereerde beschrijving
17 Yıl önce, üç Türk’ün aday listelerinden çıkarılmasından sonra, şimdi de Yasin Makineci aynı komediye maruz kaldı.

Hollanda Türklerinin siyasi katılım süreçlerinde yaşanan bu talihsiz olayın üzerinden tam on yedi yıl geçti. Ancak, yine bir Türk, önümüzdeki 22 kasım tarihinde yapılacak erken seçimlerde, aynı saçmalıkla karşı karşıya kaldı. Boer Burger Beweging (Çiftçi Halk Hareketi-BBB) partisi, sözde Ermeni soykırımını kabul etmediği için, milletvekili listesinde yer alan Yasin Makineli isimli Türk siyasetçiyi aday listesinden çıkardı ve tarih tekerrür etmiş oldu. (Büyük tesadüf: 17 yıl önceki seçim de 22 Kasım günü yapılmıştı. 17 yıl sonraki seçim de tesadüfen 22 Kasım’a denk geliyor)

17 YIL SONRA AYNI KOMEDİ

Afbeelding met tekst, krant, Nieuws, Publicatie Automatisch gegenereerde beschrijvingHollanda ve Türk medyasında geniş bir şekilde yer alan Yasin Makineli olayını, değerli meslektaşım Fatih Özyar, SABAH gazetesinde, Hollanda Türkevi Araştırmalar Merkezi Başkanı Veyis Güngör kardeşim de Hollanda Postası haber portalında ele almışlar.

Hollanda’nın ana akım gazetelerinden Algemeen Dagblad ve 28 yerel gazete aynı konuyu,
“Sürpriz adaylıktan Paria’ya” başlığı ile yayınladılar. Yaşananların arkasında neler olduğunu genişçe anlatan haberde, kullanılan ‘parya’ kelimesi ile, (Kast dışı kalan, hiç bir toplumsal sınıftan olmayan, her türlü haklardan yoksun) Yasin Makineli’yi destekler imajı bıraktılar.
Sözü edilen gazeteler haberi şöyle verdiler:
“Yasin Makineli, yapacağı seçim kampanyaları için, agendasında bulunan tüm randevuları silip atmıştı. Ama, Veenendaal Belediye Meclis Üyesi Makineli ile BBB partisi arasındaki evlilik, başlamadan önce kopmuştu.
BBB partisinin aday listesi eylül ayında yayınlandığı zaman, listedeki isimler mutlu ediciydi. Tıpkı 24 yaşındaki Yasin Makineli gibi…
Veenendallı , yerel siyasetin yabancısı değildi. Daha önce DENK Partisi adına, sonra da Yerel Veenendaal partisi adına dört yıldır Belediye Meclis Üyeliği yapmakta olan Makineli, çiftçi ve halkı korumakta olan bir partiye girmekten memnuniyet duyduğunu söylemişti.
Makineliye cazip gelen bir başka neden, aynı partinin Siyasi lideri Caroline van der Plas’ın, “Temsilcilerimiz, her konuda kendi düşünce ve inançları doğrultusunda hareket edebilir” sözüydü. Demek oluyordu ki, üyeler, fraksiyonun kabulü doğrultusunda oy verme mecburiyetinde değildi. Bu, Makineli için muhteşemdi.
Ne var ki, daha işe başlamadan Makineli’ye bir dayatma yönlendirilmişti.
Türkiye’de hasta bir akrabasını ziyareti sırasında kendisine gelen bir telefonda, Ermeni Soykırımı ve İsrail-Filistin konusundaydı bu dayatma.

Kendisinden ‘Türkler Ermenilere soykırım yapmıştır’ şeklinde bir açıklama yapması istenen Makineli’den, bir kaç yıl önce sosyal medya hesabından, İsrail’in Filistinlilere yaptıklarıyla ilgili paylaşımdan dolayı, İsrail Enfermosyan ve Dökümantasyon Merkezi (CIDI)’den de özür dilemesi istenmiş. Hem de aynı gün yazılı olarak gönderilmesi kaydıyla…

Makineli, tabii ki bu isteği anında, “Bu konuda karar vermek siyasetçilerin değil, tarihçilerin kararına bakmak lâzım” diyerek ret etmiş.

KİMLER İSPİYONCU ?

Makineli’yi tereddütsüz aday yapan BBB partisinin, kısa bir süre içinde neden böyle bir karar aldığı, partinin Kampanya Lideri Vermeer’e soruldu. Makineli’nin, “Bu işin arkasında DENK partisi var. Sanırım Tunahan Kuzu başkanımız ile konuşmuş” iddiasına cevap veren Vermeer, “Benim Tunahan Kuzu ile konuşmuş olduğum doğru ama, Ermeni konusundan hiç söz etmedik” dedi.
Bu konuda DENK partisinden de yazılı bir açıklama yapıldı ve Makineli’nin suçlamasına katılmadıkları belirtildi.

Afbeelding met persoon, Menselijk gezicht, kleding, person Automatisch gegenereerde beschrijving
Tunahan Kuzu’nun kendisini ‘gammazladığını’ ileri süren ile Yasin Makineli, iyi günlerinde bu fotoğrafı çektirmişti.

BAĞIMSIZ ADAYLIK
Veyis Güngör’ün de yazmış olduğu gibi, şahsım ve görüştüğüm pek çok akil dost, Yasin Makineli’nin ya başka bir partiden aday olmasını veya bağımsız aday olmasını tavsiye ediyorlar. Tabii ki vakit gecikmediyse.
Eminim ki, 17 Yıl önce nasıl ki Fatma Koşer Kaya ismine odaklandıysak, bu kez de Yasin Makineli adına odaklanır ve 17 yıl önceki zaferimizi tekrarlarız.

17 YIL ÖNCEYİ HATIRLAYALIM

Afbeelding met persoon, Menselijk gezicht, glimlach, stropdas Automatisch gegenereerde beschrijving
İşte o üç isim: Partileri tarafından, sözde Ermeni soykırımını tanımadıkları için, partileri tarafından aday listesinden çıkarılan Erdinç Saçan (solda), Ayhan Tonca (ortada) ve Osman Elmacı (sağda) objektifimize bu hatıra pozunu vermişlerdi.

İşçi Partisi Erdinç Saçan’ı, Hristiyan Demokrat Parti de Ayhan Tonca ve Osman Elmacı’yı, sözde Ermeni soykırımını tanımadıkları için adaylık listesinden çıkarmıştı. Bu davranış Hollanda’daki Türk toplumunu üzmüş ve rencide etmişti. Bu yazının bir bölümünde okumuş olacağınız gibi, Hollanda’daki Türk dünyası ayaklanmıştı. Çeşitli toplantılar ve istişarelerden sonra Demokrat 66 Partisi adayı Fatma Koşer Kaya’yı destekleme kararı alındı. Şahsımın da desteklediği bu karardan sonra, Türk kökenlilerin verdikleri oylar ile Fatma Koşer Kaya tercihli oylar ile seçildiği gibi, D66 Partisi de güçlenmişti.

İŞÇİ PARTİSİ PİŞMAN OLMUŞTU

Afbeelding met Menselijk gezicht, persoon, kleding, pak Automatisch gegenereerde beschrijving

Seçim sonrasında görüştüğüm İşçi Partisi lideri Wouter Bos’a, Ermeni Soykırımı iddiasının kocaman bir yalan olduğunu dökümanlar göstererek anlatmıştım. Wouter Bos’a, bir Hollandalı gazetecinin 25 Mayıs 1920’de Algemeen Handelsblad’ta yayınladığı haberi gösterdim. Haberde, Türkler’in soykırım yapmadığı ve kendilerine ihanet eden Ermeniler ile savaşıldığı, bu nedenle de iki tarafın fazlasıyla zayiat verdiği anlatılıyordu.

Afbeelding met tekst, krant, Publicatie, papier Automatisch gegenereerde beschrijving
Ayrıca, Ermeni tarihçi Dabağyan’ın da, Hollanda gazetelerinde yayınlanan “Soykırım değil” başlıklı yazısını gösterdiğim Bos, mimikleri ile yaptığı hareket ile yanlışlık yaptıklarını anlatmaya çalışmıştı.

Wouter Bos şöyle devam etmişti:

Gerek parti, gerek kendimin seçtiği iletişim şekli ve gerekse bu kelimenin dikkatsiz olarak kullanılmasında ise bu hususta üzgünüm.

Wouter Bos “Malumunuz, artık adet haline getirdiğimiz Türk medyasıyla bu görüşmeyi bu senede tekrarlıyoruz. Bu günün en önemli konusu Ermeni meselesi. Ben, daha doğrusu biz şunun farkındayız: Son dönemlerde gerek partinin gerek benim bu tartışmadaki görüşlerimiz hakkında çok yanlış anlaşılmalar meydana gelmiştir. Bunun sebebi şu ana dek bu mesele hakkında gerek parti, gerek kendimin seçtiği iletişim şekli ve gerekse bu kelimenin dikkatsiz olarak kullanılmasında ise bu hususta üzgünüm. Bu meselenin çok önemli olduğunu, gerek yandaşlarımızın, gerek üyelerimizin çoğunun nezdinde çok önemli olduğu ve halende önemli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle bu hususa bugün açıklık getirme fırsatı bana verildiği içinde ayrıca müteşekkirim. Bu hususa ilk önce şu tespitle açıklık getirmek istiyorum: PvdA partisinin Ermeni meselesi hususundaki görüşü Hollanda’daki diğer siyasi partilerinin ve aynı zamanda Hollanda hükümetinin aynısıdır. Bu görüş: Yüzyılın başında Türk ve Ermenilerin de katıldığı savaşta çok kişi yaşamını yitirmiştir. Türkiye’nin Avrupa Birliğine katılmasıyla sonuçlanacağı bu süreçte Türkiye’de kendi tarihinin bu kısmıyla da yüzleşip çözüme kavuşturması gerektiğini düşünmekle birlikte bu konuyu şu anda aynı zamanda yürürlükte olan başka bir tartışmayla ayırt etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu tartışmanın salt uluslar arası hukuki tartışma olduğu ve yine Cenevre sözleşmesinin unsurlarına göre kesin şartlarına göre de bir soykırım olup olmadığı tartışması hakkında gerek hükümet gerekse diğer partiler ve bizim partimizin görüşü bu hususta görüş belirtmemekte.

Hukukçular çözsün

Fakat ama bu soruna özellikle hukukçular ve tarihçiler tarafından araştırılması gerektiğini ve Türkiye’nin Avrupa Birliğine katılım sürecinde tarafların bu konuda bir çözüme ulaşmaları ve tabiî ki ilk planda Türkler ve Ermeniler, biz çözüme ulaşmalarını ümit ediyoruz. Bu kapsamda Türkiye’nin arşivlerini açmaya hazır olmasını sevinçle karşılıyor Ermenilerinde Türkiye’nin çözüme katkı adına yapmış oldukları adımı aynı bir şekilde yapmalarını ümit ediyoruz. Bu konuda kısaca anlatacağımız budur.

DEMOKRAT ’66 PARTİSİ

Afbeelding met kleding, persoon, Menselijk gezicht, overdekt Automatisch gegenereerde beschrijving

Ülkenin en büyük iki partisi Hıristiyan Demokrat Parti ve İşçi Partisi’nin, üç Türk kökenli adayı, Ermeni soykırım iddialarını kabul etmedikleri gerekçesiyle aday listelerinden çıkarmasına, siyasi partiler içinde yalnızca Demokratlar 66 Partisi tepki göstermişti. Demokratlar 66 lideri Aleksander Pechtold, “Hollandalı bir milletvekili adayına Hollanda tarihiyle ilgili nasıl görüş sorulmuyorsa, etnik kökeninden dolayı bir Türk’e de geçmişiyle ilgili soru sorulamaz” diyerek, bunun düşünce ve ifade özgürlüğü ile çeliştiğini savunmuştu.Türk adaylara yapılan baskıya karşı yalnızca bu partiden gelen tepki, Türk seçmeni için yakın zamana kadar çok tanınmayan bu partiyi,
‘daha bilinir-tanınır’ hale getirmişti. Bu partiden milletvekili olan Fatma Koşer Kaya’nın da, ülkedeki 16 – 65 yaş arası bütün yabancılara ülkeye hangi tarihte geldiklerine bakılmaksızın, Hollandaca dil ve uyum kurslarına alınması zorunluluğunu öngören ‘Uyum Yasasına’ 150 kişilik Temsilciler Meclisi’nde, geçen yaz yapılan oylamada, tek başına hayır oyu vermesi de, Türk toplumunun dikkatlerinden kaçmamıştı.

CORENDON HAVAYOLLARI RAKİPLERİNİ ÇILDIRTIYOR…

CORENDON HAVAYOLLARI RAKİPLERİNİ ÇILDIRTIYOR…

HOLLANDA’YA İLK KEZ BOEING 737 MAX 9 KAZANDIRDI,
AIRBUS 350 İLE DE RAKİBİNDEN İNTİKAM ALACAK.

Antiller’deki Curaçao uçuşlarında fiyat artıran bir rakibine kızan Corendon, aldığı 432 koltuklu Airbus 350-900 uçağı ile yarı fiyata uçacak.

Corendon Airlines (Türkiye), Corendon Airlines (Avrupa) ve Corendon Airlens (Hollanda) olarak üç ayrı şirketi olan Corendon’un uçak filosu 38 oldu.

                  İlhan KARAÇAY yazdı:
Afbeelding met tekst, Menselijk gezicht, person, kleding Automatisch gegenereerde beschrijving

Atilay Uslu ve Yıldıray Karaer’in sahibi oldukları Corendon Tur Operatörlüğü ve Corendon Airlines grubu, bu iki branştan başka otelcilikte de büyümeye devam ediyorlar.

Tur operatörlüğünde ve uçuşlarda Türkiye ile büyüyen Corendon, şimdilerde Yunanistan, İspanya, Mısaır, Portekiz, Birleşik Arap Emirliği, Dubai, İtalya, Bulgaristan, Hollanda, Bali, Endonezya, Curaçao, Bonaire, Gambia, Zanzibar, Brezilya, Kuzey Makedonya, Belçika, Avusturya ve Dominik Cumhuriyeti’ne servis yapıyor.

Afbeelding met Menselijk gezicht, kleding, persoon, glimlach Automatisch gegenereerde beschrijving
Corendon firmasının iki sahibi Yıldıray Karaer (solda), Atilay Uslu (sağda) ve Corendon Airlens’in Türkiye’nin Hollanda’daki müdürü Berk Güden, Hollanda’da havacılık dünyasını sarsıyorlar.

Havacılık dalında, Corendon Airlines Türkiye, Corendon Airlines Malta ve Corendon Airlines Hollanda isimleriyle üç şirketi olan firma, hem büyüyor ve hem de uçaklarını gençleştiriyor.
Corendon Airlines Türkiye’nin Hollanda müdürlüğünü yapan deneyimli havacı Berk Güden, filolarında toplam olarak 38 uçak bulunduğunu belirtirken, daha çok kâr etmekten ziyade, konfora önem verdiklerini belirtiyor. Corendon Havayolları’ndaki uçak dağılımı şöyle: Corendon Türkiye 20, Corendon Avrupa 15, Corendon Hollanda 3.

İLK HAMLE AİRBUS 350-900

Afbeelding met luchthaven, vlak, Airbus, vliegtuig Automatisch gegenereerde beschrijving

Corendon firması, Antil adalarında inşa ettiği muhteşem otelleri için Hollanda’daki müşterilerini bir başka havayolu şirketi ile taşıyordu. Havayolu şirketi, bu uçuş için 600-700 euro fiyat biçmişti. Toplu koltuk satın alan Corendon’a da daha ucuz bir fiyat uyguluyordu. Haftada iki uçuşunu bire indiren bu havayolu şirketi, hem yolculardan ve hem de Corendon’dan 1000 euronun üzerinde bir meblağ istemeye başlayınca işler değişti. Ortaklar Yıldıray Karaer ve Atilay Uslu, büyük uçak arayışlarının sonucunu İspanya’da elde ettiler. İspanyol Havayolları’ndan 432 kişilik Airbus 350-900 uçağını filosuna katan firma, 3 Kasım’da başlayacak olan uçuşlar için 400 euro civarında bir meblağ alacak. Haftada beş kez uçacak olan ve yılda 220.000 yolcu taşıması beklenen Corendon, böylece rakip havayolu şirketinden intikamını da almış olacak.
Airbus 350-900 uçağında sadece ekonimi sınıfı var. Ama uçak son teknoloji ile donanmış. Oturma rahatlığı, yeme içme servisi, daha sağlıklı havalandırma ve ücretsiz el çantası avantajları da var.

CURAÇAO’NUN ÖNEMİ

Afbeelding met water, wolk, buitenshuis, zwembad Automatisch gegenereerde beschrijving
Curaçao uçuşunun Corendon için önemi çok büyük. Zira Corendon burada muhteşem bir otel inşa etti. ABD ve çevreden gelecek olan yolcular için uçuş imkânları hazırlayan Corendon, Hollanda’dan gidecek olanlar için çıkarılan zorluğu bu şekilde çözmüş oldu.

İKİNCİ HAMLE BOEING 737 MAX 9

Corendon Dutch Airlines Boeing 737 MAX 9

Corendon Airlines Hollanda, elinde bulundurduğu 3 adet Boeing 737-800 uçağını elden çıkarıp, yerine süper modern Boeing 737 MAX 9 uçağı alma kararını geçen yıl şubat ayında almıştı. Hollanda’da hiç bir havayolunun elinde olmayan bu uçaklar, daha o günlerde basında geniş yer almıştı. Hatta geçtiğimiz mayıs ayında bile medyadaki haberlerde, ilk uçağın bugünlerde geleceği haberi verilmişti.

… ve işte o gün gelip çattı. Sitayişle sözü edilen Boeing 737 MAX 9, geçtiğimiz Cumartesi günü, Seattle’deki fabrika uçuş pistinden kalkarak, Amsterdam’ın Schiphol Havalimanı’a geldi.
Benzerlerinden daha sessiz ve daha tasarruflu olan bu uçakların diğer ikisi önümüzdeki aylarda Hollanda’ya gelecek.
Böylece, Hollanda’da ilk Boeing 737 MAX 900 uçağına Corendon sahip oldu. Daha önce TUİ Havayolları, daha küçük olan 737 MAX 8’leri kullanmıştı.